gergi ile cümle
gergi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Tamam, biraz daha yakın, gelin buraya -- burada gerçekten gergin görünüyorlar.Gần một chút nữa -- họ thật sự đang rất hồi hộp ở trên này.
Tamam, biraz daha yakın, gelin buraya -- burada gerçekten gergin görünüyorlar.좀 더요. 이분들이 무대라 긴장하신 것 같네요.
Tamam, biraz daha yakın, gelin buraya -- burada gerçekten gergin görünüyorlar.Ok, etwas näher, kommen sie -- sie sehen hier oben echt nervös aus.
Tamam, biraz daha yakın, gelin buraya -- burada gerçekten gergin görünüyorlar.OK, jeszcze bliżej, podejdź tu -- wyglądają na zdenerwowanych.
Tamam, biraz daha yakın, gelin buraya -- burada gerçekten gergin görünüyorlar.OK, még egy kicsit közelebb, jöjjön ide -- elég idegesnek látszanak.
Tamam, biraz daha yakın, gelin buraya -- burada gerçekten gergin görünüyorlar.OK, un peu plus près, venez -- ils ont l'air vraiment nerveux ici.
Tamam, biraz daha yakın, gelin buraya -- burada gerçekten gergin görünüyorlar.Ok, un po' più vicino, venite qua -- sono davvero nervosi.
Tamam, biraz daha yakın, gelin buraya -- burada gerçekten gergin görünüyorlar.Λίγο πιο κοντά, ελάτε -- φαίνονται πραγματικά αγχωμένοι εδώ πάνω.
Tamam, biraz daha yakın, gelin buraya -- burada gerçekten gergin görünüyorlar.Так, ещё поближе, подойдите сюда — как же они нервничают!
Tamam, biraz daha yakın, gelin buraya -- burada gerçekten gergin görünüyorlar.Хайде де, по-близо - изглеждат малко поизнервени.
Tamam, biraz daha yakın, gelin buraya -- burada gerçekten gergin görünüyorlar.אוקיי, קצת יותר קרוב, בואו -- הם נראים ממש לחוצים.
Tamam, biraz daha yakın, gelin buraya -- burada gerçekten gergin görünüyorlar.اقتربوا أكثر، تبدون متوترين
Tamam, biraz daha yakın, gelin buraya -- burada gerçekten gergin görünüyorlar.もっと近くへ
Tamam. Gerginim...그래. 긴장되네...
Tamam. Gerginim...Oké, nerveus...
Tamam. Gerginim...OK, jeg er nervøs...
Tamam. Gerginim...حسنًا. عصبي...
Tamam. Gerginim...こんにちは
Tanrım, buraya kadar çok zor. Demek istediğim, gerginim.Úgyértem így is ideges vagyok egy kicsit.
Üzgünüm bugün biraz gerginim.Elnézést. Ma ideges vagyok.
Üzgünüm bugün biraz gerginim.Excuse-moi, je suis nerveuse.
Üzgünüm bugün biraz gerginim.Het spijt me, ik ben wat zenuwachtig.
Üzgünüm bugün biraz gerginim.Îmi pare rău. Sunt nervoasă azi.
Üzgünüm bugün biraz gerginim. Kötü rüyalar gördüm de.Desculpe, estou nervosa, tive pesadelos.
Üzgünüm bugün biraz gerginim. Kötü rüyalar gördüm de.آسفة،أنا متوترة اليوم حلمت أحلام مزعجة
Üzgünüm bugün biraz gerginim.Lo siento, hoy estoy nerviosa.
Ve beni demokrasinin bakış açısından düşününce gerginleştiriyor.Czuję napięcie, kiedy rozważam to pod względem wpływu na demokrację.
Ve beni demokrasinin bakış açısından düşününce gerginleştiriyor.Det gör mig på min vakt när jag tänker på det från en demokratiskt utgångspunkt.
Ve beni demokrasinin bakış açısından düşününce gerginleştiriyor.E faz-me tensa do ponto de vista do conceito de democracia.
Ve beni demokrasinin bakış açısından düşününce gerginleştiriyor.Et ça me rend nerveuse quand on réfléchit à la démocratie.
Ve beni demokrasinin bakış açısından düşününce gerginleştiriyor.Hal ini membuat saya tegang dari sudut pandang cara memikirkan demokrasi.
Ve beni demokrasinin bakış açısından düşününce gerginleştiriyor.Het maakt me gespannen vanuit het oogpunt van het denken over democratie.
Ve beni demokrasinin bakış açısından düşününce gerginleştiriyor.Îmi provoacă încordare din perspectiva a ceea ce gândesc despre democraţie.
Ve beni demokrasinin bakış açısından düşününce gerginleştiriyor.그것은 민주주의의 관점에서 절 긴장하게 만듭니다.
Ve beni demokrasinin bakış açısından düşününce gerginleştiriyor.Som napätá z uhlu pohľadu demokracie.
Ve beni demokrasinin bakış açısından düşününce gerginleştiriyor.Tensa desde el punto de vista del concepto de democracia.
Ve beni demokrasinin bakış açısından düşününce gerginleştiriyor.Tesa dal punto di vista del concetto di democrazia.
Ve beni demokrasinin bakış açısından düşününce gerginleştiriyor.Und es macht mich angespannt in Bezug auf Überlegungen die Demokratie betreffend.
Ve beni demokrasinin bakış açısından düşününce gerginleştiriyor.Và nó khiến tôi căng thẳng từ góc nhìn về sự dân chủ.
Ve beni demokrasinin bakış açısından düşününce gerginleştiriyor.Ο λόγος είναι αυτό που συνέβη το 1776 με τους Founding Fathers.
Ve beni demokrasinin bakış açısından düşününce gerginleştiriyor.И това ме изнервя, когато мисля за демокрацията.
Ve beni demokrasinin bakış açısından düşününce gerginleştiriyor.Меня это беспокоит и с точки зрения представлений о демократии.
Ve beni demokrasinin bakış açısından düşününce gerginleştiriyor.Це мене справді непокоїть з точки зору уявлень про демократію.
Ve beni demokrasinin bakış açısından düşününce gerginleştiriyor.וזה מלחיץ אותי מנקודת המבט של חשיבה על דמוקרטיה.
Ve beni demokrasinin bakış açısından düşününce gerginleştiriyor.ويجعلني متوترة من وجهة نظر التفكير حول الديمقراطية .
Ve beni demokrasinin bakış açısından düşününce gerginleştiriyor.気がかりです 気がかりになることを説明しましょう
Ve ben işte o alemdeydim, ve işim -- işimle ilgili tüm gerginliklerim -- hepsi gitmişti.Așa că iată-mă în acest spațiu iar slujba mea - și orice stres în legătură cu ea - nu mai exista.
Ve ben işte o alemdeydim, ve işim -- işimle ilgili tüm gerginliklerim -- hepsi gitmişti.A tak som tu v tomto priestore a moja práca - a stres spojený s prácou - sú preč.
Ve ben işte o alemdeydim, ve işim -- işimle ilgili tüm gerginliklerim -- hepsi gitmişti.Byłam sobie w tej przestrzeni. Praca i stresy z nią związane zniknęły.
Ve ben işte o alemdeydim, ve işim -- işimle ilgili tüm gerginliklerim -- hepsi gitmişti.Così eccomi in questo spazio, ed il mio lavoro -- e qualsiasi stress legato al mio lavoro -- non c'erano più.
Ve ben işte o alemdeydim, ve işim -- işimle ilgili tüm gerginliklerim -- hepsi gitmişti.Estaba en este espacio y mi trabajo... y el estrés relacionado con él... había desaparecido.
Ve ben işte o alemdeydim, ve işim -- işimle ilgili tüm gerginliklerim -- hepsi gitmişti.Ik bevond me dus op die plek, en mijn baan met alle bijbehorende stress was weggevallen.
Ve ben işte o alemdeydim, ve işim -- işimle ilgili tüm gerginliklerim -- hepsi gitmişti.Joten minä olen tässä tilassa, ja työni - ja kaikki siihen liittyvä stressi - oli poissa.
Ve ben işte o alemdeydim, ve işim -- işimle ilgili tüm gerginliklerim -- hepsi gitmişti.내 일과 관련된 모든 스트레스가 사라져버리는 것. 저는 몸이 한결 가볍게 느껴졌어요. 상상해 보세요.
Ve ben işte o alemdeydim, ve işim -- işimle ilgili tüm gerginliklerim -- hepsi gitmişti.lorsqu'on est totalement déconnecté du bavardage de votre cerveau qui vous connecte au monde externe.
Ve ben işte o alemdeydim, ve işim -- işimle ilgili tüm gerginliklerim -- hepsi gitmişti.Så här är jag, på den här platsen, och mitt jobb och all stress som hör ihop med jobbet var bara borta.
Ve ben işte o alemdeydim, ve işim -- işimle ilgili tüm gerginliklerim -- hepsi gitmişti.Så her er jeg altså i dette rum, og mit job -- og alt stressrelateret til mit arbejde -- det var forsvundet.
Ve ben işte o alemdeydim, ve işim -- işimle ilgili tüm gerginliklerim -- hepsi gitmişti.Tako sem tam v tem prostoru in moja služba - in ves stres povezan z mojo službo - je izginil.
Ve ben işte o alemdeydim, ve işim -- işimle ilgili tüm gerginliklerim -- hepsi gitmişti.Tehát itt vagyok ebben a térben, és a munkám -- és bármilyen stressz, ami a munkámhoz köthető -- elmúlt.
Ve ben işte o alemdeydim, ve işim -- işimle ilgili tüm gerginliklerim -- hepsi gitmişti.Tôi ở đây trong không gian này, và công việc -- và mọi áp lực liên quan đến công việc -- biến mất.