Ana içeriğe geç
Sözlük

gergi ile cümle

gergi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Ama bunun altında, bu kocaman okyanusta Nemo'yu bulabilecek miyiz gerginliği vardı.Men under det låg den övergripande spänningen: skulle vi någonsin hitta Nemo i denna stora ocean?
Ama bunun altında, bu kocaman okyanusta Nemo'yu bulabilecek miyiz gerginliği vardı.Nhưng ẩn sâu là sự lo lắng tổng thể liệu ta có bao giờ tìm được Nemo trong đại dương rộng lớn này?
Ama bunun altında, bu kocaman okyanusta Nemo'yu bulabilecek miyiz gerginliği vardı.Pod tym, znajduje się ogólne napięcie: czy kiedykolwiek znajdziemy Nemo w tym ogromnym oceanie?
Ama bunun altında, bu kocaman okyanusta Nemo'yu bulabilecek miyiz gerginliği vardı.Y eso con una base de tensión general: ¿encontraremos a Nemo en este inmenso y vasto océano?
Ama bunun altında, bu kocaman okyanusta Nemo'yu bulabilecek miyiz gerginliği vardı.Όμως πλανιόταν η γενική αγωνία για το αν ποτέ θα βρούμε τον Νέμο σε αυτό τον τεράστιο, απέραντο ωκεανό.
Ama bunun altında, bu kocaman okyanusta Nemo'yu bulabilecek miyiz gerginliği vardı.Но в дългосрочен план е напрежението ще намерим ли някога Немо в този огромен, безкраен океан?
Ama bunun altında, bu kocaman okyanusta Nemo'yu bulabilecek miyiz gerginliği vardı.Но самая главная напряжённость была другой: найдём ли мы когда-либо Немо в огромном, необъятном океане?
Ama bunun altında, bu kocaman okyanusta Nemo'yu bulabilecek miyiz gerginliği vardı.אבל מתחת לזה היה המתח הכללי, האם אי-פעם נמצא את נמו באוקיינוס העצום והענק הזה?
Ama bunun altında, bu kocaman okyanusta Nemo'yu bulabilecek miyiz gerginliği vardı.وخلف ذلك كان هناك توتر أكبر حول ما إذا كنا سنجد نيمو على الإطلاق في هذا المحيط الضخم الرحب؟
Ama bunun altında, bu kocaman okyanusta Nemo'yu bulabilecek miyiz gerginliği vardı.大海原の中で ニモを見つけられるのかが 気になっています ピクサー創業当時は
Ancak, sonunda o kadar gittikleri gibi kollarını yuvarlak gergin ve kırdı her elin kenarına biraz kapalı.그러나 마침내 그녀는 팔을까지 그들이 이동하는 것처럼 그것을 원형 늘어, and 파산 각각의 손으로 가장자리의 약간.
Ancak, sonunda o kadar gittikleri gibi kollarını yuvarlak gergin ve kırdı her elin kenarına biraz kapalı.Avšak, nakoniec natiahla ruky okolo nej, ak by ísť, a zlomil z trochu okraje s každou rukou.
Ancak, sonunda o kadar gittikleri gibi kollarını yuvarlak gergin ve kırdı her elin kenarına biraz kapalı.Azonban végül ő kinyújtotta karját körül, amennyire csak mennek, és tört le egy kicsit a széle minden kézzel.
Ancak, sonunda o kadar gittikleri gibi kollarını yuvarlak gergin ve kırdı her elin kenarına biraz kapalı.Nicméně, nakonec natáhla ruce kolem ní, pokud by jít, a zlomil z trochu okraje s každou rukou.
Ancak, sonunda o kadar gittikleri gibi kollarını yuvarlak gergin ve kırdı her elin kenarına biraz kapalı.עם זאת, סוף סוף היא מתחה את זרועותיה מסביב ככל ילכו, ושברו את קצת קצה בכל יד.
Ancak, sonunda o kadar gittikleri gibi kollarını yuvarlak gergin ve kırdı her elin kenarına biraz kapalı.ومع ذلك ، في الماضي انها امتدت ذراعيها حولها ، بقدر ما سوف تذهب ، وكسرت الخروج قليلا من حافة مع كل يد.
Ancak, sonunda o kadar gittikleri gibi kollarını yuvarlak gergin ve kırdı her elin kenarına biraz kapalı.それぞれの手でエッジの少しオフ。 "そして今、その区別がつかない"と彼女はつぶやきました、との右少しかじった
Anlayamadığımız şey bu gerginlik altında dağların nasıl bulunduğuydu.Kami tidak dapat mengerti mengapa gunung mengalami tegangan.
Anlayamadığımız şey bu gerginlik altında dağların nasıl bulunduğuydu.우리는 왜 산이 장력을 받고 있는지 이해할 수 없었어요.
Anlayamadığımız şey bu gerginlik altında dağların nasıl bulunduğuydu.Nem értettük, hogy lehet, hogy ez a hegység feszültség alatt van.
Anlayamadığımız şey bu gerginlik altında dağların nasıl bulunduğuydu.Nemohli sme pochopiť, prečo boli vrchy v stave napätia.
Anlayamadığımız şey bu gerginlik altında dağların nasıl bulunduğuydu.Nie mogliśmy pojąć, dlaczego mamy górę pod ciśnieniem.
Anlayamadığımız şey bu gerginlik altında dağların nasıl bulunduğuydu.Non riuscivamo a capire come si potesse avere una montagna in tensione.
Anlayamadığımız şey bu gerginlik altında dağların nasıl bulunduğuydu.No podíamos entender por qué había una montaña bajo tensión.
Anlayamadığımız şey bu gerginlik altında dağların nasıl bulunduğuydu.Nous ne comprenions pas pourquoi nous avions une montagne sous tension.
Anlayamadığımız şey bu gerginlik altında dağların nasıl bulunduğuydu.Nu puteam întelege de ce exista un munte sub tensiune.
Anlayamadığımız şey bu gerginlik altında dağların nasıl bulunduğuydu.Vi kunde inte förstå varför berget hela tiden förändrades där nere.
Anlayamadığımız şey bu gerginlik altında dağların nasıl bulunduğuydu.We konden niet begrijpen waarom bergen onder spanning stonden.
Anlayamadığımız şey bu gerginlik altında dağların nasıl bulunduğuydu.Wir konnten nicht verstehen, warum ein Berg unter Zugkraft steht.
Anlayamadığımız şey bu gerginlik altında dağların nasıl bulunduğuydu.Δεν μπορούσαμε να καταλάβουμε γιατί είχαμε ένα βουνό υπό ένταση.
Anlayamadığımız şey bu gerginlik altında dağların nasıl bulunduğuydu.Нам не понятно было, почему горы находятся в состоянии напряжения.
Anlayamadığımız şey bu gerginlik altında dağların nasıl bulunduğuydu.Не можехме да разберем защо имахме планина под напрежение.
Anlayamadığımız şey bu gerginlik altında dağların nasıl bulunduğuydu.לא יכולנו להבין איך נוצרת שרשרת הרים תחת מאמץ מתיחה.
Anlayamadığımız şey bu gerginlik altında dağların nasıl bulunduğuydu.لم نستطع أن نفهم السبب وراء وجود الجبال تحت ضغط.
Anlayamadığımız şey bu gerginlik altında dağların nasıl bulunduğuydu.プレートテクトニクスでは、プレートが衝突していれば
AR:O kesinlikle muhteşem bir sese sahip.Çok gergin ve üşüyor.AR: Ella tiene definitivamente una voz perfecta. Es tan nerviosa, se paraliza.
AR:O kesinlikle muhteşem bir sese sahip.Çok gergin ve üşüyor.AR: Intr-adevar are o voce perfecta. Este atat de emotionata, incat ingheata.
AR:O kesinlikle muhteşem bir sese sahip.Çok gergin ve üşüyor.AR: Posiada zdecydowanie doskonały głos. Jest zdenerwowana i lodowata.
AR:O kesinlikle muhteşem bir sese sahip.Çok gergin ve üşüyor.AR: Sie hat definitiv eine perfekte Stimme. Sie ist nervös, sie friert.
AR:O kesinlikle muhteşem bir sese sahip.Çok gergin ve üşüyor.AR: Určite má perfektný hlas. Je taká nervózna, až ju mrazí.
AR:O kesinlikle muhteşem bir sese sahip.Çok gergin ve üşüyor.AР: У нее определенно безупречный голос. Она так нервничает, она замерзает.
AR:O kesinlikle muhteşem bir sese sahip.Çok gergin ve üşüyor.Ze heeft absoluut een perfecte stem. Ze staat stijf van de zenuwen.
Aslında gergin olmak için neden vardı긴장할 이유가 당연히 있었고,
Aslında gergin olmak için neden vardıבהחלט היתה סיבה להיות לחוץ,
Aslında gergin olmak için neden vardıكان هناك بالفعل سبب لأكون قلقا،
Aslında gergin olmak için neden vardı行動科学で論議をかもす理論を
Baba, bir kez deneyin. Bu biraz utanç verici ama gerginim.Ayah, Cobalah sekali ini. ini sangat memalukan dan aku sangat gugup.
Babam benden daha çok gergindi.Apa idegesebb, mint én.
Babam benden daha çok gergindi.Ayah lebih gugup daripada aku.
Babam benden daha çok gergindi.Ba tôi lo lắng hơn tôi.
Babam benden daha çok gergindi.Bố tôi còn lo lắng hơn cả tôi nữa.
Babam benden daha çok gergindi.Ciao.
Babam benden daha çok gergindi.Ciao. Papa' era piu' nervoso di me.
Babam benden daha çok gergindi.Far var mere nervøs end jeg er.
Babam benden daha çok gergindi.Isä oli hermostuneempi kuin minä.
Babam benden daha çok gergindi.아버지는 나보다 더 불안해 하고 있어.
Babam benden daha çok gergindi.Mijn vader was nerveuser dan ik.
Babam benden daha çok gergindi.Mi padre estaba más nervioso que yo.
Babam benden daha çok gergindi.Papa était plus nerveux que moi.
Babam benden daha çok gergindi.Papa war nervöser als ich.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod