gerek ile cümle

gerek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Sana bir şey söylememe gerek yok.I don't need to tell you anything.
Bunu yazmama gerek yok.I don't need to write it down.
Benim için beklemeniz gerekmez.I don't need you to wait for me.
Herhangi birimizin gitmesi gerektiğini sanmıyorum.I don't think any of us should go.
Ben onu yapmam gerektiğini sanmıyorum.I don't think I should do that.
Burada olmam gerektiğimi sanmıyorum.I don't think I'm supposed to be here.
Bunun, hakkında endişelenmemiz gereken bir şey olduğunu sanmıyorum.I don't think it's anything we need to worry about.
Tom'un onu yapması gerektiğini sanmıyorum.I don't think Tom intended to do that.
Tom'un burada olması gerektiğini sanmıyorum.I don't think Tom needed to be here.
Tom'un onu duyması gerektiğini sanmıyorum.I don't think Tom needed to hear that.
Savaşmamız gerektiğini düşünmüyorum.I don't think we should be fighting.
Birbirimizle konuşmamız gerektiğini sanmıyorum.I don't think we should be talking to each other.
Bu şekilde gitmemiz gerektiğini sanmıyorum.I don't think we should go this way.
Aylak aylak gezinmemiz gerektiğini sanmıyorum.I don't think we should hang around.
Burada kalmamız gerektiğini sanmıyorum.I don't think we should stay here.
Şu anda durmamız gerektiğini sanmıyorum.I don't think we should stop right now.
Herhangi bir şeye dokunmamız gerektiğini sanmıyorum.I don't think we should touch anything.
Tom'u araman gerektiğini sanmıyorum.I don't think you should call Tom.
Senin onu yapman gerektiğini sanmıyorum.I don't think you should do it.
Onu yapman gerektiğini sanmıyorum.I don't think you should do that.
Artık söylemen gerektiğini sanmıyorum.I don't think you should say any more.
Ne yapmam gerektiğini anladım.I figured out what I need to do.
Şimdiye kadar aç olman gerektiğini düşündüm.I figured you must be hungry by now.
Bilmen gerektiğini düşündüm.I figured you should know.
Bir şişe şarap getirmem gerektiğini unuttum.I forgot I was supposed to bring a bottle of wine.
Tom'u aramam gerektiğini unuttum.I forgot I was supposed to call Tom.
Onun ebeveynleri onun üniversiteye gitmesi gerektiğini söyledi.His parents said that he should go to the university.
Önemsiz bir sorun uzun bir düşünme gerektirmez.A trivial problem does not require a long cogitation.
Sanırım gitmem gerekiyor.I guess I should be going.
Ben şikayet etmemem gerektiğini tahmin ederim.I guess I shouldn't complain.
Sanırım bütün bilmem gereken bu.I guess that's all I need to know.
Uğraşmam gereken sorunlarım vardı.I had issues I had to deal with.
Yapmam gerekeni düşünmek için biraz zamanım vardı.I had some time to think about what I had to do.
Yapmam gereken bir işim vardı.I had some work that I needed to do.
Ben bitirilmesi gereken bazı işlere sahibim.I had some work that needed finishing.
Bitirilmesi gereken bazı işlerim vardı.I had some work that needed to be finished.
Acil servise gitmem gerekti.I had to go to the emergency room.
Yapmam gereken şeylerin bir listesini yapmak zorundaydım.I had to make a list of things I needed to do.
İyi olduğundan emin olmam gerekiyordu.I had to make sure you were OK.
Tom'a güvenmem gerekiyordu.I had to trust Tom.
Tom'u ikna etmeye çalışmam gerekti.I had to try to convince Tom.
Tom'un bitirmesi için beklemem gerekti.I had to wait for Tom to finish.
Tom uyuyana kadar beklemem gerekti.I had to wait until Tom was asleep.
Onun ne yapması gerektiğini düşünüyorsun?What do you think he needs to do?
Söze karışmaktan nefret ederim ama bir şey söylemem gerekiyor.I hate to interrupt, but I need to say something.
Ocak ayında bir sınava girmem gerekiyor?I need to take an exam in January.
Kızgın olmak için herhangi bir gerekçen yoktu.You didn't have any reasons to be angry.
Bu görevi tamamlamak için hepimizin birlikte çalışması gerekli.It's necessary that we all work together to complete this assignment.
Kuşkucu bir kimse olmak için belki bir uzman olman gerekmiyor.In order to be a skeptic, maybe you should not be an expert.
Tom'a inanıp inanmamam gerektiğini bilmiyorum.I don't know if I should believe Tom or not.
Tom'a inanmam ya da inanmamam gerektiğini bilmiyorum.I don't know whether I should believe Tom or not.
Yapmam gereken bir teslimat var.I have a delivery to make.
Ne yapılması gerektiğine dair oldukça iyi bir fikrim var.I have a fairly good idea what needs to be done.
Temizlenmesi gereken bir garajım varI have a garage that needs cleaning.
Boyanması gereken bir evim var.I have a house that needs painting.
Yapmam gereken şeylerin bir listesine sahibim.I have a list of things I need to do.
Ne yapılması gerektiği hakkında genel bir fikrim var.I have a rough idea what needs to be done.
Yapmam gereken bir ayak işim var.I have an errand I need to run.
Bana daha fazla dikkat etmem gerektiği söylendi.I've been told that I should pay more attention.
Cezalandırılmam gereken kötü şeyler yaptım.I've done bad things that I should be punished for.

İlgili Sayfalar