gerek ile cümle
gerek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Kilo vermen gerekir.You need to lose weight.
Acele etmemiz gerekiyor, yoksa dükkan kapanacak.We must hurry or else the shop will be closed.
İki kat ödemeniz gerekecek.You'll have to pay double.
Gerekli görünmüyordu.It didn't seem necessary.
Buna gerek olmayacak.That won't be necessary.
Tom başka bir yerde gerekli.Tom is needed elsewhere.
Söylemeye gerek yok mu?Doesn't that go without saying?
Benim kalmama gerek yoktu.I didn't need to stay.
İlgilenmeme gerek yok.I don't need looking after.
Bilmeme gerek yok.I don't need to know.
Ben gereksiz riskler almam.I don't take needless risks.
Onun gerekli olduğunu sanmıyorum.I don't think that's necessary.
Sen gerekli yeteneklere sahipsin.You have the necessary skills.
Senin evden çıkman gerekiyor.You need to get out of the house.
Daha sık evden çıkman gerekiyor.You need to get out of the house more often.
Seçmene gerek yok.You don't get to choose.
Bilmen gerekmiyor.You don't need to know.
Senin yapılması gereken bir evrak işin var.You have paperwork that needs to be done.
Daha fazla söylemem gerekiyor mu?Do I need to say more?
"O kadar da ciddi olma!" "Sanıyorum bazen birinin ciddi olması gerekir.""Don't be so serious!" "I think that sometimes one needs to be serious."
Bunun gerekli olduğunu bilmiyordum.I didn't know that was necessary.
Tom'a söylemem gerekmiyordu. O zaten biliyordu.I didn't have to tell Tom. He already knew.
Senin gerekli olduğunu düşünmedim.I didn't think you were needed.
Bu çözmemiz gereken bir sorun.That's the problem we have to solve.
Sanırım yapılması gerekeni yapabilecek bir yerde birisi var.I assume there's somebody somewhere who can do what needs to be done.
Sanırım daha sonra ne yapmamız gerektiğini biliyorsun.I assume you know what we're supposed to do next.
Sanırım bütün bunun neden gerekli olduğunu açıklayacaksın?I assume you'll be explaining why all this is necessary.
Yapmak zorunda olduğumuz başka bir şey olması gerektiğini sandım.I assumed there must be something else we had to do.
Seni temin ederim ki bu oldukça gereksiz.I assure you it's quite unnecessary.
Seni temin ederim ki bu gerekli değil.I assure you that isn't necessary.
Bunun gerekli olmayacağına seni garanti ederim.I assure you that won't be necessary.
Ona çıkma teklif etmem gerekiyor mu?Should I ask him out?
Seni aradım çünkü sana bir soru sormam gerekiyor.I called you because I need to ask you a question.
Ben buraya siz arkadaşların biraz daha sessiz olmanız gerektiğini söylemek için geldim.I came over here to tell you guys that you need to be a little quieter.
Bunu yapmaya gerek olmadığını temin ederim.I can assure you there is no need to do that.
Gerekirse iddialı olabilirim.I can be assertive if necessary.
Burada gerekli olmadığımı görebiliyorum.I can see I'm not needed here.
Kendim ve o arasındaki ayrılık sancılı ama gerekliydi.The separation between myself and him was painful, but necessary.
Sana endişelenmene gerek olmadığını söylemeye geldim.I came to tell you that you don't need to worry.
Almamız gereken şeylerin bir listesini yapmana yardım edebilirim.I could help you make a list of things we need to buy.
Yapılması gerekeni yaptım.I did what had to be done.
Ben yapmak ne ben gerektim -ya yapmak.I did what I needed to do.
Ne yapılması gerekiyorsa onu yaptım.I did what needed to be done.
Yapılması gereken şeyi yaptım.I did what needed to be done.
Gerekli olan şeyi yaptım.I did what was necessary.
Ne gerekiyorsa onu yaptım.I did what was necessary.
Ne yapmam gerektiğini bilmiyordum.I didn't know what I was supposed to do.
Hangisini satın almam gerektiğini bilmiyordum.I didn't know which one I should buy.
Başarı genellikle sıkı çalışma gerektirir.Success usually requires hard work.
Ben gerekeni yaparım.I do what is required.
Başka ne yapmamız gerektiğini bilmiyorum.I don't know what else we should do.
Ne yapmam gerektiğini bilmiyorum.I don't know what I'm supposed to do.
Ne zaman gelmem gerektiğini bilmiyorum.I don't know when I should come.
Artık burada olmama gerek yok.I don't need to be here anymore.
Şimdi burada olmam gerekmiyor.I don't need to be here right now.
Doktora gitmeme gerek yok.I don't need to go to the doctor.
Onun hakkında konuşmama gerek yok.I don't need to talk about it.
Tom'la konuşmam gerekmiyor.I don't need to talk to Tom.
Seninle sohbet etmeme gerek yok.I don't need to talk to you.
Tom'a bir şey söylemem gerekmiyor.I don't need to tell Tom anything.