gerekçesi ile cümle
gerekçesi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Ayrıca devlet yetkilileri güvenlik gerekçesiyle projeyi geçici olarak durdurmuştur.Statlige tjenestemenn stanset også midlertidig prosjektet på grunn av sikkerhetshensyn.
Gloria Macapagal Arroyo, 18 Kasım 2011 tarihinde, seçimlerde hile yapıldığı gerekçesiyle tutuklandı.Gloria Macapagal-Arroyo ble arrestert for valgfusk i november 2011.
1963 - Martin Luther King, Alabama'da sivil haklar yürüyüşüne öncülük ettiği gerekçesiyle tutuklandı.1965 – Martin Luther King begynner borgerrettsmarsjen i Alabama.
Bu saldırının hiçbir gerekçesi olamaz."Disse spørsmålene kan ikke stå ubesvarte».
Askeri açıdan savunulamaz olduğu gerekçesiyle Trajan'ın Mezopotamya'daki fetihlerinden feragât etti.Han overga Trajans erobringer i Mesopotamia, som han mente var umulig å forsvare.
Kohlberg'in teorisine göre katılımcının gerekçesi önemlidir.En del forskning støtter Kohlbergs teorier.
Bu arada Az kavminden olan kılavuz yolu şaşırdığı gerekçesiyle öldürüldü.Han er utvist av rasen sin fordi han var for liten og svak (til deres rase å være).
Bu karşı teklif ABD tarafından yetersiz olduğu gerekçesiyle hemen reddedildi.Dette tilbudet ble øyeblikkelig avslått av USA, som mente at tilbudet var utilstrekkelig.
Avrupa'daki Yahudilere yönelik önyargının temel gerekçesi din kökenliydi.Personlig bønn og kontakten med Gud var det viktigste i jødedommen, mente de.
Hepsi İslam'dan çıkıp mürted oldukları gerekçesiyle hızla tutuklandı.Mereka semua ditangkap karena murtad dari Islam.
Gerekçesini de şöyle dile getirdi: ^Ia menulis demikian: "...
Beş yıl sonra sağlık sorunları gerekçesiyle serbest bırakıldı.Kerjasama itu akhirnya dibubarkan setelah lima tahun karena masalah kebebasan editorial.
Ancak sonrasında yapılan testlerde doping kullandığı gerekçesiyle diskalifiye edildi.Namun gelarnya kemudian dicabut karena ia dianggap terbukti melakukan doping.
Fakat Cocks’un buluşu 1998’e kadar çok gizli olduğu gerekçesiyle açığa çıkarılmadı.Penemuan Clifford Cocks tidak terungkap hingga tahun 1997 karena alasan top-secret classification.
Bunun bir gerekçesi olmalıdır.Ý niệm đó phải có một nguyên nhân.
Gerekçesi meşru müdafaa.Thông thức hữu tài biện.
Fakat Kepler daha sonra bu formülü kesin olmaması gerekçesiyle reddetti.Tuy nhiên, Kepler về sau từ bỏ công thức này, vì nó chưa được chính xác.
Ekim 1952 yılında bozulan sağlığı gerekçesiyle serbest bırakıldı.Tháng 12 năm 1952, ông được trả tự do vì lý do sức khỏe.
Gerekçesini de şöyle dile getirdi: ^Trích dẫn lời nói của ông:
2 yıl sonra yeterli bulunmadığı gerekçesiyle serbest bırakıldı.Ông đã được thả ra sau đó hai ngày sau đó mà không bị buộc tội.
Hepsi İslam'dan çıkıp mürted oldukları gerekçesiyle hızla tutuklandı.Và tất cả họ đều nhanh chóng bị bắt giữ vì là người bội giáo từ đạo Hồi.
Gerekçesini de şöyle dile getirdi: ^その理由を以下の様に述べている。
"Yaşı küçük çocuğu olduğu" gerekçesiyle serbest bırakıldı.「孫が生きていればお前と同じぐらいの年だった」というのが理由らしい。
Verilen bu ikinci kararı da Askerî Yargıtay eksik inceleme yapıldığı gerekçesiyle bozdu.残りの2人については、医師の診断書を提出した正当な欠席であるため処分はされなかった。
Askeri açıdan savunulamaz olduğu gerekçesiyle Trajan'ın Mezopotamya'daki fetihlerinden feragât etti.渋谷でチンピラがぶつかった事を詫びなかった事に注意する。
11 Ocak - Fransa ve Belçika, Almanya'nın tazminatı ödemediği gerekçesiyle Ruhr bölgesini işgal etti.1月11日 - フランス・ベルギーがドイツの賠償不払いを口実にルール地方を占領(ルール占領)。
Yayınlamazsa (bütçe kanunu hariç), gerekçesiyle meclise iade eder (15 gün içinde).条例を市長が5日間承認しない(拒否権に類似)場合は、市政委員会が再度票決する。
2 yıl sonra yeterli bulunmadığı gerekçesiyle serbest bırakıldı.しかし解放されることなく2年後に病死した。
10 Ekim'de Nemeth, WWE'nin Wellness Programı politikasını ihlal ettiği gerekçesiyle 30 gün askıya aldı.10月10日、再びウェルネスポリシー違反で60日間の出場停止処分がWWEより発表される。
Slater 17 Ekim’de Wellness Violation’a karşı geldiği gerekçesiyle 30 gün yasaklandı.8月18日、ウェルネスポリシーに違反した為に30日間の謹慎処分を受ける。
Saklama gerekçesini ise yakın çevresine "yılbaşı öncesinde halkın huzurunu kaçırmamak" olarak açıklamıştı.しかし彼は、「ベトナムの現状はまだ平和からは程遠い」として受賞を辞退した。
Robin, Batman Dönüyor'un senaryosunda yer alıyordu ama çok fazla karakter olduğu gerekçesiyle çıkarıldı.罗宾一角曾出现在《蝙蝠侠归来》的拍摄脚本中,但由于片中角色已经太多而予以删除。
Fakat Kepler daha sonra bu formülü kesin olmaması gerekçesiyle reddetti.然而,开普勒后来又否定了这个公式,因为这个公式不够精确。
Örneğin 1935 ve 1975 yılları arasında, 63.000 kişi İsveç'te öjeni gerekçesiyle sterilize edilmiştir.在1935至1975年間,瑞典便有63000人被絕育。
Ekim 1952 yılında bozulan sağlığı gerekçesiyle serbest bırakıldı.1952年10月,凯塞林因健康原因获释。
Fakat, 1913’te Einstein bu yaklaşımdan “ Hole Argument” e uymadığı gerekçesiyle vazgeçti.然而,在1913年,愛因斯坦利用“空穴论证”证明这种方法不自洽,因而放弃了它。
Ancak kulüp takımına konsantre olacağı gerekçesiyle kadroya dahil olmayı redetti.但他因個人性格關係而堅持留在劇團。
Kasetlerin içeriğinde Hannah, hayatına son vermesinin on üç gerekçesini anlatmaktadır.在這些錄音帶中,漢娜解釋這十三個人在她的死亡中各扮演什麼樣的角色,且帶出為什麼她要自殺的十三個原因。
2006 yılında ABD tarafından teröre destek verdiği gerekçesiyle ABD'ye girişi yasaklandı.2006年因為躲避兵役而入美國籍。
2015 yılında tertiplenemiyor oluşunun gerekçesi olarak yaşanan terör olayları gösterilmiştir.2015年被揭發的收賄事件,顯示了前述情形下所衍生的問題。
Kohlberg'in teorisine göre katılımcının gerekçesi önemlidir.柯尔伯格理论要求参与者回答的形式是:重要的是什么。
Gerekçesini de şöyle dile getirdi: ^他的口頭禪是「是這樣啊!」。
Ayrıca devlet yetkilileri güvenlik gerekçesiyle projeyi geçici olarak durdurmuştur.土耳其政府也因安全原因停止了主要城市的节日庆祝活动。
1998 yılında bir telekız şebekesiyle ilgisi olduğu gerekçesiyle gözaltına alındı.他於1998年10月因涉嫌猥亵妻子而被捕。
Associated Press ise Hollandalıları "sık sık kirli oyuna başvurdukları" gerekçesiyle eleştirdi.연합 언론사에서는 "네덜란드는 더러운 전술을 자주 사용하였다" 라며 의견을 냈다.
Robinson sakatlığı gerekçesiyle maçların ilk 1 ayında oynayamadı.카리우스는 손가락 부상으로 첫 한달간 경기를 뛰지 못했다.
Yaklaşık 25 yıllık hizmetin sonunda ekonomik ve teknik ömrümü doldurduğum gerekçesi ile emekli oldum.25년간 재위한 끝에 늙고 망령이 나게 되었다.
1990 - Pisa Kulesi, 800 yıllık tarihi boyunca ilk kez güvenlik gerekçesiyle ziyaretlere kapatıldı.힐브로 타워는 보안상의 이유로 주로 1981년 이래 방문객들에게 폐쇄되어왔다.
Sahip olduğu tabloları ise güvenlik gerekçesiyle Saumur'a taşıdı.그의 시신은 보존을 위해 밀랍을 입혀 매장을 위해 스파르타로 수송되었다.
Ancak Bay Mannelig, trollü Hristiyan olmadığı gerekçesiyle reddeder.하지만 구드리드는 자신이 기독교도이기 때문에 그런 짓은 하지 않을 것이라며 거부한다.
Bu arada Rourke, 1986'nın başlarında eroin kullandığı gerekçesiyle gruptan atılır.רורק פוטר מהלהקה בתחילת 1986 בשל התמכרותו להרואין.
Beraat kararı Yargıtay tarafından "eksik soruşturma" gerekçesi ile bozuldu.לדעתו "מעמד המשפט העברי מידרדר בשל בורות השופטים".
Bunun bir gerekçesi olmalıdır.מכיוון שכך, חייבת להיות סיבה ראשונית.
421 yılında Pulcheria'nın etkisiyle Theodosius Hristiyanlara zulmettikleri gerekçesiyle Perslere savaş açtı.בשנת 421 הכריז תאודוסיוס מלחמה על פרס בהשפעת פולכריה, ככל הנראה משום שהפרסים רדפו נוצרים.
Bu yapılanlar, beyanlar gerekçesi ne olursa olsun yanlıştır" diye konuştu.רק האשמים מרגישים כאילו מדברים עליהם".
Bu saldırıların gerekçesi Paris'te meydana gelen bir suikasttı.אך כוונותיהם האמיתיות היו לקחת חלק בסדרת רציחות מזוויעות שהתרחשו בדבלין בבוקר זה.
Gerekçesini de şöyle dile getirdi: ^על עבודותיה נאמר:"..
Öte yandan, etsiz beslenmenin daha sağlıklı olduğu gerekçesiyle etyemez olanlar da vardır.כמו כן, עליהן להימנע גם מאכילת בשר שאינו מבושל די הצורך.
20 Ağustos 1934 tarihinde, Stoica ve 15 kişi grev yaptıkları gerekçesiyle hapse atıldı.На 20 август 1934 г. той е осъден на 15 години затвор заради участието си в стачката.
10 Mart - Amerika Birleşik Devletleri, terörizme destek olduğu gerekçesiyle Libya'ya petrol ambargosu koydu.1982 г. – САЩ налагат ембарго на вноса на нефт от Либия, заради подкрепата ѝ за терористични групи.
İlgili Sayfalar