Ana içeriğe geç
Sözlük

gerekçe ile cümle

gerekçe kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Burada Kristof Kolomb'un keşif ayrıcalıklarını ihlal ettiği gerekçesiyle kötü bir biçimde karşılandı.On pense alors qu'il empiète sur les privilèges donnés à Christophe Colomb pour ses explorations.
Gerekçe, “Allah’a itaat etmeyene itaat edimez” hadisinin Tek parti yönetimini işaret ettiğine inanılmasıydı.On comprend d'un verset : « Allah est Âllam les cachés » Al-Qadim : Celui qui n'a pas de début.
Üçüncü gerekçe sağlıkla ilgilidir.Le troisième domaine traite de l'assistance sociale.
Bu olay Fransa'nın Cezayir'i denizden kuşatmasına (Haziran 1827) bir gerekçe oldu.Cette création permet de supprimer l'amirauté de France (janvier 1627).
Ekim: Basel Üniversitesi sağlığının bozuk olduğu gerekçesiyle Nietzsche'ye bir yıllık hastalık izni verir.Pour cela, Nietzsche réussit à obtenir de l'université de Bâle un congé d'un an.
Öte yandan, etsiz beslenmenin daha sağlıklı olduğu gerekçesiyle etyemez olanlar da vardır.Exemple : S'il mangeait moins, il serait en meilleure santé.
Gerekçesini de şöyle dile getirdi: ^Selon ses propres mots : « ...
10 Ekim'de Nemeth, WWE'nin Wellness Programı politikasını ihlal ettiği gerekçesiyle 30 gün askıya aldı.Après une suspension de 30 jours pour violation de la WWE Wellness Program Policy.
Bu gerekçeyle Ekim 1992'de 22 ay hapis cezasına çarptırıldı.Ce qui lui vaut d'être mis en prison pendant 2 mois en 1987..
Beş yıl sonra sağlık sorunları gerekçesiyle serbest bırakıldı.Elle le quitte cependant au bout de cinq ans, pour raisons de santé.
Fırat, sağlık durumunu gerekçe göstererek 8 Kasım 2008 tarihinde istifa etti.Le 8 mai, elle doit mettre fin à son jeûne en raison de problèmes de santé.
Kasım 2018'de, kendisine fiziksel ve psikolojik şiddet uyguladığı gerekçesiyle Ahmet Kural'dan şikayetçi oldu.En août 2014, Hyland obtient une injonction restrictive contre lui pour violence physique et verbale.
Ancak sonrasında yapılan testlerde doping kullandığı gerekçesiyle diskalifiye edildi.Il a été disqualifié ultérieurement pour dopage.
Konsey, Rick'in kötü liderliği gerekçesiyle Rick'in liderliğini elinden alır.El comité desempodera a Rick debido a su pobre liderazgo.
1917 yılında yaralandıktan sonra tıbbi gerekçelerle taburcu edildi.Después de ser herido en 1917 fue dado de baja por razones médicas.
Bu arada Rourke, 1986'nın başlarında eroin kullandığı gerekçesiyle gruptan atılır.Mientras tanto, Rourke fue expulsado de la banda a principios de 1986 por sus problemas con la heroína.
Yolda Carol, Karen'ı (Melissa Ponzio) ve David'i öldürme gerekçelerini savunmaktadır.En el camino, Carol defiende sus acciones al matar a Karen (Melissa Ponzio) y David.
Ancak teklifi, partideki iç sorunları gerekçe göstererek reddetti.Sin embargo, rechazó la invitación argumentando problemas personales.
Gerekçesini de şöyle dile getirdi: ^Él explicó su conducta diciendo: ".
Ancak sonraki yapıtları aşırı derecede basitçe ve kendini tekrarlayan olduğu gerekçesiyle eleştirildi.En cualquier caso, sus últimas grabaciones son criticadas como simples o repetitivas.
Bunun gerekçesi ise kamu diplomasisinin ulusal çıkarlara yönelik bir çaba olarak görülmesi durumudur.Además, se entera que su trabajo como capitán debe incluir un rol diplomático.
Çeşitli yerlerde söylenmesi 'yasaklı' olduğu gerekçesiyle engellenmiştir.En algunos lugares estuvo prohibida porque se consideraba dañina.
Ünlü tezkireci Latîfî tarafından şiirlerinde duygu olmadığı gerekçesiyle eleştirildi.Rawat ha sido criticado por una falta de contenido intelectual en sus discursos públicos.
Sanıkların, yaşı ve sağlık sorunları gerekçesiyle adli kontrol tedbiri uygulanmasına karar verildi.Los oficiales prisioneros serán tratados con las consideraciones a su grado y edad.
2006 yılında ABD tarafından teröre destek verdiği gerekçesiyle ABD'ye girişi yasaklandı.En junio de 2006 se defendió de una posible extradición a los Estados Unidos.
Bu suç duyurusuna,'zaman aşımına' uğradığı gerekçesiyle takipsizlik kararı verildi.Esto siempre y cuando el delito se haya cometido por abuso de la posición de acceso a la data.
Bu saldırının hiçbir gerekçesi olamaz."No hay excusa para eso".
Gerekçeleri ise küçük bir çocuğa kim inansın dır.(Se deleitan en la frase corta que se creen los inventores.
Şam Yahudi cemaati dini cinayet işlediği gerekçesiyle suçlandı.El jurado encontró a Shore culpable de asesinato capital.
Fakat Türkmen ileri gelenleri, kardeşinin katlinde parmağı olduğu gerekçesiyle onun beyliğini kabul etmediler.Pese a todo, las ansias de poder de Ana no le dejaron aceptar el ascenso al trono por parte de su hermano.
Tahkimat geometrisi bu gerekçelerle değişmiştir.La geometría esférica falla aquí, a estos efectos.
Bunun bir gerekçesi olmalıdır.Eso tiene que ser algo de responsabilidad.
Haklar ve Mallar: Sosyal Eylemin Gerekçelendirilmesi.Pensamiento y acción: Fundamentos sociales.
Fırat, sağlık durumunu gerekçe göstererek 8 Kasım 2008 tarihinde istifa etti.Renunció por razones de salud el 8 de julio de 1999.
En sonunda Boule de Suif onlara gerekçeyi açıklar.Por allí, la loba Asena les muestra la salida.
Giderek artan sayıda yazar, Milanlı Edict'i gerekçe göstererek doğru tarihin 314 olduğunu ileri sürmektedir.Un numero crescente di autori sostiene che la data corretta è il 314 sulla base dell'editto di Milano.
Galland, kötü hava ve teknik sorunları gerekçe göstererek bu isteği reddetti.Galland rifiutò, citando cattivo tempo e problemi tecnici.
Ayrıca devlet yetkilileri güvenlik gerekçesiyle projeyi geçici olarak durdurmuştur.Il progetto fu temporaneamente sospeso dalle autorità civili per motivi di sicurezza.
Gerekçeleri ise küçük bir çocuğa kim inansın dır.Il rimanente si è dichiarato non credente o appartenente a culti minori.
Tıbbi deneme bahanesi bazı zorbalıklar için gerekçe olarak kullanılabilir.Il pretesto di sperimentazioni mediche è stato usato per giustificare alcune atrocità.
Örneğin 1935 ve 1975 yılları arasında, 63.000 kişi İsveç'te öjeni gerekçesiyle sterilize edilmiştir.Tra il 1935 e il 1976, ad esempio, furono sterilizzate in Svezia 62.000 persone.
Video yine Avustralya'dakiyle aynı gerekçeyle MTV Arabia tarafından yayınlanmadı.Il video è stato bandito anche da MTV Arabia che ha addotto la stessa ragione dell'Australia.
Konsey, Rick'in kötü liderliği gerekçesiyle Rick'in liderliğini elinden alır.Il trio vuole sostituire Rick alla guida del gruppo a causa della sua scarsa leadership.
Çünkü sahip olduğu asistan kadrosu ''ihtiyaç olduğu gerekçesi'' ile alınmıştır.L'ufficio al quale il provveditore è preposto è detto "provveditorato".
Beş yıl sonra sağlık sorunları gerekçesiyle serbest bırakıldı.Fu scarcerata 15 mesi dopo, per problemi di salute.
Gerekçesi ise savaştan yenik çıkan Kartaca’nın Roma’ya olan borçlarını bile zorlukla ödemesidir.Parte di tali risorse naturalmente era destinata a Cartagine, per pagare i debiti di guerra con Roma.
Gerekçesini de şöyle dile getirdi: ^Egli così scriveva: “….
Evvela müstear kısaltılmıştı, bunu niçin ve hangi gerekçe ile yapmış olabilirdi?Gli ordini dell'Air Force lo condizionavano e in quale modo?
Grubun gerekçesine göre, şirket gruba albüm satışlarında hak ettikleri payı vermemişti.Records, dato che la stessa non pagava le royalties alla band.
O kısaca gerekçelerini gösterdi.Он вкратце предъявил свои аргументы.
Bu saldırının hiçbir gerekçesi olamaz."Для нападения не было вообще никаких причин».
Bunlar gerekçe gösterilmiş.Том обоснования.
Yaşı ve sağlık durumu gerekçe gösterilerek serbest bırakıldı.Освобождён по возрасту и состоянию здоровья.
Beş yıl sonra sağlık sorunları gerekçesiyle serbest bırakıldı.Спустя 5 лет был выпущен из тюрьмы по состоянию здоровья.
Napolyon’un Belçika üzerinden saldırma tercihinin birden çok gerekçesi vardır.Наполеон решил нанести упреждающий удар в Бельгии.
Video yine Avustralya'dakiyle aynı gerekçeyle MTV Arabia tarafından yayınlanmadı.Видео также встретило запрет на арабском MTV, ссылаясь на ту же причину, что и Австралия.
Bunun bir gerekçesi olmalıdır.У того, что есть, должна быть причина.
Bu gerekçelerle yaygın olarak kullanılmaktadır.Можно ли это объяснить обычными причинами?
Aynı yılın Ekim ayında Manni Schmidt Boltendahl ile anlaşamadığı gerekçesiyle gruptan ayrıldı.В октябре того же года из-за разногласий группу покидает Манни Шмидт.
İntiharıyla ilgili pek çok gerekçe öne sürülmüştür.«По доведению до самоубийства — много вопросов.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod