Ana içeriğe geç
Sözlük

gerekçe ile cümle

gerekçe kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Bir gerekçe göster.Quero um álibi.
Bir gerekçe göster.Скажіть алібі.
Böyle diyerek basit bir paylaştırmanın bile nedenini, gerekçesini tartışmamız gerektiğini ortaya koyuyor.Dia berkata demikian sebagai alasan untuk membagi sesuatu.
Böyle diyerek basit bir paylaştırmanın bile nedenini, gerekçesini tartışmamız gerektiğini ortaya koyuyor.Il dit que raisonner sur la distribution de quelque chose revient à raisonner et parfois à débattre sur
Böyle diyerek basit bir paylaştırmanın bile nedenini, gerekçesini tartışmamız gerektiğini ortaya koyuyor.아리스토텔레스는 어떤 것의 분배를 생각할 때는 우리는 반드시 그것의 목적 또는
Böyle diyerek basit bir paylaştırmanın bile nedenini, gerekçesini tartışmamız gerektiğini ortaya koyuyor.הוא אמר שבשביל לחשוב בהגיון על חלוקה צודקת של דבר מה, עלינו לחשוב בצורה הגיונית,
Böyle diyerek basit bir paylaştırmanın bile nedenini, gerekçesini tartışmamız gerektiğini ortaya koyuyor.إنه يقول ذلك ليبرر عن مجرد توزيع الشئ، الذي ينبغي أن نمنطق حوله،
Böyle diyerek basit bir paylaştırmanın bile nedenini, gerekçesini tartışmamız gerektiğini ortaya koyuyor.論理的に説明するためには 物が存在する目的 あるいは 社会活動の目的を
Bu gerekçelerle dışında artık이러한 경내 떨어져 지금
Bu gerekçelerle dışında artıkמטעמים אלה נמצאים כעת בנפרד
Bu gerekçelerle dışında artıkهذه الأسس هي الآن وبصرف النظر
Bu gerekçelerle dışında artık中国の労働者のために
Bu gerekçeye katılan başka kimse var mı? Devam et.lý do? cứ tự nhiên
Bu gerekçeye katılan başka kimse var mı? Devam et.¿Todos están de acuerdo con esa razón? vamos
Bu gerekçeye katılan başka kimse var mı?Is iedereen het daar mee eens?
Bu gerekçeye katılan başka kimse var mı?다들 이 의견에 동의하십니까?
Bu gerekçeye katılan başka kimse var mı?Souhlasí všichni s tímto důvodem?
Bu gerekçeye katılan başka kimse var mı?Stimmt jemand dem zu?
Bu gerekçeye katılan başka kimse var mı?Todo mundo concorda com isso? motivo?
Bu gerekçeye katılan başka kimse var mı?Tout le monde est-il en accord avec ce raisonnement ?
Bu gerekçeye katılan başka kimse var mı?Všetci súhlasia s týmto dôvodom?
Bu gerekçeye katılan başka kimse var mı?Всички съгласни ли са с това? Ти
Bu gerekçeye katılan başka kimse var mı?Чи всі погоджуються з цим поясненням?
Bu gerekçeye katılan başka kimse var mı?האם כולם מסכימים עם זה?
Bu gerekçeye katılan başka kimse var mı?هل يوافق الجميع مع هذا التوجه
"Bu güzel dışarı gerekçeli," Ben yapmacıksız hayranlık bağırdı."Ai motivat out frumos," am exclamat eu cu admiraţie sinceră.
"Bu güzel dışarı gerekçeli," Ben yapmacıksız hayranlık bağırdı."Bạn lý luận nó ra đẹp mắt," Tôi kêu lên sự ngưỡng mộ chân thật.
"Bu güzel dışarı gerekçeli," Ben yapmacıksız hayranlık bağırdı."Du begrundet ud af det smukt," udbrød jeg i uskrømtede beundring.
"Bu güzel dışarı gerekçeli," Ben yapmacıksız hayranlık bağırdı."Du motiverat ut det vackert", utbrast jag i oförställd beundran.
"Bu güzel dışarı gerekçeli," Ben yapmacıksız hayranlık bağırdı."당신은 아름다운 그것을 치료할"나는 거짓없는 찬사 in 외쳤다.
"Bu güzel dışarı gerekçeli," Ben yapmacıksız hayranlık bağırdı."Je gemotiveerde het mooi uit," ik riep ongeveinsde bewondering.
"Bu güzel dışarı gerekçeli," Ben yapmacıksız hayranlık bağırdı."Kamu beralasan itu indah," seru saya dalam kekaguman tulus ikhlas.
"Bu güzel dışarı gerekçeli," Ben yapmacıksız hayranlık bağırdı."L'hai ragionato a meraviglia", esclamai ammirazione sincera.
"Bu güzel dışarı gerekçeli," Ben yapmacıksız hayranlık bağırdı."Lo razonado muy bien", exclamé con admiración sincera.
"Bu güzel dışarı gerekçeli," Ben yapmacıksız hayranlık bağırdı."Sie begründeten es wunderschön", rief ich in ungeheuchelter Bewunderung.
"Bu güzel dışarı gerekçeli," Ben yapmacıksız hayranlık bağırdı."Si ga utemeljeno ven lepo," sem vzkliknil v hlinjena občudovanje.
"Bu güzel dışarı gerekçeli," Ben yapmacıksız hayranlık bağırdı."Sinä perusteltu sitä kauniisti:" Minä huudahti teeskentelemätön ihailua.
"Bu güzel dışarı gerekçeli," Ben yapmacıksız hayranlık bağırdı."Te indokolt ki szépen:" Én kiáltotta őszinte csodálattal.
"Bu güzel dışarı gerekçeli," Ben yapmacıksız hayranlık bağırdı."Ty odôvodnené to krásne," zvolal som nepredstierané obdiv.
"Bu güzel dışarı gerekçeli," Ben yapmacıksız hayranlık bağırdı."Ty odůvodněné to krásně," zvolal jsem v pravý obdiv.
"Bu güzel dışarı gerekçeli," Ben yapmacıksız hayranlık bağırdı."Ty uzasadnioną go pięknie," I zawołał w niekłamany podziw.
"Bu güzel dışarı gerekçeli," Ben yapmacıksız hayranlık bağırdı."Você fundamentado-lo muito bem", exclamei em admiração sincera.
"Bu güzel dışarı gerekçeli," Ben yapmacıksız hayranlık bağırdı."Vous l'avez admirablement raisonné", m'écriai-je en admiration sincère.
"Bu güzel dışarı gerekçeli," Ben yapmacıksız hayranlık bağırdı."Θα είναι αιτιολογημένη από όμορφα," φώναξα σε ανυπόκριτος θαυμασμός.
"Bu güzel dışarı gerekçeli," Ben yapmacıksız hayranlık bağırdı."Ви мотивоване його красиво", я вигукнув непідробним захопленням.
"Bu güzel dışarı gerekçeli," Ben yapmacıksız hayranlık bağırdı."Вы мотивированное его красиво", я воскликнул неподдельным восхищением.
"Bu güzel dışarı gerekçeli," Ben yapmacıksız hayranlık bağırdı."Ти го мотивирано красиво", възкликна нелицемерна възхищение.
"Bu güzel dışarı gerekçeli," Ben yapmacıksız hayranlık bağırdı."אתה נימק את זה יפה," קראתי בהערצה כנה.
"Bu güzel dışarı gerekçeli," Ben yapmacıksız hayranlık bağırdı."أنت جميلة مسبب بها" ، هتف لي في الإعجاب الصادق.
"Bu güzel dışarı gerekçeli," Ben yapmacıksız hayranlık bağırdı."それはすべてのリンクの輪真まだありませんので、長鎖であり、。"
Bunların hepsi aşağı eğimli toplam talep eğrisini açıklamaya yönelik olası teoriler veya gerekçeler.Tohle všechno jsou možné teorie nebo odůvodnění pro klesající sklon křivky agregátní potpávky.
Bunların hepsi aşağı eğimli toplam talep eğrisini açıklamaya yönelik olası teoriler veya gerekçeler.To wszystko to teorie, możliwości wytłumaczenia zjawiska opadania krzywej popytu zagregowanego
Bunların hepsi aşağı eğimli toplam talep eğrisini açıklamaya yönelik olası teoriler veya gerekçeler.Це всі можливі теорії та підстави для падіння кривої сукупного попиту.
Bunu iyi bir gerekçeyle yapmış olabilirdim.Có lẽ tôi có lí do đúng đắn.
Bunu iyi bir gerekçeyle yapmış olabilirdim.Forse l'ho fatto per una buona ragione.
Bunu iyi bir gerekçeyle yapmış olabilirdim.어쩌면 제가 정당한 이유로 그랬을지도 모릅니다.
Bunu iyi bir gerekçeyle yapmış olabilirdim.Misschien deed ik het om een goede reden.
Bunu iyi bir gerekçeyle yapmış olabilirdim.Może kierowałem się dobrymi pobudkami.
Bunu iyi bir gerekçeyle yapmış olabilirdim.Možná jsem to udělal z dobrého úmyslu.
Bunu iyi bir gerekçeyle yapmış olabilirdim.Možno som na to mal dobrý dôvod.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod