Ana içeriğe geç
Sözlük

ger ile cümle

ger kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Dün ona söylediğimden gerçekten pişmanım.I really regret what I said to her yesterday.
Yanımda bir şemsiye almama gerek yoktu.I didn't need to take an umbrella with me.
Hemen bir karar veremem. Önce patronumla konuşmam gerekecek.I can't make a decision on the spot. I'll have to talk to my boss first.
Zamanın gerisinde kalmayayım diye her gün gazete okumayı bir alışkanlık haline getirdim.I make it a rule to read the newspaper every day lest I should fall behind the times.
Ne hissettiğimi söyleyebilmeyi gerekli buluyorum.I find it necessary to be able to say what I feel.
O tür bir şeyi gerçekten istemiyorum.I don't really care for that sort of thing.
Emanet aldığım bıçağı geri verdim.I returned the knife which I had borrowed.
Yeni arabamdan gerçekten memnunum.I am really pleased with my new car.
Ben gerçeği öğrendim.I found out the truth.
Ben gerçeği biliyorum.I know the truth.
Kayıp zamanı telafi etmek için çok çalışmam gerekiyor.I must study hard to make up for lost time.
Erkek kardeşimle tartışmamam gerektiğini biliyorum.I know better than to quarrel with my brother.
Ben gerçekten şehir hayatını severim.I really like city life.
Ben kayboldum ve otele geri dönüş yolumu bulmada zor bir zaman geçirdim.I got lost and had a hard time finding my way back to the hotel.
Kaybolup da otele geri dönmeye çalışırken epey zorlandım.I got lost and had a hard time finding my way back to the hotel.
Ben Japonya'ya ger döndüm.I returned to Japan.
Japon ekonomisi hakkında bir yazı bitirmem gerekiyor.I have to complete a paper on the Japanese economy.
Ondan parayı geri aldım.I got the money back from him.
Onun yokluğunun gerçek nedenini biliyorum.I know the real reason for his absence.
Onun gerçekten işe başladığın asla görmedim.I've never seen him really get down to work.
Ona yalan söylememem gerektiğini biliyorum.I know that I should not tell him a lie.
Ona derhal geri gelmesini tavsiye ettim.I advised him to come back at once.
Ona arabamı nereye park etmem gerektiğini sordum.I asked him where I should park my car.
Onun tekrar denemesi gerektiği konusunda onu ikna ettim.I persuaded him that he should try again.
Ondan geri kalmamak için çok çalışmalıyım.I must study hard in order to keep up with him.
Gerçekten ne olduğunu ona anlatmaya çalıştım ama o benim sözümü kesiyor.I was trying to tell him what had really happened, but he cut me short.
Ondan hoşlanıyorum fakat aynı zamanda ona gerçekten inanmıyorum.I like him, but at the same time I don't really trust him.
Onun gerçek amacını anlayamıyorum.I fail to understand his true aim.
Onun hikayesinin gerçekliğinden şüphe ediyorum.I doubt the truth of his story.
Onu durdurmaya çalıştım, ama beni geride bıraktı.I tried to stop him, but he left me behind.
Onunla tartışmamam gerektiğini biliyorum.I know better than to quarrel with her.
Ona gerçeği söylemeliydim.I ought to have told her the truth.
Bana gerçeği söylemesini istedim ama o başını salladı.I told her to tell me the truth, but she shook her head.
Yoruldum; yine de, ben ödevimi bitirmem gerekiyor.I am tired; nevertheless, I must finish my homework.
Bu konu hakkında gerçekten mutsuzum.I'm really unhappy about this.
Gerekliliğin icadın anası olduğu fikrindeyim.I am of the opinion that necessity is the mother of invention.
Hasta olduğum için daveti geri çevirmek zorunda kaldım.I had to decline the invitation because I was ill.
Benim mantıklı bir insan olmam gerekiyor.I'm supposed to be sensible human.
Anneme gerçekten bağlıyım.I'm really attached to my mother.
Anneme yardım etmem gerekiyor.I have to help Mother.
Kitabı rafına geri koydum.I returned the book to its shelf.
Ben gerçekten yaz tatilini özlüyorum.I'm really longing for summer vacation.
Ben gerçekten ondan keyif aldım.I really enjoyed it.
Geleceğin hakkında gerçekten endişeliyim.I'm really concerned about your future.
Gerçekten bir hortlak gördüm.I actually saw a ghost.
Gerçekten ona öyle bakmıyorum.I don't really look at it that way.
Yarın Kanada'ya geri geleceğim.I will come back to Canada tomorrow.
Yarın Japonya'ya geri geleceğim.I'll come back to Japan tomorrow.
Geri geleceğim.I'll come back.
Gelecek hafta New York'a gitmem gerekiyor.I'm supposed to go to New York next week.
Önümüzdeki çarşambaya kadar raporumu teslim etmem gerekiyor.I have to hand in my report by next Wednesday.
Treni kaçırdım. Daha erken gelmiş olmam gerekirdi.I missed the train. I should have come earlier.
O bana saat altıya kadar işi bitirmem gerektiğini söyledi.He told me that I must finish the work by six.
Bu gerçeği unutmaya eğilimliyiz.We are apt to forget this fact.
Davayı gözden geçirmemiz gerekir.We need to review the case.
Gerçekten kullanmadığımız şeylere yığınla para harcıyoruz.We spend piles of money on the things we don't really use.
Biz onun haberi olmadan onu geri almayı başardık.We managed to get it back without her knowing.
Hangi arabaya binmemiz gerektiğini bilmiyorduk.We didn't know which car we should get in.
Hepimizin trafik kurallarını bilmesi gerekiyor.We are all supposed to know the traffic rules.
Daha erken kalkmamıza gerek var mı?Should we get up earlier?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod