Senin planın çok miktarda para gerektirir.Your plan requires a large amount of money.
Evinin boyanması gerek.Your house needs painting.
Renkli gömleğiniz gerçekten dikkat çekiyor.Your colorful shirt really stands out.
Gerçeği bilme hakkına sahipsin.You have the right to the truth.
Seninle konuşmam gereken bir şey var.There's something I need to talk with you about.
Yanımda olmanızdan gerçekten memnun oldum.I really enjoyed your company.
Refakatinizden gerçekten keyif aldım.I really enjoyed your company.
Önümüzdeki hafta geri getirmen şartıyla kitabı sana ödünç vereceğim.I'll lend you the book, provided you return it next week.
Gerçekten söylemek istediğiniz nedir?What is it that you really want to say?
Kızgın olmanın gerekmesi doğaldır.It is natural that you should get angry.
Yaşamın hakkında düşünmen gereklidir.It is necessary for you to think about your life.
Gitmek istemiyorsan, gitmene gerek yok.If you don't want to go, you don't need to.
Yakın bir gelecekteki senin ziyaretini gerçekten dört gözle bekliyorum.I really look forward to your visit in the near future.
Taşımak istediğin şeyin taşınmasına gerek yok.The thing that you are intending to carry does not need to be carried.
Onu yapmana gerek yok.There is no necessity for you to do that.
Onu yapman gereksiz.There is no necessity for you to do that.
İşi bırakman gerekli değil.It is not necessary for you to quit the job.
Bu civarda gerçekten başka bir kişi daha kullanabiliriz.We could really use another person around here.
Gerisini sana yarın anlatacağım.I will tell you the rest tomorrow.
Tatilinizi iptal etmenize gerek yok.You don't have to cancel your vacation.
O gerçekten mükemmel bir idiottur.He is really a perfect idiot.
Oh, bu konuda endişelenmenize gerek yok.Oh, don't worry about it.
Dokuza kadar geri döneceğim.I will be back by nine.
Saat yediye geliyor. Okula gitmemiz gerek.It is close to seven o'clock. We have to go to school.
Altı yaş ve üstü çocukların okula gitmeleri gerekir.Children of six and above should attend school.
Lütfen beşe kadar bekle, o zaman geri dönecek.Please wait till five, when he'll be back.
İki motosikleti karşılaştırman gerekir.You should compare the two motorcycles.
Üç yıllık savaşın ardından barış geri döndü.Peace has returned after three years of war.
Lütfen yarım saat sonra geri gel.Please come back after half an hour.
Otuz dakika içinde geri dönmelisin.You have to come back in 30 minutes.
İki haftalık süre içinde geri döneceğim.I will be back in two week's time.
İki saat içinde geri döneceğim.I'll be back in two hours.
Seni yirmi dakika içerisinde geri arayabilir miyim?Can I call you back in twenty minutes?
Üç yirmilik, altı beşlik ve gerisini birlik istiyorum.I'd like three twenties, six fives, and the rest in ones.
Sonuçlar bir hafta içinde geri gelecektir.The results will be back in a week.
Bir saat içinde ödevimi bitirmem gerekiyor.I must finish my homework in an hour.
Bana bir dolar geri verin, lütfen.Give me $1.00 back, please.
Bir ay içinde geri gel.Come back within a month.
On sekiz yaşın altındaki insanların alkollü içki satın almamaları gerekiyor.People under eighteen aren't supposed to buy alcoholic drinks.
Saat 11'e kadar geri döneceğine söz verdiğin sürece, dışarı çıkabilirsin.You can go out, as long as you promise to be back by 11 o'clock.
Gençler bugünün acımasız gerçeklerine uymalılar.Teenagers must adapt to today's harsh realities.
Ondan önce geri dönmelisin.You must be back before ten.
Saat ona kadar geri dönmelisin.You must be back by 10 o'clock.
Onda geri döneceğim.I'll be back at ten.
On ay bir yokluktan sonra o eve geri döndü.After an absence of ten months, he returned home.
Ondan sıfıra kadar geri say.Count from 10 down to zero.
Hiroshi "Bu benim ilk uçuşum. Gerginim," diye konuştu."This is my first flight. I'm nervous," says Hiroshi.
Onu görmem gerekiyor. " Ne için? ""I have to see him." "What for?"
"Ne zaman döndün?" "Ben önceki gün geri döndüm.""When did you return?" "I came back the day before yesterday."
Kitabı masaya geri koysan iyi olur, zira sahibi oraya geri dönecek.You had better put the book back on the desk, for the owner will come back there.
"Ben gerçekten yaparım, " küçük siyah tavşan cevap verdi."I really do," replied the little black rabbit.
O, bana gitmemiz gerektiğini önerdi.He suggested to me that we should go.
Patronu gerçeği öğrendiğinde, yalan onun başını derde soktu.The lie got him in trouble when his boss found out the truth.
Patronu gerçeği öğrendiğinde yalan onun başını belaya soktu.The lie got him in trouble when his boss found out the truth.
Sen gerçekleştirmedikçe hiçbir şey olmaz.Nothing happens unless you make it happen.
Gerçekleştirmediğin sürece hiçbir şey olmaz.Nothing happens unless you make it happen.
Sadece tek bir gerçek var.There is only one truth!
Sekiz topta beni geride bıraktın.You've got me behind the eight ball.
Yapmanız gereken bütün şey bana inanmaktır.All you have to do is believe me.
Gerçekten deneyebilip deneyemeyeceğini merak ediyorum.I wonder if you can really try.