Gerci, Kevin Kelly'ye kulak verirseniz, hicbir sey hatirlamak zorunda degilsiniz.مع ان الاستماع الى كيفن كالي لا يستوجب منك تذكر اي شيئ.
Gerci, Kevin Kelly'ye kulak verirseniz, hicbir sey hatirlamak zorunda degilsiniz.雖然,根據Kevin Kelly 所講,做人唔駛記咁多嘢。
Gerçi kimi Mesihi kıskançlık ve rekabetle, kimiyse iyi niyetle duyuruyor.Alcuni, è vero, predicano Cristo anche per invidia e spirito di contesa, ma altri con buoni sentimenti
Gerçi kimi Mesihi kıskançlık ve rekabetle, kimiyse iyi niyetle duyuruyor.Algunos, a la verdad, predican a Cristo por envidia y contienda, pero otros lo hacen de buena voluntad
Gerçi kimi Mesihi kıskançlık ve rekabetle, kimiyse iyi niyetle duyuruyor.Etliche zwar predigen Christum um des Neides und Haders willen, etliche aber aus guter Meinung.
Gerçi kimi Mesihi kıskançlık ve rekabetle, kimiyse iyi niyetle duyuruyor.어떤이들은 투기와 분쟁으로 어떤이들은 착한 뜻으로 그리스도를 전파하나니
Gerçi kimi Mesihi kıskançlık ve rekabetle, kimiyse iyi niyetle duyuruyor.Muutamat tosin julistavat Kristusta kateudestakin ja riidan halusta, mutta toiset hyvässä tarkoituksessa:
Gerçi kimi Mesihi kıskançlık ve rekabetle, kimiyse iyi niyetle duyuruyor.Nekateri sicer oznanjajo Kristusa tudi iz zavisti in prepirljivosti, nekateri pa tudi iz dobre volje.
Gerçi kimi Mesihi kıskançlık ve rekabetle, kimiyse iyi niyetle duyuruyor.Někteří zajisté jen z závisti a navzdoru, někteří pak také z oblíbení sobě toho Krista káží.
Gerçi kimi Mesihi kıskançlık ve rekabetle, kimiyse iyi niyetle duyuruyor.Némelyek ugyan irígységbõl és versengésbõl is, de mások jóakaratból is hirdetik a Krisztust.
Gerçi kimi Mesihi kıskançlık ve rekabetle, kimiyse iyi niyetle duyuruyor.Niektorí síce aj pre závisť a svár, ale niektorí aj zo záľuby hlásajú Krista,
Gerçi kimi Mesihi kıskançlık ve rekabetle, kimiyse iyi niyetle duyuruyor.Nogle prædike vel også Kristus for Avinds og Kivs Skyld, men nogle også i en god Mening.
Gerçi kimi Mesihi kıskançlık ve rekabetle, kimiyse iyi niyetle duyuruyor.Unii, este adevărat, propovăduiesc pe Hristos din pizmă şi din duh de ceartă; dar alţii din bunăvoinţă.
Gerçi kimi Mesihi kıskançlık ve rekabetle, kimiyse iyi niyetle duyuruyor.Vel forkynner også somme Kristus av avind og for kivs skyld, men andre dog også av velvilje;
Gerçi kimi Mesihi kıskançlık ve rekabetle, kimiyse iyi niyetle duyuruyor.Verdade é que alguns pregam a Cristo até por inveja e contenda, mas outros o fazem de boa mente;
Gerçi kimi Mesihi kıskançlık ve rekabetle, kimiyse iyi niyetle duyuruyor.Wszakże niektórzy z zazdrości i z sporu, a niektórzy też z dobrej woli Chrystusa każą.
Gerçi kimi Mesihi kıskançlık ve rekabetle, kimiyse iyi niyetle duyuruyor.Τινες μεν και δια φθονον και εριδα, τινες δε και απο καλης θελησεως κηρυττουσι τον Χριστον
Gerçi kimi Mesihi kıskançlık ve rekabetle, kimiyse iyi niyetle duyuruyor.Деякі з зависти та перекору, а инші з доброї волї проповідують Христа.
Gerçi kimi Mesihi kıskançlık ve rekabetle, kimiyse iyi niyetle duyuruyor.Некоторые, правда, по зависти и любопрению, а другие с добрым расположением проповедуют Христа.
Gerçi kimi Mesihi kıskançlık ve rekabetle, kimiyse iyi niyetle duyuruyor.הן יש מגידים את המשיח מקנאה וריב ויש מגידים בכונה טובה׃
Gerçi kimi Mesihi kıskançlık ve rekabetle, kimiyse iyi niyetle duyuruyor.اما قوم فعن حسد وخصام يكرزون بالمسيح واما قوم فعن مسرة.
Gerçi kimi Mesihi kıskançlık ve rekabetle, kimiyse iyi niyetle duyuruyor.有 的 傳 基 督 、 是 出 於 嫉 妒 分 爭 . 也 有 的 是 出 於 好 意
Gerçi kimi Mesihi kıskançlık ve rekabetle, kimiyse iyi niyetle duyuruyor.有的 傳 基督 、 是 出於 嫉妒 分爭 . 也 有的 是 出於 好意
Gerçi kimsenin de umurunda olmadı.Hoci, nezdá sa, že by sa niekto staral.
Gerçi kimsenin de umurunda olmadı.아무도 신경쓰는 사람은 없었습니다.
Gerçi kimsenin de umurunda olmadı.למרות שלא נראה שלמישהו היה איכפת.
Gerçi klasik mekanikte genellikle 3 boyuttan fazlasına gitmemiz gerekmiyor.하지만, 저희가 공학쪽으로 다루고 있다면 보통은 3차원 이상을 넘어가지는 않습니다.
Gerçi klasik mekanikte genellikle 3 boyuttan fazlasına gitmemiz gerekmiyor.Maar we gaan met meer dan één of twee dimensies werken.
Gerçi klasik mekanikte genellikle 3 boyuttan fazlasına gitmemiz gerekmiyor.Normalmente no tenemos que ir mas alla de tres dimensiones.
Gerçi klasik mekanikte genellikle 3 boyuttan fazlasına gitmemiz gerekmiyor.אין לנו צורך לעבוד יותר מאשר בשלושה מימדים.
Gerçi klasik mekanikte genellikle 3 boyuttan fazlasına gitmemiz gerekmiyor.على الرغم إذا تعاملنا مع الميكانيكا عادةً لانحتاج أكثر من ثلاثة أبعاد
Gerçi muhtemelen bununla aşinasınız.كلمة براقة جداً! ولكن ربما كنتم على دراية بهذه الكلمة
Gerçi muhtemelen bununla aşinasınız.なぜなら、もうたくさん運動エネルギーについて話しましたから。
Gerçi o, çoğu zaman kör olmasını mesele yapmadı.Det var ikke noget han gjorde særlig meget ud af, for det meste.
Gerçi o, çoğu zaman kör olmasını mesele yapmadı.Ebből a tényből általában nem csinált nagy ügyet.
Gerçi o, çoğu zaman kör olmasını mesele yapmadı.En général, il n'en faisait pas une affaire.
Gerçi o, çoğu zaman kör olmasını mesele yapmadı.Era uma coisa a que ele não dava muita importância.
Gerçi o, çoğu zaman kör olmasını mesele yapmadı.Era una cosa a cui lui non badava molto, di solito.
Gerçi o, çoğu zaman kör olmasını mesele yapmadı.Este era un hecho al cual no le daba mucha importancia, generalmente.##
Gerçi o, çoğu zaman kör olmasını mesele yapmadı.Es war eine Tatsache, um die er nie viel Aufheben machte.
Gerçi o, çoğu zaman kör olmasını mesele yapmadı.아버지는 보통 그 사실에 대해서 그다지 호들갑을 떨지 않으셨죠.
Gerçi o, çoğu zaman kör olmasını mesele yapmadı.Nhưng ông chẳng than phiền mấy là bao.
Gerçi o, çoğu zaman kör olmasını mesele yapmadı.Nie był jednak na tym punkcie przewrażliwiony.
Gerçi o, çoğu zaman kör olmasını mesele yapmadı.Se ştia că, în general, nu făcea mare caz de asta.
Gerçi o, çoğu zaman kör olmasını mesele yapmadı.Ήταν κάτι στο οποίο, συνήθως, δεν έκανε ιδιαίτερη αναφορά.
Gerçi o, çoğu zaman kör olmasını mesele yapmadı.Обычно он не придавал этому большого значения.
Gerçi o, çoğu zaman kör olmasını mesele yapmadı.Това беше факт, на който той обикновено не отдаваше голямо значение.
Gerçi o, çoğu zaman kör olmasını mesele yapmadı.הוא לא עשה מזה עניין גדול בדרך כלל.
Gerçi o, çoğu zaman kör olmasını mesele yapmadı.وفي الحقيقة أنه لم يثر ضجة للأمر, عادة.
Gerçi ona istediğimiz harfi verebiliriz ama kolaylık için C kullanıyoruz.피타고라스 정리에서는 C라고 해요 간단하게 하기 위해
Gerçi ona istediğimiz harfi verebiliriz ama kolaylık için C kullanıyoruz.Vi kan i realiteten godt ændre navnene på siderne.
Gerçi şu gerçeği fazlasıyla kabullendik ki biz, BMW çatısı altında çalışan hanımlarız.하지만 우린 이 사실을 거의 완전하게 받아들였습니다 저와 같은 디자이너들이 BMW라는 기관 내의 여성이라는 것을요 --
Gerçi şu gerçeği fazlasıyla kabullendik ki biz, BMW çatısı altında çalışan hanımlarız.Celkom sme prijali skutočnosť, že my sme ženami v organizácii BMW --
Gerçi şu gerçeği fazlasıyla kabullendik ki biz, BMW çatısı altında çalışan hanımlarız.Eléggé elfogadtuk ezt a tényt, bár mi vagyunk a nők a BMW szervezetében --
Gerçi şu gerçeği fazlasıyla kabullendik ki biz, BMW çatısı altında çalışan hanımlarız.Hemos aceptado en gran medida, no obstante, el hecho de que somos las mujeres en la organización de BMW --
Gerçi şu gerçeği fazlasıyla kabullendik ki biz, BMW çatısı altında çalışan hanımlarız.Im Großen und Ganzen haben wir dennoch die Tatsache akzeptiert, dass wir bei BMW die Frauen sind --
Gerçi şu gerçeği fazlasıyla kabullendik ki biz, BMW çatısı altında çalışan hanımlarız.Însă practic am acceptat faptul că noi suntem femeile din organizația BMW --
Gerçi şu gerçeği fazlasıyla kabullendik ki biz, BMW çatısı altında çalışan hanımlarız.Noi abbiamo grossomodo accettato il fatto, tuttavia, che noi siamo le signore nell'organizzazione alla BMW -
Gerçi şu gerçeği fazlasıyla kabullendik ki biz, BMW çatısı altında çalışan hanımlarız.Nous avons à peu près accepté le fait, cependant, que nous sommes les femmes dans l'organisation chez BMW -
Gerçi şu gerçeği fazlasıyla kabullendik ki biz, BMW çatısı altında çalışan hanımlarız.We hebben zowat het feit geaccepteerd dat we de vrouwen zijn in de organisatie bij BMW --