Ailem beni gerçekten seviyor.My parents really love me.
Henüz gerçekten Boston'da bulunmadım.I haven't actually been to Boston yet.
Gerçekten değiştiremediğim planlarım var.I've got plans I really can't change.
Ben gerçekten kötü bir gün geçirdim.I've had a real bad day.
Bugün gerçekten kötü bir gün geçirdim.I've had a really bad day today.
Bu gece gerçekten iyi vakit geçirdim.I've had a really good time tonight.
Gerçekten zor bir gün geçirdim.I've had a really hard day.
Gerçekten uzun bir süredir Tom'u tanıyorum.I've known Tom a real long time.
O konuda gerçekten hiç düşünmedim.I've never really thought about that.
Gerçekten henüz onu çözemedim.I haven't really figured that out yet.
Gerçekten seni özledim.I've really missed you.
Gerçekten bu konuda düşünmedim.I haven't really thought about it.
Tom'un bazı gerçekten şaşırtıcı şeyler yaptığını gördüm.I've seen Tom do some really amazing things.
Kumar oynamayı gerçekten tasvip etmiyorumI don't really approve of gambling.
Bunu gerçekten umursamıyorum.I don't really care about that.
Tom'un nerede olduğunu gerçekten umursamıyorum.I don't really care where Tom has been.
Gerçekten canım okumak istemiyor.I don't really feel like reading.
Gerçekten bir seçeneğim yok.I don't really have a choice.
Gerçekten bir ailem yok.I don't really have a family.
Gerçekten hiç planım yok.I don't really have any plans.
Ne olduğunu gerçekten bilmiyorum.I don't really know what happened.
Gerçekten başka bir arabaya ihtiyacım yok.I don't really need another car.
Gerçekten öyle şarkı söyleyemem.I don't really sing like that.
Bunun gerçekten bozuk olduğunu sanmıyorum.I don't think it's really broken.
Gerçekten anladığını sanmıyorum.I don't think you really understand.
Sanırım gerçekten umursamıyorsun.I guess you don't really care.
Gerçekten umursamadım, biliyor musun?I really didn't care, you know?
Bugün gerçekten buna ihtiyacım yoktu.I really didn't need this today.
Gerçekten canım konuşmak istemiyor.I really don't feel like talking.
Benim gerçekten çok vaktim yok.I really don't have much time.
Onun gerekli olduğunu gerçekten sanmıyorum.I really don't think that's necessary.
Gerçekten Fransızca anlamıyorum.I really don't understand French.
Kadınları gerçekten anlamıyorum.I really don't understand women.
Gerçekten oraya gitmek istemiyorum.I really don't want to go there.
Gerçekten hasta olmayacağını umuyorum.I really hope you don't get sick.
Gerçekten dikkat etmiyordum.I really wasn't paying attention.
Sanırım gerçekten aptalca bir şey yaptım.I think I've done something really stupid.
Üzgünüm, gerçekten hatırlamıyorum.I'm sorry, I don't really remember.
Gerçekten acıktım.I got really hungry.
Sadece Tom'un gerçekten ona inandığına inanmayı zor buluyorum.I just find it hard to believe that Tom really believes that.
Ben sadece gerçekten iyi bir kitap okudum.I just read a really good book.
Ben sadece gerçekten şimdi seninle olmak istiyorum.I just really need to be with you now.
Yalnızca seni gerçekten öpmek istiyorum. Sakıncası var mı?I just really want to kiss you. Would you mind?
Seni gerçekten sevdiğimi bilmeni istiyorum yalnızca.I just want you to know that I really like you.
Beni gerçekten sevmediğini unutmaya devam ediyorum.I keep forgetting you don't really like me.
Bunun gerçekten olduğundan biraz şüphe ediyorum.I kind of doubt that that actually happened.
Bunun senin için gerçekten zor olduğunu biliyorum.I know it's been really hard for you.
Yarın yapabileceğimiz gerçekten eğlenceli bir şey biliyorum.I know something really fun we can do tomorrow.
Ben bunun gerçekten olamayacağını biliyorum.I know that can't really happen.
Senin gerçekten istediğinin bu olmadığını biliyorum ama sahip olduğum bu kadar.I know this isn't what you really wanted, but it's all I have.
Tom'un gerçekten seni önemsediğini biliyorum.I know Tom really does care about you.
Birbirimizi gerçekten o kadar iyi tanımadığımızı biliyorum.I know we don't really know each other all that well.
Tom'a gerçekten ne olduğunu biliyorum.I know what really happened to Tom.
Tom'u gerçekten sevdiğini biliyorum.I know you really like Tom.
Gerçekten Tom'la çıkmak istemediğini yeterince iyi bildiğini biliyorum.I know you well enough to know that you didn't really want to go out with Tom.
Gerçekten seninle aynı fikirdeyim.I really agree with you.
Gerçekten gitmek zorunda kalabilirim.I may actually have to go.
Ben gerçekten bunu çok düşünmedim.I never really gave it much thought.
Gerçekten Tom'u tanımıyordum.I never really knew Tom.
Ne olduğunu gerçekten bilmiyordum.I never really knew what happened.