Ben gerçekten çok kızdım.I got really mad.
Gerçekten çılgına dönmüştüm.I got really mad.
Gerçekten acımadı.It didn't really hurt.
Ben gerçekten kazanmayı beklemiyordum.I didn't really expect to win.
Tom'u gerçekten o kadar iyi tanımıyorum.I didn't really know Tom that well.
Ne olduğunu gerçekten anlamadım.I didn't really understand what was happening.
Bugün Tom'u gerçekten görmek istemedim.I didn't really want to see Tom today.
Tom'un gerçekten dikkat ettiğini düşünmüyordum.I didn't think Tom was really paying attention.
Ben gerçekten duygularını paylaşıyorum.I do sympathize with you.
Bunun gerçekten de olduğuna inanmıyorum.I don't believe this is really happening.
Gerçekten Japon tatlıları, Japon çayı ile iyi gider.Indeed, Japanese sweets go well with Japanese tea.
Bugün gerçekten meşgulüm yoksa kabul ederdim.I'm really busy today, otherwise I would accept.
Bunu nasıl yaptığın gerçekten umurumda değil.I don't really care how you do it.
Ne düşündüğün gerçekten umurumda değil.I don't really care what you think.
Tom hakkında gerçekten bir şey bilmiyorum.I don't really know anything about Tom.
Tom hakkında gerçekten çok şey bilmiyorum.I don't really know that much about Tom.
Gerçekten Tom hakkında çok şey bilmiyorum.I don't really know that much about Tom.
Tom'u gerçekten hiç tanımıyorum.I don't really know Tom at all.
Tom'a ne olduğunu gerçekten bilmiyorum.I don't really know what happened to Tom.
Bunun ne anlama geldiğini gerçekten bilmiyorum.I don't really know what that means.
Ne söyleyeceğimi gerçekten bilmiyorum.I don't really know what to say.
Onun hakkında konuşmayı gerçekten sevmiyorum.I don't really like to talk about it.
Tom hakkında konuşmaktan gerçekten hoşlanmıyorum.I don't really like to talk about Tom.
Tom'dan artık gerçekten hoşlanmıyorum.I don't really like Tom anyway.
Gerçekten herhangi bir sorun olacağını sanmıyorum.I don't really think there'll be any trouble.
Tom'un gitmek istediğini gerçekten sanmıyorum.I don't really think Tom wants to go.
Ben gerçekten problemi anlamıyorum.I don't really understand the problem.
Ne olduğunu gerçekten anlamıyorum.I don't really understand what just happened.
Onu yapmak için gerçekten karar verdiğimi hatırlamıyorum.I don't remember actually deciding to do that.
Hiç kimsenin gerçekten yardım etmenizi beklediğini sanmıyorum.I don't think anyone really expected you to help.
Herhangi birinin gerçekten gerçek beni tanıdığını sanmıyorum.I don't think anyone really knows the real me.
Birinin Tom'un mutlu olduğunu gerçekten düşündüğünü sanmıyorum.I don't think anyone really thought Tom was happy.
Tom'un raporu yazmayı bitirmek için gerçekten yeterli zamanı olduğunu sanmıyorum.I don't think Tom really has enough time to finish writing the report.
Tom'un yardım etmek için gerçekten zamanı olduğunu sanmıyorum.I don't think Tom really has time to help.
Buna gerçekten inandığını sanmıyorum.I don't think you really believe that.
Onun hasta olması gerçeği beni gerçekten endişelendiriyor.The fact that she's sick really worries me.
Gerçekten olan şeyin bu olduğundan şüpheliyim.I doubt that's what really happened.
Tom'un gerçekten bir doktor olduğundan kuşku duyuyorum.I doubt Tom is really a doctor.
Tom'un gerçekten o kadar salak olabileceğinden kuşku duyuyorum.I doubt Tom is really that gullible.
Geleneksel Japon tatlıları gerçekten Japon çayı ile iyi gider.Traditional Japanese sweets really do go well with Japanese tea.
Bunun hakkında gerçekten kötü hissediyorum.I feel really bad about this.
Gerçekten kötü hissediyorum.I feel really bad.
Gerçekten aptal gibi hissediyorum.I feel really stupid.
Kendimi gerçekten oraya aitmişim gibi hissettim.I felt like I really belonged there.
Kendimi gerçekten oraya aitmiş gibi hissettmiştim.I felt like I really belonged there.
Gerçekten oraya ait olduğumu hissettim.I felt like I really belonged there.
Dün gerçekten iyi vakit geçirdim.I had a really good time yesterday.
Ben senin ailenle gerçekten harika zaman geçirdim.I had a really great time with your family.
Boston'da gerçekten güzel bir zaman geçirdim.I had a really lovely time in Boston.
Bu gece gerçekten hoş bir zaman geçirdim.I had a really nice time tonight.
Tom'un evinde gerçekten harika bir zaman geçirdim.I had a really wonderful time at Tom's house.
Onu yapmayı planlamamıştım fakat gerçekten yapmamı istiyorsan yapabilirim.I hadn't planned to do that, but I can if you really want me to.
Şimdiye kadar onu gerçekten düşünmedim.I hadn't really considered that until now.
Sen bahsedinceye kadar Tom'un saç tıraşı olduğunu gerçekten fark etmedim.I hadn't really noticed Tom got a haircut until you mentioned it.
Gerçekten fark etmedim.I hadn't really noticed.
Fikirlerin gerçekten yerde bir evi yok, onlar insanlar arasında havada yüzer.Ideas don't really have a home on the ground, they float in the air between people.
Tom gerçekten Mary'ye abayı yaktı.Tom really did fall for Mary.
Ödül aldığına gerçekten şaşırdım.I'm really surprised you got a prize.
Onun ablasını gerçekten çok seviyorum.I really love her older sister a lot.
Onun küçük kız kardeşini gerçekten çok seviyorum.I really love her younger sister a lot.