gerçeklik ile cümle
gerçeklik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.36
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Yani, bunda da bir gerçeklik payı var mı?Ich meine, ist daran ein Funken Wahrheit?
Yani, bunda da bir gerçeklik payı var mı?Ik bedoel, zit daar ook wat in?
Yani, bunda da bir gerçeklik payı var mı?Je na tom aspoň trochu pravdy?
Yani, bunda da bir gerçeklik payı var mı?되었다는 의미에서요. 이런 것도 이유가 될수 있을까요?
Yani, bunda da bir gerçeklik payı var mı?Será que isso também tem um fundo de verdade?
Yani, bunda da bir gerçeklik payı var mı? Steven Pinker:E și aici un sâmbure de adevăr?
Yani, bunda da bir gerçeklik payı var mı? Steven Pinker:また 他人の立場に思いを馳せることの
Yani, bunda da bir gerçeklik payı var mı?Úgy értem: van ebben némi igazság?
Yani, bunda da bir gerçeklik payı var mı?Δεν έχει κι αυτό μια δόση αλήθειας;
Yani, bunda da bir gerçeklik payı var mı?Ведь в этом тоже есть доля правды?
Yani, bunda da bir gerçeklik payı var mı?Имам предвид, това също ли е зрънце истина?
Yani, bunda da bir gerçeklik payı var mı?Чи є в цьому також раціональне зерно?
Yani, bunda da bir gerçeklik payı var mı?נעשה לפיכך קטן יותר. האם יש בכך שמץ אמת?
Yani, bunda da bir gerçeklik payı var mı?أصبح صغيراَ جدا . أقصد , هل هناك أي أثر للحقيقة هنا ؟
Yani gözlem işine baktığınızda, bu, yine aynı gerçekliktir, bölünmezdir.Así que si miras el ser un testigo, todo es la misma realidad indivisible.
Yani gözlem işine baktığınızda, bu, yine aynı gerçekliktir, bölünmezdir.Jadi jika kau fokus pada penyaksian, itu merupakan kenyataan sama yang tidak terpisahkan
Yani gözlem işine baktığınızda, bu, yine aynı gerçekliktir, bölünmezdir.Quindi se consideri l'osservare, è esattamente la stessa realtà indivisibile.
Yani gözlem işine baktığınızda, bu, yine aynı gerçekliktir, bölünmezdir.כך שאם אתם מסתכלים בצפייה, זו בדיוק אותה המציאות - שאינה ניתנת לחלוקה.
Yani sonunda, bu kucuk gerceklik durumu saglar.Quindi almeno questo piccolo controllo tiene.
Yani sonunda, bu kucuk gerceklik durumu saglar.اذاً على الاقل نجحت هذه الحقيقة
Yani sonunda, bu kucuk gerceklik durumu saglar.これは、特別な例でしたが、
Yaptıkları şeyin gerçeklikle bir bağı olması lazım.Deve riferirsi a qualcosa di reale.
Yaptıkları şeyin gerçeklikle bir bağı olması lazım.Hal ini seharusnya bisa berhubungan dengan sesuatu yang nyata.
Yaptıkları şeyin gerçeklikle bir bağı olması lazım.Sen pitäisi olla suhteessa johonkin todelliseen.
Yaptıkları şeyin gerçeklikle bir bağı olması lazım.Tiene que que estar relacionado con algo real
Yaptıkları şeyin gerçeklikle bir bağı olması lazım.Трябва да се свържат с нещо истинско.
Yeni bir gerçeklik gösteriyoruz çünkü, bu, dünyanın bizi nasıl algıladığıyla ilgili.새로운 현실을 보여주고 있습니다. 왜냐하면 세상은 우리를 그렇게 보니까요.
Yeni bir gerçeklik gösteriyoruz çünkü, bu, dünyanın bizi nasıl algıladığıyla ilgili.laten we een nieuwe realiteit zien. Want zo ziet de wereld ons.
Yeni bir gerçeklik gösteriyoruz çünkü, bu, dünyanın bizi nasıl algıladığıyla ilgili.len tým, že vyrábame obrázky, pretože tak nás svet vníma.
Yeni bir gerçeklik gösteriyoruz çünkü, bu, dünyanın bizi nasıl algıladığıyla ilgili.או פשוט יוצרים תמונות משום שכך העולם תופס אותנו.
Yeni bir gerçeklik gösteriyoruz çünkü, bu, dünyanın bizi nasıl algıladığıyla ilgili.فقط بعمل الصور لأن هكذا يرانا العالم.
Yeni bir gerçeklik gösteriyoruz çünkü, bu, dünyanın bizi nasıl algıladığıyla ilgili.なぜなら それが世界の見方だからです 中東のイメージは悪いものばかりでした
Yıldız tozundan yapıldığımız gerçek. Bu çok yüce bir gerçeklik.De les faire croire comme toi tu crois
Yıldız tozundan yapıldığımız gerçek. Bu çok yüce bir gerçeklik.E' letteralmente vero che noi siamo polvere di stelle, nel più sublime modo in cui uno può usare quella frase.
Zihninize tefekkür edercesine yöneldiğinizde, gezegenin canlılığındaki gerçeklik daha belirgin oluyor.Když se nad tím hluboce zamyslíte, fakt, že planeta je živý organismus, vám bude zřejmý.
Zihninize tefekkür edercesine yöneldiğinizde, gezegenin canlılığındaki gerçeklik daha belirgin oluyor.طالما أنك تدخل إلى عقلك بطريقة تأملية فإن الإحساس بحقيقة "الكوكب الحيّ" تبدو واضحة