gerçeklik ile cümle

gerçeklik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Buradan yola çıkarak sanal gerçeklik kavramının gerçek dışı bir yaşam formu olduğu da düşünülemez.How to Distinguish Real Seership from Unreal.
Hem zihin hem toplum gerçekliklerini yaratırlar.Prayer is the human mind seeking the mind of God.
Şeylerdeki gerçeklik gibi önermeler de adlarına ayrılırlar.So they agree to leave things as they are.
Alber Einstein bu konu hakkında anlaşılabilir bir gerçeklikten yanaydı.Alfred Einstein considered it genuine.
Bu gerçeklik hissini daha da arttırır.Naturally, their confidence will increase.
Bir ruhta bu değerler varsa, yeni gerçeklikler ve yeni "oluş" yolları yaratmaya kadirdir.When a spirit has those qualities, we are able to create new realities and new ways of being.
Sanal gerçeklikle tabi.Well, virtual reality.
Bu gerçeklik, bu biziz.Tourist: It's reality, it's us.
Yaptıkları şeyin gerçeklikle bir bağı olması lazım.It has to relate to something real.
Paranın toplam miktarı bankalar güven üzerinde bağlıdır gerçekliktir.The reality is that the total amount of money depends on the confidence of banks.
Adalet hakkındaki gerçeği bilmek istiyorum -- tıpkı matematikte gerçekliklerimizin olduğu gibi.I want to know the truth about justice -- like we have truths in math.
Tarafsız gerçeklikler istiyor.He wants objective truths.
Şimdi de, insanların gerçeklikten ne kadar uzak olduğunu görmek için aşağıdaki senaryoyu düşünelim.Now, to show how far from reality most humans are, let's go through the following scenario.
Ve şimdi geri döndüğümde bu hayal gerçeğe dönüşmüştü, kırılgan bir gerçeklik olmasına rağmen.And now that I'd returned, that dream had become reality, though a fragile reality.
"Kimse ada değildir." sözünde bir gerçeklik var."No man is an island."
Ve iki önemli mesaj ya da ders alınmalıdır bu gerçeklikten.And there are two important messages, or two lessons, to take from that reality.
Diğer yandan Disney Dünyası sahte bir gerçek, ya da sahte gerçeklik.Disney World, on the other hand, is a fake real, or a fake reality.
Bu türden sanal gerçeklik kullanımları sadece insanları yaşlı göstermeye yaramıyor.This use of virtual reality is not just good for making people look older.
Artırılmış gerçeklik, Layar için bir uygulama yaptık, bu AED'leri bulması için.We made an application for Layar: Augmented Reality, to find these AEDs.
Gerçeklik, insan mutluluğu için iyi bir rehber değildir.And reality isn't a particularly good guide to human happiness.
Fakat bu, gerçeklik hakkında birçok açıdan tam tersini belirtir.Yet what it asserts about reality is, in many ways, the opposite.
1999 civarı sanal gerçeklikle ilgili 4 tane film meydana çıktı...Around 1999 we had a quartet of sci-fi movies about artificial reality
Fiziksel gerçeklik ise bu karoların aynı olduğu.That is your perceptual reality.
Şimdi ise daha da ileri teknolojilerden bahsediliyor: artırılmış gerçeklik gibi.Now this is being augmented with further layers of technology like augmented reality.
"La Realidad", Türkçesi; Gerçeklik.[music] La Realidad, in English it means reality.
Bu sanal bir gerçeklik olabilir mi?Could this be a virtual reality?
Çünkü gerçeklik bu şekilde oluşuyor.Because this is how reality is created.
Bu gerçeklikle nasıl başa çıkacaklarını hayal edemediler ve edemiyorlar.They could not, and they cannot, imagine how they could really deal with this reality.
Sanatın düşüşte olduğu yakınmasının gerçeklik tanecikleri üç katmandan geliyor.The only grain of truth to this complaint that the arts are in decline come from three spheres.
Yani, bunda da bir gerçeklik payı var mı?I mean, is that also a grain of truth?
Şovun başlangıcında, mesela, Zero gerçeklik ve rüyayı oynatıyor.At the beginning of the show, for example, Zero deejays dream and reality.
Ve buna rağmen, bir gerçeklik düzeyi var.And despite that, it retains a level of realism.
Bu aslında farklı gerçeklikleri birleştirmekle ilgili.It's just really about combining different realities.
Yani gözlem işine baktığınızda, bu, yine aynı gerçekliktir, bölünmezdir.So if you look at witnessing, it is just the same reality - indivisible.
Matisse burada gerçeklikleri iç içe geçirmiş, diğer resimlerinde de gördüğümüz gibi.SPEAKER 1: It's an allegory. SPEAKER 2:
Bütün gerçeklik efsanevi dünya görüşüne dayalıdır.The ground reality is based on a cyclical world view.
Bilgiyi içerdiği gerçeklik yüzdesiyle etiketlemeye başlar mıyız?We start labeling information for the fact percentage?
Köşegenlere de bakarsanız, içerik-biçim ve güzellik-gerçeklik karşıtlıkları görürsünüz.And if you go on the diagonal, you get content and form -- and then beauty and truth.
Yani sonunda, bu kucuk gerceklik durumu saglar.So at least that little reality check holds.
İşte burada, sınırlarımızı, biyolojik gerçeklik ve hayal gücümüz belirliyor.We're limited here primarily by a biological reality and our imagination.
Şimdi zihnim, birbirinden çok farklı iki gerçeklik durumu arasında asılı kalmıştı.And my mind was now suspended between two very opposite planes of reality.
Ancak bence bu oldukça ve açıkça yanlış. Değerler bir çeşit gerçekliktir.Values are a certain kind of fact.
Bu -- malum, çocuğu değişik gerçekliklere alıştırmak için, bence önemli.You know, getting kids used to different realities, I think, is so important.
Keats der ki: "Güzellik gerçekliktir, gerçeklik ise güzelliktir.And Keats said, "Beauty is truth, and truth beauty.
Şimdi size bu işin fiziksel gerçekliklerini anlatayım.So let me turn to the physical reality of this.
İyi olan her şey, kötü olan hiçbir şey. saf gerçeklikEverything wholesome. Nothing unwholesome. A Pure mind.
Videoların bizlere belli bir ölçüde gerçeklik sunduklarını düşünüyorum.I think what video offers for us is a certain degree of reality.
Eğer gerçeklik anlayışın fiziksel dünyayla örtüşmüyorsa acı çekebilirsin.Your concept of reality can hurt you if it doesn't correspond with the physical world.
Benliğin değerini desteklemek için koca değerler sistemleri ve fiziksel bir gerçeklik yarattık.We've created entire value systems and a physical reality to support the worth of self.
Gerçeklikten daha iyi çünkü.It's just better than reality.
Böylece aklımıza tablet kullanarak büyütülmüş gerçeklik uygulaması yapmak geldi.So we thought of an augmented reality application using a tablet.
Ben, çoğunuz gibi, gerçeklik ve bilgisayar oyunları arasında bir yerde yaşıyorum.I, like many of you, live somewhere between reality and video games.
Ve bu benim gerçeklik denetelemem.And this is my reality check.
Hepimizden daha büyük ve hepimizi içine alan bir evrensel gerçeklik var.There's a larger universal reality of which we are all a part.
"Bütün gerçeklik birdir."All truth is one.
Buradaki en önemli şey ise: İnsanların gerçeklikten ne kadar uzak olduğunu gördün mü?And most important: did you see how far from reality these people are?
Demek istediğim gerçeklik görseldir.I mean, reality is what you can see.
Ve aslında bu gerçeklikler beni bir dereceye kadar rahatsız ediyordu.There's all of those realities that actually bother me to a certain extent.
Sonra kırmızı ışıkta geç, Roxanne, yada benim 19. yüzyıl sinirlerim kırılacak gerçeklik için.Then turn on the red light, Roxanne, or I'll have my 19th nervous breakdown for real.
Gerçeklik ve tarih bu unvana görkem bahşetti.Reality and history have endowed that title with grandeur.

İlgili Sayfalar