Ana içeriğe geç
Sözlük

gerçekli ile cümle

gerçekli kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Şu anki gerçekliğimiz daha sonra anlatacağımız hikayeden daha az ilginç.Onze realiteit op dit moment is minder interessant dan het verhaal dat we er later over gaan vertellen.
Şu anki gerçekliğimiz daha sonra anlatacağımız hikayeden daha az ilginç.Realitatea pe care o trăim acum este mai puţin interesantă decât povestea ei pe care o vom spune mai incolo.
Şu anki gerçekliğimiz daha sonra anlatacağımız hikayeden daha az ilginç.Thực tại hiện nay ít thú vị hơn so với câu chuyện chúng ta sẽ kể lại sau này.
Şu anki gerçekliğimiz daha sonra anlatacağımız hikayeden daha az ilginç.To co dzieje się teraz jest mniej ciekawe od naszej późniejszej relacji.
Şu anki gerçekliğimiz daha sonra anlatacağımız hikayeden daha az ilginç.Vår veklighet just nu är mindre intressant än historien vi kommer berätta om den efteråt.
Şu anki gerçekliğimiz daha sonra anlatacağımız hikayeden daha az ilginç.Virkeligheden lige nu er mindre interessant, end den historie, vi vil fortælle om den senere.
Şu anki gerçekliğimiz daha sonra anlatacağımız hikayeden daha az ilginç.Η πραγματικότητά μας είναι λιγότερο ενδιαφέρουσα από την ιστορία που θα διηγηθούμε αργότερα.
Şu anki gerçekliğimiz daha sonra anlatacağımız hikayeden daha az ilginç.Наша реальність тут і зараз менш цікава, ніж та історія, яку ми потім про це розповімо.
Şu anki gerçekliğimiz daha sonra anlatacağımız hikayeden daha az ilginç.Наша реальность здесь и сейчас менее интересна, чем та история, которую мы потом об этом расскажем.
Şu anki gerçekliğimiz daha sonra anlatacağımız hikayeden daha az ilginç.Нашата реалност точно сега е по-малко интересна от историята, която ще разкажем за нея по-късно.
Şu anki gerçekliğimiz daha sonra anlatacağımız hikayeden daha az ilginç.המציאות שלנו כרגע היא פחות מעניינת ממה שנספר עליה אחר כך.
Şu anki gerçekliğimiz daha sonra anlatacağımız hikayeden daha az ilginç.واقعنا الآن أقل متعة من القصة التى سوف نقولها عنه في وقت لاحق.
Şu anki gerçekliğimiz daha sonra anlatacağımız hikayeden daha az ilginç.というやつです。 これは私の大好きなやつ。
Tamamen saftı, işte o an gerçeklik bin tokat gibi üzerime indi.C'était si choquant, qu'à ce moment-là, ça m'est tombé dessus comme une tonne de briques.
Tamamen saftı, işte o an gerçeklik bin tokat gibi üzerime indi.Era tan doloroso que en ese momento me golpeó como una tonelada de ladrillos.
Tamamen saftı, işte o an gerçeklik bin tokat gibi üzerime indi.Era un grido di disperazione e senza speranza di un membro della famiglia.
Tamamen saftı, işte o an gerçeklik bin tokat gibi üzerime indi.Het was zo rauw, op dat moment kwam het keihard binnen.
Tamamen saftı, işte o an gerçeklik bin tokat gibi üzerime indi.لقد كان ذلك نداءً صادقًا من الصميم، زلزل أركان روحي وهزّ كيان كله.
Tanrı, kendi gerçekliği için kölelik talep eden bir efsanedir.Deus é um mito Exigindo escravização na sua realidade
Tanrı, kendi gerçekliği için kölelik talep eden bir efsanedir.Dieu est un mythe. Exiger l'esclavage est sa réalité
Tanrı, kendi gerçekliği için kölelik talep eden bir efsanedir.Dios es un mito Demandar la esclavitud es su realidad
Tanrı, kendi gerçekliği için kölelik talep eden bir efsanedir.Dumnezeu este un mit A cere înrobire este realitatea sa
Tanrı, kendi gerçekliği için kölelik talep eden bir efsanedir.Gott ist ein Mythos Der die Versklavung unter seine Wirklichkeit verlangt.
Tanrı, kendi gerçekliği için kölelik talep eden bir efsanedir.Gud er en myte Slaveri er hans virkelighed
Tanrı, kendi gerçekliği için kölelik talep eden bir efsanedir.الله خرافة و حقيقته هي مطلبه بالعبودية
Tanrı, kendi gerçekliği için kölelik talep eden bir efsanedir.神はみにくいものが嫌いだ 神は旗が嫌いだ
Tarafsız gerçeklikler istiyor.Chce objektivní pravdy.
Tarafsız gerçeklikler istiyor.El vrea adevăruri obiective.
Tarafsız gerçeklikler istiyor.Er will objektive Wahrheiten.
Tarafsız gerçeklikler istiyor.Hij wil objectieve waarheden.
Tarafsız gerçeklikler istiyor.Ia ingin kebenaran yang objektif.
Tarafsız gerçeklikler istiyor.그는 객관적인 진실을 바랍니다.
Tarafsız gerçeklikler istiyor.Nous voulons des vérités objectives.
Tarafsız gerçeklikler istiyor.Objektív igazságokat akar.
Tarafsız gerçeklikler istiyor.On chce prawd obiektywnych.
Tarafsız gerçeklikler istiyor.Ông ấy muốn những sự thật khách quan.
Tarafsız gerçeklikler istiyor.Quer verdades objetivas.
Tarafsız gerçeklikler istiyor.Quiere verdades objetivas.
Tarafsız gerçeklikler istiyor.Vuole verità oggettive.
Tarafsız gerçeklikler istiyor.Θέλει αντικειμενικές αλήθειες.
Tarafsız gerçeklikler istiyor.Иска обективна истина.
Tarafsız gerçeklikler istiyor.Он хочет объективных истин.
Tarafsız gerçeklikler istiyor.הוא רוצה אמיתות אובייקטיביות.
Tarafsız gerçeklikler istiyor.انه يريد الحقائق المطلقة.
Tarafsız gerçeklikler istiyor.皆さんもこういうふうに考えるなら
Tarzının bir parçası olarak karikatür kitabında size kısmi bir gerçeklik sunuyor.Door zijn stijl geeft hij een soort realisme aan zijn stripkunst.
Tarzının bir parçası olarak karikatür kitabında size kısmi bir gerçeklik sunuyor.그의 만화예술에서 일종의 사실주의를 그의 스타일로서 여러분께 보여줍니다.
Tarzının bir parçası olarak karikatür kitabında size kısmi bir gerçeklik sunuyor.В его работах всё выглядит совсем по-настоящему.
Tarzının bir parçası olarak karikatür kitabında size kısmi bir gerçeklik sunuyor.כחלק מהסגנון שלו הוא נותן לך סוג של ריאליזם בקומיקס.
Tarzının bir parçası olarak karikatür kitabında size kısmi bir gerçeklik sunuyor.وكجزء من نموذجه يعطيك جزء من الواقعية في صوره المتحركة
Tarzının bir parçası olarak karikatür kitabında size kısmi bir gerçeklik sunuyor.ただ 実際の光の 当たり方とは違います
Teknolojik bir dünyada yaşıyoruz; gerçeklik devamlı değişiyor.Egy technológiai világban élünk, a valóság állandóan változik.
Teknolojik bir dünyada yaşıyoruz; gerçeklik devamlı değişiyor.Kita hidup didunia teknologi; Realitas berubah setiap waktu.
Teknolojik bir dünyada yaşıyoruz; gerçeklik devamlı değişiyor.우리는 기술이 지배하는 세상에 살기 때문에 현실은 항상 변합니다.
Teknolojik bir dünyada yaşıyoruz; gerçeklik devamlı değişiyor.Nós vivemos num mundo tecnológico; a realidade muda a toda a hora.
Teknolojik bir dünyada yaşıyoruz; gerçeklik devamlı değişiyor.Nó thực sự thay đổi Chúng ta sống trong thế giới công nghệ Thực tế thay đổi mọi lúc.
Teknolojik bir dünyada yaşıyoruz; gerçeklik devamlı değişiyor.Nous vivons dans u monde technologique ; la réalité change tout le temps.
Teknolojik bir dünyada yaşıyoruz; gerçeklik devamlı değişiyor.Trăim într-o lume tehnologică; realitatea se schimbă tot timpul.
Teknolojik bir dünyada yaşıyoruz; gerçeklik devamlı değişiyor.Viviamo in un mondo tecnologico; la realtà cambia continuamente.
Teknolojik bir dünyada yaşıyoruz; gerçeklik devamlı değişiyor.Vivimos en un mundo tecnológico; la realidad cambia todo el tiempo.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod