Şimdi de, insanların gerçeklikten ne kadar uzak olduğunu görmek için aşağıdaki senaryoyu düşünelim.ほとんどの人が現実逃避していることが明らかになるはずだ 目覚めると、4階建て、10部屋の建物の中だった
Şimdi hikayenin var olan gerçekliğini anladık, değil mi?Acum ajungem la realitatea existenţială a povestirii.
Şimdi hikayenin var olan gerçekliğini anladık, değil mi?Agora chegamos à realidade existencial da história, certo?
Şimdi hikayenin var olan gerçekliğini anladık, değil mi?Alors maintenant on en arrive à la réalité existentielle de tout ça, non ?
Şimdi hikayenin var olan gerçekliğini anladık, değil mi?Así que ahora llegamos a la realidad existencial de la historia, ¿verdad?
Şimdi hikayenin var olan gerçekliğini anladık, değil mi?Così ora arriviamo alla realtà esistenziale della questione, giusto?
Şimdi hikayenin var olan gerçekliğini anladık, değil mi?Dus nu komen we bij de existentiële realiteit van het verhaal.
Şimdi hikayenin var olan gerçekliğini anladık, değil mi?És ezzel ott is vagyunk a történet egzisztenciális valóságánál, nem?
Şimdi hikayenin var olan gerçekliğini anladık, değil mi?그래서, 이제 이야기의 실제 현실에 도착했습니다, 맞죠?
Şimdi hikayenin var olan gerçekliğini anladık, değil mi?Och nu kommer vi till den existentiella sidan av saken, eller hur?
Şimdi hikayenin var olan gerçekliğini anladık, değil mi?Oto egzystencjalna rzeczywistość.
Şimdi hikayenin var olan gerçekliğini anladık, değil mi?Pääsimme kiinni tarinan eksistentiaaliseen todellisuuteen, vai mitä?
Şimdi hikayenin var olan gerçekliğini anladık, değil mi?Så nu kommer vi til den eksistentielle del af historien, ikke?
Şimdi hikayenin var olan gerçekliğini anladık, değil mi?Takže teď se dostáváme do existenční reality celého příběhu, že?
Şimdi hikayenin var olan gerçekliğini anladık, değil mi?Vậy bây giở chúng ta đã hiểu rõ thực tế ngọn nguổn của câu chuyện rồi phải không?
Şimdi hikayenin var olan gerçekliğini anladık, değil mi?Wir kommen jetzt also zur Essenz dieser Geschichte, ok?
Şimdi hikayenin var olan gerçekliğini anladık, değil mi?Zdaj smo prišli do eksistencialne resničnosti v zgodbi, kajne?
Şimdi hikayenin var olan gerçekliğini anladık, değil mi?Φτάνουμε τώρα στην υπαρξιακή πραγματικότητα της ιστορίας, σωστά;
Şimdi hikayenin var olan gerçekliğini anladık, değil mi?Значи, сега стигаме до екзистенциалната част на историята, нали?
Şimdi hikayenin var olan gerçekliğini anladık, değil mi?Тепер ми перейдемо до реальності, добре?
Şimdi hikayenin var olan gerçekliğini anladık, değil mi?Теперь самое время перейти к экзистенциальной сущности вопроса?
Şimdi hikayenin var olan gerçekliğini anladık, değil mi?עכשיו אנו מגיעים למציאות הקיומית של העניין, נכון?
Şimdi hikayenin var olan gerçekliğini anladık, değil mi?لذلك الان نصل إلي الوجود الحقيقي للقصة ، صحيح ؟
Şimdi hikayenin var olan gerçekliğini anladık, değil mi?私が思うには ある意味 -後で説明しますが-
Şimdi ise daha da ileri teknolojilerden bahsediliyor: artırılmış gerçeklik gibi.Dies wird sogar durch den Einsatz mehreren Technologien erweitert, wie zum Beispiel mit erweiterter Realität.
Şimdi ise daha da ileri teknolojilerden bahsediliyor: artırılmış gerçeklik gibi.Dit wordt aangevuld met verdere lagen technologie zoals verhoogde realiteit.
Şimdi ise daha da ileri teknolojilerden bahsediliyor: artırılmış gerçeklik gibi.Esto ha sido aumentado con más capas de tecnología como la realidad aumentada.
Şimdi ise daha da ileri teknolojilerden bahsediliyor: artırılmış gerçeklik gibi.이는 증강 현실과 같은 더욱 진보된 수준의 기술로 증강되고 있습니다.
Şimdi ise daha da ileri teknolojilerden bahsediliyor: artırılmış gerçeklik gibi.La aceasta se adaugă alte niveluri de tehnologie, precum realitatea îmbogățită.
Şimdi ise daha da ileri teknolojilerden bahsediliyor: artırılmış gerçeklik gibi.Maintenant, on l'améliore avec d'autres couches de technologie comme la réalité augmentée.
Şimdi ise daha da ileri teknolojilerden bahsediliyor: artırılmış gerçeklik gibi.Most ezt növelik további technológiaszintekkel mint az adatokkal kiegészített valóság.
Şimdi ise daha da ileri teknolojilerden bahsediliyor: artırılmış gerçeklik gibi.Ora tutto questo si sta potenziando con ulteriori strati di tecnologia come la realtà aumentata.
Şimdi ise daha da ileri teknolojilerden bahsediliyor: artırılmış gerçeklik gibi.Teraz jest to wspomagane przez dalsze technologie jak rzeczywistość rozszerzona.
Şimdi ise daha da ileri teknolojilerden bahsediliyor: artırılmış gerçeklik gibi.Zdaj je to razširjeno z dodatnimi plastmi tehnologije kot je obogatena resničnost.
Şimdi ise daha da ileri teknolojilerden bahsediliyor: artırılmış gerçeklik gibi.Τώρα αυτό βελτιώνεται με περαιτέρω επίπεδα τεχνολογίας όπως επαυξημένης πραγματικότητας.
Şimdi ise daha da ileri teknolojilerden bahsediliyor: artırılmış gerçeklik gibi.На всё это наслаиваются дополнительные уровни технологии, подобно дополненной реальности.
Şimdi ise daha da ileri teknolojilerden bahsediliyor: artırılmış gerçeklik gibi.Сега, това се разширява с допълнителни технологии като разширена реалност.
Şimdi ise daha da ileri teknolojilerden bahsediliyor: artırılmış gerçeklik gibi.הדבר הזה מרובד על-ידיי רמות נוספות של טכנולוגיה כמו מציאות מרובדת.
Şimdi ise daha da ileri teknolojilerden bahsediliyor: artırılmış gerçeklik gibi.ويجري الآن زيادة هذا بطبقات أخرى من التكنولوجيا مثل زيادة الواقع.
Şimdi ise daha da ileri teknolojilerden bahsediliyor: artırılmış gerçeklik gibi.改良されています 従って医師はレンズを通して患者の内部を観察し
Şimdi size bu işin fiziksel gerçekliklerini anlatayım.Permettetemi quindi di trasformare la realtà fisica di questo.
Şimdi size bu işin fiziksel gerçekliklerini anlatayım.Więc pozwól mi wrócić do fizycznej rzeczywistości tego projektu.
Şimdiyse, gerçek Sizin gerçekliği olacaksınız. Büyük S.la verità del vostro vero Sè, con la S maiuscola.
Şimdi zihnim, birbirinden çok farklı iki gerçeklik durumu arasında asılı kalmıştı.A minha mente estava agora suspensa entre dois planos opostos da realidade.
Şimdi zihnim, birbirinden çok farklı iki gerçeklik durumu arasında asılı kalmıştı.Dan pikiran saya saat itu terperangkap di antara dua bentuk kenyataan yang berlawanan.
Şimdi zihnim, birbirinden çok farklı iki gerçeklik durumu arasında asılı kalmıştı.En nu verkeerde ik tussen twee heel uiteenlopende realiteiten.
Şimdi zihnim, birbirinden çok farklı iki gerçeklik durumu arasında asılı kalmıştı.És az elmém két teljesen ellentétes valóság között rekedt.
Şimdi zihnim, birbirinden çok farklı iki gerçeklik durumu arasında asılı kalmıştı.j'ai dit adieu à ma vie.
Şimdi zihnim, birbirinden çok farklı iki gerçeklik durumu arasında asılı kalmıştı.매달려 있었어요. 감각 시스템을 통해 들어오는 자극은
Şimdi zihnim, birbirinden çok farklı iki gerçeklik durumu arasında asılı kalmıştı.Má mysl stála nehybně mezi dvěmi protilehlými stranami reality.
Şimdi zihnim, birbirinden çok farklı iki gerçeklik durumu arasında asılı kalmıştı.Min hjärna var nu fast mellan två helt motsatta verkligheter.
Şimdi zihnim, birbirinden çok farklı iki gerçeklik durumu arasında asılı kalmıştı.Moj um se je ujel med dve nasprotni ravni realnosti.
Şimdi zihnim, birbirinden çok farklı iki gerçeklik durumu arasında asılı kalmıştı.Mój umysł wisiał między dwiema rzeczywistościami.
Şimdi zihnim, birbirinden çok farklı iki gerçeklik durumu arasında asılı kalmıştı.Og mit sind var nu hængt op mellem to meget modsatte niveauer af virkeligheden.
Şimdi zihnim, birbirinden çok farklı iki gerçeklik durumu arasında asılı kalmıştı.Și acum mintea mea era suspendată între două planuri ale realității foarte diferite.
Şimdi zihnim, birbirinden çok farklı iki gerçeklik durumu arasında asılı kalmıştı.Stimulation, die durch meine Sinnessysteme kam, fühlte sich wie reiner Schmerz an.
Şimdi zihnim, birbirinden çok farklı iki gerçeklik durumu arasında asılı kalmıştı.Teraz sa moja myseľ nachádzala medzi dvomi veľmi odlišnými rovinami reality.
Şimdi zihnim, birbirinden çok farklı iki gerçeklik durumu arasında asılı kalmıştı.Và trí óc tôi lúc đó bị treo giữa hai hiện thực hoàn toàn tương phải.
Şimdi zihnim, birbirinden çok farklı iki gerçeklik durumu arasında asılı kalmıştı.Y mi mente estaba ahora suspendida entre dos planos de realidad muy distintos.
Şimdi zihnim, birbirinden çok farklı iki gerçeklik durumu arasında asılı kalmıştı.Και το μυαλό μου τώρα αιωρούνταν ανάμεσα σε δύο πολύ διαφορετικά επίπεδα πραγματικότητας.