Ana içeriğe geç
Sözlük

gerçekli ile cümle

gerçekli kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Paranın toplam miktarı bankalar güven üzerinde bağlıdır gerçekliktir.A valóság az, hogy a teljes pénzmennyiség a bankok bizalmától függ.
Paranın toplam miktarı bankalar güven üzerinde bağlıdır gerçekliktir.De werkelijkheid is dat de totale hoeveelheid geld af hangt van het vertrouwen van de banken.
Paranın toplam miktarı bankalar güven üzerinde bağlıdır gerçekliktir.Die Realität ist dass die Gesamtsumme des Geldes von der Zuversicht der Banken abhängt.
Paranın toplam miktarı bankalar güven üzerinde bağlıdır gerçekliktir.In realtà la quantità totale di moneta dipende dalla fiducia delle banche.
Paranın toplam miktarı bankalar güven üzerinde bağlıdır gerçekliktir.La realidad es que la cantidad total de dinero depende de la confianza de los bancos.
Paranın toplam miktarı bankalar güven üzerinde bağlıdır gerçekliktir.La réalité est que le montant total d'argent-monnaie dépend de la confiance des banques.
Paranın toplam miktarı bankalar güven üzerinde bağlıdır gerçekliktir.Realitou je, že celkové množství peněz závisí na sebedůvěře bank.
Paranın toplam miktarı bankalar güven üzerinde bağlıdır gerçekliktir.Todellisuudessa rahan kokonaismäärä riippuu pankkien luottavaisuudesta.
Paranın toplam miktarı bankalar güven üzerinde bağlıdır gerçekliktir.Verkligheten är den att den totala mängden pengar beror på bankernas förtroende.
Paranın toplam miktarı bankalar güven üzerinde bağlıdır gerçekliktir.Η πραγματικότητα είναι ότι το συνολικό ποσό των χρημάτων που εξαρτάται από την εμπιστοσύνη των τραπεζών.
Paranın toplam miktarı bankalar güven üzerinde bağlıdır gerçekliktir.המציאות היא, שהכמות הכללית של הכסף תלויה, בביטחון של הבנקים. אם הם
Rüya mı görüyorsun? Bu sanal bir gerçeklik olabilir mi?Apakah kamu sedang bermimpi ? mungkinkah ini sebuah realitas buatan ?
Rüya mı görüyorsun? Bu sanal bir gerçeklik olabilir mi?Възможно ли е това да е виртуална реалност?
Sadece elimizdeki gerçekliğe uymuyor.Csak éppen nem igaz a világra.
Sadece elimizdeki gerçekliğe uymuyor.Dar se întâmplă să nu fie corect oriunde în lume.
Sadece elimizdeki gerçekliğe uymuyor.Det råkar bara inte stämma med hur världen fungerar.
Sadece elimizdeki gerçekliğe uymuyor.Es ist dummerweise nur nicht immer richtig.
Sadece elimizdeki gerçekliğe uymuyor.Il n'est tout bonnement pas juste universellement.
Sadece elimizdeki gerçekliğe uymuyor.그것은 단지 실 세계에 맞지 않았던 것입니다.
Sadece elimizdeki gerçekliğe uymuyor.Maar het klopt niet met de werkelijkheid.
Sadece elimizdeki gerçekliğe uymuyor.Semplicemente non è giusto in tutto il mondo.
Sadece elimizdeki gerçekliğe uymuyor.Simplemente no resulta ser correcto acerca del mundo.
Sadece elimizdeki gerçekliğe uymuyor.Tylko nie sprawdza się wobec świata.
Sadece elimizdeki gerçekliğe uymuyor.Просто случайно не е правилен за света.
Sadece elimizdeki gerçekliğe uymuyor.הוא רק לא נכון לגבי העולם.
Sadece elimizdeki gerçekliğe uymuyor.إنه فقط لا يحدث أن يكون صحيحاً عن العالم.
Sadece elimizdeki gerçekliğe uymuyor.道理に適っていないのですが いつくかの深層レベルでは意味をなしています
Sanal gerçeklikle tabi.Bien, con realidad virtual.
Sanal gerçeklikle tabi.Com realidade virtual.
Sanal gerçeklikle tabi.Eh bien, il y a la réalité virtuelle.
Sanal gerçeklikle tabi.Jak to zrobić?
Sanal gerçeklikle tabi.Jo, genom virtuell verklighet.
Sanal gerçeklikle tabi.Met virtuele realiteit.
Sanal gerçeklikle tabi.Mondjuk virtuális valósággal.
Sanal gerçeklikle tabi.Nun ja, mit virtueller Realität.
Sanal gerçeklikle tabi.Nuž, virtuálnou realitou.
Sanal gerçeklikle tabi.Păi, realitate virtuală.
Sanal gerçeklikle tabi.Realtà virtuale.
Sanal gerçeklikle tabi.Virtuaalitodellisuudessa?
Sanal gerçeklikle tabi.Ами с виртуална реалност.
Sanal gerçeklikle tabi.Ну, виртуальная реальность...
Sanal gerçeklikle tabi.Це просто, віртуальна реальність.
Sanatçının sadece gerçekliğin değil, yoğunlaştırılmış bir gerçeğin arayışında olduğunu düşünüyorum.Eu diria que não é só a realidade que ele segue. Eu acho que ele procura uma espécie de realidade condensada.
Sanatçının sadece gerçekliğin değil, yoğunlaştırılmış bir gerçeğin arayışında olduğunu düşünüyorum.Powiedziałbym, że on nie szuka jedynie rzeczywistości.
Sanatçının sadece gerçekliğin değil, yoğunlaştırılmış bir gerçeğin arayışında olduğunu düşünüyorum.Řekl bych, že to není jenom skutečnost.
Sanatçının sadece gerçekliğin değil, yoğunlaştırılmış bir gerçeğin arayışında olduğunu düşünüyorum.Yo diría que no es sólo realidad que es después. Yo creo que es después de una clase de realidad condensada.
Sanat, gerçek duygular yaratan bir yanıltmadır, gerçeklik yaratan bir yalandır.A arte é um engano que cria emoções reais - uma mentira que cria verdade.
Sanat, gerçek duygular yaratan bir yanıltmadır, gerçeklik yaratan bir yalandır.A művészet olyan ámítás ami igazi érzelmeket hoz létre --- egy hazugság, ami igazságot szül.
Sanat, gerçek duygular yaratan bir yanıltmadır, gerçeklik yaratan bir yalandır.Arta este o amăgire care dă naștere unor sentimente adevărate - o minciună care creează un adevăr.
Sanat, gerçek duygular yaratan bir yanıltmadır, gerçeklik yaratan bir yalandır.El arte es un engaño que crea emociones reales, una mentira que crea una verdad.
Sanat, gerçek duygular yaratan bir yanıltmadır, gerçeklik yaratan bir yalandır.예술은 실제의 감정을 불어 일으키는 기만이자-- 진실을 창작하는 속임수입니다.
Sanat, gerçek duygular yaratan bir yanıltmadır, gerçeklik yaratan bir yalandır.Kunst is bedrog dat echte gevoelens oproept -- een leugen die waarheid schept.
Sanat, gerçek duygular yaratan bir yanıltmadır, gerçeklik yaratan bir yalandır.Kunst ist eine Täuschung, die wahre Emotionen hervorruft - eine Lüge, die Wahrheit schafft.
Sanat, gerçek duygular yaratan bir yanıltmadır, gerçeklik yaratan bir yalandır.L'arte è un inganno che crea emozioni vere -- una bugia che crea una verità.
Sanat, gerçek duygular yaratan bir yanıltmadır, gerçeklik yaratan bir yalandır.L'art est une duperie qui crée de vraies émotions, un mensonge qui engendre la vérité.
Sanat, gerçek duygular yaratan bir yanıltmadır, gerçeklik yaratan bir yalandır.Nghệ thuật là sự lừa dối tạo nên những cảm xúc chân thực -- một sự dối trá tạo nên sự thật.
Sanat, gerçek duygular yaratan bir yanıltmadır, gerçeklik yaratan bir yalandır.Seni adalah penipuan yang menciptakan perasaan yang nyata -- kebohongan yang menciptakan kebenaran.
Sanat, gerçek duygular yaratan bir yanıltmadır, gerçeklik yaratan bir yalandır.Sztuka jest oszustwem, które tworzy prawdziwe emocje. Kłamstwo, które tworzy prawdę.
Sanat, gerçek duygular yaratan bir yanıltmadır, gerçeklik yaratan bir yalandır.Umenie je klam, ktorý vytvára skutočné emócie -- je to lož, ktorá tvorí pravdu.
Sanat, gerçek duygular yaratan bir yanıltmadır, gerçeklik yaratan bir yalandır.Umění je klamem, které vytváří skutečné emoce -- lží, která vytváří pravdu.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod