Lincoln'un dediği gibi, basit bir tanımlaması var - zorluk onu gerçeklik yapıyor.Ako hovoril Lincoln, má jednoduchú definíciu - problém je preniesť ju do reality.
Lincoln'un dediği gibi, basit bir tanımlaması var - zorluk onu gerçeklik yapıyor.Como Lincoln disse, são definições fáceis - o difícil é torná-las reais.
Lincoln'un dediği gibi, basit bir tanımlaması var - zorluk onu gerçeklik yapıyor..כמו שלינקולן אמר, יש הגדרה פשוטה .הקושי הוא לממש אותה
Lincoln'un dediği gibi, basit bir tanımlaması var - zorluk onu gerçeklik yapıyor.我々は実現をすすめています
Matisse burada gerçeklikleri iç içe geçirmiş, diğer resimlerinde de gördüğümüz gibi.Matisse si tu pohrává s úrovněmi reality. To dělá často.
Matisse burada gerçeklikleri iç içe geçirmiş, diğer resimlerinde de gördüğümüz gibi.Матис си играе с нивата на реалността, нали? Често го прави.
Matisse burada gerçeklikleri iç içe geçirmiş, diğer resimlerinde de gördüğümüz gibi.(М) Матисс здесь играет (М) с уровнями реальности, да? (М) Он часто так делает.
Matisse burada gerçeklikleri iç içe geçirmiş, diğer resimlerinde de gördüğümüz gibi.Ну що ж, Матісс грає тут із рівнями реальності. Правильно?
Matrix gerçekliğin bir simülasyonudur.A Mátrix egy mesterséges valóság.
Matrix gerçekliğin bir simülasyonudur.La matrix es un simulador de la realidad
Model ve duygular kafamızda, gerçeklik ise dış dünyada.De gevoelens en het model in ons hoofd, de realiteit in de buitenwereld.
Model ve duygular kafamızda, gerçeklik ise dış dünyada. Değişmez; çünkü gerçek.Ada perasaan, ada model di kepala kita dan kenyataan di dunia luar sama sekali tidak berubah.
Model ve duygular kafamızda, gerçeklik ise dış dünyada.Érzés és modell a fejünkben, a valóság pedig a külvilág.
Model ve duygular kafamızda, gerçeklik ise dış dünyada.Gefühle und Modelle sind in unserem Kopf Realität ist die Welt da draußen.
Model ve duygular kafamızda, gerçeklik ise dış dünyada.느낌과 모델은 우리의 머리속에 존재하는 한편 현실은 외부 세계입니다.
Model ve duygular kafamızda, gerçeklik ise dış dünyada.La sensazione ed il modello sono nella nostra mente, la realtà è il mondo esterno.
Model ve duygular kafamızda, gerçeklik ise dış dünyada.L'impression et le modèle dans nos têtes, la réalité c'est le monde extérieur.
Model ve duygular kafamızda, gerçeklik ise dış dünyada.O sentimento e o modelo [estão] na nossa cabeça, a realidade é o mundo exterior.
Model ve duygular kafamızda, gerçeklik ise dış dünyada.Pocit a model jsou v naší hlavě, skutečnost je vnější svět.
Model ve duygular kafamızda, gerçeklik ise dış dünyada.Pocit a model v našich hlavách, realita je vonkajší svet.
Model ve duygular kafamızda, gerçeklik ise dış dünyada.Sensación y modelo dentro de nuestra cabeza, la realidad es el mundo exterior.
Model ve duygular kafamızda, gerçeklik ise dış dünyada.Senzația și modelul este în capul nostru, realitatea este lumea din jur.
Model ve duygular kafamızda, gerçeklik ise dış dünyada.Tôi muốn thêm mô hình Cảm giác và mô hình nằm trong đầu chúng ta Thực tế thì ở bên ngoài.
Model ve duygular kafamızda, gerçeklik ise dış dünyada.Uczucie i model w naszych głowach, rzeczywistość jest światem zewnętrznym.
Model ve duygular kafamızda, gerçeklik ise dış dünyada.Η αίσθηση και το μοντέλο είναι στο κεφάλι μας, η πραγματικότητα είναι ο έξω κόσμος.
Model ve duygular kafamızda, gerçeklik ise dış dünyada.Ощущение и модель у нас в уме, реальность это окружающий мир.
Model ve duygular kafamızda, gerçeklik ise dış dünyada.Чувството и модела са в нашата глава, реалността е извън нея.
Model ve duygular kafamızda, gerçeklik ise dış dünyada.תחושה ומודל נמצאים בראש שלנו, המציאות היא העולם החיצון.
Model ve duygular kafamızda, gerçeklik ise dış dünyada.إحساس و نموذج في فكرنا، حقيقة في العالم الخارجي.
Model ve duygular kafamızda, gerçeklik ise dış dünyada.外界に実態があります 実態は変わりません 現実です
O, akıllı beyinlerimizin bizi, ölümün gerçekliğiyle ilgili kandırmak için yarattığı bir projeksiyon.Je to projekce, kterou vytváří naše chytré mozky, aby nás podváděly před realitou smrti.
O, akıllı beyinlerimizin bizi, ölümün gerçekliğiyle ilgili kandırmak için yarattığı bir projeksiyon.우리의 영리한 두뇌가 죽음의 현실에서 우리 자신을 속이기 위해 만들어내는 것이죠.
O, akıllı beyinlerimizin bizi, ölümün gerçekliğiyle ilgili kandırmak için yarattığı bir projeksiyon.To wizja, którą tworzą nasze sprytne umysły, by nas odzierać z nieuniknionej śmierci.
O, akıllı beyinlerimizin bizi, ölümün gerçekliğiyle ilgili kandırmak için yarattığı bir projeksiyon.Это всего лишь проекция, созданная нашим умелым мозгом, чтобы отвлечь самих нас от реальности смерти.
O, akıllı beyinlerimizin bizi, ölümün gerçekliğiyle ilgili kandırmak için yarattığı bir projeksiyon.שמוחנו הפיקח יצר בכדי לטשטש את עצמנו ממציאות המוות.
O, akıllı beyinlerimizin bizi, ölümün gerçekliğiyle ilgili kandırmak için yarattığı bir projeksiyon.تخلقه أدمغتنا ببراعة لنشغل أنفسنا عن حقيقة الموت.
O, akıllı beyinlerimizin bizi, ölümün gerçekliğiyle ilgili kandırmak için yarattığı bir projeksiyon.一個我們聰明大腦所塑造出的投影 用來欺騙我地自己 好讓我地無需面對死亡黎個現實。
O, akıllı beyinlerimizin bizi, ölümün gerçekliğiyle ilgili kandırmak için yarattığı bir projeksiyon.我々を死の現実から 欺くためにつくり上げるものです しかし自己に
O bizim görünmez gerçekligimiz.C'est notre réalité cachée.
O bizim görünmez gerçekligimiz.E' la nostra essenza invisibile.
O bizim görünmez gerçekligimiz.Er ist unsere unsichtbare Wirklichkeit.
O bizim görünmez gerçekligimiz.Es nuestra realidad invisible.
O bizim görünmez gerçekligimiz.Este realitatea noastră invizibilă.
O bizim görünmez gerçekligimiz.Jest naszą niewidzialną rzeczywistością.
O bizim görünmez gerçekligimiz.우리가 볼 수 없는 현실이죠.
O bizim görünmez gerçekligimiz.Είναι η αόρατη πραγματικότητα μας.
O bizim görünmez gerçekligimiz.Такова наша невидимая реальность.
O bizim görünmez gerçekligimiz.Това е нашата невидима реалност.
O bizim görünmez gerçekligimiz.זו המציאות הסמויה שלנו.
O bizim görünmez gerçekligimiz.وهو حقيقتنا الغير مرئيه .
O bizim görünmez gerçekligimiz.この姿からたとえば
öğrendiklerini düşünüp, gerçeklikle karşılaştırıp, kendi sonuçlarını çıkarabilirsin.lalu menghubungkan bahwa dengan kenyataan dan menarik kesimpulanmu sendiri.
öğrendiklerini düşünüp, gerçeklikle karşılaştırıp, kendi sonuçlarını çıkarabilirsin.Съпоставете я с реалността и си направете изводите.
O, kendi yarattıklarımızdan daha fazla bir gerçekliğe karşılık geliyor.C'est davantage une réalité que celles que nous avons créées nous-mêmes.
O, kendi yarattıklarımızdan daha fazla bir gerçekliğe karşılık geliyor.Det är mer en realitet än den våra själv har skapat.
O, kendi yarattıklarımızdan daha fazla bir gerçekliğe karşılık geliyor.E mai mult o realitate pe care chiar noi am creat-o.
O, kendi yarattıklarımızdan daha fazla bir gerçekliğe karşılık geliyor.É mais uma realidade que nossos Eus criaram.
O, kendi yarattıklarımızdan daha fazla bir gerçekliğe karşılık geliyor.È più realtà di quelle che ci siamo creati noi.
O, kendi yarattıklarımızdan daha fazla bir gerçekliğe karşılık geliyor.Es ist mehr die Realität als die Selbste, die wir erfunden haben.
O, kendi yarattıklarımızdan daha fazla bir gerçekliğe karşılık geliyor.Es más real que aquellos otros que nosotros mismos hemos creado.