"Kimse ada değildir." sözünde bir gerçeklik var."Ingen människa är en ö."
"Kimse ada değildir." sözünde bir gerçeklik var."Không ai là một ốc đảo cả"
"Kimse ada değildir." sözünde bir gerçeklik var.라는 인용구에는 약간의 진실이 있는듯 싶습니다
"Kimse ada değildir." sözünde bir gerçeklik var."Nessun uomo è un'isola"
"Kimse ada değildir." sözünde bir gerçeklik var." Nici un om nu-i o insulă. "
"Kimse ada değildir." sözünde bir gerçeklik var."Niemand is een eiland.'
"Kimse ada değildir." sözünde bir gerçeklik var."Niemand ist eine Insel."
"Kimse ada değildir." sözünde bir gerçeklik var."Nikt nie jest samotną wyspą".
"Kimse ada değildir." sözünde bir gerçeklik var."Ningún hombre es una isla".
"Kimse ada değildir." sözünde bir gerçeklik var."Senki sem különálló sziget".
"Kimse ada değildir." sözünde bir gerçeklik var."Tak ada seorang pun yang bisa jadi pulaunya sendiri."
"Kimse ada değildir." sözünde bir gerçeklik var."Žádný člověk není ostrovem."
"Kimse ada değildir." sözünde bir gerçeklik var."Žiaden človek nie je ostrov," je niečo pravdy.
"Kimse ada değildir." sözünde bir gerçeklik var."Κανένας άνθρωπος δεν είναι νησί".
"Kimse ada değildir." sözünde bir gerçeklik var."Низький соціальний клас" — це фізична некваліфікована робота.
"Kimse ada değildir." sözünde bir gerçeklik var."Никой човек не е остров."
"Kimse ada değildir." sözünde bir gerçeklik var."Человек — не остров".
"Kimse ada değildir." sözünde bir gerçeklik var."אף אדם אינו אי."
"Kimse ada değildir." sözünde bir gerçeklik var." لا أحد يعيش بمنآى عن الآخرين "
"Kimse ada değildir." sözünde bir gerçeklik var.多くの研究から人々が格差の大きい国・小さい国の
Klasik ekonomi ile ilgili sorunlardan biri de tamamen gerçeklikle dolu olmasıdır.Cred că una dintre problemele cu economia clasică este că e obsedată de realitate.
Klasik ekonomi ile ilgili sorunlardan biri de tamamen gerçeklikle dolu olmasıdır.E credo che uno dei problemi dell'economia classica sia che è completamente assorbita della realtà.
Klasik ekonomi ile ilgili sorunlardan biri de tamamen gerçeklikle dolu olmasıdır.E penso che uno dei problemi dell'economia classica è che si focalizza troppo sulla realtà.
Klasik ekonomi ile ilgili sorunlardan biri de tamamen gerçeklikle dolu olmasıdır.Et je crois que l'un des problèmes de l'économie classique est qu'elle ne se préoccupe que de la réalité.
Klasik ekonomi ile ilgili sorunlardan biri de tamamen gerçeklikle dolu olmasıdır.Ik denk dat een van de problemen van klassieke economie is dat ze zich blindstaart op de werkelijkheid.
Klasik ekonomi ile ilgili sorunlardan biri de tamamen gerçeklikle dolu olmasıdır.In mislim, da je ena od težav klasične ekonomije v tem, da se absolutno preveč ukvarja z realnostjo.
Klasik ekonomi ile ilgili sorunlardan biri de tamamen gerçeklikle dolu olmasıdır.제 생각에 전형적인 경제학은 현실에 너무 집착한다는 문제점을 가지고 있습니다.
Klasik ekonomi ile ilgili sorunlardan biri de tamamen gerçeklikle dolu olmasıdır.Myslím si, že jeden z problémov klasickej ekonomiky je, že je úplne zaujatá skutočnosťou.
Klasik ekonomi ile ilgili sorunlardan biri de tamamen gerçeklikle dolu olmasıdır.Myslím, že jeden z problémů klasické ekonomie je to, že se zabývá pouze realitou.
Klasik ekonomi ile ilgili sorunlardan biri de tamamen gerçeklikle dolu olmasıdır.Og jeg tror det er et af problemerne ved klassisk økonomi er at det er total optaget af virkeligheden.
Klasik ekonomi ile ilgili sorunlardan biri de tamamen gerçeklikle dolu olmasıdır.Và tôi nghĩ rằng một trong những vấn đề với kinh tế học cổ điển đó là nó hoàn toàn bận bịu với thực tế.
Klasik ekonomi ile ilgili sorunlardan biri de tamamen gerçeklikle dolu olmasıdır.Y creo que uno de los problemas de la economía clásica es que solo se ocupa de la realidad.
Klasik ekonomi ile ilgili sorunlardan biri de tamamen gerçeklikle dolu olmasıdır.И я считаю, одна из главных проблем классической экономики — это то, что она зациклена на реальности.
Klasik ekonomi ile ilgili sorunlardan biri de tamamen gerçeklikle dolu olmasıdır.Мисля, че един от проблемите на класическата икономика е, че тя е прекалено заета с реалността.
Klasik ekonomi ile ilgili sorunlardan biri de tamamen gerçeklikle dolu olmasıdır.ואני חושב שאחת הבעיות עם כלכלות קלאסיות היא שהן לחלוטין מרוכזות במציאות
Klasik ekonomi ile ilgili sorunlardan biri de tamamen gerçeklikle dolu olmasıdır.و أنا أعتقد ان احدى المشكلات المتعلقة بالاقتصاديات التقليدية هو بالطبع الانشغال بالواقع
Klasik ekonomi ile ilgili sorunlardan biri de tamamen gerçeklikle dolu olmasıdır.現実に起こることに 完全にとらわれてしまっていることです 現実に起こることは、 人間の幸福をそれほど的確に示すものではありません
Köşegenlere de bakarsanız, içerik-biçim ve güzellik-gerçeklik karşıtlıkları görürsünüz.A po przekątnej: treści i formy, a następnie piękna i prawdy.
Köşegenlere de bakarsanız, içerik-biçim ve güzellik-gerçeklik karşıtlıkları görürsünüz.Átlósan nézve pedig tartalom és forma -- valamint szépség és igazság.
Köşegenlere de bakarsanız, içerik-biçim ve güzellik-gerçeklik karşıtlıkları görürsünüz.Diagonaal: inhoud en vorm en dan schoonheid en waarheid.
Köşegenlere de bakarsanız, içerik-biçim ve güzellik-gerçeklik karşıtlıkları görürsünüz.Et si on suit la diagonale, on a le contenu et la forme -- puis la beauté et la vérité.
Köşegenlere de bakarsanız, içerik-biçim ve güzellik-gerçeklik karşıtlıkları görürsünüz.그리고 대각선으로 보면 내용과 형식의 구분이 있고 미학과 진실성의 추구가 있습니다.
Köşegenlere de bakarsanız, içerik-biçim ve güzellik-gerçeklik karşıtlıkları görürsünüz.Pe diagonală, aveţi conţinut şi formă, apoi frumuseţe şi adevăr.
Köşegenlere de bakarsanız, içerik-biçim ve güzellik-gerçeklik karşıtlıkları görürsünüz.Se invece guardiamo la diagonale, vediamo contenuto e forma... e qui bellezza e verità.
Köşegenlere de bakarsanız, içerik-biçim ve güzellik-gerçeklik karşıtlıkları görürsünüz.Se virmos na diagonal, temos forma e conteúdo e depois beleza e verdade.
Köşegenlere de bakarsanız, içerik-biçim ve güzellik-gerçeklik karşıtlıkları görürsünüz.Und wenn sie es diagonal sehen, bekommen sie Inhalt und Form -- und dann Schönheit und Wahrheit.
Köşegenlere de bakarsanız, içerik-biçim ve güzellik-gerçeklik karşıtlıkları görürsünüz.Và trên đường chéo, ta có nội dung và hình thức -- rồi tới vẻ đẹp và sự thật.
Köşegenlere de bakarsanız, içerik-biçim ve güzellik-gerçeklik karşıtlıkları görürsünüz.Y si van en la diagonal, obtendrán el contenido y la forma -- y luego la belleza y la verdad. ##
Köşegenlere de bakarsanız, içerik-biçim ve güzellik-gerçeklik karşıtlıkları görürsünüz.Και αν πάτε διαγώνια, έχετε το περιεχόμενο και τη μορφή -- και μετά την ομορφιά και την αλήθεια.
Köşegenlere de bakarsanız, içerik-biçim ve güzellik-gerçeklik karşıtlıkları görürsünüz.И ако проследите диагонала, получавате съдържание и форма -- и след това красота и истина.
Köşegenlere de bakarsanız, içerik-biçim ve güzellik-gerçeklik karşıtlıkları görürsünüz.По горизонтали мы получаем форма/содержание и красота/истина.
Köşegenlere de bakarsanız, içerik-biçim ve güzellik-gerçeklik karşıtlıkları görürsünüz.ואם מסתכלים באלכסון, מקבלים תוכן וצורה - ומנגד יופי ואמת.
Köşegenlere de bakarsanız, içerik-biçim ve güzellik-gerçeklik karşıtlıkları görürsünüz.وإذا نظرت بشكل قطري, تجد المحتوى والقالب -- وكذلك الجمال والحقيقة.
Kültürel durumları en fazla birer tören olarak görüp, gerçekliğe bağlı kalacaksın.Al massimo accetterai situazioni culturali come alcuni rituali, ma rimarrai consapevole della realtà.
Kültürel durumları en fazla birer tören olarak görüp, gerçekliğe bağlı kalacaksın.Como mucho aceptarás algunas situaciones culturales como ritos, pero permanecerás consciente de la realidad.
Kültürel durumları en fazla birer tören olarak görüp, gerçekliğe bağlı kalacaksın.Enintään hyväksyt kulttuurisia tilanteita jonain rituaaleina, mutta pysyt tietoisena todellisuudesta.
Kültürel durumları en fazla birer tören olarak görüp, gerçekliğe bağlı kalacaksın.Pada kebanyakan, Anda akan menerima situasi budaya karena beberapa ritual, tetapi tetap menyadari realitas.
Kültürel durumları en fazla birer tören olarak görüp, gerçekliğe bağlı kalacaksın.В най-добрия случай ще приемате културните обстоятелства като ритуали, но ще сте запознати с реалността.
"La Realidad", Türkçesi; Gerçeklik.La Realidad, ou " La Réalité " en français.
"La Realidad", Türkçesi; Gerçeklik.La realidad, v angličtině to znamená Realita.