Ana içeriğe geç
Sözlük

gerçekli ile cümle

gerçekli kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Gerçeklikten daha iyi çünkü.It's just better than reality.
Böylece aklımıza tablet kullanarak büyütülmüş gerçeklik uygulaması yapmak geldi.So we thought of an augmented reality application using a tablet.
Aniden, ihtimal dahilinde bile olmayan bir şey gerçekliğe dönüştü.Something that wasn't even a possibility became a reality.
Ama bu aslında gerçekliği yaratma hayaliniz ile ilgili bir şey.And I talked them into funding an expedition.
Hayal etmek bir güç ve gerçekliği doğurabiliyor.Imagination is a force that can actually manifest a reality.
Ben, çoğunuz gibi, gerçeklik ve bilgisayar oyunları arasında bir yerde yaşıyorum.I, like many of you, live somewhere between reality and video games.
Farklı bir varoluşa dönüştü, benim sanal gerçekliğime.It became an alternate existence, my virtual reality.
İnteraktif, yüklenmiş, gerçek zamanlı, yüksek tanımlı gerçekliğe karışmamızı sağlıyorlar.They allow us to sublimate into the culture of interactive, downloaded, streaming, HD reality.
Baktığımız resim, klasik düzende yapılmış ve ölçülü bir gerçekliğe sahip. .This is a painting that really is about classical order and measured reality.
Ve bu benim gerçeklik denetelemem.And this is my reality check.
Bana göre, görünmeyen şeylerin önemi, realite TV'nin gerçekliği nasıl etkilediğinde gizli.So for me, the substance of things unseen is how reality TV is driving reality.
Bilim, gerçekliğin şiiridir.Science is the poetry of reality.
Hepimizden daha büyük ve hepimizi içine alan bir evrensel gerçeklik var.There's a larger universal reality of which we are all a part.
"Bütün gerçeklik birdir."All truth is one.
Buradaki en önemli şey ise: İnsanların gerçeklikten ne kadar uzak olduğunu gördün mü?And most important: did you see how far from reality these people are?
Demek istediğim gerçeklik görseldir.I mean, reality is what you can see.
Ve aslında bu gerçeklikler beni bir dereceye kadar rahatsız ediyordu.There's all of those realities that actually bother me to a certain extent.
Bu adamlar hakkında zekice olan şey şu ki onlar bir gerçekliği hayal edebiliyorlar.So what was really brilliant about these guys is that they could imagine a reality
Bitirmeden önce, gerçekliğin en ilginç kurgudan bile daha ilginç olduğunu kabul edeceksiniz.Before we're finished, I think you'll agree that truth is stranger than the strangest fiction.
Kim olduğunu keşfettiğin an'da, o zaman bu rüyanın gerçekliğine olduğu gibi uyanırsın.The moment that you discover who you are, then you are awakened to the dream as it is.
Şimdi hikayenin var olan gerçekliğini anladık, değil mi?So now we get to the existential reality of the story, right?
Sonra kırmızı ışıkta geç, Roxanne, yada benim 19. yüzyıl sinirlerim kırılacak gerçeklik için.Then turn on the red light, Roxanne, or I'll have my 19th nervous breakdown for real.
Gerçeklik ve tarih bu unvana görkem bahşetti.Reality and history have endowed that title with grandeur.
Sanat, gerçek duygular yaratan bir yanıltmadır, gerçeklik yaratan bir yalandır.Art is a deception that creates real emotions -- a lie that creates a truth.
O bizim görünmez gerçekligimiz.It's our invisible reality.
Bir artırılmış gerçeklik gösterisi.It's a demonstration of augmented reality.
Artırılmış gerçeklik, gerçek dünyanın bilgisayarla oluşturulmuş görüntülerle birleştirilmesidir.Augmented reality is the melding of the real world with computer-generated imagery.
Artırılmış gerçeklik, yalnızca çıkan en son teknoloji.Augmented reality is just the latest technology.
Bu şehre ulaştığınızda gerçekliğini görürsünüz.You know, when you get, actually to this town it has reality.
Tüm bireyler ve tüm kültürler gerçeklikte gerçekleştirilemeyecek ideallere sahiptir.All individuals and all cultures have ideals that cannot possibly be realized in reality.
Biz bunu gerçeklik yapıyoruz - halkın hükümeti, halk ile ve halk için.We are making it a reality - government of the people, by the people and for the people.
Güvenlik iki farklı şeydir: hem histir hem de gerçeklik.So security is two different things: it's a feeling, and it's a reality.
Cevap, bizim gerçeklik yerine güvenlik duygusuna yanıt vermemiz.The answer is, we respond to the feeling of security and not the reality.
Bu kavramsal önyargıların yaptığı ise bizimle gerçeklik arasında bir perde oluşturmak.And what these cognitive biases do is they act as filters between us and reality.
Ve bunun sonucunda hislerimizle gerçeklik hızla ayrılıp, farklılaşıyorlar.And the result is that feeling and reality get out of whack, they get different.
Bunları biliyorsanız, hislerinizin gerçeklikle uyuşmasını başarmanız daha olasıdır.But if you know stuff, you're more likely to have your feelings match reality.
Elimde hisler ve gerçeklik var.I have feeling and reality.
Model ve duygular kafamızda, gerçeklik ise dış dünyada.Feeling and model in our head, reality is the outside world.
Hissettiklerimiz, model ve gerçekliğimiz var.We have feeling, model, reality.
Hisler, model, gerçeklik dediğimi hatırlıyor musunuz?Remember I said feeling, model, reality;
Gerçeklik değişmez demiştim.I said reality doesn't change.
Teknolojik bir dünyada yaşıyoruz; gerçeklik devamlı değişiyor.We live in a technological world; reality changes all the time.
Ama uzun sürede, hisler ve gerçeklik mühimdir.But in the long-term, both feeling and reality are important.
Güvenlik hissinin gerçeklikle daha çok örtüşmesini sağladı.It made their feeling of security more match the reality.
Olay sadece gerçeklikte değil, hisle ve gerçeklikte.It's not just reality; it's feeling and reality.
Hislerimiz ver gerçeklik örtüştüğü sürece, daha iyi güvenlik değiş-tokuşları yapıyoruz.It's important that, if our feelings match reality, we make better security trade-offs.
Bu diğer kişinin hareketinin bir çeşit sanal gerçeklik simülasyonunu yaratmak gibi.It's almost as though it's performing a virtual reality simulation of the other person's action.
Çok farklı bir gerçeklik.Very different reality.
Bu, Kenya'nın gerçekliği, şu an yaşadığımız yer, ve Afrika'nın diğer bölümlerinin.Now, this is the reality of Kenya, where we live now, and other parts of Africa.
Uğraştığımız gerçeklik bu.This is the reality that we deal with.
Gerçeklikten uzak değilizWe are not far from reality.
Bilimsel gerçeklik sayesinde ölüm denen süreç hakkındaki hislerin değişir.Scientific reality could make you feel different about this process called death.
Allah diyecek ki: Bugün, öyle bir gündür ki gerçeklerin gerçekliği fayda eder ancak.God will say: 'This is the day when the truthful shall profit by their truthfulness.
Gerçeklik makamında, çok kudretli bir büyük padişah katında.At the still centre in the proximity of the King all-powerful.
O halde yalnız Allah'a güven, çünkü tuttuğun yol gerçekliği meydanda olan hak yoludur.So you place your trust in God. Certainly you stand on positive truth.
İşte bu, gerçekliği kesin olan gündür.That day is certain.
İşte bu, gerçekliği kesin olan gündür. Artık dileyen, Rabbine varan yolu tutar, O'na sığınır.That is the True Day; therefore whoever wills may take the path towards his Lord.
Allah'ın şahidliği de (bir şeyin gerçekliği için) kafidir.And Allah is All-Sufficient as a Witness.
Halbuki o, gerçektir, onlara inen kitabın gerçekliğini söyler.And they disbelieve in that which came after it, while it is the truth confirming what is with them.
Allah onlar(ın gerçekliği) hakkında hiçbir delil indirmemiş(onlara hiçbir güç vermemiş)tir.Allah hath revealed no sanction for them.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod