Ana içeriğe geç
Sözlük

gerçekli ile cümle

gerçekli kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Artırılmış gerçeklik, Layar için bir uygulama yaptık, bu AED'leri bulması için.We made an application for Layar: Augmented Reality, to find these AEDs.
Gerçeklik, insan mutluluğu için iyi bir rehber değildir.And reality isn't a particularly good guide to human happiness.
Yani iyimserlik, öznel gerçekliği değiştiriyor.So optimism changes subjective reality.
Ama aynı zamanda nesnel gerçekliği de değiştiriyor.But it also changes objective reality.
Bunun gerçekliği nedir?What is the reality of that?
Fakat bu, gerçeklik hakkında birçok açıdan tam tersini belirtir.Yet what it asserts about reality is, in many ways, the opposite.
Dünyamızı, hergünümüzü, gerçekliğimizi-You can't seriously think that you can stop our world-
Yine de yeryüzündeki bizim fiziksel gerçekliğimiz o uzak, görünmez galaksilerle yakından bağlantılı.We can think of them as part of our universe.
1999 civarı sanal gerçeklikle ilgili 4 tane film meydana çıktı...Around 1999 we had a quartet of sci-fi movies about artificial reality
Fiziksel gerçeklik ise bu karoların aynı olduğu.That is your perceptual reality.
Şimdi ise daha da ileri teknolojilerden bahsediliyor: artırılmış gerçeklik gibi.Now this is being augmented with further layers of technology like augmented reality.
Önceden, " Ben egoyum" dunuz. Şimdiyse, gerçek Sizin gerçekliği olacaksınız. Büyük S.You were 'I am ego', and you're going to become the reality of your the true Self, the capital S.
Şu anki gerçekliğimiz daha sonra anlatacağımız hikayeden daha az ilginç.Our reality right now is less interesting than the story we're going to tell about it later.
"La Realidad", Türkçesi; Gerçeklik.[music] La Realidad, in English it means reality.
~ Gerçekliğim ~[The reality of me]
Bu sanal bir gerçeklik olabilir mi?Could this be a virtual reality?
Ve dünya ile ilişkinizde de sizin gerçekliğiniz, bu bütünlüğünüzdürAnd the wholeness is the reality of you when you relate to the world.
Çünkü gerçeklik bu şekilde oluşuyor.Because this is how reality is created.
Bu gerçeklikle nasıl başa çıkacaklarını hayal edemediler ve edemiyorlar.They could not, and they cannot, imagine how they could really deal with this reality.
Sanatın düşüşte olduğu yakınmasının gerçeklik tanecikleri üç katmandan geliyor.The only grain of truth to this complaint that the arts are in decline come from three spheres.
Yani, bunda da bir gerçeklik payı var mı?I mean, is that also a grain of truth?
Bu onlarda gerçekliğin bozulmasına yol açar.It causes them to distort reality.
Yani mimarinin gerçekliği içgüdüseldir.So the reality of architecture is visceral.
Gercekligi kanitlanabilir mi?Is the information verifiable?
Şovun başlangıcında, mesela, Zero gerçeklik ve rüyayı oynatıyor.At the beginning of the show, for example, Zero deejays dream and reality.
Ve bunları bir fotoğraf gerçekliğinde dijital karakter yaratmak için kullanacağız.And these we're actually going to use to create a photo-real digital character.
Ve buna rağmen, bir gerçeklik düzeyi var.And despite that, it retains a level of realism.
Bu aslında farklı gerçeklikleri birleştirmekle ilgili.It's just really about combining different realities.
Böylece nerede kesin bir gerçekliği ölümü reddedilemez bir biyolojik durum olarak görsek,So where we see an unquestionable reality, death as an irrefutable biological condition,
Stratejik dönüş, hipoteziniz gerçekliği karşılamadığında ne... ...yapacağınızı söyler.A pivot says what do you do when your hypotheses don't meet reality?
Yani gözlem işine baktığınızda, bu, yine aynı gerçekliktir, bölünmezdir.So if you look at witnessing, it is just the same reality - indivisible.
Matisse burada gerçeklikleri iç içe geçirmiş, diğer resimlerinde de gördüğümüz gibi.SPEAKER 1: It's an allegory. SPEAKER 2:
Bütün gerçeklik efsanevi dünya görüşüne dayalıdır.The ground reality is based on a cyclical world view.
Bilginin, ilişkili olduğu gerçekliğin yüzdesine sahip olduğu bir seviyeye ulaşabilecek miyiz?Are we going to reach the stage where information has a percentage for fact associated with it?
Bilgiyi içerdiği gerçeklik yüzdesiyle etiketlemeye başlar mıyız?We start labeling information for the fact percentage?
Ben bana ait sanatsal ifadeler, gerçekliğin bana ait yorumları istedim.I wanted my artistic statement, my interpretation of reality.
Köşegenlere de bakarsanız, içerik-biçim ve güzellik-gerçeklik karşıtlıkları görürsünüz.And if you go on the diagonal, you get content and form -- and then beauty and truth.
Yani sonunda, bu kucuk gerceklik durumu saglar.So at least that little reality check holds.
İşte burada, sınırlarımızı, biyolojik gerçeklik ve hayal gücümüz belirliyor.We're limited here primarily by a biological reality and our imagination.
Bu gerçekliğin ikinci sınıf bir gerçekliğin yer değiştirmesidir. yaşamdan acınası bir kopuş.It is a pathetic little second-rate substitute for reality -- a pitiable flight from life.
Şimdi zihnim, birbirinden çok farklı iki gerçeklik durumu arasında asılı kalmıştı.And my mind was now suspended between two very opposite planes of reality.
Sanatçının sadece gerçekliğin değil, yoğunlaştırılmış bir gerçeğin arayışında olduğunu düşünüyorum.I would say that it's not just reality he's after. I think he's after a kind of condensed reality.
Grand'e göre bir anafor, bir kayanın sahip olduğu kadar gerçekliğe sahiptir.A whirlpool, for Steve Grand, is a thing with just as much reality as a rock.
Ne var ki bu olayların gerçekliğine ilişkin kanıtları toplamak çok zamanımı alıyor.I need a lot of time, though, to gather evidence that they're true.
Ancak bence bu oldukça ve açıkça yanlış. Değerler bir çeşit gerçekliktir.Values are a certain kind of fact.
Düzensizlik ve yozlaşmanın gerçekliğiThe truth of social entropy.
Sadece elimizdeki gerçekliğe uymuyor.It just doesn't happen to be right about the world.
Bu -- malum, çocuğu değişik gerçekliklere alıştırmak için, bence önemli.You know, getting kids used to different realities, I think, is so important.
Tanrı, kendi gerçekliği için kölelik talep eden bir efsanedir.God is a myth Demanding enslavement is his reality
O zaman kendi 'Para- Braham' ına gelmelisin. yani kendi Öz Gerçekliğine.Then you must come to your own 'Para-Braham' means your Original Truth.
Keats der ki: "Güzellik gerçekliktir, gerçeklik ise güzelliktir.And Keats said, "Beauty is truth, and truth beauty.
Şimdi size bu işin fiziksel gerçekliklerini anlatayım.So let me turn to the physical reality of this.
İyi olan her şey, kötü olan hiçbir şey. saf gerçeklikEverything wholesome. Nothing unwholesome. A Pure mind.
Videoların bizlere belli bir ölçüde gerçeklik sunduklarını düşünüyorum.I think what video offers for us is a certain degree of reality.
O, onların gerçekliğini doğruluyor.He corroborates their reality.
Eğer gerçeklik anlayışın fiziksel dünyayla örtüşmüyorsa acı çekebilirsin.Your concept of reality can hurt you if it doesn't correspond with the physical world.
Ve bir ifadenin gerçekliği, hepimize ulaşıyor, etkiliyor, ilham veriyor ve bir araya getiriyor.And the reality of that expression reaches all of us and moves us, inspires and unites us.
Benliğin değerini desteklemek için koca değerler sistemleri ve fiziksel bir gerçeklik yarattık.We've created entire value systems and a physical reality to support the worth of self.
O, kendi yarattıklarımızdan daha fazla bir gerçekliğe karşılık geliyor.It's more a reality than the ones our selves have created.
Bu tarihi gerçekliğin bi parçası ama matematiksel bir örtünün altında gizli.That's a piece of history, but it comes in a mathematical wrapping.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod