Gerçeklik, insan mutluluğu için iyi bir rehber değildir.Or, la réalité n'est pas vraiment un bon guide pour atteindre le bonheur humain.
Gerçeklik, insan mutluluğu için iyi bir rehber değildir.Realnost pa ni posebej dober vodič k sreči.
Gerçeklik, insan mutluluğu için iyi bir rehber değildir.Und Realität ist kein besonders guter Leitfaden zum menschlichen Glück.
Gerçeklik, insan mutluluğu için iyi bir rehber değildir.Y la realidad no es una guía particularmente buena de la felicidad humana.
Gerçeklik, insan mutluluğu için iyi bir rehber değildir.Η πραγματικότητα δεν είναι ιδιαίτερα καλός οδηγός για την ανθρώπινη ευτυχία.
Gerçeklik, insan mutluluğu için iyi bir rehber değildir.А реальность — не самый лучший проводник на пути к человеческому счастью.
Gerçeklik, insan mutluluğu için iyi bir rehber değildir.Реалността не е толкова добър водач за човешко щастие.
Gerçeklik, insan mutluluğu için iyi bir rehber değildir.והמציאות איננה מדריכה טובה במיוחד לגבי השמחה האנושית
Gerçeklik, insan mutluluğu için iyi bir rehber değildir.والواقع تحديداً ليس دليلاً جيداً لسعادة الانسان
Gerçeklik, insan mutluluğu için iyi bir rehber değildir.例えば
Gerçeklikle ilgili hep sorunları olmuştur. Ama tamam, sinirlenmeyeceğim.Siempre tuvo problemas con la realidad y... ...no me enojaré.
Gerçeklikle ilgili hep sorunları olmuştur. Ama tamam, sinirlenmeyeceğim.Ze heeft altijd moeite gehad met de realiteit, maar ik zal niet boos worden.
Gerçeklikle ilgili hep sorunları olmuştur.Elle a toujours eu du mal à voir la réalité.
Gerçeklikle ilgili hep sorunları olmuştur.Mas não é verdade.
Gerçeklikle ilgili hep sorunları olmuştur.Mereu a deformat realitatea.
Gerçeklikle ilgili hep sorunları olmuştur.Mindig is gondja volt a valósággal.
Gerçeklikle ilgili hep sorunları olmuştur.و لكنها غير صحيحة
Gerçeklikten daha iyi çünkü.C'est tout simplement mieux que la réalité.
Gerçeklikten daha iyi çünkü.Det är helt enkelt bättre än verkligheten.
Gerçeklikten daha iyi çünkü.Det er bare bedre end virkeligheden.
Gerçeklikten daha iyi çünkü.Đó chỉ đơn giản là tốt đẹp hơn thực tế.
Gerçeklikten daha iyi çünkü.Egyszerűen jobb nekik, mint a valóság.
Gerçeklikten daha iyi çünkü.É melhor que a realidade.
Gerçeklikten daha iyi çünkü.Es mejor que la realidad.
Gerçeklikten daha iyi çünkü.Este pur și simplu mai bine ca în realitate.
Gerçeklikten daha iyi çünkü.Het is gewoon beter dan de realiteit.
Gerçeklikten daha iyi çünkü.Je to lepšie než skutočnosť.
Gerçeklikten daha iyi çünkü.Jsou prostě lepší než realita.
Gerçeklikten daha iyi çünkü.현실보다 좋으니까요.
Gerçeklikten daha iyi çünkü.Są po prostu lepsze niż rzeczywistość.
Gerçeklikten daha iyi çünkü.Semplicemente è meglio della realtà.
Gerçeklikten daha iyi çünkü.Sie sind einfach besser als die Realität.
Gerçeklikten daha iyi çünkü.Είναι απλά καλύτερο από την πραγματική ζωή.
Gerçeklikten daha iyi çünkü.Те просто са по-добри от реалността.
Gerçeklikten daha iyi çünkü.Тому що він кращий за реальність.
Gerçeklikten daha iyi çünkü.Это просто лучше, чем реальность.
Gerçeklikten daha iyi çünkü.זה פשוט טוב יותר מהמציאות.
Gerçeklikten daha iyi çünkü.إنها أفضل من الحياة الحقيقية.
Gerçeklikten daha iyi çünkü.だからこそWorld of Warcraftのプレーヤーたちは
Gerçeklikten uzak değilizChúng tôi không hề xa rời thực tế.
Gerçeklikten uzak değilizNo estamos lejos de la realidad.
Gerçeklikten uzak değilizNoi nu suntem rupti de realitate,
Gerçeklikten uzak değilizNous ne sommes pas loin de la réalité.
Gerçeklikten uzak değilizWe zijn niet ver van de werkelijkheid.
Gerçeklikten uzak değilizWir sind nicht weit weg von der Realität.
Gerçeklikten uzak değilizМы не далеки от реальности.
Gerçeklikten uzak değiliz世界中のいくつかの機関が、この原則に取り組んでいます
Gerçeklik ve tarih bu unvana görkem bahşetti.A realidade e a História têm dotado esse título de grandeza.
Gerçeklik ve tarih bu unvana görkem bahşetti.A valóság és a történelem tiszteletet parancsolóvá tette a nevet.
Gerçeklik ve tarih bu unvana görkem bahşetti.De werkelijkheid en de geschiedenis hebben de titel met grandeur bekleed.
Gerçeklik ve tarih bu unvana görkem bahşetti.Họ có được danh hiệu của sự kính trọng.
Gerçeklik ve tarih bu unvana görkem bahşetti.현실과 역사는 그 명칭에 위엄을 가져다 주었습니다.
Gerçeklik ve tarih bu unvana görkem bahşetti.La realidad y la historia han dotado al título de grandiosidad .
Gerçeklik ve tarih bu unvana görkem bahşetti.La réalité et l'histoire ont doté ce titre d'une grandeur.
Gerçeklik ve tarih bu unvana görkem bahşetti.Realita a historie obdařily tento titul honosností.
Gerçeklik ve tarih bu unvana görkem bahşetti.Realitatea și istoria au înobilat acel titlu cu grandoare.
Gerçeklik ve tarih bu unvana görkem bahşetti.Realtà e storia hanno conferito grandezza a quel titolo.
Gerçeklik ve tarih bu unvana görkem bahşetti.Rzeczywistość i historia dodały tytułowi znaczenia.
Gerçeklik ve tarih bu unvana görkem bahşetti.Virkelighed og historie har udstyret titlen med pragt.
Gerçeklik ve tarih bu unvana görkem bahşetti.Wirklichkeit und Geschichte haben dem Titel Größe gegeben.