~ Gerçekliğim ~THỰC TẠI CỦA TÔI
~ Gerçekliğim ~- Todellisuuteni - TROM
~ Gerçekliğim ~~Η πραγματικότητα του εαυτού μου~
~ Gerçekliğim ~Моя реальность
~ Gerçekliğim ~Моята реалност
~ Gerçekliğim ~~ המציאות של עצמי ~
~ Gerçekliğim ~حقيقتي
Gerçekliğin ne olduğuna kim karar veriyor?Ai là người quyết định hiện thực là gì?
Gerçekliğin ne olduğuna kim karar veriyor?Chi decide cosa e' la realta'?
Gerçekliğin ne olduğuna kim karar veriyor?Cine decide ce e realitatea?
Gerçekliğin ne olduğuna kim karar veriyor?Kdo rozhoduje, co je realita?
Gerçekliğin ne olduğuna kim karar veriyor?누가 현실이 무엇인지를 결정하느냐?
Gerçekliğin ne olduğuna kim karar veriyor?Kto decyduje czym jest rzeczywistość?
Gerçekliğin ne olduğuna kim karar veriyor?Quem decide o que é a realidade?
Gerçekliğin ne olduğuna kim karar veriyor?Qui décide de ce qu'est la réalité?
Gerçekliğin ne olduğuna kim karar veriyor?¿Quién decide qué es la realidad?
Gerçekliğin ne olduğuna kim karar veriyor?Wer entscheidet, was Realität ist?
Gerçekliğin ne olduğuna kim karar veriyor?Wie beslist wat echt is?
Gerçekliğin ne olduğuna kim karar veriyor?Кой решава какво е реалност?
Gerçekliğin ne olduğuna kim karar veriyor?Кто решает, что есть реальность?
Gerçekliğin ne olduğuna kim karar veriyor?Хто вирішує, що таке реальність?
Gerçekliğin ne olduğuna kim karar veriyor?מי מחליט מה היא המציאות?
Gerçekliğin ne olduğuna kim karar veriyor?من يقرر ما هو الواقع؟
Gerçekliğin ne olduğuna kim karar veriyor?これはロンドンのテート・モダンです
Gerçekliğin önceki anlayışına göre imkansız, ancak yeni bir anlayışla mümkün olanAi putea spune ca într-adevar suntem pe punctul de a creea un miracol aici, pe Pamânt.
Gerçekliğin önceki anlayışına göre imkansız, ancak yeni bir anlayışla mümkün olanJe zou kunnen zeggen dat we bezig zijn om hier op aarde een wonder vorm te geven.
Gerçekliğin önceki anlayışına göre imkansız, ancak yeni bir anlayışla mümkün olanla création d'un miracle ici sur la terre.
Gerçekliğin önceki anlayışına göre imkansız, ancak yeni bir anlayışla mümkün olanMůžete říct, že máme teď za úkol dělat na planetě Zemi zázraky.
Gerçekliğin önceki anlayışına göre imkansız, ancak yeni bir anlayışla mümkün olanБи могло да се каже, че нашата задача е да създадем чудо тук на Земята.
Gerçekliğin önceki anlayışına göre imkansız, ancak yeni bir anlayışla mümkün olanものなのです。 実は、それこそが必然なのです。 それ以下のものは、試みる価値もないのです。
Gerçeklik bize evrenle bir olduğumuzu gösteriyor.la realtà che ci dice che siamo la stessa cosa con l universo.
Gerçeklik değişmez demiştim.Am spus că realitatea nu se schimbă.
Gerçeklik değişmez demiştim. Aslında değişir.Hãy nhớ tôi đã nói về cảm giác, mô hình, thực tế tôi nói thực tế không thay đổi.
Gerçeklik değişmez demiştim. Aslında değişir.Ik zei dat de realiteit niet veranderde, maar dat doet het wel.
Gerçeklik değişmez demiştim. Aslında değişir.현실은 바뀌지 않는다고 말했죠. 사실 현실은 변합니다.
Gerçeklik değişmez demiştim. Aslında değişir.אמרתי שמציאות אינה משתנה. היא כן.
Gerçeklik değişmez demiştim. Aslında değişir.قلت أن الحقيقة لا تتغير. لكنها بالفعل تتغير.
Gerçeklik değişmez demiştim. Aslında değişir.私たちは科学技術の世界に生きています
Gerçeklik değişmez demiştim.Azt mondtam a valóság nem változik.
Gerçeklik değişmez demiştim.Dije que la realidad no cambia.
Gerçeklik değişmez demiştim.Eu disse que a realidade não muda.
Gerçeklik değişmez demiştim.Ich sagte Realität verändert sich nicht.
Gerçeklik değişmez demiştim.J'ai dit que la réalité ne change pas.
Gerçeklik değişmez demiştim.Powiedziałem, że rzeczywistość się nie zmienia.
Gerçeklik değişmez demiştim.Řekl jsem, že skutečnost se nemění.
Gerçeklik değişmez demiştim.Saya bilang realita tidak pernah bisa berubah.
Gerçeklik değişmez demiştim.Vi ho detto che la realtà non cambia mai.
Gerçeklik değişmez demiştim.Vravel som, že realita sa nemení.
Gerçeklik değişmez demiştim.Είπα πως η πραγματικότητα δεν αλλάζει.
Gerçeklik değişmez demiştim.Казах ви, че реалността не се променя.
Gerçeklik değişmez demiştim.Я сказал, что реальность не меняется.
Gerçeklik, insan mutluluğu için iyi bir rehber değildir.A realita není zrovna dobrý ukazatel lidského štěstí.
Gerçeklik, insan mutluluğu için iyi bir rehber değildir.A skutočnosť nie je práve tou najlepšou cestou, ktorá by viedla k šťastiu ľudí.
Gerçeklik, insan mutluluğu için iyi bir rehber değildir.E la realtà non è una guida particolarmente buona per la felicità umana.
Gerçeklik, insan mutluluğu için iyi bir rehber değildir.E la realtà non è un gran veicolo della felicità umana.
Gerçeklik, insan mutluluğu için iyi bir rehber değildir.En de werkelijkheid is geen goede gids naar levensgeluk.
Gerçeklik, insan mutluluğu için iyi bir rehber değildir.Iar realitatea nu e ghidul tocmai potrivit pentru fericirea umană.
Gerçeklik, insan mutluluğu için iyi bir rehber değildir.그리고 현실은 딱히 사람의 행복에 좋은 가이드가 되지 못하지요.
Gerçeklik, insan mutluluğu için iyi bir rehber değildir.Mà thực tế lại không phải là một hướng dẫn đặc biệt tốt cho hạnh phúc con người.
Gerçeklik, insan mutluluğu için iyi bir rehber değildir.Og virkeligheden er ikke en speciel god guide til menneskelig lykke.