Bu gerçeklikle nasıl başa çıkacaklarını hayal edemediler ve edemiyorlar.Non potevano e non possono immaginare come far fronte a questa realtà.
Bu gerçeklikle nasıl başa çıkacaklarını hayal edemediler ve edemiyorlar.No podían, y no pueden, imaginar cómo hacer frente a esta realidad.
Bu gerçeklikle nasıl başa çıkacaklarını hayal edemediler ve edemiyorlar.Nu au putut şi nu pot să-şi imagineze cum să administreze această realitate.
Bu gerçeklikle nasıl başa çıkacaklarını hayal edemediler ve edemiyorlar.Sie konnten nicht und sie können sich nicht vorstellen, wie sie mit dieser Realität umgehen können.
Bu gerçeklikle nasıl başa çıkacaklarını hayal edemediler ve edemiyorlar.Ze konden zich niet, en ze kunnen zich niet voorstellen hoe ze met deze realiteit kunnen omgaan .
Bu gerçeklikle nasıl başa çıkacaklarını hayal edemediler ve edemiyorlar.Δεν μπορούσαν, και δεν μπορούν, να φανταστούν πώς θα μπορούσαν να αντιμετωπίσουν αυτή την πραγματικότητα.
Bu gerçeklikle nasıl başa çıkacaklarını hayal edemediler ve edemiyorlar.Вони навіть не уявляють як їм справитись з такими реаліями.
Bu gerçeklikle nasıl başa çıkacaklarını hayal edemediler ve edemiyorlar.Не можеха и не могат да си представят как биха могли да се справят с тази реалност.
Bu gerçeklikle nasıl başa çıkacaklarını hayal edemediler ve edemiyorlar.Они не могли и не могут представить, как справится с реальностью.
Bu gerçeklikle nasıl başa çıkacaklarını hayal edemediler ve edemiyorlar.הם לא יכלו, ולא יכולים, לדמיין איך הם יכולים באמת להתמודד עם המציאות הזאת.
Bu gerçeklikle nasıl başa çıkacaklarını hayal edemediler ve edemiyorlar.ولم تستطيع ولا بامكانها ان تتصوّرَ كيفية التعامل مع ھذا الواقع.
Bu gerçeklikle nasıl başa çıkacaklarını hayal edemediler ve edemiyorlar.現実への対処法が分からないのです 彼らは進む道を誤り
Bu gerçeklik, silahlı örgütler tarafından yaratıldı;또 다른 국제 경제 체제가
Bu gerçeklik, silahlı örgütler tarafından yaratıldı;שפועלת במקביל לזו שלנו,
Bu gerçeklik, silahlı örgütler tarafından yaratıldı;يُدار بالتوازي مع نظامنا ,
Bu gerçeklik, silahlı örgütler tarafından yaratıldı;それは第二次世界大戦の終わりから
Bugün sahneye ilk çıkışı. Bir artırılmış gerçeklik gösterisi.Hoy es el debut de una demostración de realidad aumentada.
Bugün sahneye ilk çıkışı. Bir artırılmış gerçeklik gösterisi.Quello di oggi è il debutto di una dimostrazione di realtà aumentata.
Bugün sahneye ilk çıkışı. Bir artırılmış gerçeklik gösterisi.To będzie debiut przedstawiający rozszerzoną rzeczywistość.
Bu her zaman iyi bir gerçeklik kontrolü verecektir.E questo dovrebbe essere sempre un buona verifica
Bu her zaman iyi bir gerçeklik kontrolü verecektir.항상 생각하는 연습을 하면 좋은 습관이 될 것입니다
Bu her zaman iyi bir gerçeklik kontrolü verecektir.هذا سوف يعطيك دائماً اختبارا واقعيا جيداً
Bu insan gerçekliğe, insan organlarına, duyularına, evrene paralel giden parasal sisteme öyle kaptırmış ki!現実と同じ様に 自分自身や内臓、感覚、宇宙 人は、観察を通して物事を捉えるのではなく
Bu kavramsal önyargıların yaptığı ise bizimle gerçeklik arasında bir perde oluşturmak.Dan penyimpangan logika ini berperan menjadi pemilah antara kita dan dunia nyata.
Bu kavramsal önyargıların yaptığı ise bizimle gerçeklik arasında bir perde oluşturmak.En wat deze cognitieve vooroordelen doen is optreden als filters tussen onszelf en de realiteit.
Bu kavramsal önyargıların yaptığı ise bizimle gerçeklik arasında bir perde oluşturmak.E o que fazem esses enviesamentos cognitivos é agir como filtros entre nós e a realidade.
Bu kavramsal önyargıların yaptığı ise bizimle gerçeklik arasında bir perde oluşturmak.E quello che fanno queste distorsioni cognitive, è di fungere da filtri tra noi e la realtà.
Bu kavramsal önyargıların yaptığı ise bizimle gerçeklik arasında bir perde oluşturmak.És ezek az észlelési előítéletek szűrőként viselkednek köztünk és a valóság között.
Bu kavramsal önyargıların yaptığı ise bizimle gerçeklik arasında bir perde oluşturmak.Et ce que ces tendances cognitives font, est qu'elles agissent comme des filtres entre la réalité et nous.
Bu kavramsal önyargıların yaptığı ise bizimle gerçeklik arasında bir perde oluşturmak.Iar aceste predispoziţii cognitive acționează ca niște filtre între noi și realitate.
Bu kavramsal önyargıların yaptığı ise bizimle gerçeklik arasında bir perde oluşturmak.I co robią te poznawcze uprzedzenia, to bycie filtrami pomiędzy nami, a rzeczywistością.
Bu kavramsal önyargıların yaptığı ise bizimle gerçeklik arasında bir perde oluşturmak.이러한 인식적 편견들은 우리와 실제 사이에서 필터와 같은 역할을 합니다.
Bu kavramsal önyargıların yaptığı ise bizimle gerçeklik arasında bir perde oluşturmak.Những gì mà thành kiến về nhận thức làm là chúng hoạt động như những bộ lọc giữa chúng ta và thực tế
Bu kavramsal önyargıların yaptığı ise bizimle gerçeklik arasında bir perde oluşturmak.Tieto kognitívne predsudky sú filtrom medzi nami a realitou.
Bu kavramsal önyargıların yaptığı ise bizimle gerçeklik arasında bir perde oluşturmak.Tyto kognitivní předsudky nám cloní realitu.
Bu kavramsal önyargıların yaptığı ise bizimle gerçeklik arasında bir perde oluşturmak.Und was diese kognitiven Verzerrungen tun, ist dass sie als Filter zwischen uns und der Realität agieren.
Bu kavramsal önyargıların yaptığı ise bizimle gerçeklik arasında bir perde oluşturmak.Y lo que estos sesgos cognitivos hacen es que actúan como filtros entre nosotros y la realidad.
Bu kavramsal önyargıların yaptığı ise bizimle gerçeklik arasında bir perde oluşturmak.Так вот эти искажения восприятия работают как фильтры между нами и реальностью.
Bu kavramsal önyargıların yaptığı ise bizimle gerçeklik arasında bir perde oluşturmak.Това, което правят когнитивните ни предразсъдъци е да служат като филтър между нас и реалността.
Bu kavramsal önyargıların yaptığı ise bizimle gerçeklik arasında bir perde oluşturmak.ומה שההטיות הקוגניטיביות האלה עושות הוא שהן חוצצות בינינו לבין המציאות.
Bu kavramsal önyargıların yaptığı ise bizimle gerçeklik arasında bir perde oluşturmak.و ما تعمله هذه الإدراكات التحيزيه هو أنها تعمل كمرشحات بيننا و بين الحقيقة.
Bu kavramsal önyargıların yaptığı ise bizimle gerçeklik arasında bir perde oluşturmak.私たちと実態の間のフィルターとして働きます その結果
Bu, Kenya'nın gerçekliği, şu an yaşadığımız yer, ve Afrika'nın diğer bölümlerinin.Asta-i realitatea în Kenya, unde trăim acum şi în alte părţi din Africa.
Bu, Kenya'nın gerçekliği, şu an yaşadığımız yer, ve Afrika'nın diğer bölümlerinin.C'est la réalité du Kenya, où nous vivons aujourd'hui, ainsi que d'autres parties de l'Afrique.
Bu, Kenya'nın gerçekliği, şu an yaşadığımız yer, ve Afrika'nın diğer bölümlerinin.Dies ist heute die Realität in Kenia, wo wir jetzt leben, und auch in anderen Teilen Afrikas.
Bu, Kenya'nın gerçekliği, şu an yaşadığımız yer, ve Afrika'nın diğer bölümlerinin.Đó chính là thực tế ở Kenya, nơi mà chúng tôi đang sống và cả ở những nơi khác thuộc châu Phi.
Bu, Kenya'nın gerçekliği, şu an yaşadığımız yer, ve Afrika'nın diğer bölümlerinin.Esta é a realidade do Quénia, onde vivemos agora, e de outras partes de África.
Bu, Kenya'nın gerçekliği, şu an yaşadığımız yer, ve Afrika'nın diğer bölümlerinin.Esta es la realidad de Kenia, donde vivimos ahora, y en otras partes de África.
Bu, Kenya'nın gerçekliği, şu an yaşadığımız yer, ve Afrika'nın diğer bölümlerinin.Ez a kenyai realitás, ahol mi most élünk, és Afrika más részein is.
Bu, Kenya'nın gerçekliği, şu an yaşadığımız yer, ve Afrika'nın diğer bölümlerinin.Ini merupakan kenyataan di Kenya sekarang, di mana kami tinggal, dan bagian lain di Afrika.
Bu, Kenya'nın gerçekliği, şu an yaşadığımız yer, ve Afrika'nın diğer bölümlerinin.이것이 바로 저희가 살고 있는 케냐의 현실이며 아프리카의 다른 곳들도 마찬가지입니다.
Bu, Kenya'nın gerçekliği, şu an yaşadığımız yer, ve Afrika'nın diğer bölümlerinin.Questa è la realtà del Kenya, dove viviamo oggi, e in altre parti dell'Africa.
Bu, Kenya'nın gerçekliği, şu an yaşadığımız yer, ve Afrika'nın diğer bölümlerinin.To codzienność Kenii i innych części Afryki.
Bu, Kenya'nın gerçekliği, şu an yaşadığımız yer, ve Afrika'nın diğer bölümlerinin.Toto je realita v Keni, kde teraz žijeme, a tiež v iných častiach Afriky.
Bu, Kenya'nın gerçekliği, şu an yaşadığımız yer, ve Afrika'nın diğer bölümlerinin.Αυτή είναι η πραγματικότητα στην Κένυα όπου ζούμε τώρα. όπως και σε άλλα μέρη της Αφρικής.
Bu, Kenya'nın gerçekliği, şu an yaşadığımız yer, ve Afrika'nın diğer bölümlerinin.В Кении, где мы сейчас живем, это действительность, а также и во всей Африке.
Bu, Kenya'nın gerçekliği, şu an yaşadığımız yer, ve Afrika'nın diğer bölümlerinin.Това е реалността в Кения, където живеем сега, както и в други части на Африка.
Bu, Kenya'nın gerçekliği, şu an yaşadığımız yer, ve Afrika'nın diğer bölümlerinin.У даний момент це звична реальність у Кенії, де ми зараз живемо, та в інших частинах Африки.
Bu, Kenya'nın gerçekliği, şu an yaşadığımız yer, ve Afrika'nın diğer bölümlerinin.עכשיו, זאת המציאות של קניה, איפה שאנחנו חיים עכשיו, וחלקים אחרים של אפריקה.
Bu, Kenya'nın gerçekliği, şu an yaşadığımız yer, ve Afrika'nın diğer bölümlerinin.هذا هو الواقع في كينيا، حيث نعيش الآن، وكذلك الحال بالنسبة لأجزاء من أفريقيا.