Ana içeriğe geç
Sözlük

gerçekli ile cümle

gerçekli kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Bu dönüşüm binlerce çizimden biri ve bilgisayar resimlerindne gerçekliğe.И отново, преходът от една от многото хиляди скици и компютърни изображения към реалността.
Bu dönüşüm binlerce çizimden biri ve bilgisayar resimlerindne gerçekliğe.ושוב, המעבר מכמה מאלפי האיורים והדמיות המחשב למציאות.
Bu dönüşüm binlerce çizimden biri ve bilgisayar resimlerindne gerçekliğe.مرة أخرى، التحول من واحد من العديد من آلآف من الرسومات وصور الكمبيوتر إلى أرض الواقع.
Bu dönüşüm binlerce çizimden biri ve bilgisayar resimlerindne gerçekliğe.現実世界に変換されたものです そしてこの組み合わせ--
Bu enerjisel gerçeklik hep vardır, ve öldüğünüzde buna kavuşursunuz.Sin embargo, Es imposible castigar a alguien y lograr bienestar, y el Universo entiende esto
Bu farklı gerçekliğe giriyor.Belép ebbe az alternatív valóságba.
Bu farklı gerçekliğe giriyor.Dia memasuki realitas yang berbeda.
Bu farklı gerçekliğe giriyor.El entra esa realidad diferente.
Bu farklı gerçekliğe giriyor.El intră în acea realitate diferită.
Bu farklı gerçekliğe giriyor.Entra in una realtà differente.
Bu farklı gerçekliğe giriyor.Er betritt diese andere Realität.
Bu farklı gerçekliğe giriyor.Han går in i den där annorlunda verkligheten.
Bu farklı gerçekliğe giriyor.Hij betreedt die andere realiteit.
Bu farklı gerçekliğe giriyor.Il entre dans cette réalité différente.
Bu farklı gerçekliğe giriyor.그는 다른 현실로 들어서는 겁니다.
Bu farklı gerçekliğe giriyor.Εισέρχεται σε μια διαφορετική πραγματικότητα.
Bu farklı gerçekliğe giriyor.Он входит в эту потустороннюю реальность.
Bu farklı gerçekliğe giriyor.Той навлиза в тази различна реалност.
Bu farklı gerçekliğe giriyor.הוא נכנס לתוך אותה מציאות שונה.
Bu farklı gerçekliğe giriyor.وهو يدخل هذا الواقع المختلف
Bu farklı gerçekliğe giriyor.彼は言います これは非常に強烈な経験で
Bu gerçekliğin ikinci sınıf bir gerçekliğin yer değiştirmesidir. yaşamdan acınası bir kopuş.Egy szánalmas kis másodrangú helyettesítése a valóságnak - sajnálatra méltó menekülés az élet elől.
Bu gerçekliğin ikinci sınıf bir gerçekliğin yer değiştirmesidir. yaşamdan acınası bir kopuş.Es sustituto patético, mediocre y menor de la realidad. Un abandono lamentable de la vida.
Bu gerçekliğin ikinci sınıf bir gerçekliğin yer değiştirmesidir. yaşamdan acınası bir kopuş.E un biet înlocuitor de mâna a doua al realității, o fugă de viață, vrednică de dispreț.
Bu gerçekliğin ikinci sınıf bir gerçekliğin yer değiştirmesidir. yaşamdan acınası bir kopuş.È un patetico sostituto di seconda mano della realtà, un patetico abbandono della vita.
Bu gerçekliğin ikinci sınıf bir gerçekliğin yer değiştirmesidir. yaşamdan acınası bir kopuş.Jest żałosną namiastką rzeczywistości, godną politowania ucieczką przed życiem.
Bu gerçekliğin ikinci sınıf bir gerçekliğin yer değiştirmesidir. yaşamdan acınası bir kopuş.Je to patetická, malá a druhoradá náhrada pre realitu -- poľutovaniahodný úlet zo života.
Bu gerçekliğin ikinci sınıf bir gerçekliğin yer değiştirmesidir. yaşamdan acınası bir kopuş.이는 현실에 대한 한심하고 보잘것없는 이류급 대체물이며 삶으로부터의 가엾은 도피인것이다.
Bu gerçekliğin ikinci sınıf bir gerçekliğin yer değiştirmesidir. yaşamdan acınası bir kopuş.Một sự thay thế tầm thường thảm hại cho thực tại một sự trốn tránh đáng thương khỏi cuộc sống thực tại.
Bu gerçekliğin ikinci sınıf bir gerçekliğin yer değiştirmesidir. yaşamdan acınası bir kopuş."um voo lamentável da vida. "Como tal, não merece compaixão,
Bu gerçekliğin ikinci sınıf bir gerçekliğin yer değiştirmesidir. yaşamdan acınası bir kopuş.Είναι ένα αξιοθρήνητο υποκατάστατο της πραγματικότητας -- Mια θλιβερή φυγή από τη ζωή.
Bu gerçekliğin ikinci sınıf bir gerçekliğin yer değiştirmesidir. yaşamdan acınası bir kopuş.Це убога другосортна підміна реальності - жалюгідна втеча від життя.
Bu gerçekliğin ikinci sınıf bir gerçekliğin yer değiştirmesidir. yaşamdan acınası bir kopuş.Это жалкая, ничтожная, второсортная подмена реальности, презренная попытка бегства от жизни.
Bu gerçekliğin ikinci sınıf bir gerçekliğin yer değiştirmesidir. yaşamdan acınası bir kopuş.זהו תחליף פתטי ונחות למציאות, ובריחה עלובה מן החיים.
Bu gerçekliğin ikinci sınıf bir gerçekliğin yer değiştirmesidir. yaşamdan acınası bir kopuş.إنها بديل رديء ومثير للشفقة للواقع - هروب مزر من الحياة.
Bu gerçekliğin ikinci sınıf bir gerçekliğin yer değiştirmesidir. yaşamdan acınası bir kopuş.人生からの哀れむべき逃避である それ自体 同情には値せず
Bu gerçekliği tanımlamanın en iyi yolu ise bilimsel gözlemdir.Dal hal itu paling baik didefenisikan oleh observasi berdasarkan sains.
Bu gerçekliği tanımlamanın en iyi yolu ise bilimsel gözlemdir.Και η καλύτερη ορίζεται από την επιστημονική παρατήρηση.
Bu gerçekliği tanımlamanın en iyi yolu ise bilimsel gözlemdir.Тя може да бъде само една и се определя най-добре чрез научни наблюдения.
Bu gerçekliği tanımlamanın en iyi yolu ise bilimsel gözlemdir.人間にできるのは観測だけだ
Bu gerçeklik, bu biziz.C'est la réalité, c'est nous.
Bu gerçeklik, bu biziz. Tam burada oldu.관광객: 이게 현실이고 우리모습입니다. 여기서 일어난 것입니다.
Bu gerçeklik, bu biziz. Tam burada oldu.תיירת: זוהי מציאות, זה אנחנו. זה קרה כאן.
Bu gerçeklik, bu biziz. Tam burada oldu.سائح:هذه حقيقة،هم نحن. لقد حدث هنا
Bu gerçeklik, bu biziz.Touristin: Es ist Realität, es sind wir.
Bu gerçeklik, bu biziz.Turis: Ini benar-benar terjadi.
Bu gerçeklik, bu biziz.Turista: Es la realidad, somos nosotros.
Bu gerçeklik, bu biziz.Turista: E' una cosa reale, siamo noi.
Bu gerçeklik, bu biziz.Turist: Este realitatea, este vorba de noi înșine.
Bu gerçeklik, bu biziz.Turysta: To rzeczywistość, to my.
Bu gerçeklik, bu biziz.Турист: Посмотрите - это реальность.
Bu gerçeklik, bu biziz.Турист: Това е реалност, това сме ние.
Bu gerçeklikle nasıl başa çıkacaklarını hayal edemediler ve edemiyorlar.Eles não podiam, e não podem, imaginar como lidar com esta realidade.
Bu gerçeklikle nasıl başa çıkacaklarını hayal edemediler ve edemiyorlar.Họ đã và đang không thể hình dung làm thế nào để đương đầu với thực tại này.
Bu gerçeklikle nasıl başa çıkacaklarını hayal edemediler ve edemiyorlar.Ils ne pouvaient pas, et ne peuvent pas, imaginer comment vraiment gérer cette réalité.
Bu gerçeklikle nasıl başa çıkacaklarını hayal edemediler ve edemiyorlar.Képtelenek voltak és képtelenek elképzelni, hogyan tudnának megbirkózni ezzel a valósággal.
Bu gerçeklikle nasıl başa çıkacaklarını hayal edemediler ve edemiyorlar.그들은 정말 어떻게 이 현실을 다뤄야 할지를 상상할 수 없었고 지금도 상상할 수 없습니다.
Bu gerçeklikle nasıl başa çıkacaklarını hayal edemediler ve edemiyorlar.Nemohli a nemohou si představit, jak by se doopravdy poprali s takovou realitou.
Bu gerçeklikle nasıl başa çıkacaklarını hayal edemediler ve edemiyorlar.Nevedeli a nevedia si predstaviť, ako by si poradili s takouto situáciou.
Bu gerçeklikle nasıl başa çıkacaklarını hayal edemediler ve edemiyorlar.Nie umieli i nadal nie potrafią sobie wyobrazić, jak radzić sobie w tej rzeczywistości.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod