Biz bunu gerçeklik yapıyoruz - halkın hükümeti, halk ile ve halk için.,אנחנו ממשים אותה: ממשלה של העם .מתוך העם, ולמען העם
Biz bunu gerçeklik yapıyoruz - halkın hükümeti, halk ile ve halk için.人民の人民による 人民のための政治 すべての人々が含まれ平等で 除外されない社会です
Böylece aklımıza tablet kullanarak büyütülmüş gerçeklik uygulaması yapmak geldi.Così abbiamo pensato a un'applicazione di realtà aumentata da usare con il tablet.
Böylece aklımıza tablet kullanarak büyütülmüş gerçeklik uygulaması yapmak geldi.Domislili smo se aplikacije za nadgrajeno resničnost na tabličnih računalnikih.
Böylece aklımıza tablet kullanarak büyütülmüş gerçeklik uygulaması yapmak geldi.Donc nous avons pensé à une application de réalité augmenté pour les tablettes.
Böylece aklımıza tablet kullanarak büyütülmüş gerçeklik uygulaması yapmak geldi.Egy valóságkiterjesztő alkalmazásra gondoltunk, melyet táblagépen használhatunk.
Böylece aklımıza tablet kullanarak büyütülmüş gerçeklik uygulaması yapmak geldi.Jadi kami memikirkan untuk memperbesar penerapannya di dunia nyata menggunakan tablet.
Böylece aklımıza tablet kullanarak büyütülmüş gerçeklik uygulaması yapmak geldi.그래서 태블릿을 이용한 어플리케이션을 생각해냈죠.
Böylece aklımıza tablet kullanarak büyütülmüş gerçeklik uygulaması yapmak geldi.Por eso pensamos en una aplicación de realidad aumentada en una tableta.
Böylece aklımıza tablet kullanarak büyütülmüş gerçeklik uygulaması yapmak geldi.Prišli sme teda s myšlienkou aplikácie pre tablety, ktorá zväčšuje skutočnosť.
Böylece aklımıza tablet kullanarak büyütülmüş gerçeklik uygulaması yapmak geldi.Și am conceput o aplicație de augmented reality folosind o tabletă.
Böylece aklımıza tablet kullanarak büyütülmüş gerçeklik uygulaması yapmak geldi.We dachten dus aan een 'augmented reality'-toepassing, met een tablet.
Böylece aklımıza tablet kullanarak büyütülmüş gerçeklik uygulaması yapmak geldi.Wir dachten an eine Anwendung zur Vergrößerung mit dem Tablet.
Böylece aklımıza tablet kullanarak büyütülmüş gerçeklik uygulaması yapmak geldi.Wymyśliliśmy aplikację rzeczywistości rozszerzonej działającą na tabletach.
Böylece aklımıza tablet kullanarak büyütülmüş gerçeklik uygulaması yapmak geldi.Οπότε σκεφτήκαμε μια εφαρμογή επαυξημένης πραγματικότητας χρησιμοποιώντας μια ταμπλέτα.
Böylece aklımıza tablet kullanarak büyütülmüş gerçeklik uygulaması yapmak geldi.Мислехме за аргументирано приложение, като използваме таблет.
Böylece aklımıza tablet kullanarak büyütülmüş gerçeklik uygulaması yapmak geldi.Мы подумали о приложении дополненной реальности на планшете.
Böylece aklımıza tablet kullanarak büyütülmüş gerçeklik uygulaması yapmak geldi.Таким чином, ми придумали програму доповненої реальності для планшета.
Böylece aklımıza tablet kullanarak büyütülmüş gerçeklik uygulaması yapmak geldi.אז חשבנו על יישום למציאות רבודה
Böylece aklımıza tablet kullanarak büyütülmüş gerçeklik uygulaması yapmak geldi.لذلك فكرنا في تطبيق واقعي مدمج
Böylece aklımıza tablet kullanarak büyütülmüş gerçeklik uygulaması yapmak geldi.シュミレーションをご覧ください
Böylece nerede kesin bir gerçekliği ölümü reddedilemez bir biyolojik durum olarak görsek,Deci, acolo unde noi vedem o realitate incontestabilă, moartea, ca o condiţie imuabilă biologic,
Böylece nerede kesin bir gerçekliği ölümü reddedilemez bir biyolojik durum olarak görsek,의문의 여지가 없는 현실을 보며 우리는 죽음을 반박할 수 없는 생물학적 상태로 봅니다.
Böylece nerede kesin bir gerçekliği ölümü reddedilemez bir biyolojik durum olarak görsek,Là où nous ne voyons qu'une réalité incontestable, la mort, comme un état biologique irréfutable,
Böylece nerede kesin bir gerçekliği ölümü reddedilemez bir biyolojik durum olarak görsek,Quindi dove vediamo una realtà inconfutabile,
Böylece nerede kesin bir gerçekliği ölümü reddedilemez bir biyolojik durum olarak görsek,Takže tam, kde my vidíme nespornou realitu, smrt jako nezvratnou biologickou okolnost,
Böylece nerede kesin bir gerçekliği ölümü reddedilemez bir biyolojik durum olarak görsek,Wo wir also eine unleugbare Realität erkennen,
Böylece nerede kesin bir gerçekliği ölümü reddedilemez bir biyolojik durum olarak görsek,Мы видим смерть как неоспоримую реальность, как неизбежное биологическое состояние.
Böylece nerede kesin bir gerçekliği ölümü reddedilemez bir biyolojik durum olarak görsek,Там, където съзираме несъмнена реалност, смъртта като неоспоримо биологическо състояние,
Böylece nerede kesin bir gerçekliği ölümü reddedilemez bir biyolojik durum olarak görsek,כך שבעוד אנו רואים במוות מציאות בלתי-מוטלת בספק, מצב ביולוגי שאין להפריכו,
Böylece nerede kesin bir gerçekliği ölümü reddedilemez bir biyolojik durum olarak görsek,و بالتالي حيث أننا نرى الموت واقعا لا شك فيه، كحالة بيولوجية لا يمكن دحضها،
Böylece nerede kesin bir gerçekliği ölümü reddedilemez bir biyolojik durum olarak görsek,死は議論をはさむ余地もない ある生物学的な状態ですが トラジャの人たちは 肉体的な死を
Bu adamlar hakkında zekice olan şey şu ki onlar bir gerçekliği hayal edebiliyorlar.Então o que é genial desses cars é que ele puderma imaginar uma realidade
Bu adamlar hakkında zekice olan şey şu ki onlar bir gerçekliği hayal edebiliyorlar.이 사람들이 정말 대단한 것은 이들이 중력이 없고
Bu adamlar hakkında zekice olan şey şu ki onlar bir gerçekliği hayal edebiliyorlar.Lo brillante de estos hombres es que pudieron imaginar un ambiente sin gravedad, sin aire para frenar nada,
Bu adamlar hakkında zekice olan şey şu ki onlar bir gerçekliği hayal edebiliyorlar.Så det der er fantastisk ved de fyre her, er.
Bu adamlar hakkında zekice olan şey şu ki onlar bir gerçekliği hayal edebiliyorlar.כלומר מה שהיה כל כך מבריק בתגליות שלהם הוא כי הם יכלו לדמיין מציאות
Bu adamlar hakkında zekice olan şey şu ki onlar bir gerçekliği hayal edebiliyorlar.ان ما يثير الدهشه في تفكير هؤلاء الشباب قد يكون خيالا حقيقيا
Bu adamlar hakkında zekice olan şey şu ki onlar bir gerçekliği hayal edebiliyorlar.重力ない状態、速度に影響する空気のない状態を 想像できたとこだろう。
Bu aslında farklı gerçeklikleri birleştirmekle ilgili.Chodzi o łączenie różnych rzeczywistości.
Bu aslında farklı gerçeklikleri birleştirmekle ilgili.Consiste realmente en combinar distintas realidades.
Bu aslında farklı gerçeklikleri birleştirmekle ilgili.Csak különböző valóságok összeszerkesztéséről van szó.
Bu aslında farklı gerçeklikleri birleştirmekle ilgili.Det handlar egentligen bara om att kombinera olika verkligheter.
Bu aslında farklı gerçeklikleri birleştirmekle ilgili.Det handler om at kombinerer forskellige virkeligheder.
Bu aslında farklı gerçeklikleri birleştirmekle ilgili.Đó thực sự chỉ là̀ việc kết hợp các hiện thực khác nhau.
Bu aslında farklı gerçeklikleri birleştirmekle ilgili.Es geht wirklich nur darum, verschiedene Realitäten zu kombinieren.
Bu aslında farklı gerçeklikleri birleştirmekle ilgili.E vorba de fapt doar despre combinarea realităţilor diferite.
Bu aslında farklı gerçeklikleri birleştirmekle ilgili.Gre le za združevanje različnih resničnosti.
Bu aslında farklı gerçeklikleri birleştirmekle ilgili.Het gaat om het combineren van verschillende realiteiten.
Bu aslında farklı gerçeklikleri birleştirmekle ilgili.Il s'agit véritablement de combiner des réalités différentes.
Bu aslında farklı gerçeklikleri birleştirmekle ilgili.Ini benar-benar hanya tentang menggabungkan realitas yang berbeda.
Bu aslında farklı gerçeklikleri birleştirmekle ilgili.Jde prostě o zkombinování různé reality.
Bu aslında farklı gerçeklikleri birleştirmekle ilgili.Je to fakt len o kombinovaní rôznych realít.
Bu aslında farklı gerçeklikleri birleştirmekle ilgili.사실 그것은 서로 다른 현실들을 조합하는 데에 있습니다.
Bu aslında farklı gerçeklikleri birleştirmekle ilgili.Si tratta sempre di combinare realtà diverse.
Bu aslında farklı gerçeklikleri birleştirmekle ilgili.Trata-se apenas de combinar diferentes realidades.
Bu aslında farklı gerçeklikleri birleştirmekle ilgili.Έχει να κάνει στ'αλήθεια με τον συνδυασμό διαφορετικών πραγματικοτήτων.
Bu aslında farklı gerçeklikleri birleştirmekle ilgili.Ідеться всього лише про об'єднання різних реальностей.
Bu aslında farklı gerçeklikleri birleştirmekle ilgili.Това е просто наистина относно комбинирането на различни реалности.
Bu aslında farklı gerçeklikleri birleştirmekle ilgili.Это объединение разных реальностей.