Ana içeriğe geç
Sözlük

gerçekli ile cümle

gerçekli kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Ama aynı zamanda nesnel gerçekliği de değiştiriyor.Dar schimbă deopotrivă şi realitatea obiectivă.
Ama aynı zamanda nesnel gerçekliği de değiştiriyor.De megváltoztatja az objektív valóságot is.
Ama aynı zamanda nesnel gerçekliği de değiştiriyor.하지만 편견은 객관적인 현실도 바꾸게 됩니다.
Ama aynı zamanda nesnel gerçekliği de değiştiriyor.Maar ze veranderen ook de objectieve werkelijkheid.
Ama aynı zamanda nesnel gerçekliği de değiştiriyor.Ma cambia anche la realtà oggettiva.
Ama aynı zamanda nesnel gerçekliği de değiştiriyor.Mais il change également la réalité objective.
Ama aynı zamanda nesnel gerçekliği de değiştiriyor.Mas também modifica a realidade objetiva.
Ama aynı zamanda nesnel gerçekliği de değiştiriyor.Men den förändrar också den objektiva verkligheten.
Ama aynı zamanda nesnel gerçekliği de değiştiriyor.Men det ændrer også den objektive virkelighed.
Ama aynı zamanda nesnel gerçekliği de değiştiriyor.Mění ale také objektivní realitu.
Ama aynı zamanda nesnel gerçekliği de değiştiriyor.Nhưng nó cũng thay đổi thực tại khách quan.
Ama aynı zamanda nesnel gerçekliği de değiştiriyor.Pero también cambia la realidad objetiva.
Ama aynı zamanda nesnel gerçekliği de değiştiriyor.Przysłaniają obiektywną prawdę.
Ama aynı zamanda nesnel gerçekliği de değiştiriyor.Sie verändert aber auch die objektive Realität.
Ama aynı zamanda nesnel gerçekliği de değiştiriyor.Αλλάζει, όμως, και την αντικειμενική πραγματικότητα.
Ama aynı zamanda nesnel gerçekliği de değiştiriyor.Але це також змінює об'єктивну реальність.
Ama aynı zamanda nesnel gerçekliği de değiştiriyor.Но оптимизм меняет и нашу объективную реальность.
Ama aynı zamanda nesnel gerçekliği de değiştiriyor.Но оптимизмът изменя и обективната реалност.
Ama aynı zamanda nesnel gerçekliği de değiştiriyor.אולם זה משנה גם את המציאות האובייקטיבית.
Ama aynı zamanda nesnel gerçekliği de değiştiriyor.لكنها تغيّر الواقع الموضوعي.
Ama aynı zamanda nesnel gerçekliği de değiştiriyor.自己充足的予言として働くのです
Ama beklenmedik bir oyuna sahip. Ve buna rağmen, bir gerçeklik düzeyi var.Men det har en uventet drejning. og på trods af det, opretholder det et niveau af realisme.
Ama beklenmedik bir oyuna sahip. Ve buna rağmen, bir gerçeklik düzeyi var.Она заключает в себе момент неожиданности, но всё равно не теряет реалистичность.
Ama benim kafamı karıştıran soru gerçekliğin karşısında iyimserliğimizi nasıl koruyabilir idi.Ale opravdu mě trápila otázka, jak si uchováváme optimismus tváří v tvář realitě?
Ama benim kafamı karıştıran soru gerçekliğin karşısında iyimserliğimizi nasıl koruyabilir idi.Ale to, čo ma najviac miatlo, bola otázka, ako si zachovávame optimizmus tvárou v tvár realite?
Ama benim kafamı karıştıran soru gerçekliğin karşısında iyimserliğimizi nasıl koruyabilir idi.Ami számomra valóban zavaró kérdés, hogy hogyan tarthatjuk fenn az optimizmust a realitással szemben?
Ama benim kafamı karıştıran soru gerçekliğin karşısında iyimserliğimizi nasıl koruyabilir idi.Dar problema care mă deconcerta era cum să ne menţinem optimismul în fața realității?
Ama benim kafamı karıştıran soru gerçekliğin karşısında iyimserliğimizi nasıl koruyabilir idi.하지만 저를 혼란스럽게 하는 질문은, "현실을 직면한 상황에서 어떻게 낙관적일 수 있을까" 라는 질문이었습니다.
Ama benim kafamı karıştıran soru gerçekliğin karşısında iyimserliğimizi nasıl koruyabilir idi.Maar de vraag die me echt verwarde, was: hoe blijven we optimistisch in confrontatie met de feiten?
Ama benim kafamı karıştıran soru gerçekliğin karşısında iyimserliğimizi nasıl koruyabilir idi.Mais la question qui a été vraiment déroutante pour moi était : comment garder l'optimisme face à la réalité ?
Ama benim kafamı karıştıran soru gerçekliğin karşısında iyimserliğimizi nasıl koruyabilir idi.Ma la domanda che mi disorientava davvero era: come facciamo a restare ottimisti di fronte alla realtà?
Ama benim kafamı karıştıran soru gerçekliğin karşısında iyimserliğimizi nasıl koruyabilir idi.Mas a questão que me confundia era: como manter o otimismo perante a realidade?
Ama benim kafamı karıştıran soru gerçekliğin karşısında iyimserliğimizi nasıl koruyabilir idi.Men det spørgsmål der virkelig forvirrede mig var, hvordan fastholder vi optimismen på trods af virkeligheden?
Ama benim kafamı karıştıran soru gerçekliğin karşısında iyimserliğimizi nasıl koruyabilir idi.Nhưng câu hỏi khiến tôi bối rối là làm sao chúng ta có thể giữ được sự lạc quan khi đối mặt với thực tế?
Ama benim kafamı karıştıran soru gerçekliğin karşısında iyimserliğimizi nasıl koruyabilir idi.Pero lo que realmente me parece complicado es, ¿cómo mantenemos el optimismo ante la realidad?
Ama benim kafamı karıştıran soru gerçekliğin karşısında iyimserliğimizi nasıl koruyabilir idi.Zastanawiała mnie jedna rzecz. Jak utrzymujemy optymizm w obliczu rzeczywistości?
Ama benim kafamı karıştıran soru gerçekliğin karşısında iyimserliğimizi nasıl koruyabilir idi.Αλλά η ερώτηση που πραγματικά με μπέρδεψε, είναι πώς διατηρούμε την αισιοδοξία στην υπάρχουσα πραγματικότητα;
Ama benim kafamı karıştıran soru gerçekliğin karşısında iyimserliğimizi nasıl koruyabilir idi.Але питання, яке мене справді спантеличує, це, як зберегти оптимізм в реальності?
Ama benim kafamı karıştıran soru gerçekliğin karşısında iyimserliğimizi nasıl koruyabilir idi.Но въпросът, който наистина беше объркващ за мен, беше как да запазим оптимизма в реалността.
Ama benim kafamı karıştıran soru gerçekliğin karşısında iyimserliğimizi nasıl koruyabilir idi.Но меня поставил в тупик такой вопрос: как мы сохраняем оптимизм перед лицом реальности?
Ama benim kafamı karıştıran soru gerçekliğin karşısında iyimserliğimizi nasıl koruyabilir idi.אולם השאלה שבאמת בלבלה אותי היא, איך אנחנו שומרים על אופטימיות לאור המציאות?
Ama benim kafamı karıştıran soru gerçekliğin karşısında iyimserliğimizi nasıl koruyabilir idi.لكن السؤال الذي جعلني فعلا في حيرة من أمري، هو كيف نبقي على التفاؤل في مواجهة الواقع؟
Ama benim kafamı karıştıran soru gerçekliğin karşısında iyimserliğimizi nasıl koruyabilir idi.現実に直面しながらも どうやって 楽観主義を維持できるのでしょうか? 神経科学者としてはこれは特に不可解でした
Ama bu aslında gerçekliği yaratma hayaliniz ile ilgili bir şey.A přemluvil jsem je, aby zafinancovali expedici.
Ama bu aslında gerçekliği yaratma hayaliniz ile ilgili bir şey.Een ik overtuigde ze een expeditie te financieren.
Ama bu aslında gerçekliği yaratma hayaliniz ile ilgili bir şey.E li ho convinti a finanziare una spedizione.
Ama bu aslında gerçekliği yaratma hayaliniz ile ilgili bir şey.Et je leur ai parlé de financer une expédition.
Ama bu aslında gerçekliği yaratma hayaliniz ile ilgili bir şey.Így beszéltem rá őket, hogy adjanak pénzt az expedícióra.
Ama bu aslında gerçekliği yaratma hayaliniz ile ilgili bir şey.그렇게 그 분들이 탐사에 자금을 대도록 꼬드겼죠.
Ama bu aslında gerçekliği yaratma hayaliniz ile ilgili bir şey.Och jag övertalade dom att finansiera en expedition.
Ama bu aslında gerçekliği yaratma hayaliniz ile ilgili bir şey.Og jeg overtalte dem til at finansiere ekspeditionen.
Ama bu aslında gerçekliği yaratma hayaliniz ile ilgili bir şey.Puhuin heidät rahoittamaan tutkimusmatkan.
Ama bu aslında gerçekliği yaratma hayaliniz ile ilgili bir şey.(Risos)
Ama bu aslında gerçekliği yaratma hayaliniz ile ilgili bir şey.Și i-am convins să finanțeze o expediție.
Ama bu aslında gerçekliği yaratma hayaliniz ile ilgili bir şey.Udało mi się przekonać wytwórnię do ufundowania ekspedycji.
Ama bu aslında gerçekliği yaratma hayaliniz ile ilgili bir şey.Und ich überredete sie, eine Expedition zu finanzieren.
Ama bu aslında gerçekliği yaratma hayaliniz ile ilgili bir şey.Và tôi dụ được họ tài trợ cho chuyến du hành.
Ama bu aslında gerçekliği yaratma hayaliniz ile ilgili bir şey.Y hablé con ellos para financiar una expedición.
Ama bu aslında gerçekliği yaratma hayaliniz ile ilgili bir şey.Έτσι τους έπεισα να χρηματοδοτήσουν μια αποστολή.
Ama bu aslında gerçekliği yaratma hayaliniz ile ilgili bir şey.И ги убедих да финансират експедицията.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod