Adalet hakkındaki gerçeği bilmek istiyorum -- tıpkı matematikte gerçekliklerimizin olduğu gibi.Chci znát pravdu o spravedlnosti, tak jako máme pravdy v matematice.
Adalet hakkındaki gerçeği bilmek istiyorum -- tıpkı matematikte gerçekliklerimizin olduğu gibi.Ich will die Wahrheit über Gerechtigkeit wissen - so wie wir Wahrheiten in der Mathematik haben.
Adalet hakkındaki gerçeği bilmek istiyorum -- tıpkı matematikte gerçekliklerimizin olduğu gibi.Ik wil de waarheid weten over rechtvaardigheid -- zoals we waarheden kennen in de wiskunde.
Adalet hakkındaki gerçeği bilmek istiyorum -- tıpkı matematikte gerçekliklerimizin olduğu gibi.Ja chcę znać prawdę o sprawiedliwości -- tak jak znamy prawdy matematyczne.
Adalet hakkındaki gerçeği bilmek istiyorum -- tıpkı matematikte gerçekliklerimizin olduğu gibi.Je veux connaître la vérité sur la justice -- comme on connait les vérités mathématiques.
Adalet hakkındaki gerçeği bilmek istiyorum -- tıpkı matematikte gerçekliklerimizin olduğu gibi.저는 정의에 관한 진리를 알고 싶어요-- 우리가 수학에서 진리를 가지고 있는것처럼.
Adalet hakkındaki gerçeği bilmek istiyorum -- tıpkı matematikte gerçekliklerimizin olduğu gibi.Quiero saber la verdad sobre la justicia -- tal como tenemos verdades en matemáticas.
Adalet hakkındaki gerçeği bilmek istiyorum -- tıpkı matematikte gerçekliklerimizin olduğu gibi.Saya ingin tahu mengenai keadilan -- seperti kita mengenal matematika.
Adalet hakkındaki gerçeği bilmek istiyorum -- tıpkı matematikte gerçekliklerimizin olduğu gibi.Tôi muốn biết sự thật về công lý -- như tôi có sự thật trong toán.
Adalet hakkındaki gerçeği bilmek istiyorum -- tıpkı matematikte gerçekliklerimizin olduğu gibi.Tudni akarom az igazat az igazsággal kapcsolatban -- mint ahogy a matekban is vannak igazságok.
Adalet hakkındaki gerçeği bilmek istiyorum -- tıpkı matematikte gerçekliklerimizin olduğu gibi.Voglio sapere la verità riguardo alla giustizia - come le verità che abbiamo in matematica.
Adalet hakkındaki gerçeği bilmek istiyorum -- tıpkı matematikte gerçekliklerimizin olduğu gibi.Vreau să aflu adevărul despre dreptate - asemănător adevărului matematic.
Adalet hakkındaki gerçeği bilmek istiyorum -- tıpkı matematikte gerçekliklerimizin olduğu gibi.Θέλω να μάθω την αλήθεια για τη δικαιοσύνη -- όπως έχουμες αλήθειες στα μαθηματικά.
Adalet hakkındaki gerçeği bilmek istiyorum -- tıpkı matematikte gerçekliklerimizin olduğu gibi.Искам да знам истината за справедловостта, по същия начин, по който имаме истина за правото.
Adalet hakkındaki gerçeği bilmek istiyorum -- tıpkı matematikte gerçekliklerimizin olduğu gibi.Я хочу знать истину о справедливости — так же как есть истина в математике.
Adalet hakkındaki gerçeği bilmek istiyorum -- tıpkı matematikte gerçekliklerimizin olduğu gibi.ברצוני לדעת את האמת על צדק -- כמו שיש לנו אמיתות במתמטיקה.
Adalet hakkındaki gerçeği bilmek istiyorum -- tıpkı matematikte gerçekliklerimizin olduğu gibi.أريد أن أعرف الحقيقة عن العدالة -- مثل ما لدينا حقائق في الرياضيات.
Adalet hakkındaki gerçeği bilmek istiyorum -- tıpkı matematikte gerçekliklerimizin olduğu gibi.真理を知りたいのです 数学では客観的な真実があります
Afrika gerçeğinin parçası olmalarına rağmen, gerçeklik, sadece bunlardan ibaret değildir.우리 아프리카 현실의 일부분이라해도 그것들이 현실의 전부는 아닙니다.
Afrika gerçeğinin parçası olmalarına rağmen, gerçeklik, sadece bunlardan ibaret değildir.למרות שכל אלה הם חלק בלתי נפרד מהמציאות שלנו באפריקה, זוהי לא המציאות היחידה.
Afrika gerçeğinin parçası olmalarına rağmen, gerçeklik, sadece bunlardan ibaret değildir.على الرغم من أنهم جزء لا يتجزأ من واقعنا الأفريقي، إنهم ليس الواقع الوحيد.
Afrika gerçeğinin parçası olmalarına rağmen, gerçeklik, sadece bunlardan ibaret değildir.それだけが事実ではないのです。 そのうえ、それらは小さな事実にしか過ぎません。
Ahlak ise o gerçekliklerin hüküm sürdüğü alana bağlı.옳고 그른 답이 있다는 것을 인정하는 것이 필요합니다.
Ahlak ise o gerçekliklerin hüküm sürdüğü alana bağlı.la întrebările despre bunăstarea oamenilor, şi că moralitatea depinde de aceste răspunsuri.
Ahlak ise o gerçekliklerin hüküm sürdüğü alana bağlı.lĩnh vực của các cơ sở thực tế.
Ahlak ise o gerçekliklerin hüküm sürdüğü alana bağlı.Moraliteit heeft een relatie met dat domein van feiten.
Ahlak ise o gerçekliklerin hüküm sürdüğü alana bağlı.ושהמוסר קשור לתחום הזה של עובדות.
Ahlak ise o gerçekliklerin hüküm sürdüğü alana bağlı.والقضايا الاخلاقية المتعلقة بالحقائق الواضحة
Ahlak ise o gerçekliklerin hüküm sürdüğü alana bağlı.認める人間が必要です 個人や文化全体が
Alexander'ın subjektif gerçekliğini anlamak zorundayız. mitini ve bu miti inşa eden mitolojiyi.Alexanders verstehen: seinen Mythos und die Mythologie, aus der er erwachsen war.
Alexander'ın subjektif gerçekliğini anlamak zorundayız. mitini ve bu miti inşa eden mitolojiyi.우리는 알렉산더대왕의 주관적 진리를 --그의 신화와 그것을 구성한 신화론을-- 이해해야 합니다.
Alexander'ın subjektif gerçekliğini anlamak zorundayız. mitini ve bu miti inşa eden mitolojiyi.la réalité subjective d'Alexandre: son mythe, et la mythologie qui l'a construit.
Alexander'ın subjektif gerçekliğini anlamak zorundayız. mitini ve bu miti inşa eden mitolojiyi.la verità soggettiva di Alessandro: il suo mito, e la mitologia che lo ha creato.
Alexander'ın subjektif gerçekliğini anlamak zorundayız. mitini ve bu miti inşa eden mitolojiyi.Nagy Sándor szubjektív igazságát: a mítoszait és azt a mitológiát, melyből azok fakadnak.
Alexander'ın subjektif gerçekliğini anlamak zorundayız. mitini ve bu miti inşa eden mitolojiyi.Qué desperdicio de vida". Para entender estos puntos de vista diferentes, debemos entender
Alexander'ın subjektif gerçekliğini anlamak zorundayız. mitini ve bu miti inşa eden mitolojiyi.עלינו להבין את האמת הסובייקטיבית של אלכסנדר: את המיתוס שלו, והמיתולוגיה שעיצבה אותו.
Alexander'ın subjektif gerçekliğini anlamak zorundayız. mitini ve bu miti inşa eden mitolojiyi.يجب علينا أن نفهم الحقيقة الشخصية للإسكندر أسطورته، والأساطير التي بنتها
Alexander'ın subjektif gerçekliğini anlamak zorundayız. mitini ve bu miti inşa eden mitolojiyi.理解しなくてはいけません 彼の通念と、それを形作っている神話をです アレクサンダーの母親、両親、彼の師アリストテレスは
Alışkın olduğumuz gündelik yaşamdan farklı bir gerçekliğe katılıyoruz.Chúng ta đang ở trong một hiện thực khác với những gì chúng ta quen trong cuộc sống hằng ngày.
Alışkın olduğumuz gündelik yaşamdan farklı bir gerçekliğe katılıyoruz.Estamos participando en una realidad la cual es diferente a la vida cotidiana a la que estamos acostumbrados.
Alışkın olduğumuz gündelik yaşamdan farklı bir gerçekliğe katılıyoruz.Kita berpartisipasi dalam sebuah realita yang berbeda dari rutinitas harian kita.
Alışkın olduğumuz gündelik yaşamdan farklı bir gerçekliğe katılıyoruz.우리가 겪던 일상 생활과 다른 현실에 참여하게 됩니다.
Alışkın olduğumuz gündelik yaşamdan farklı bir gerçekliğe katılıyoruz.Mi mindannyian egy olyan valóság részesei vagyunk, mely különbözik a hétköznapok megszokottságától.
Alışkın olduğumuz gündelik yaşamdan farklı bir gerçekliğe katılıyoruz.Mi sodelujemo v realnosti, ki je drugačna od tiste, na katero smo navajeni.
Alışkın olduğumuz gündelik yaşamdan farklı bir gerçekliğe katılıyoruz.Nous vivons une réalité qui est différente de celle de notre quotidien auquel nous sommes habitués.
Alışkın olduğumuz gündelik yaşamdan farklı bir gerçekliğe katılıyoruz.Participăm într-o realitate care este diferită de cea din viaţa cotidiană cu care suntem obişnuiţi.
Alışkın olduğumuz gündelik yaşamdan farklı bir gerçekliğe katılıyoruz.Stiamo prendendo parte ad una realtà che è diversa dalla vita quotidiana alla quale siamo abituati.
Alışkın olduğumuz gündelik yaşamdan farklı bir gerçekliğe katılıyoruz.Účastníme se reality, která se liší od běžného života.
Alışkın olduğumuz gündelik yaşamdan farklı bir gerçekliğe katılıyoruz.Vi deltager i en virkelighed, der er forskellig fra den dagligdag vi er vant til.
Alışkın olduğumuz gündelik yaşamdan farklı bir gerçekliğe katılıyoruz.Vi deltar i en verklighet som är annorlunda från den vardag vi är vana vid.
Alışkın olduğumuz gündelik yaşamdan farklı bir gerçekliğe katılıyoruz.We nemen deel aan een realiteit die anders is dan die van het alledaagse leven waaraan we gewend zijn.
Alışkın olduğumuz gündelik yaşamdan farklı bir gerçekliğe katılıyoruz.Wir sind Teil einer Realität, die sich von der Alltagsrealität unterscheidet, die wir gewöhnt sind.
Alışkın olduğumuz gündelik yaşamdan farklı bir gerçekliğe katılıyoruz.Συμμετέχουμε σε μια πραγματικότητα που είναι διαφορετική από την καθημερινότητα στην οποία έχουμε συνηθίσει
Alışkın olduğumuz gündelik yaşamdan farklı bir gerçekliğe katılıyoruz.Мы находимся в реальности, которая отличается, от той повседневной жизни, к которой мы привыкли.
Alışkın olduğumuz gündelik yaşamdan farklı bir gerçekliğe katılıyoruz.Участваме в реалност, различна от това, с което сме свикнали във всекидневието.
Alışkın olduğumuz gündelik yaşamdan farklı bir gerçekliğe katılıyoruz.אנחנו משתתפים במציאות שהיא שונה מזו של חיי היומיום שאנו רגילים אליה.
Alışkın olduğumuz gündelik yaşamdan farklı bir gerçekliğe katılıyoruz.إننا نشارك في واقع مختلف عن حياتنا اليومية التي اعتدنا عليها
Alışkın olduğumuz gündelik yaşamdan farklı bir gerçekliğe katılıyoruz.別の現実に皆さんは参加しておられます しかしこの作曲家はそこに行く必要はありません
[ Alternatif Çözümler ] Ölümle ilgili eğitim. Gerçeklik bize evrenle bir olduğumuzu gösteriyor.Образование относно проблема със смъртта; относно реалността, която ни разкрива, че сме едно цяло с Вселената.
Ama aynı zamanda nesnel gerçekliği de değiştiriyor.Ale má to vplyv aj na objektívnu realitu.