gerçekler ile cümle

gerçekler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Ve nihayetinde de gerçeklerle yüzleşmek zorunda kalır.Uiteindelijk komt ze achter de waarheid door Force-visioenen.
Sadece gerçekleri istiyorum.Ik wil alleen maar de feiten.
Filmin diğer iki bölümün başlıkları ise Kara Kedi ve Bay Valdemar Vakasındaki Gerçekler'di.Pozostałe dwa segmenty produkcji odnoszą się do Czarnego kota i Prawdziwego opisu wypadku z panem Waldemarem.
Birçok kitabın yazarı olan Alan Garcia, Peru'nun gerçekleri ve Latin Amerika hakkında kitaplar yayınlamıştır.Alan Garcia jest autorem kilkunastu książek opisujących życie społeczne w Peru i Ameryce Łacińskiej.
Ve nihayetinde de gerçeklerle yüzleşmek zorunda kalır.Pewnego dnia jednak musi zmierzyć się z prawdą.
Gerçekler aynı zamanda, gerçek olduğu ileri sürülen konunun doğru ve geçerli olduğunu belirtir.Zawsze staramy się trafić w to, co ona uzna za odpowiednie i prawdziwe.
Fakat gerçekler teorilerden daha karanlıktı.Były bardziej realistyczne od kamiennych.
(Çekçe, "Gerçekler yerine geçer!")("Oh, odwracacz ciągu włączony!").
Kızın gözünü açıp gerçekleri öğrenmesi; annenin de çocukları eğitmesi gerekmektedir.Muszę dowiedzieć się, co napawa ją troską i zmartwieniem – ona jest matką.
"Kasetteki gerçekler"."Zdjęcia na tablicy".
Ama nesnel gerçeklerle denenir ve doğrulanırlar.Jednak śledczy dochodzą prawdy i uniewinniają go.
Onlar doğanın gerçekleridir.Stanowią one pomniki przyrody.
Gerçekleri istiyorum.Chcę faktów.
Birçok kitabın yazarı olan Alan Garcia, Peru'nun gerçekleri ve Latin Amerika hakkında kitaplar yayınlamıştır.Alan García är författare till flera böcker om det peruanska samhället och om Latinamerika.
Gerçekler var.Kalla fakta.
Bu tamamen tarihi gerçeklere dayalı bir olaydır.Det motsvarar faktiskt historiska fakta.
Başta tarihi ve askeri bazı gerçekler bu sürreal atmosferi sağlamak uğruna bilerek saptırılmıştır.Alla objektiva fakta innan och efter kommer att ses genom detta subjektiva medvetande.
62. bölümde Bahar gerçekleri öğrenince çok utanır.Exakt vad som hände under hösten 1361 känner forskningen endast till fragmentariskt.
Bazı bilgiler, yeni gerçeklerin açığa çıkmasıyla güncellenebilir.Uppgifterna i artikeln kan vara inaktuella och komma att ändras.
Bazı bilgiler, yeni gerçeklerin açığa çıkmasıyla güncellenebilir.Uppgifterna i artikeln kan vara inaktuella och komma att ändras.
Filmin diğer iki bölümün başlıkları ise Kara Kedi ve Bay Valdemar Vakasındaki Gerçekler'di.Інші два епізоди поставлені за розповідями «Чорний кіт» і «Правда про історію з містером Вальдемаром».
Gerçekler var.«Факти.
Joan London ise bu savunmayı “gerçeklerden uzak” olarak yorumladı.Правда, сам Роберто пояснив, що це твердження «далеке від істини».
Eserin konusu tarihsel gerçeklere dayanmaktadir.Ця історія базується на історичних фактах.
Onlar doğanın gerçekleridir.Факти про природу.
Listedeki her yanlış kanı ve ilgili gerçekler literatürde tartışılmıştır.Оманливе уявлення і відповідні факти було розглянуто в опублікованій літературі.
Onlara göre sanat gerçekleri değil, deneyimleri aktarıyordu.ЗМІ відображують не чисті факти, а їх інтерпретацію.
Fakat gerçekler teorilerden daha karanlıktı.Ця фотографія дещо темніша, ніж стеля була насправді.
Çocukluğundan beri gerçekleri incelemeye karşı büyük bir ilgisi vardı. .З дитинства проявляла цікавість до досліджень.
Gerçekler kısa süre içinde ortaya çıkacaktır.Привід незабаром з'явився.
Komplo teorisinden farklı olarak, kurgular gerçekleri muhatap alarak var olur.Незважаючи на тенденційність, у виданні містяться факти, що відповідають дійсності.
İşte gerçekler.Ось факти.
Onlara göre sanat gerçekleri değil, deneyimleri aktarıyordu.Předpokládali, že umění, nepřenáší skutečnost, ale zkušenost.
2005 - için Templeton Ödülü'nü "Araştırma ve Manevi Gerçekler hakkında Keşifler Karşı İlerleme."2014 – Templetonova cena za „pokrok ve výzkumu a objevy týkající se duchovních skutečností“.
Onlar sadece yarı gerçeklerdir ...Veškeré pravdy jsou jen polopravdami.
Olay ve kişiler gerçeklere dayanır.Děj i postavy jsou inspirovány skutečnými událostmi.
İnsanlar ancak gerçeklerin ilüzyonlarını görebilirler.Pouze lidé však mohou dosáhnout osvícení.
Gerçekler var.Máme důkazy.
Konstantinos'un hayatı ile ilgili gerçekler karışık ve konjektüre bağlıdır.Je v nich vylíčen život Konstantina a Metoděje.
Pencere filmi gerçekleri gösterme niyetindedir.Televize chce vidět důkazy.
Fakat gerçekler teorilerden daha karanlıktı.Praxe byla ve skutečnosti většinou libozvučnější, než by odpovídalo teorii.
Bunların hepsini bağlayan tartışılmaz gerçekler var ve ben bunu çok rahatlatıcı ve nazik buldum.Există adevăruri incontestabile care le conectează pe toate, și consider asta foarte mângâietor și amabil.
Onlar sadece yarı gerçeklerdir ...Ele arată doar jumătate de adevăr.
Gerçekler kısa süre içinde ortaya çıkacaktır.Rezultatele aveau să apară curând.
Filmin diğer iki bölümün başlıkları ise Kara Kedi ve Bay Valdemar Vakasındaki Gerçekler'di.Filmul conține alte două părți numite după „Pisica neagră” și „Faptele în cazul domnului Valdemar”.
Eserin konusu tarihsel gerçeklere dayanmaktadir.Cu toate acestea, ideile sale vor fi compromise de faptele istorice.
Pencere filmi gerçekleri gösterme niyetindedir.A V-a este fereastra video este destinată vizionării filmelor.
"İmam Hatip Liseleri: Efsaneler ve Gerçekler" (PDF).Referință cărții. „Adevăr și ficțiune în documentele Securității” (PDF).
Onlar doğanın gerçekleridir.Cauzele sunt caracteristice naturii.
Olay ve kişiler gerçeklere dayanır.Fapte și întâmplări adevărate.
Kaynak izlemenin bu türü aynı zamanda iç ve dış gerçekleri izleme olarak da bilinir.Și această sinceritate caracterizează atât privirea în exterior, cât și în interior.
Komplo teorisinden farklı olarak, kurgular gerçekleri muhatap alarak var olur.Deci, conform reciprocei teoremei lui Ceva, medianele sunt concurente.
Fakat gerçekler teorilerden daha karanlıktı.Legendele au devenit mai importante decât adevărul istoric.
Dan, yürek parçalayan gerçekleri ortaya çıkardı.Dan a dezvăluit fapte sfâșietoare.
Algı gerçeklerden daha önemli.Percepția este mai importantă decât realitatea.
""Gercekler bilinsin yeter"".A hercegek tudják mit kell tenni."
Filmde bazen rüyalar ve gerçekler iç içe geçer.A filmben összemosódik az álom és a valóság.
Ancak anlatılanlar tarih gerçeklerine çoğu kez uygundur.E leírás legtöbb részlete igazodni látszik a történelmi valósághoz.
Harry, bugüne kadar tüm gerçekleri kendisinden saklayan teyzesi ve eniştesine çok kızar.Egy ideje kísértetek zaklatják őt és szeretett nagynénjét.
Modern tarihçiler bunun bir gerçekleri yansıtmadığını bildirmektedirler.A modern történészek ezt nem tudják beazonosítani.
İlgili Sayfalar