gerçekler ile cümle

gerçekler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Hayatın gerçeklerinden bahsedelim.Let's talk about the facts of life.
Yıllardır hayatın gerçeklerini başka kaynaklardan öğrendik.We've been outsourcing the facts of life for decades.
Peki ya hayatın gerçekleri böyle işlemiyorsa?What if the facts of life don't work that way?
Size klişe gibi gelebilir, ama bunlar derin evrimsel gerçekler.I mean, these things sound trite, but they are deep evolutionary truths.
Gerçekleri bil, ama onların büyük resme nasıl uyum sağladıklarını gör.Know the facts, but see how they fit in the big picture.
Bilgelerin atalarından öğrenip bildirdiği, Gizlemediği gerçekleri;(Which wise men have told by their fathers, and have not hidden it;
Gerçekleri iyice bilmek isteyenlere ayetleri açıkladık.But to those who are firm in their faith We have shown Our signs already.
Andolsun biz, (gerçekleri) açıklayan ayetler indirdik.We have surely sent down clear signs.
Ve çok vefalı İbrahim'in (sahifelerinde bulunan şu gerçekler):And of Abraham who fulfilled his trust? --
Allah diyecek ki: Bugün, öyle bir gündür ki gerçeklerin gerçekliği fayda eder ancak.God will say: 'This is the day when the truthful shall profit by their truthfulness.
Vermeseydin de sence gerçekler de açığa çıksaydı, yalancıları da bilseydin.Why did you allow them (to stay behind) without ascertaining who spoke the truth and who were liars?
Ey inananlar, çekinin Allah' tan ve gerçeklerle beraber olun.O believers, do not stray from the path of God, and be with those who are truthful.
Gerçeklerdensen neden meleklerle gelmiyorsun bize?If you are a man of truth, why can't you bring the angels to us?"
Kıyamet kopunca, işte o gün, gerçekleri hükümsüz kılanlar hüsrana uğrayacaklardır.The day the Hour is proclaimed the liars will be losers.
Biz, gerçekleri apaçık gösteren ayetler indirmişizdir.We have sent down very clear signs.
Gerçekleri iyice bilmek isteyenlere ayetleri apaçık gösterdik.But to those who are firm in their faith We have shown Our signs already.
Bunlar Kur'an'ın, (gerçekleri) açıklayan Kitab'ın ayetleridir.THESE are the verses of the Qur'an, and collection of explicit laws,
Ve ahdine vefa gösteren İbrahim'in( sahifelerinde bulunan şu gerçekler):And of Abraham who fulfilled his trust? --
"Size Rabbimin gönderdiği gerçekleri tebliğ ediyorum ve ben sizin için güvenilir bir öğütçüyüm."I bring to you the messages of my Lord. I am your sincere friend.
Fakat önceden yalanladıkları gerçeklere iman edecek değillerdi.Their apostles came with clear proofs, but they did not believe what they once denied.
Gerçekleri iyice bilmek isteyenler için delilleri apaçık gösterdik. [74;52; 6,124; 51,52-53]But to those who are firm in their faith We have shown Our signs already.
Ancak tam akıllı olanlar gerçekleri anlar ve düşünürler.Yet none remembers this save men of wisdom.
Hâlâ gerçekleri düşünmeyecek misiniz? [34,3; 11,6; 6,59; 2,255; 53,26; 34,23; 43,87]Will you not be warned?
Şunlar gerçekleri açıklayan kitabın âyetleridir.These are the verses of the perspicuous Book.
Şunlar Kur'ân’ın ve gerçekleri açıklayan kitabın âyetleridir.THESE are the verses of the Qur'an, and collection of explicit laws,
Kendilerine gerçekleri apaçık gösteren o kitabı verdik.We gave them the explicit Book,
Açık olan ve gerçekleri açıklayan bu kitaba yemin olsun.I call to witness the lucent Book,
Fakat onlar şüphe içindedirler. Din gerçekleriyle alay edip eğlenirler.Yet they are lost in doubt and play.
İşte karşınızda sadece gerçekleri dile getiren defterimiz.This, Our record, will speak about you truthfully.
Azgınlığı yüzünden Semûd milletiResullerinin bildirdiği gerçekleri yalan saydı.The Thamud denied (the truth) in their perverseness
Andolsun biz, (gerçekleri) açıklayan ayetler indirdik. Allah dilediğini, doğru yola iletir.And We indeed sent down clear verses; and Allah may guide whomever He wills to the Straight Path.
Biz onların kalplerini mühürleriz de onlar (gerçekleri) işitmezler.And We set seals upon their hearts so they do not hear.
Hiç kimse sana, herşeyi bilen (Allah) gibi gerçekleri haber veremez.And none can declare Unto thee the truth like Him who is Aware.
Gerçekleri inkar edenler elbette zalimlerdir.And the infidels - they are the wrong-doers.
Eğer (gerçekleri) anlarsanız bunu sadakaya (veya zekata) saymak sizin için daha hayırlıdır.But if ye forego, it were better for you if ye knew.
Kalbleri birbirine benzedi. Gerçekleri iyice bilmek isteyenlere ayetleri açıkladık.Their hearts are alike, We have indeed made plain the signs for people who believe with certainty.
Ben size Rabbimin gönderdiği gerçekleri duyurdum ve size öğüt verdim.I have indeed conveyed my Lord's Messages unto you and I have given you good advice.
Din gerçekleriyle alay edip eğlenirler.They play in doubt.
Çünkü onlar (gerçekleri) ne görebiliyorlar ne de kulak veriyorlardı.They have failed to hear, and they have failed to see.
Sin. Bunlar Kur'an'ın, (gerçekleri) açıklayan Kitab'ın ayetleridir.These are verses of the Qur'an,-a book that makes (things) clear;
Tâ sîn. Şunlar Kur'ân’ın ve gerçekleri açıklayan kitabın âyetleridir.These are verses of the Qur'an,-a book that makes (things) clear;
Burada gerçeklerden konuşacağım :I will speak about fact here :
Propogandadan fazlası: Gerçeklerden doğan sorularMore than just propaganda: Questions arising after the facts
Prensipler ve gerçeklerin doğrulanması olmadan nasıl olur da bir taraf tutabilirler?How could they only choose a stand without talking about principle and verifying facts?
Devletlerin resmi siteleri de önemli ölçüde çarpıtılmış gerçekler sunabilmektedir.Official government websites can also offer a significantly skewed version of facts.
Deprem: Türkiye'de Hayatın Gerçeklerinden BiriEarthquakes: A Fact of Life in Turkey
Birlik de kendiyle ilgili bazı yeni gerçeklerle yüzleşiyor.The Union faces some new realities of its own.
Gerçekler oldukça çatışan sinyaller vermektedir.Facts give highly conflicting signals.
Bölgedeki olayları tarafsız ve gerçeklere dayalı biçimde aktarmak SETimes'ın misyonudur.It is the mission of SETimes to provide unbiased, factual reporting of events in the region.
Zira gerçekler bunun henüz olanaksız olduğunu gösterdiğinde, ters etki yapabilir."It could become counterproductive when the reality shows that this option is not yet attainable."
Bu anlattıklarınızın ne kadarı gerçeklere dayanıyor?How much of this is based in reality?
Gerçekler olmadan barış olmaz."There is no peacemaking without truth.
Artık burada gerçekler herhangi bir biçimde yorumlanmayacak.So this time around there will be no interpretation of the facts.
Buya, komisyonun Türkiye'yi ziyaret ettiğini ve tarihsel gerçekleri kontrol ettiğini belirtti.The commission has visited Turkey, and is verifying historical facts, he said.
Fakat bu gerçeklerle uyuşmuyor.This is at odds with the reality on the ground.
Gerçekler ve eleştirilerle yüzleşmek için iyi bir yol.It is a good way to face reality and criticism.
Yeni bir yüzyılın başında bulunduğumuz şu dönemde, gerçekler aşırı basitleştirmeye gelmiyor.At the start of the new century, facts are disavowing oversimplifications.
Uzmanlar, yeni yasanın Romanya'nın günümüz toplumsal gerçeklerine uyduğu görüşündeler.Specialists say the new law fits current Romanian social realities.
Ama gerçeklerin böyle olmadığını kanıtlayacak pek çok şey var.However, there is much to suggest this is not the case.
Cesaret kırıcı gerçeklerin katılımcılar arasında yaygın bir kayıtsızlığa neden olduğu görülüyor.Discouraging realities appear to have engendered widespread apathy among the respondents.
İlgili Sayfalar