gerçekler ile cümle

gerçekler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Ve bu detaylar, görüşler ve düşünceler kendimizi, kimliklerimizi kurmaya götüren gerçeklere dönüşüyor.E questi dettagli, opinioni e idee diventano fatti, che vanno a costruire noi stessi, la nostra identità.
Ve bu detaylar, görüşler ve düşünceler kendimizi, kimliklerimizi kurmaya götüren gerçeklere dönüşüyor.I te szczegóły, opinie i pomysły stają się faktami, które kształtują nas samych, naszą tożsamość.
Ve bu detaylar, görüşler ve düşünceler kendimizi, kimliklerimizi kurmaya götüren gerçeklere dönüşüyor.그리고 이런 내용들은, 즉 의견과 아이디어들은 사실이 되어
Ve bu detaylar, görüşler ve düşünceler kendimizi, kimliklerimizi kurmaya götüren gerçeklere dönüşüyor.Och dessa detaljer, åsikter och idéer blir fakta, som används till att bygga oss själva, vår identitet.
Ve bu detaylar, görüşler ve düşünceler kendimizi, kimliklerimizi kurmaya götüren gerçeklere dönüşüyor.Şi toate aceste detalii, opinii şi idei devin realităţi care duc la crearea noastră, a identităţii.
Ve bu detaylar, görüşler ve düşünceler kendimizi, kimliklerimizi kurmaya götüren gerçeklere dönüşüyor.Και αυτές οι λεπτομέρειες, απόψεις και ιδέες γίνονται γεγονότα, που χτίζουν τον εαυτό μας, την ταυτότητά μας.
Ve bu detaylar, görüşler ve düşünceler kendimizi, kimliklerimizi kurmaya götüren gerçeklere dönüşüyor.Всички тези детайли, мнения и идеи се превръщат във факти, които изграждат нашата личност, нашата същност.
Ve bu detaylar, görüşler ve düşünceler kendimizi, kimliklerimizi kurmaya götüren gerçeklere dönüşüyor.І ці деталі, думки та ідеї стають реальністю, в якій ми формуємо свою сутність, свою індивідуальність.
Ve bu detaylar, görüşler ve düşünceler kendimizi, kimliklerimizi kurmaya götüren gerçeklere dönüşüyor.Эти детали, мнения и идеи становятся реальностью, в которой мы создаем нашу сущность, нашу личность.
Ve bu detaylar, görüşler ve düşünceler kendimizi, kimliklerimizi kurmaya götüren gerçeklere dönüşüyor.והפרטים הללו, דעות ורעיונות נהפכים לעובדות,
Ve bu detaylar, görüşler ve düşünceler kendimizi, kimliklerimizi kurmaya götüren gerçeklere dönüşüyor.وهذه التفاصيل، الآراء والأفكار تصبح حقائق،
Ve bu detaylar, görüşler ve düşünceler kendimizi, kimliklerimizi kurmaya götüren gerçeklere dönüşüyor.嚟D細節, 觀點同見解 成為事實,
Ve bu detaylar, görüşler ve düşünceler kendimizi, kimliklerimizi kurmaya götüren gerçeklere dönüşüyor.意見や考えは 事実となり 自己やアイデンティティを
Ve bu gerçeklerin ikisi, siz veya öğrencilerim hakkında bugün이 두 가지 사실이 오늘날 미국에서 행해지는 이른바
Ve bu gerçeklerin ikisi, siz veya öğrencilerim hakkında bugünושתי העובדות האלה מלמדות אותנו משהו,
Ve bu gerçeklerin ikisi, siz veya öğrencilerim hakkında bugünوهذه الحقائق لا تخبر الكثير عنكم أو عن طلابي
Ve bu gerçeklerin ikisi, siz veya öğrencilerim hakkında bugünアメリカの数学教育の現状を
Ve gerçeklerle değerler farklı iki aleme ait gibi görünürler.A fakty i wartości wydają się znajdować na dwóch odmiennych biegunach.
Ve gerçeklerle değerler farklı iki aleme ait gibi görünürler.E factos e valores parecem pertencer a esferas diferentes.
Ve gerçeklerle değerler farklı iki aleme ait gibi görünürler.E i fatti e i valori sembrano appartenere a due sfere diverse.
Ve gerçeklerle değerler farklı iki aleme ait gibi görünürler.Faktat ja arvot tuntuvat kuuluvan eri maailmoihin.
Ve gerçeklerle değerler farklı iki aleme ait gibi görünürler.Feiten en waarden lijken tot verschillende werelden te behoren.
Ve gerçeklerle değerler farklı iki aleme ait gibi görünürler.사실과 가치는 다른 영역에 있는 것처럼 보이기 때문이죠.
Ve gerçeklerle değerler farklı iki aleme ait gibi görünürler.Und Fakten und Werte scheinen zu verschiedenen Bereichen zu gehören.
Ve gerçeklerle değerler farklı iki aleme ait gibi görünürler.Y los hechos y los valores parecen pertenecer a diferentes esferas.
Ve gerçeklerle değerler farklı iki aleme ait gibi görünürler.А у фактов и у ценностей есть свои, по всей видимости, отличные друг от друга, ареалы воздействия.
Ve gerçeklerle değerler farklı iki aleme ait gibi görünürler.А фактите и ценностите сякаш принадлежат в различни светове.
Ve gerçeklerle değerler farklı iki aleme ait gibi görünürler.ועובדות וערכים נראים כמשתייכים לעולמות שונים.
Ve gerçeklerle değerler farklı iki aleme ait gibi görünürler.وعلى ما يبدو الحقائق والقيم ينتمي كل مفهوم منها الى كوكب خاص به .
Ve gerçeklerle değerler farklı iki aleme ait gibi görünürler.世界のあるべき姿を
Ve gerçeklerle yüzleşince bir seçim hakkım doğdu. ...nefret etmeli miydim, yoksa bırakıp gitmeli miydim?Alors connaître la vérité m'a amené à faire un choix : continuer de haïr, ou lâcher prise ?
Ve gerçeklerle yüzleşince bir seçim hakkım doğdu. ...nefret etmeli miydim, yoksa bırakıp gitmeli miydim?Als ich die Wahrheit verstand, konnte ich auswählen sollte ich weiterhin hassen oder es lassen?
Ve gerçeklerle yüzleşince bir seçim hakkım doğdu. ...nefret etmeli miydim, yoksa bırakıp gitmeli miydim?Capire la verità mi ha messo nella posizione di scegliere, dovrei continuare a odiare, o lasciar correre?
Ve gerçeklerle yüzleşince bir seçim hakkım doğdu. ...nefret etmeli miydim, yoksa bırakıp gitmeli miydim?Darme cuenta de la verdad me dio la posibilidad de elegir: ¿Debía seguir odiando, o perdonar?
Ve gerçeklerle yüzleşince bir seçim hakkım doğdu. ...nefret etmeli miydim, yoksa bırakıp gitmeli miydim?Descoperind adevărul am fost în poziţia de a alege, să continui să urăsc sau să renunţ?
Ve gerçeklerle yüzleşince bir seçim hakkım doğdu. ...nefret etmeli miydim, yoksa bırakıp gitmeli miydim?És csak 16-an élték túl. Remélem hallani fogjátok Az álmaim gyötörnek.
Ve gerçeklerle yüzleşince bir seçim hakkım doğdu. ...nefret etmeli miydim, yoksa bırakıp gitmeli miydim?진실을 알고 나서 저는 선택의 기로에 섰습니다. 계속 증오해야하나? 아니면 용서해야하나?
Ve gerçeklerle yüzleşince bir seçim hakkım doğdu. ...nefret etmeli miydim, yoksa bırakıp gitmeli miydim?Perceber a verdade deu-me a hipótese de escolher, devo continuar a odiar, ou largar o ódio?
Ve gerçeklerle yüzleşince bir seçim hakkım doğdu. ...nefret etmeli miydim, yoksa bırakıp gitmeli miydim?Toen ik me dit realiseerde kon ik kiezen: moest ik doorgaan met haten, of laten gaan?
Ve gerçeklerle yüzleşince bir seçim hakkım doğdu. ...nefret etmeli miydim, yoksa bırakıp gitmeli miydim?Từ khi nhận ra sự thật, tôi được quyền lựa chọn, Tôi nên tiếp tục thù ghét, hay tha thứ?
Ve gerçeklerle yüzleşince bir seçim hakkım doğdu. ...nefret etmeli miydim, yoksa bırakıp gitmeli miydim?Zatem uświadomienie sobie prawdy dało mi możliwość wyboru; powinienem dalej nienawidzić, czy odpuścić?
Ve gerçeklerle yüzleşince bir seçim hakkım doğdu. ...nefret etmeli miydim, yoksa bırakıp gitmeli miydim?Осознание правды дало мне возможность выбора: продолжать ненавидеть или забыть?
Ve gerçeklerle yüzleşince bir seçim hakkım doğdu. ...nefret etmeli miydim, yoksa bırakıp gitmeli miydim?Осъзнаването на истината ме постави в позиция да избирам - да продължа ли да мразя, или да се откажа?
Ve gerçeklerle yüzleşince bir seçim hakkım doğdu. ...nefret etmeli miydim, yoksa bırakıp gitmeli miydim?כך שהבנת האמת איפשרה לי לבחור, האם להמשיך ולשנוא, או להניח לכך?
Ve gerçeklerle yüzleşince bir seçim hakkım doğdu. ...nefret etmeli miydim, yoksa bırakıp gitmeli miydim?لذا تصديق الحقيقة يعطيني وضع الإختيار، هل أستمر في الكراهية، أم أترك الأمر؟
Ve gerçeklerle yüzleşince bir seçim hakkım doğdu. ...nefret etmeli miydim, yoksa bırakıp gitmeli miydim?イスラム教徒を憎んでも仕方ない 今ではイスラム教徒と一緒に
Ve içsel kılavuz ışığınızın zaten bildiği gerçeklere göre aksiyon alabilecek kadar cesur musunuz?Czy nie zabraknie wam odwagi, by podjąć działania zgodnie z prawdą znaną wewnętrznemu światłu przewodniemu?
Ve içsel kılavuz ışığınızın zaten bildiği gerçeklere göre aksiyon alabilecek kadar cesur musunuz?E saremo abbastanza coraggiosi da intervenire sulla verità di quello che la nostra spia interiore sa già?
Ve içsel kılavuz ışığınızın zaten bildiği gerçeklere göre aksiyon alabilecek kadar cesur musunuz?¿Tendrán el coraje suficiente para actuar sobre la verdad que su propia luz piloto ya sabe?
Ve içsel kılavuz ışığınızın zaten bildiği gerçeklere göre aksiyon alabilecek kadar cesur musunuz?Хватит ли у вас смелости признать правду, что ваш внутренний источник уже знает?
Ve içsel kılavuz ışığınızın zaten bildiği gerçeklere göre aksiyon alabilecek kadar cesur musunuz?והאם אתם תהיו אמיצים מספיק כדי לפעול על האמת של מה שאור הטייס הפנימי שלכם כבר יודע?
Ve ikinci olarak, bunlar en küçük gerçeklerdir.A po drugie, to rzeczywistość niewymiernych rozmiarów.
Ve ikinci olarak, bunlar en küçük gerçeklerdir.A zadruhé, jsou tou nejmenší realitou.
Ve ikinci olarak, bunlar en küçük gerçeklerdir.E, come seconda cosa, sono la realtà minore.
Ve ikinci olarak, bunlar en küçük gerçeklerdir.És másodsorban, ezek a legjelentéktelenebb valóságok.
Ve ikinci olarak, bunlar en küçük gerçeklerdir.Et deuxièmement, elles sont la plus petite réalité.
Ve ikinci olarak, bunlar en küçük gerçeklerdir.Kedua, ini adalah kenyataan paling kecil.
Ve ikinci olarak, bunlar en küçük gerçeklerdir.두번째로, 그것들은 현실의 아주 작은 일부일 뿐입니다.
Ve ikinci olarak, bunlar en küçük gerçeklerdir.Segundo, são apenas uma pequena realidade. África tem 53 nações.
Ve ikinci olarak, bunlar en küçük gerçeklerdir.Si apoi, ele reprezinta acea realitate mai mica.

İlgili Sayfalar