gerçekler ile cümle

gerçekler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Sosyal, dini, politik, ekonomik, askeri gerçekleri temsil edebilirler.הם יכולים לייצג מציאות חברתית, דתית, פוליטית, כלכלית וצבאית.
Sosyal, dini, politik, ekonomik, askeri gerçekleri temsil edebilirler.يمكن ان يمثلون مجموعات اجتماعية , دينية, سياسية ,اقتصادية ,عسكرية
Sosyal, dini, politik, ekonomik, askeri gerçekleri temsil edebilirler.政治、経済、軍事 などの 利害関係を代表していて 我々は彼らの対処に苦慮しています
Sosyal, dini, politik, ekonomik, askeri gerçekleri temsil edebilirler.그들은 사회, 종교, 정치, 경제 그리고 군(軍)의 실체를 대변할런지도 모릅니다.
Tamam, ama bazı gerçeklerin farkına varmanızı istiyorum.Bueno, pero quiero que se den cuenta de algunos hechos.
Tamam, ama bazı gerçeklerin farkına varmanızı istiyorum. Göz bağının ötesini göremiyordum.Maar je moet je realiseren: ik kon niets zien door de blinddoek.
Tamam, ama bazı gerçeklerin farkına varmanızı istiyorum.In regula, dar vreau sa va dati seama de cateva lucruri
Tamam, ama bazı gerçeklerin farkına varmanızı istiyorum.하지만 저의 두 눈은 가리개로 덮여서
Tamam, ama bazı gerçeklerin farkına varmanızı istiyorum.Ok, aber denken sie an ein paar Fakten.
Tamam, ama bazı gerçeklerin farkına varmanızı istiyorum.OK, ale popatrzcie na pewne fakty.
Tamam, ama bazı gerçeklerin farkına varmanızı istiyorum.OK, de szeretném, ha elfogadnának néhány tényt.
Tamam, ama bazı gerçeklerin farkına varmanızı istiyorum.OK, mais je veux que vous réalisiez quelques faits.
Tamam, ama bazı gerçeklerin farkına varmanızı istiyorum.Ok, ma voglio che prendiate in considerazione alcune cose.
Tamam, ama bazı gerçeklerin farkına varmanızı istiyorum.Добре, но искам да осъзнаете нещо.
Tamam, ama bazı gerçeklerin farkına varmanızı istiyorum.Что ж, давайте взглянем на факты.
Tamam, ama bazı gerçeklerin farkına varmanızı istiyorum.אבל אני רוצה שתדעו כמה עובדות.
Tamam, ama bazı gerçeklerin farkına varmanızı istiyorum.ولكنني أود تأكيد بعض الحقائق
Tamam, ama bazı gerçeklerin farkına varmanızı istiyorum.目隠しは透けていなかったし
Temelde okumak iyidir; gerçekleri öğrenirsiniz.Anda tahu, pada dasarnya membaca adalah hal yang bagus; Anda akan memperoleh fakta.
Temelde okumak iyidir; gerçekleri öğrenirsiniz.A, víte, čtení je vlastně dobrá věc -- získáváte fakta.
Temelde okumak iyidir; gerçekleri öğrenirsiniz.Các bạn biết không, đọc sách thực sự là việc tốt. Bạn nắm được các cơ sở lý luận.
Temelde okumak iyidir; gerçekleri öğrenirsiniz.Cititul este un lucru bun în principiu; culegi fapte.
Temelde okumak iyidir; gerçekleri öğrenirsiniz.I ved, dybest set, er det at læse en god ting; man får oplysninger.
Temelde okumak iyidir; gerçekleri öğrenirsiniz.뭐, 기본적으로 읽는 것은 매우 좋은 일이죠, 사실들을 알게 되구요.
Temelde okumak iyidir; gerçekleri öğrenirsiniz.Ler é uma coisa boa: obtemos factos.
Temelde okumak iyidir; gerçekleri öğrenirsiniz.Lezen is een goed idee. Het levert je feiten op.
Temelde okumak iyidir; gerçekleri öğrenirsiniz.Olvasni, tudják, jó dolog; az ember tényekhez jut.
Temelde okumak iyidir; gerçekleri öğrenirsiniz.Sapete, fondamentalmente, leggere è buona cosa: ti porta a conoscere i fatti.
Temelde okumak iyidir; gerçekleri öğrenirsiniz.Sauf lire.
Temelde okumak iyidir; gerçekleri öğrenirsiniz.Wiecie czytanie to bardzo dobra rzecz, dowiadujesz się o faktach.
Temelde okumak iyidir; gerçekleri öğrenirsiniz.Wissen Sie, Lesen ist eigentlich eine gute Sache; man lernt die Fakten.
Temelde okumak iyidir; gerçekleri öğrenirsiniz.Ya saben, básicamente, leer es algo bueno; obtienes datos.
Temelde okumak iyidir; gerçekleri öğrenirsiniz.Ξέρετε, βασικά, το διάβασμα είναι καλό πράγμα, παίρνεις δεδομένα.
Temelde okumak iyidir; gerçekleri öğrenirsiniz.Знаете, в общи линии, че четенето е нещо добро - дава ви факти.
Temelde okumak iyidir; gerçekleri öğrenirsiniz.Знаете, вообще-то, хорошая вещь - чтение: узнаешь факты.
Temelde okumak iyidir; gerçekleri öğrenirsiniz.ולקרוא זה דבר טוב כי אתה נחשף לעובדות.
Temelde okumak iyidir; gerçekleri öğrenirsiniz.وتعلمون، في الأساس، القراءة شيء جيد؛ تحصلون على حقائق.
Temelde okumak iyidir; gerçekleri öğrenirsiniz.そしてライナス ポーリングはきっとDNAに取り組むぞと
Truman'ın eski sözüne inanıyorum, eğer Amerikalılar gerçekleri açıklarsanız doğru şeyi yapacaklardır.Acredito no que Truman disse, que se dermos os factos aos americanos eles farão o que é correto.
Truman'ın eski sözüne inanıyorum, eğer Amerikalılar gerçekleri açıklarsanız doğru şeyi yapacaklardır.전 확신합니다. 옛날 트루먼의 주의, 즉 만약 미국 국민들이 진실을 알게 된다면, 그들은 옳은 일을 한다는 것을요.
Truman'ın eski sözüne inanıyorum, eğer Amerikalılar gerçekleri açıklarsanız doğru şeyi yapacaklardır.אני מאמין מאוד במשפט של טרומן, שאם תביא לאמריקאים את העובדות, הם יעשו את הדבר הנכון.
Truman'ın eski sözüne inanıyorum, eğer Amerikalılar gerçekleri açıklarsanız doğru şeyi yapacaklardır.أعتقد حقا أن خط ترومان القديم ، إنه إذا أعطيت للشعب الأمريكي الوقائع، سوف يفعلون الشيء الصحيح.
Truman'ın eski sözüne inanıyorum, eğer Amerikalılar gerçekleri açıklarsanız doğru şeyi yapacaklardır.アメリカの人たちに事実を知ってもらったら やってくれると信じている そして もう一つ大事なことは これはサリー・ストラザーズじゃないってこと
Ve biz diğer kimselerin gerçeklerinin sürekli hor görüldüğü bir toplulukta yaşıyoruz.Certo, viviamo in una società che si basa sul contraddire la realtà delle altre persone.
Ve biz diğer kimselerin gerçeklerinin sürekli hor görüldüğü bir toplulukta yaşıyoruz.Et bien sûr nous vivons dans une société qui repose sur la contradiction de la réalité des autres.
Ve biz diğer kimselerin gerçeklerinin sürekli hor görüldüğü bir toplulukta yaşıyoruz.In onze maatschappij spreken we voortdurend de realiteit van de anderen tegen.
Ve biz diğer kimselerin gerçeklerinin sürekli hor görüldüğü bir toplulukta yaşıyoruz.우리는 타인의 현실을 인정하지 않는 사회에서 살고 있습니다.
Ve biz diğer kimselerin gerçeklerinin sürekli hor görüldüğü bir toplulukta yaşıyoruz.Och vi bor förstås i ett samhälle som enbart handlar om att motsäga andra människors verkligheter.
Ve biz diğer kimselerin gerçeklerinin sürekli hor görüldüğü bir toplulukta yaşıyoruz.Og selvfølgelig lever vi et samfund, der er besat af at modsige andre menneskers virkelighed.
Ve biz diğer kimselerin gerçeklerinin sürekli hor görüldüğü bir toplulukta yaşıyoruz.Trăim într-o societate bazată pe contrazicerea realităţii altora.
Ve biz diğer kimselerin gerçeklerinin sürekli hor görüldüğü bir toplulukta yaşıyoruz.Und in unserer Gesellschaft geht es natürlich hauptsächlich darum, die Realität anderer zu bestreiten.
Ve biz diğer kimselerin gerçeklerinin sürekli hor görüldüğü bir toplulukta yaşıyoruz.Và dĩ nhiên chúng ta sống trong một xã hội mà tất cả đều đang phủ nhận thực tế của người khác.
Ve biz diğer kimselerin gerçeklerinin sürekli hor görüldüğü bir toplulukta yaşıyoruz.Y por supuesto que vivimos en una sociedad en que todo se trata de contradecir la realidad de los otros.
Ve biz diğer kimselerin gerçeklerinin sürekli hor görüldüğü bir toplulukta yaşıyoruz.Και βεβαίως ζούμε σε μια κοινωνία που είναι εντελώς ενάντια στις πραγματικότητες των άλλων ανθρώπων.
Ve biz diğer kimselerin gerçeklerinin sürekli hor görüldüğü bir toplulukta yaşıyoruz.А, разбира се, живеем в общество, изградено върху противоречие с реалността на други народи.
Ve biz diğer kimselerin gerçeklerinin sürekli hor görüldüğü bir toplulukta yaşıyoruz.Мы, конечно, живём в обществе, где всё окружающее нас является противопоставлением себя реальности других.
Ve biz diğer kimselerin gerçeklerinin sürekli hor görüldüğü bir toplulukta yaşıyoruz.וכמובן, אנחנו חיים בחברה שעיקרה לסתור את המציאות של אחרים.
Ve biz diğer kimselerin gerçeklerinin sürekli hor görüldüğü bir toplulukta yaşıyoruz.وبالطبع نحن نعيش في مجتمع يدور حول مناقضة واقع الآخرين
Ve bu detaylar, görüşler ve düşünceler kendimizi, kimliklerimizi kurmaya götüren gerçeklere dönüşüyor.Dan detil ini, opini dan ide menjadi fakta, yang selanjutnya membentuk diri kita, identitas kita.
Ve bu detaylar, görüşler ve düşünceler kendimizi, kimliklerimizi kurmaya götüren gerçeklere dönüşüyor.Deze details, meningen en ideeën worden feiten, waarmee wij aan onszelf bouwen, aan onze identiteit.

İlgili Sayfalar