gerçekler ile cümle

gerçekler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Ve ikinci olarak, bunlar en küçük gerçeklerdir.Tệ hơn nữa, những điều trên lại chỉ là thực tế của thiểu số.
Ve ikinci olarak, bunlar en küçük gerçeklerdir.Ten tweede: zij zijn de kleinste realiteit.
Ve ikinci olarak, bunlar en küçük gerçeklerdir.Und zweitens sind sie der kleinste Teil der Realität.
Ve ikinci olarak, bunlar en küçük gerçeklerdir.Y, en segundo lugar, son la realidad más pequeña.
Ve ikinci olarak, bunlar en küçük gerçeklerdir.Και δεύτερον, είναι η μικρότερη πραγματικότητα.
Ve ikinci olarak, bunlar en küçük gerçeklerdir.И во-вторых, они самая меньшая часть этой действительности.
Ve ikinci olarak, bunlar en küçük gerçeklerdir.И второ, те са най-незначителната реалност.
Ve ikinci olarak, bunlar en küçük gerçeklerdir.ושנית זהו צמצום המציאות.
Ve ikinci olarak, bunlar en küçük gerçeklerdir.وثانياً، إنهم أصغر جزء من واقعنا.
Ve ikinci olarak, bunlar en küçük gerçeklerdir.アフリカには53国あります。
Ya da ne kadar, en azından bizim tanımladığımız geçeklikte, gerçekler?Eller hvor virkelige de er - ud fra vores definerede virkelighed?
Ya da ne kadar, en azından bizim tanımladığımız geçeklikte, gerçekler?혹은 우리가 현실이라고 정의한 것들이 얼마나 진실된 것인지요.
Ya da ne kadar, en azından bizim tanımladığımız geçeklikte, gerçekler?Nebo jak jsou reálné, tedy podle toho jak popisujeme realitu?
Ya da ne kadar, en azından bizim tanımladığımız geçeklikte, gerçekler?O come siano reali , almeno nel senso in cui abbiamo definito la realtà?
Ya da ne kadar, en azından bizim tanımladığımız geçeklikte, gerçekler?O como de relaes son, al menos en lo que hemos definido como realidad?
Ya da ne kadar, en azından bizim tanımladığımız geçeklikte, gerçekler?Of hoe echt zijn ze, althans zoals we werkelijkheid hebben gedefinieerd?
Ya da ne kadar, en azından bizim tanımladığımız geçeklikte, gerçekler?Sau cel puţin cât de reale sunt, definind realitatea?
Ya da ne kadar, en azından bizim tanımladığımız geçeklikte, gerçekler?Wie ist Wirklichkeit definiert?
Ya da ne kadar, en azından bizim tanımladığımız geçeklikte, gerçekler?Или насколько они реальны в том смысле, в каком мы определяем реальность?
Ya da ne kadar, en azından bizim tanımladığımız geçeklikte, gerçekler?Наскільки вони справжні? Чи наскільки вони справжні принаймні згідно з критеріями сучасних визначень.
Ya da ne kadar, en azından bizim tanımladığımız geçeklikte, gerçekler?או כמה אמיתיים הם? או לפחות בצורה שאנו מגדירים מציאות?
Ya da ne kadar, en azından bizim tanımladığımız geçeklikte, gerçekler?أو ما مدى حقيقته، على الأقل تكون كما قمنا بتعريف الحقيقة؟
Ya da ne kadar, en azından bizim tanımladığımız geçeklikte, gerçekler?とにかく,ここではあまり哲学的な方にはいかないようにしましょう.
Yani dinler tekrar kültürleridir. Büyük gerçeklerin etrafında dönüp dolaşırlar.Náboženství opakují, obkružují velké pravdy znovu a znovu.
Yani gerçeklerini anlamaktan mahrum bırakılıyorlar.Așadar, sunt privați de înțelegerea realității lor.
Yani gerçeklerini anlamaktan mahrum bırakılıyorlar.Así, esta gente no puede entender su realidad.
Yani gerçeklerini anlamaktan mahrum bırakılıyorlar.Assim, são impedidos de compreender a sua realidade.
Yani gerçeklerini anlamaktan mahrum bırakılıyorlar.Donc ils sont dans l'incapacité de comprendre leur réalité.
Yani gerçeklerini anlamaktan mahrum bırakılıyorlar.국민이 진실을 알 권리가 수탈된 상태입니다.
Yani gerçeklerini anlamaktan mahrum bırakılıyorlar.Man enthält ihnen somit vor, ihre Wirklichkeit verstehen zu können.
Yani gerçeklerini anlamaktan mahrum bırakılıyorlar.Quindi sono impossibilitati a capire la realtà in cui vivono.
Yani gerçeklerini anlamaktan mahrum bırakılıyorlar.Więc zostają pozbawieni możliwości zrozumienia własnej rzeczywistości.
Yani gerçeklerini anlamaktan mahrum bırakılıyorlar.Ze blijven dus verstoken van begrip van hun werkelijkheid.
Yani gerçeklerini anlamaktan mahrum bırakılıyorlar.Така че те са лишени от разбиране на тяхната реалност.
Yani gerçeklerini anlamaktan mahrum bırakılıyorlar.То есть эти люди лишены понимания своей дйствительности.
Yani gerçeklerini anlamaktan mahrum bırakılıyorlar.כך שהם מקופחים בהבנת המציאות שלהם.
Yani gerçeklerini anlamaktan mahrum bırakılıyorlar.لذلك فهم محرومون من فهم واقعهم.
Yani gerçeklerini anlamaktan mahrum bırakılıyorlar.これでこの問題の規模と重要性が わかって頂けたと思います
Yavaş yavaş gerçekleri öğreneceksiniz.A poco a poco tu saprai di più. Dai tempo al tempo.
Yavaş yavaş gerçekleri öğreneceksiniz.Apránként egyre többet tudsz majd.
Yavaş yavaş gerçekleri öğreneceksiniz.Incetul cu incetul vei sti mai multe.
Yavaş yavaş gerçekleri öğreneceksiniz.Kousek po kousku se budeš dozvídat víc.
Yavaş yavaş gerçekleri öğreneceksiniz.Krok po kroku dowiesz się więcej.
Yavaş yavaş gerçekleri öğreneceksiniz.Nach und nach wirst du mehr erfahren.
Yavaş yavaş gerçekleri öğreneceksiniz.Peu à peu tu vas en savoir plus.
Yavaş yavaş gerçekleri öğreneceksiniz.Từ từ rồi anh sẽ biết thêm. - Cần phải có thời gian.
Yavaş yavaş gerçekleri öğreneceksiniz.Σιγά-σιγά θα μάθεις περισσότερα.
Yavaş yavaş gerçekleri öğreneceksiniz.Понемногу ты узнаешь больше.
Yazarın adını sildim -- gerçekler haricinde her şeyi sildim.1つ目は「神の党」というグループについての記事でした
Yazarın adını sildim -- gerçekler haricinde her şeyi sildim.Am eliminat numele autorilor -- totul, mai puţin faptele descrise.
Yazarın adını sildim -- gerçekler haricinde her şeyi sildim.Avevo tolto il nome dell'autore... avevo tolto tutto a parte i fatti.
Yazarın adını sildim -- gerçekler haricinde her şeyi sildim.Dan saya menghilangkan nama penulisnya -- semuanya hilang kecuali faktanya.
Yazarın adını sildim -- gerçekler haricinde her şeyi sildim.Eltűntettem az író nevét -- mindent eltűntettem, kivéve a tényeket.
Yazarın adını sildim -- gerçekler haricinde her şeyi sildim.Et j'ai enlevé le nom de l'auteur - tout était enlevé à l'exception des faits.
Yazarın adını sildim -- gerçekler haricinde her şeyi sildim.Ich entfernte den Namen des Autors - alles war weg, außer der Fakten.
Yazarın adını sildim -- gerçekler haricinde her şeyi sildim.I ukryłem nazwisko piszącego - wszystko zostało usunięte oprócz faktów.
Yazarın adını sildim -- gerçekler haricinde her şeyi sildim.제가 기자의 이름을 빼는 순간 사건 외엔 아무것도 남지 않게 되었습니다.
Yazarın adını sildim -- gerçekler haricinde her şeyi sildim.Le quité el nombre del autor. Quité todo, excepto los hechos.
Yazarın adını sildim -- gerçekler haricinde her şeyi sildim.Tôi xóa tên tác giả liên quan, mọi thứ trừ các sự kiện.
Yazarın adını sildim -- gerçekler haricinde her şeyi sildim.Και έσβησα το όνομα του συγγραφέα--όλα έλειπαν εκτός από τα γεγονότα.

İlgili Sayfalar