Ve bunun gerçekleşmesi için bazı sandalyelerin gerçekten de yönlerini ve eğimlerini değiştirmeleri gerekiyor.그리고 좌석 몇몇은 방향을 아직 방향을 돌려 놓지 않은 상태입니다. 바닥 높이를 조정해서 그렇게 하고 있죠.
Ve bunun gerçekleşmesi için bazı sandalyelerin gerçekten de yönlerini ve eğimlerini değiştirmeleri gerekiyor.Néhány ülés irányt kell változtasson, lejtőszöget, hogy ezt meg lehessen tenni.
Ve bunun gerçekleşmesi için bazı sandalyelerin gerçekten de yönlerini ve eğimlerini değiştirmeleri gerekiyor.Niektóre siedzenia muszą zmienić orientację i pochylenie, żeby można było to zrobić.
Ve bunun gerçekleşmesi için bazı sandalyelerin gerçekten de yönlerini ve eğimlerini değiştirmeleri gerekiyor.Şi unele dintre scaune trebuie să îşi schimbe direcţia, şi să-şi schimbe înclinaţia pentru a permite asta.
Ve bunun gerçekleşmesi için bazı sandalyelerin gerçekten de yönlerini ve eğimlerini değiştirmeleri gerekiyor.Sommige stoelen moeten daartoe in een andere richting en helling gezet worden.
Ve bunun gerçekleşmesi için bazı sandalyelerin gerçekten de yönlerini ve eğimlerini değiştirmeleri gerekiyor.Và có nhiều chỗ ngồi thật sự cần thay đổi phương hướng, và thay đổi độ nghiêng, cho phép chuyện đó xảy ra.
Ve bunun gerçekleşmesi için bazı sandalyelerin gerçekten de yönlerini ve eğimlerini değiştirmeleri gerekiyor.Κάποιες δε από τις θέσεις πρέπει να επανατοποθετηθούν και να αλλάξουν κλίση για το σκοπό αυτό.
Ve bunun gerçekleşmesi için bazı sandalyelerin gerçekten de yönlerini ve eğimlerini değiştirmeleri gerekiyor.Для цього деякі крісла слід розмістити в іншому напрямку, або під іншим кутом.
Ve bunun gerçekleşmesi için bazı sandalyelerin gerçekten de yönlerini ve eğimlerini değiştirmeleri gerekiyor.Някои от столовете всъщност трябва да променят посоката и наклона си, за да може това да се случи.
Ve bunun gerçekleşmesi için bazı sandalyelerin gerçekten de yönlerini ve eğimlerini değiştirmeleri gerekiyor.וחלק מהמושבים צריכים למעשה לשנות את הכיוון שלהם, ולשנות את השיפוע שלהם, כדי לאפשר את זה.
Ve bunun gerçekleşmesi için bazı sandalyelerin gerçekten de yönlerini ve eğimlerini değiştirmeleri gerekiyor.ويتوجب على بعض المقاعد أن تغير اتجاهها, وتغير انحدارها لتسمح بحصول ذلك.
Ve bunun gerçekleşmesi için bazı sandalyelerin gerçekten de yönlerini ve eğimlerini değiştirmeleri gerekiyor.変えてやらなければいけません もう一度ご覧に入れます
Ve bunun her yerde inovasyon gerçekleşmesini sağlayacak çok önemli bir web prensibi olduğunu düşünüyoruz.A myslíme si, že to je velmi důležitý princip, díky kterému je možné inovovat skrz celou platformu.
Ve bunun her yerde inovasyon gerçekleşmesini sağlayacak çok önemli bir web prensibi olduğunu düşünüyoruz.Creemos que este es un principio muy importante y que va a propiciar un gran número de innovaciones.
Ve bunun her yerde inovasyon gerçekleşmesini sağlayacak çok önemli bir web prensibi olduğunu düşünüyoruz.Pensiamo che sia un principio web molto importante, che favorirà l'innovazione dappertutto.
Ve bunun her yerde inovasyon gerçekleşmesini sağlayacak çok önemli bir web prensibi olduğunu düşünüyoruz.Und wir denken, dass das ein sehr wichtiges Internetprinzip ist, das Innovationen überall ermöglichen wird.
Ve bunun her yerde inovasyon gerçekleşmesini sağlayacak çok önemli bir web prensibi olduğunu düşünüyoruz.Uważamy to za istotną zasadę sieci, która pobudzi innowacyjność.
Ve bunun her yerde inovasyon gerçekleşmesini sağlayacak çok önemli bir web prensibi olduğunu düşünüyoruz.Και πιστεύουμε πως πρόκειται για μια σημαντική αρχή που πρόκειται να οδηγήσει σε καινοτομίες στο χώρο.
Ve bunun her yerde inovasyon gerçekleşmesini sağlayacak çok önemli bir web prensibi olduğunu düşünüyoruz.И мы думаем, что это очень важный принцип, что веб собирается сделать инновации происходят повсеместно.
Ve bunun her yerde inovasyon gerçekleşmesini sağlayacak çok önemli bir web prensibi olduğunu düşünüyoruz.ونحن نفكر ان مبدأ الويب مهم مما يساعد في نشر الابتكار في كل مكان.
Ve CEG'nin bunun gerçekleşmesine yardım etmesinden çok mutlu olurum.A bol by som rád, keby CEG pri tom pomohlo.
Ve CEG'nin bunun gerçekleşmesine yardım etmesinden çok mutlu olurum.A já bych byl rád, kdyby mi to CEG pomohl uskutečnit.
Ve CEG'nin bunun gerçekleşmesine yardım etmesinden çok mutlu olurum.Aku ingin CEG membantuku.
Ve CEG'nin bunun gerçekleşmesine yardım etmesinden çok mutlu olurum.전 CEG가 이것을 가능하도록 도와주었으면 합니다.
Ve CEG'nin bunun gerçekleşmesine yardım etmesinden çok mutlu olurum.E sarei felice se CEG ci aiutasse a realizzarlo.
Ve CEG'nin bunun gerçekleşmesine yardım etmesinden çok mutlu olurum.És szeretném, ha a CEG segítene megvalósítani."
Ve CEG'nin bunun gerçekleşmesine yardım etmesinden çok mutlu olurum.Et je voudrais bien que CEG aide à ce que ça se fasse.
Ve CEG'nin bunun gerçekleşmesine yardım etmesinden çok mutlu olurum.I bardzo cieszylibyśmy się gdyby CEG pomogło nam to zrealizować.
Ve CEG'nin bunun gerçekleşmesine yardım etmesinden çok mutlu olurum.Ik zou graag hulp krijgen van de CEG.
Ve CEG'nin bunun gerçekleşmesine yardım etmesinden çok mutlu olurum.Og jeg ville elske at CEG kunne hjælpe med at gøre det til virkelighed.
Ve CEG'nin bunun gerçekleşmesine yardım etmesinden çok mutlu olurum. Robert Friedman:Gostaria que a CEG ajudasse a pôr isso em prática.
Ve CEG'nin bunun gerçekleşmesine yardım etmesinden çok mutlu olurum.R・フリードマン:面白いのは
Ve CEG'nin bunun gerçekleşmesine yardım etmesinden çok mutlu olurum.Şi mi-aş dori ca CEG să ajute la realizarea lui.
Ve CEG'nin bunun gerçekleşmesine yardım etmesinden çok mutlu olurum.Tôi rất hy vọng CEG đồng ý hợp tác.
Ve CEG'nin bunun gerçekleşmesine yardım etmesinden çok mutlu olurum.Und ich würde mich freuen, wenn CEG dabei helfen würde, dies zu verwirklichen.
Ve CEG'nin bunun gerçekleşmesine yardım etmesinden çok mutlu olurum.Y me encantaría que CEG ayude a hacer que suceda.
Ve CEG'nin bunun gerçekleşmesine yardım etmesinden çok mutlu olurum.Και θα μου άρεσε πολύ αν η CEG με βοηθούσε να το πραγματοποιήσω.
Ve CEG'nin bunun gerçekleşmesine yardım etmesinden çok mutlu olurum.И бих се радвал ако СЕГ ми помогнат да го направя.
Ve CEG'nin bunun gerçekleşmesine yardım etmesinden çok mutlu olurum.І я би дуже хотів, щоби CEG допоміг мені це втілити в реальність.
Ve CEG'nin bunun gerçekleşmesine yardım etmesinden çok mutlu olurum.Мне бы очень понравилась помощь CEG в создании фильма.
Ve CEG'nin bunun gerçekleşmesine yardım etmesinden çok mutlu olurum.והייתי מאוד רוצה לראות את CEG עוזרת לדבר הזה לקרות.
Ve CEG'nin bunun gerçekleşmesine yardım etmesinden çok mutlu olurum.وأود سي إي جي للمساعدة في تحقيق ذلك
Ve çocuklarımızın geleceğini çalmak bir gün suç olacaktır. Ancak bunun gerçekleşmesi için,Şi furtul viitorului copiilor noştri va fi cândva o crimă.
Ve, eğer Amerikan halkı bunu talep etmezse, bu gerçekleşmeyecektir.Esto no sucederá, a no sea que los estadounidenses lo demanden.
Ve, eğer Amerikan halkı bunu talep etmezse, bu gerçekleşmeyecektir.국민들이 요구가 없는 한, 총기 개혁 법안은 통과되지 못할 겁니다.
Ve, eğer Amerikan halkı bunu talep etmezse, bu gerçekleşmeyecektir.保護者や教師 警察官 牧師 猟師やスポーツマン
Ve elbette iki klipte de gördüklerimin hiçbiri gerçekleşmedi.Bien sûr, rien de tout cela n'est arrivé.
Ve elbette iki klipte de gördüklerimin hiçbiri gerçekleşmedi.Dan tentunya, tidak satupun dari semua itu terjadi.
Ve elbette iki klipte de gördüklerimin hiçbiri gerçekleşmedi.Desigur, niciunul din acest lucruri nu s-a întâmplat.
Ve elbette iki klipte de gördüklerimin hiçbiri gerçekleşmedi.E, claro, nada disso aconteceu.
Ve elbette iki klipte de gördüklerimin hiçbiri gerçekleşmedi.E ovviamente, nulla di tutto ciò è accaduto.
Ve elbette iki klipte de gördüklerimin hiçbiri gerçekleşmedi.I oczywiście żaden obraz nie okazał się prawdziwy.
Ve elbette iki klipte de gördüklerimin hiçbiri gerçekleşmedi.물론, 제가 런던에 도착했을땐 이런것들이 하나도 없었지요.
Ve elbette iki klipte de gördüklerimin hiçbiri gerçekleşmedi.Natuurlijk, niets van dat alles gebeurde.
Ve elbette iki klipte de gördüklerimin hiçbiri gerçekleşmedi.Und natürlich passierte keines dieser Dinge.
Ve elbette iki klipte de gördüklerimin hiçbiri gerçekleşmedi.Và rõ ràng là chẳng có điều gì xảy ra.
Ve elbette iki klipte de gördüklerimin hiçbiri gerçekleşmedi.Y por supuesto, ninguna de estas dos cosas sucedieron.
Ve elbette iki klipte de gördüklerimin hiçbiri gerçekleşmedi.Естественно, всё это не случилось.
Ve elbette iki klipte de gördüklerimin hiçbiri gerçekleşmedi.І, звичайно, нічого такого не трапилося.
Ve elbette iki klipte de gördüklerimin hiçbiri gerçekleşmedi.וודאי,בסופו של דבר אף אחד משני אלה לא קרה.