Bu işlem yavaş gerçekleşmektedir.Emiatt ez a folyamat csak lassan mehet végbe.
Fakat zaman içinde gerçekleşmeler bu planllara gore olmadı.De azt tudom, hogy az ilyesmik nem a Holdról jönnek.
Hidroliz işleminin gerçekleşmesi zorlu bi aşamadır.A savas hidrolízis folyamata megfordítható.
Yani nesne almamış ve eylemin gerçekleşmesi zaman içersinde kendiliğinden olmuştur.)A lényeg az, hogy volt olyan pillanat, amikor a két cselekvés egyhuzamban történt.)
Fakat çok geç olmadan anneme haber verdiler ve bu gerçekleşmedi.Már évek óta ezt érezte, de nem ismerte fel, csak mikor már késő volt.
Doğumunun gerçekleşmemesinin nedeni babası Siddhartha'nın amacına ulaşamamasıdır.A jóga célja nem a sziddhik elérése.
Ancak herhangi geri dönüş gerçekleşmedi.Visszavonulni azonban nem volt hova.
Ama yıkım şimdiye kadar gerçekleşmemiştir.Rehabilitációja a mai napig nem történt meg.
Tüm bu olayların gerçekleşmesi içinde ATP enerjisi kullanılır.A bázisok beépítéséhez egy ATP energia szükséges.
Savaştan yenik çıkıldığı için bu proje gerçekleşmedi.A háború miatt nem valósult meg.
Aynı zamanda da zararlı eylemlerin gerçekleşmesini önlemektedir.Ennek ellentétei az ártó cselekedetek.
Ancak plânları gerçekleşmedi.A tervek azonban nem valósultak meg.
Hepimiz bunun gerçekleşmesi için çok çalıştık.Työskentelimme kaikki saman asian puolesta.
Avrupa Devletleri de bu projenin gerçekleşmesini engelliyordu.Muut Amerikan valtiot estivät suunnitelman toteuttamisen.
“Durga Puja” bayramı şeklinde gerçekleşmektedir.Heidän kunniakseen juhlitaan Durga Puja -juhlaa.
Ama bu planlar asla gerçekleşmedi.Nuo suunnitelmat eivät kuitenkaan koskaan toteutuneet.
Bilinmeyen bir nedenle bu görüşme gerçekleşmedi.Pyyntöön ei suostuttu tuntemattomasta syystä.
Anlaşma iç savaşla bozulduğundan evlilik asla gerçekleşmedi.Koska ero on tapahtunut aina ennen uudelleen avioitumista, lakia ei ole rikottu.
Çarpık yapılaşma çeşitli şekillerde gerçekleşmektedir.Kerrostuneisuus esiintyy monissa eri muodoissa.
Ancak plânları gerçekleşmedi.Suunnitelmat jäivätkin toteutumatta.
Dünyanın önde gelen ticaret fuarlarının yaklaşık üçte ikisi Almanya'da gerçekleşmektedir.Kuitenkin yli kolmasosa, eli 34 prosenttia ihmiskaupasta tapahtuu valtioiden sisällä.
Ama umduğu gerçekleşmedi.Toive ei toteutunut.
Ancak bu çalışmalar gerçekleşmedi.Nämä teokset eivät kuitenkaan ole säilyneet.
Ancak şehirde henüz hiçbir çarpışma gerçekleşmemişti.Itse kaupungissa ei taisteltu.
Eğer bu ordu daha önce hazırlanmış olmasaydı, Büyük İskender'in fetihlerinin hiçbiri gerçekleşmeyebilirdi.Ilman häntä koko Easy Rideria ei olisi syntynyt".
Söz konusu değişikliklerin gerçekleşmesi yıllar hatta kuşaklar boyu süren zaman alıcı bir süreçtir.Ilmeisesti muutos tulee vaatimaan pitkän, ehkä vuosisadoissa laskettavan ajan.
1939-1952 arasında hiçbir Kongre gerçekleşmedi.Vuosina 1936–1949 turnausta ei järjestetty.
Festival aktivitelerinin büyük çoğunluğu ise şehir merkezinde gerçekleşmektedir.Aiempaa suurempi osa festivaalin esityksistä nähtiin kaupunkitilassa.
Ancak 9. katın yapımı hiçbir zaman gerçekleşmemiştir.Kolmas jalostamo ei koskaan toteutunut.
Filmin gelecekle ilgili bazı öngörüleri gerçekleşmemiştir.Κατα τη διάρκεια της παραγωγής των ταινιών δεν υπήρχε κανένα σχέδιο για το Futurama στο μέλλον.
Bu aşağılamanın en azından dolaylı yoldan veya kısmen gerçekleşmesi gerekir.Σε κάποιες διαλέκτους η διαδικασία αυτή έχει συμβεί μόνο μερικώς ή και καθόλου.
Ancak gerçekleşmez.Δεν θα πραγματοποιηθεί.
Ancak transfer o dönemde gerçekleşmedi.Η μετάβαση αυτή δεν έγινε παντού την ίδια εποχή.
Abbas Filistin Güvenlik Güçlerine bir daha böyle saldırıların gerçekleşmemesini sağlamaları emrini verdi.Μετά από αυτά, η FIBA εισήγαγε το χρονόμετρο επίθεσης προκειμένου να μην ξαναγίνουν τέτοια φαινόμενα.
Anlaşma iç savaşla bozulduğundan evlilik asla gerçekleşmedi.Ο γάμος δεν υλοποιήθηκε, καθώς άρχισε εμφύλιος πόλεμος.
Eğer bu savaş kazanılamazsa bu topraklarda düşlenen hiçbir yuva hayalinin gerçekleşme ihtimali kalmayacaktır.Εάν όχι, μπορεί να γίνει ένας μη ανανεώσιμος πόρος σε αυτόν τον τόπο.
Savaştan yenik çıkıldığı için bu proje gerçekleşmedi.Το σχέδιο αυτό δεν υλοποιήθηκε, καθώς η κατασκευή διακόπηκε από τον πόλεμο.
Ulaşımın tamamı kara yoluyla gerçekleşmektedir.Το μεταναστευτικό ταξίδι πραγματοπoιείται σε ευρύ μέτωπο.
Festival aktivitelerinin büyük çoğunluğu ise şehir merkezinde gerçekleşmektedir.Størstedelen af festivalens aktiviteter foregår i centrum af byen.
London Company'nin yatırımcılarının Virginia'da altın ve gümüş bulma hayalleri gerçekleşmedi.Til investorernes store skuffelse fandt Virginia Kompagniet hverken guld eller sølv i Virginia.
Ölümü, kendisinin hayatta iken yapamadıklarının gerçekleşmesini sağlamıştır.Der ligger en forbandelse over ham – han kan ikke dø.
Fakat bunların hiçbiri gerçekleşmedi.Ingen af delene skete.
Bu önerinin gerçekleşme sürecinde ilk adım, Kanada Eyaleti'ni oluşturan 1840 Birlik Yasası oldu.Dette indledtes med vedtagelsen af Unionsloven i 1840, som dannede provinsen Canada.
Ancak plânları gerçekleşmedi.Planerne blev dog ikke realiseret.
Ancak bu durum Almanya'daki gibi gerçekleşmedi.Som sagt gjorde det samme sig imidlertid ikke gældende for Robert selv.
Büyücüler Kraliçesi planının gerçekleşmesinden çok memnundur.Kongen blev dybt oprørt over dronningens død.
Ama bu planlar asla gerçekleşmedi.Disse planer blev dog aldrig virkeliggjort.
Sanırım şu anda bunu söylememde sakınca yok, çünkü zaten gerçekleşmeyecek”.Jeg sagde 'Undskyld mig, men det tror jeg nu ikke.'"
Gerçekçi olmayan kurgudaki bazı detayların gerçek hayatta gerçekleşmesi mümkün değildir.Sandfærdig kommunikation er kun muligt i en ikke-afstraffende situation.
Bu dönem hiçbir önemli Slav baskınları gerçekleşmedi.Ingen væsentlig social stratificering havde fundet sted.
Ancak kısa süre sonra, yapılan görüşmeler sonrasında transfer gerçekleşmedi.Udover den korte samtale blev det ikke til mere.
Amaç kısa sürede bölünmenin gerçekleşmesidir.Ret snart fandt man det hensigtsmæssigt at foretage en opdeling.
Her hareket gelişimin gerçekleşmesi için gereklidir.Alt overskud går til afholdelsen af aktiviteter.
Fakat bunların hiçbiri gerçekleşmedi.Men ingenting av dette skjedde.
Marksist kuramda son aşama olan komünizmin gerçekleşmesiyle devlet ortadan kalkacaktır.Under kommunismen, som det høyeste stadium i utviklingen, vil staten visne bort.
1580 yılında herhangi bir çatışma gerçekleşmemiştir.Etter 1650 var det ingen militær aktivitet her.
20 km uzunluğundaki anıtsal cadde Napoli'de saraya bağlanacaktı, fakat asla gerçekleşmedi.En monumental aveny som skulle gå 20 km mellom palasset og Napoli var planlagt, men den ble ikke anlagt.
Daha önce hiçbir radyo yarışmasına bu kadar büyük bir katılım gerçekleşmemişti.Noe slikt har aldri tidligere skjedd før i konkurransens historie.
Büyücüler Kraliçesi planının gerçekleşmesinden çok memnundur.Kongen ble dypt opprørt over sin dronnings død.
Ama bu planlar asla gerçekleşmedi.Slike planer ble imidlertid aldri realisert.