Festival aktivitelerinin büyük çoğunluğu ise şehir merkezinde gerçekleşmektedir.Większość projektów festiwalu odbywa się w centrum Beigang.
Ancak, şu ana dek bu yönde bir girişim gerçekleşmemiştir.Dotychczas nie rozpoczęły się jednak żadne konkretne działania w tym kierunku.
Bundan sonra bir süre belli bir direniş gerçekleşmedi.W wyniku tego, przez długi czas nie podejmował się żadnych walk.
Her hareket gelişimin gerçekleşmesi için gereklidir.Każdy obowiązek sprawia, że urzeczywistniamy się.
İki N1F uçuşa hazırlanıyordu ancak bu da gerçekleşmedi.Miał wystąpić też w biegu na 200 m T13, jednak nie pojawił się na starcie.
Daha önce hiçbir radyo yarışmasına bu kadar büyük bir katılım gerçekleşmemişti.Nigdy wcześniej konkurs tego typu nie był rozgrywany podczas mistrzostw świata.
Bir dileğin gerçekleşmesi için sunulan kurbana ise adak denir.Niemoc uzyskania tego, co się chce, jest cierpieniem.
Oyunun hikayesi ikinci oyunda geçen olaylardan hemen sonra gerçekleşmektedir.Gra rozpoczyna się zaraz po wydarzeniach z drugiej części serii.
1939-1952 arasında hiçbir Kongre gerçekleşmedi.W latach 1939-1952 zjazdy partii nie odbywały się.
Ancak plânları gerçekleşmedi.Planów nie zrealizowano.
İzleyen iki hafta boyuca Pers Donanması ile bir temas gerçekleşmemiştir.Cała trójka nie zapomniała jednak tajemniczego Sindbada Żeglarza.
Büyücüler Kraliçesi planının gerçekleşmesinden çok memnundur.Czarownica cieszy się, widząc rozpacz królowej Dydony.
Ancak transfer gerçekleşmedi.Do transferu jednak nie doszło.
Bu önerinin gerçekleşmesi 20 yıl sonra oldu.Do realizacji jej myśli doszło dopiero po 20 latach.
Ancak bu çalışmalar gerçekleşmedi.Dzieła te nie zachowały się.
Bu kayıpların görece kısa süreli bir deniz muharebesinde gerçekleşmesi pek olağan görülmemektedir.Wypadek ten często nie jest formalnie zaliczany do misji księżycowych.
Hepimiz bunun gerçekleşmesi için çok çalıştık.Pracowałem zbyt ciężko, żeby do tego doszło...
Başkent Kızıl şehrine düzenli hava hizmetleri gerçekleşmektedir.W sali czerwonej odbywały się obrady Rady Miejskiej.
Planın gerçekleşmesi hakkında şüpheler bulunmaktadır.Jakie jest ryzyko związane z realizacją projektu?
Ancak bu çalışmalar gerçekleşmedi.Men det betyder inte att sådana arbeten har funnits.
20 km uzunluğundaki anıtsal cadde Napoli'de saraya bağlanacaktı, fakat asla gerçekleşmedi.En monumental aveny som skulle gå 20 km mellan palatset och Neapel var planerad men den förverkligades inte.
Buna rağmen, turne asla gerçekleşmedi.Den turnén kom dock aldrig att förverkligas.
İzleyen iki hafta boyuca Pers Donanması ile bir temas gerçekleşmemiştir.Två av böckerna om kommissarie Barnaby har inte filmats.
Dünya nüfusundaki artış çoğunlukla büyük şehirlerde gerçekleşmektedir.Stadsvandringar genomförs oftast i större städer.
Eiffel'in anıtın armatürünü tasarlaması bu düşün gerçekleşmesini sağladı.Eiffels utformning av statyns inre strukturella delar gjorde det möjligt för statyn att bli verklighet.
Bu yardım hiçbir zaman gerçekleşmedi.Detta samarbete fullföljdes aldrig.
Ancak egemen prensin ziyareti ta 1842'ye kadar gerçekleşmeyecekti.Dödsstraffet för trolldom avskaffades inte formellt förrän år 1842.
Havalenin gerçekleşmesi için mevduat sahibinin bankaya talimat vermesi yeterlidir.Det är god sed att be om markägarens tillstånd att övernatta.
Bir dileğin gerçekleşmesi için sunulan kurbana ise adak denir.Att visa kärlek mot något kallas att älska.
Daha önce hiçbir radyo yarışmasına bu kadar büyük bir katılım gerçekleşmemişti.Något sådant har aldrig tidigare inträffat i en rankingturnering.
Fenerbahçe ile konuşsa da bu gerçekleşmedi.Om denna klocka var tillverkad av Tornbergs är ovisst.
Ancak, planlanan fuar II. Dünya Savaşı nedeniyle hiçbir zaman gerçekleşmedi.Finalen hann aldrig spelas på grund av Andra världskriget.
Bu savaşlı dönemlerden sonra, Landskrona'daki birçok plan gerçekleşmedi.I deras frånvaro har Narnias gyllene år försvunnit.
Fakat bunların hiçbiri gerçekleşmedi.Inget av detta inträffade.
Yıllık ortalama 3.000 ton kadar fındık üretimi gerçekleşmektedir.Den dåtida årsproduktionen uppskattas till knappt 3000 ton.
Aslında bütün buzul aşındırma şekilleri üç temel süreç ile gerçekleşmektedir.Vilken som helst orientering kan åstadkommas genom en följd av tre elementära rotationer.
Ancak, bu gerçekleşmemiş ve oyun birkaç hamle daha sürmüştür: 113.Замість цього гра продовжувалась ще кілька ходів: 113.
(Tüm bunlar sunucuda değil, istemci cihaz üzerinde gerçekleşmektedir.)Һурпали бәлеш - «беліш з бульйоном»).
Ancak, esîr platformdan tamamen çekilmişse bu etki gerçekleşmez.Проте, якщо ефір повністю захоплюється платформою, то цього ефекту взагалі не може бути.
Ancak herhangi geri dönüş gerçekleşmedi.Проте повернення не відбувається.
İnternet hizmetleriyle de iletişim genelde herhangi bir XML formatında gerçekleşmektedir.Спілкування відбувається через Інтернет у форматі XML.
Çarşamba'dan ise mahalleye dönüşler öğle ve akşam gerçekleşmektedir.Розмноження відбувається в пообідніх і вечірніх годинах.
Bu işlemlerin hepsi aynı zamanda gerçekleşmektedir.І все це будувалося одночасно.
Her hareket gelişimin gerçekleşmesi için gereklidir.Всі умови повинні виконатися, щоб відбулась дія.
Ancak bu kural hiçbir zaman gerçekleşmedi.Але ця норма ніколи не застосовувалась.
Öncelikli plan, her ne kadar gerçekleşmediyse de, şarkılarla bir turnenin yapılmasıydı.Якою б важкою не була робота, вона завжди завершувалася народною піснею.
Tsunamilerin %80'i Pasifik Okyanusu'nda gerçekleşmektedir.Понад 80 % усіх цунамі реєструються на периферії Тихого океану.
Bu görüşme gerçekleşmemiştir.Зустріч не відбулась.
Mucize gerçekleşmedi."«Дива не сталося.
Büyücüler Kraliçesi planının gerçekleşmesinden çok memnundur.Молодий імператор справив на королеву величезне враження.
Hepimiz bunun gerçekleşmesi için çok çalıştık.Кожен з нас по-справжньому дуже гордиться тим, що робить.
Fakat, bankerin planları gerçekleşmedi, resimler alıcıların ilgisini çekmedi ve satış yapamadı.Прикро, що її мрії залишилися нереалізованими через відсутність коштів та жертводавців.
Çevrim dışı veri işleme hem Kamioka ve Amerika Birleşik Devletleri'nde gerçekleşmektedir.Автономна обробка даних проводиться як в Каміоці, так і в Сполучених Штатах.
Asker uğurlamaları eğlence ile gerçekleşmektedir.Офіцери вітають його з наступним шлюбом.
Yapılan uluslararası uçuşlar sadece İrlanda'ya gerçekleşmektedir.Зйомки стрічки проходили у Північний Ірландії.
Bu beklentiler ilk iki sezon boyunca gerçekleşmedi.Були показані лише перші два сезони.
Gerçekçi olmayan kurgudaki bazı detayların gerçek hayatta gerçekleşmesi mümkün değildir.Насправді всі неможливі фігури можуть існувати в реальному світі.
Bu film Wood'un The Phantom Ghoul ve Dr. Acula gibi gerçekleşmeyen pek çok projesinden biriydi.Tento film byl jedním z Woodových projektů, stejně jako The Phantom Ghoul nebo Dr. Acula.
Bu işlemlerin hepsi aynı zamanda gerçekleşmektedir.Tyto práce probíhaly současně.
Mucize gerçekleşmedi."RECENZE: Zázrak se nekoná.