Ana içeriğe geç
Sözlük

gerçekleşme ile cümle

gerçekleşme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Romanos, evliliğin gerçekleşmeyle kendisini basileopatōr ("imparatorun babası") ilan etti.Romano foi proclamado basileopátor ("pai do imperador") por ocasião de seu casamento.
Hepimiz bunun gerçekleşmesi için çok çalıştık.Todos nós já presenciámos isto, certo?
Anlaşma iç savaşla bozulduğundan evlilik asla gerçekleşmedi.Porém, este contrato eventualmente seria rompido e o casamento jamais se realizou.
Daha önce hiçbir radyo yarışmasına bu kadar büyük bir katılım gerçekleşmemişti.Ele nunca tinha visto uma competição esportiva antes.
Çoğu zararlı durumun gerçekleşmesinin nedeni kullanıcının dikkatsiz davranışlarıdır.A maioria das contaminações ocorre por ação do usuário.
Böyle bir görevin 2025-2030'da gerçekleşmesi planlanmaktadır.Uma expedição humana está prevista para ocorrer entre 2025 e 2030.
Tüm bunların tersine, sömüren sınıfın tarafında dramatik değişiklikler gerçekleşmedi.Apesar do susto, nada de grave aconteceu com a apresentadora.
Bu, Xn = 0 ifadesinin sonsuz sayıda n için gerçekleşme olasılığının 0 olduğunu göstermektedir.Por isso, a probabilidade de Xn = 0 ocorrendo para infinitamente muitos n é 0.
Ancak şehirde henüz hiçbir çarpışma gerçekleşmemişti.Até o momento, não houve disturbios na região.
Ara sıra bunun tersi de gerçekleşmektedir.Se errar é passada a vez.
Ancak biz takımı satmadan taşınma gerçekleşmeyecek.Posso sobreviver sem a venda do troféu.
Bu basamaktaki tepkime her iki yöne doğru eşit ağırlıklı olarak gerçekleşmektedir.Trata-se de pegar a baqueta do mesmo modo nas duas mãos.
Ama bu planlar asla gerçekleşmedi.No entanto, estes planos nunca se concretizaram.
Sanırım şu anda bunu söylememde sakınca yok, çünkü zaten gerçekleşmeyecek”.Não vou falar mais nada sobre ele enquanto ele estiver vivo".
Fakat bu plan da hiçbir zaman gerçekleşmedi.Este plano também nunca foi realizado.
Oyunun hikayesi ikinci oyunda geçen olaylardan hemen sonra gerçekleşmektedir.A História principal do jogo realiza-se depois dos eventos do primeiro jogo.
Yer istasyonlarının VHF menzili dışında olduğundan artık iletişim HF dalgaboyundan gerçekleşmelidir.Fora do alcance das antenas VHF das estações de terra, a comunicação agora é via rádio em frequência HF.
Başkent Kızıl şehrine düzenli hava hizmetleri gerçekleşmektedir.Na Sala Rossa (Sala Vermelha) tem sede o conselho comunal da cidade.
Bazı şeylerin gerçekleşmesi için, şartların da değişmesi gerekiyordu.No entanto, para que a participação se possa concretizar, algumas regras poderão ter que ser alteradas.
Italdesign, bu aracın küçük ölçekli üretimi düşünmüştü ancak bu hiçbir zaman gerçekleşmedi.As pessoas pensam que eu parei de desenhar a tira, mas que nunca foi o caso.
Böylece Atatürk'ün beni okutması gerçekleşmemiştir.Não se pode, contudo, dizer que o shiatsu já fosse praticado.
Bu işlem yavaş gerçekleşmektedir.Dit gebeurt geleidelijk.
Bu yardım hiçbir zaman gerçekleşmedi.Deze assistentie kwam overigens nooit.
Sindirim gerçekleşmez.Onkruid vergaat niet.
Madrid şehrinin koruyucu azizi olan Aziz Isidro’ya adanan kutlamalar bu meydanda gerçekleşmektedir.De feesten ter ere van Isidorus van Madrid, de beschermheilige van de stad, worden hier ook gehouden.
Dizideki olaylar Mitchell ailesi-Henry, Alice ve tek çocukları olan Dennis-etrafında gerçekleşmektedir.De show draait om het leven van de familie Mitchell – Henry, Alice, en hun enige kind, Dennis.
Bununla birlikte UNAMID'e karşı yapılan saldırıları kınayarak tekrar gerçekleşmemesi talebinde bulunmuştur.Men veroordeelde ook de aanvallen op UNAMID en eiste dat die zich niet zouden herhalen.
Gerçekleşmeyen beklenti ve umutlarla hüznün, acının ortaya çıkışını yaşıyoruz.Afwezigheid van vrees en pijn garanderen ons geluk.
Ancak 9. katın yapımı hiçbir zaman gerçekleşmemiştir.Een ronde van 59 werd nog nooit gemaakt.
Şimdi Paris,Brüksel ve Londra arasında düzenli bir şekilde Eurostar treniyle seyahat gerçekleşmektedir.Vanaf dat moment rijden er dagelijks Eurostartreinen tussen Londen, Parijs en Brussel.
Ancak bu planların gerçekleşmesi şüphesiz kestirilemez.Makkelijk verloopt de realisatie van de plannen niet.
Realist kurgusal eserlerdeki olaylar hayal ürünü olmakla birlikte normal hayatta gerçekleşmeleri mümkündür.Realistische fictie verhaalt gefantaseerde gebeurtenissen die werkelijkheid zouden kunnen worden.
Ancak transfer gerçekleşmedi.Er werd echter geen transfer gerealiseerd.
Bu aşağılamanın en azından dolaylı yoldan veya kısmen gerçekleşmesi gerekir.Dit kan alleen bij lekkage blijven tot het deels inklappen of volledig.
Uzmanlar bu saldırıların daha önce hiç gerçekleşmediğini belirtti.De broers beweerden deze telefoontjes nooit gepleegd te hebben.
Bununla birlikte, Kasım 2016'dan itibaren gerçekleşmedi.In november 2016 is de constructie nog steeds niet begonnen.
İzleyici cinayetin arkasındaki sırları (veya cinayetin gerçekleşip gerçekleşmediğini) asla öğrenemez.Op deze manier kunnen de echte daders (of kan de echte dader) nooit opgepakt worden.
1939-1952 arasında hiçbir Kongre gerçekleşmedi.Tussen 1936 en 1949 werd het evenement niet gehouden.
Ancak kısa süre sonra, yapılan görüşmeler sonrasında transfer gerçekleşmedi.Er traden tijdens en direct na de operatie geen complicaties op.
Bu nedenle aralarında sürekli büyüklü küçüklü çarpışmalar gerçekleşmektedir.Daardoor kwam het tot weinig openlijke gevechten.
Bu transfer son anda olusan sorunlar yüzünden gerçekleşmedi.Uiteindelijk werd deze transfer om onduidelijke redenen niet voltooid.
Maalesef ölümcül hastalık bu planların gerçekleşmesine imkân vermemiştir.Spijtig genoeg verhinderde zijn plotselinge dood dit plan.
Oyunlar 4 senede bir gerçekleşmesi kararı alınmıştır.De Spelen worden om de vier jaar gehouden.
Bunun üzerine Rusların Boğdan'dan istedikleri yardım gerçekleşmedi.Het leidde echter niet tot de gezochte Russische steun.
Bu durum sıklıkla öngörülemeyen ve kontrol edilemeyen bir şekilde gerçekleşmektedir.In zijn verhalen beschrijft hij vaak een onvoorspelbare en oncontroleerbare werkelijkheid.
Ancak albümün çıkışı Eylül'de de gerçekleşmedi.In december was de productie van het album echter nog niet afgerond.
Buna rağmen, turne asla gerçekleşmedi.De toren is nooit gerealiseerd.
Bazı şeylerin gerçekleşmesi için, şartların da değişmesi gerekiyordu.Als een reorganisatie zich voordoet, kunnen verwachtingen ook veranderen.
Ancak, planlanan fuar II. Dünya Savaşı nedeniyle hiçbir zaman gerçekleşmedi.Dit plan is als gevolg van de Tweede Wereldoorlog overigens ook nooit uitgevoerd.
Fakat bunların hiçbiri gerçekleşmedi.Niemand van hen is dat gebeurd.
Doğrudan yabancı yatırımlar, çok uluslu şirketler aracılığı ile gerçekleşmektedir.Een groot deel bestond daarbij uit directe buitenlandse investeringen door multinationals.
Sanırım şu anda bunu söylememde sakınca yok, çünkü zaten gerçekleşmeyecek”.Dus geen gezeur nu, want het wordt al laat."
Ara sıra bunun tersi de gerçekleşmektedir.Toch gebeurt ook soms het omgekeerde.
Aynı anda iki seçeneğin de gerçekleşmesi olanaksızdı.Kan moeilijk twee dingen tegelijk doen.
Devre arasında Fenerbahçe'nin listesine girse de transfer gerçekleşmedi.Nadat hij bij Fenerbahçe nog een blessure opliep ging die transfer niet door.
Anlaşma iç savaşla bozulduğundan evlilik asla gerçekleşmedi.Door het uitbreken van de oorlog ging hun huwelijk niet door.
Bu önerinin gerçekleşmesi 20 yıl sonra oldu.Het evenement bestond toen twintig jaar.
Ama bu planlar asla gerçekleşmedi.Deze plannen werden echter nooit gerealiseerd.
Britanya'nın kıtanın güney ve doğu bölgelerinden çekilmesi, barışçıl bir şekilde gerçekleşmedi.Wycofywanie się Brytyjczyków z południowych i wschodnich części Afryki nie było procesem w pełni pokojowym.
Perbet Ocak 2008'de ise Rapid Wien ile anılsa da transfer gerçekleşmedi.Według Paula van Buitenena w 2008 roku nadal nie funkcjonuje ono skutecznie.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod