Ana içeriğe geç
Sözlük

gerçekleşme ile cümle

gerçekleşme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Bunun sonucunda Hırvatlarla anlaşma gerçekleşmedi.За то, что с преступниками не церемонятся.
Ancak kısa süre sonra, yapılan görüşmeler sonrasında transfer gerçekleşmedi.Однако немедленно после победы эти обещания были забыты.
Bilinmeyen bir nedenle bu görüşme gerçekleşmedi.Сделка не состоялась по неизвестным причинам.
Boşanmanın gerçekleşmesi için bakire olduğu belirtilmiş, hamile olmasına rağmen boşanmasına izin verilmiştir.Она видит, что беременна, хотя является девственницей.
(Tüm bunlar sunucuda değil, istemci cihaz üzerinde gerçekleşmektedir.)«Йаддаштха-е сафар-е Хасанак Йазди бе Гилян» (Заметки о путешествии Хасанака Йазди в Гилянь).
Bu dönem hiçbir önemli Slav baskınları gerçekleşmedi.Однако никаких серьёзных народных движений в это время не возникло.
Ancak bu kural hiçbir zaman gerçekleşmedi.Но эта норма никогда не применялась.
Aynı zamanda büyük olasılıkla ya da gelecekte gerçekleşmesi beklenen bir olay anlamında da kullanılır.Но в ней также есть надежда… Может быть, в будущем случится что-то хорошее.
Fakat savaş gerçekleşmemiştir.Однако бой не состоялся.
Savaştan yenik çıkıldığı için bu proje gerçekleşmedi.Но этот проект не был осуществлён из-за войны.
Zengin kesimin buna dayalı olarak kendilerini geri tutmaları bu modelin gerçekleşmesi için şarttı.Для полноценности модели мы требуем, чтобы это свойство выполнялось.
Bu eşlenmenin gerçekleşmesi için iki zincir birbirlerine göre ters yönde akarlar.Чтобы её разобрать, две половинки головоломки нужно двигать в противоположных направлениях.
"Türkiye'nin AB üyeliği hiçbir zaman gerçekleşmeyecek".Никакой Корейской Народно-Революционной Армии просто никогда не существовало» .
Bu beklentiler ilk iki sezon boyunca gerçekleşmedi.Эти модели использовались при работе над первыми двумя сезонами.
Bu görüşme gerçekleşmemiştir.Встреча, однако, не состоится.
Sonuç olarak, bir Dünya Pasaportu ile seyahat fiilen gerçekleşmemiştir.В результате станция полностью осталась без пассажирского сообщения.
Fakat kısa süre sonra bu transferin gerçekleşmediği açıklandı.Позже выяснилось, что это был бесплатный трансфер.
1927'de Harf Devrimi henüz gerçekleşmediği için paraların üzerinde Latin harfleri yoktu.После 1938 года монеты во франках не чеканились.
Ara sıra bunun tersi de gerçekleşmektedir.Это происходит, однако, поочередно.
İki N1F uçuşa hazırlanıyordu ancak bu da gerçekleşmedi.Было изготовлено два макета ГР-1, но её лётные испытания не начинались.
Bu işlemlerin hepsi aynı zamanda gerçekleşmektedir.كل هذه الأشياء ستحدث في نفس الوقت.
İş, "insan doğası"nın gerçekleşmesi yerine sadece daha fazla zenginlik yaratmak içindir.العمل يستخدم لخلق المزيد من الثروة فحسب بدلا من تحقيق الطبيعة البشرية.
Ancak plan bu şekilde gerçekleşmedi.ولكن لم تتحقق هذه الخطة بهذا الشكل.
Britanya'nın kıtanın güney ve doğu bölgelerinden çekilmesi, barışçıl bir şekilde gerçekleşmedi.ولم يكن انسحاب بريطانيا من الأجزاء الجنوبية والشرقية من أفريقيا قد تمت بسلاسة.
Her ne kadar Yahudilerin korkusu gerçekleşmediyse de İran medyasında anti-Yahudi makaleler boy gösterdi.رغم أن هذه المخاوف لم تتحقق، نُشرت مقالات معادية لليهود في الإعلام الإيراني.
Osmanlı yönetimi hiçbir zaman bu taleplere cevap vermedi ve bu yüzden herhangi bir iade gerçekleşmedi.لم تقم الحكومة العثمانية بالرد على هذا الإعلان، وبالتالي لم يحدث رد.
Ona göre rüya bir "dilek gerçekleşmesi"dir.ووصف المعاهدة بأنها "تحقيق الحلم".
Bu aşağılamanın en azından dolaylı yoldan veya kısmen gerçekleşmesi gerekir.وقد تصيب هذه الحالة القزحيّة بشكل كامل أو جزئي.
Mucize gerçekleşmedi."حلم لم يتحقق".
Bu olay benim isteğim ve bilgim dahilinde gerçekleşmedi. ...هذا أنا وتلك قصتي، بدون أي جدال.
Fakat bu plan da hiçbir zaman gerçekleşmedi.ولكن تلك الخطة لم تتحقق أبداً.
Bu tarihte Kurtuluş Savaşı gerçekleşmemiş ve Türkiye kurulmamıştır.مضى الان عشرون عاما على الكارثة...ولم يبقى على هذه الجزيرة.
Din insanal özün doğaüstü gerçekleşmesini oluşturuyor, çünkü insanal öz gerçek gerçekliğe sahip bulunmuyor.إنه التحقيق الوهمي للكائن الإنساني، لأن الكائن الإنساني لا يملك واقعا حقيقيا.
Her 5 ani ölümün biri kalp krizinden dolayı gerçekleşmektedir.“كل خمس ثوان يموت طفل واحد نتيجة سوء التغذية”.
Hepimiz bunun gerçekleşmesi için çok çalıştık.هذه هي اللحظة التي نعمل جميعاً من أجل الوصول إليها.
Bu film Wood'un The Phantom Ghoul ve Dr. Acula gibi gerçekleşmeyen pek çok projesinden biriydi.وكان هذا أحد عدة مشاريع اقترحها وود، ومنها الغول الشبح والدكتور أكولا.
Komşulararası kabadayılık birbirlerinin gözünü korkutma şeklinde gerçekleşmektedir.ويحمي أيضا الازواج المجاورة من التشويش على بعضها البعض .
Ancak bu durum Almanya'daki gibi gerçekleşmedi.لا يمكن القول أن الأمر نفسه حدث للمملكة.
Bu durum sıklıkla öngörülemeyen ve kontrol edilemeyen bir şekilde gerçekleşmektedir.وفي أحياناً كثيرة تحدث على غير توقع وبعنف.
Evlenmeler genellikle çocukların rızası doğrultusunda gerçekleşmektedir.عملت على التوعية لمحاربة عادة زواج الأطفال.
Bu görüşme gerçekleşmemiştir.التبادل لم يحدث.
Asker uğurlamaları eğlence ile gerçekleşmektedir.العاشق المحب في انتظار اللقاء.
Acaba bu iki işlem aynı anda mı gerçekleşmekte yoksa birisi diğerinden öncemi gerçekleşmektedir?ويحدث كلا هذين الحدثين في وقت واحد أو احدهما يتبع الآخر.
Niyeti oraya yerleşime açmaktı, ancak su tedarikinin yetersiz olmasından dolayı bu planı da gerçekleşmedi.على الرغم من أنه كان من المفترض أن تغلق جنوم نفسها إلا أن الخطة لم تعمل بشكل جيد.
Güzellik, idea'nın bir sanat yapıtı olarak gerçekleşmesidir.وتصبح الفكرة هي الآلة المنتجة للفن.
Timberlake, "'Bu harika olurdu.' dedim ama daha sonra 'Bu asla gerçekleşmeyecek.' diye düşündüm.Sobre isso, Timberlake disse: "Isso seria fantástico, mas logo depois eu pensei 'isso nunca vai acontecer'.
İş, "insan doğası"nın gerçekleşmesi yerine sadece daha fazla zenginlik yaratmak içindir.O trabalho é usado apenas para criar mais riqueza, em vez de alcançar o cumprimento da natureza humana.
Ölümü, kendisinin hayatta iken yapamadıklarının gerçekleşmesini sağlamıştır.Sua morte, porém, não lhe permitiu realizar o intento, o que foi feito posteriormente, por particulares.
Buna rağmen, turne asla gerçekleşmedi.No entanto, a turnê nunca se concretizou.
Ancak transfer o dönemde gerçekleşmedi.A transferência, contudo, acabou não se concretizando à época.
Bu dönem hiçbir önemli Slav baskınları gerçekleşmedi.Nenhum raide eslavo importante ocorreu no período.
Din insanal özün doğaüstü gerçekleşmesini oluşturuyor, çünkü insanal öz gerçek gerçekliğe sahip bulunmuyor.É a realização fantástica da essência humana, porque a essência humana não possui verdadeira realidade.
Bu olasılığın gerçekleşmesi durumunda Alman Doğu Cephesi kuvvetlerinin tüm güney kanadı çökeceği açıktır.Se tal sucedesse ficaria em risco toda a manobra alemã.
Yıldız Savaşları yayınlarındaki olaylar, kurgusal bir galakside gerçekleşmektedir.Os eventos descritos no universo de Star Wars ocorrem em uma galáxia fictícia.
Mortal Kombat (2011) için geri dönebileceği konuşulmuştur ama gerçekleşmemiştir.Mortal Kombat (2011) teve seu banimento revogado.
İlk uçak gemisi inişi umulduğu gibi kaza olmadan gerçekleşmedi.A nave aterrissou sem acidentes.
Fakat savaş gerçekleşmemiştir.Mas a batalha não ocorreu.
Eğer bu ordu daha önce hazırlanmış olmasaydı, Büyük İskender'in fetihlerinin hiçbiri gerçekleşmeyebilirdi.Possivelmente sem este inimigo comum, a unidade da Espanha nunca teria sido alcançada.
Bu durumda, hücre zarından su geçişi, başka deyişle osmoz gerçekleşmez.Nesse caso, ocorre entrada de água na célula por osmose.
Ancak ülkemizde yüzde 10 gibi azımsanmayacak bir oranda bebeğin doğumu daha erken gerçekleşmektedir.Aumenta também em 30% o risco do bebé nascer de forma prematura.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod