Burada gerçekçilik.So sieht die Realität aus.
Burada gerçekçilik.Và đây là sự thật.
Burada gerçekçilik.Voilà la réalité.
Burada gerçekçilik.Ας δούμε τώρα ποια είναι η πραγματικότητα.
Burada gerçekçilik.Але ось вам факти.
Burada gerçekçilik.Вот она реальность.
Burada gerçekçilik.Ето я реалността.
Burada gerçekçilik.הנה המציאות.
Burada gerçekçilik.إليكم الواقع.
Burada yaşam gücünü kaybetmekte olan kişi olağanüstü bir gerçekçilikle yansıtılmış. .Ano, je to pravda. A toto je nezvycajny sposob ako zobrazit cloveka, ktory straca silu.
Burada yaşam gücünü kaybetmekte olan kişi olağanüstü bir gerçekçilikle yansıtılmış. .Da, asa este. Aceasta este o extraordinar de umana maniera de a reprezenta o figura care isi pierde puterea.
Burada yaşam gücünü kaybetmekte olan kişi olağanüstü bir gerçekçilikle yansıtılmış. .E esta é uma representação extraordinariamente humana de alguém que está perdendo o seu poder
Burada yaşam gücünü kaybetmekte olan kişi olağanüstü bir gerçekçilikle yansıtılmış. .Ja, inderdaad. En dit is een buitengewoon menselijke pose van iets dat zijn kracht aan het verliezen is.
Burada yaşam gücünü kaybetmekte olan kişi olağanüstü bir gerçekçilikle yansıtılmış. .To je pravda. A toto je mimořádně humánní stvárnění něčeho, co zrácí svou sílu.
Burada yaşam gücünü kaybetmekte olan kişi olağanüstü bir gerçekçilikle yansıtılmış. .Y esta es una extraordinaria representación humana de algo está perdiendo su poder.
Burada yaşam gücünü kaybetmekte olan kişi olağanüstü bir gerçekçilikle yansıtılmış. .Σωστά· και πρόκειται για μια εξαιρετική ανθρώπινη απόδοση από κάτι που χάνει την δύναμή του.
Burada yaşam gücünü kaybetmekte olan kişi olağanüstü bir gerçekçilikle yansıtılmış. .Да, и эта скульптура - невероятно человечное изображение угасания сил.
Burada yaşam gücünü kaybetmekte olan kişi olağanüstü bir gerçekçilikle yansıtılmış. .І навдивовиж це людина, що виявляє втрату своєї могутності.
Çöplerin olmadığı bir dünyada yaşayabileceğimizi düşünecek kadar gerçekçilikten uzak değilim.Ich bin nicht so unrealistisch, dass ich glaube, wir könnten in einer Welt ganz ohne Abfall leben.
Çöplerin olmadığı bir dünyada yaşayabileceğimizi düşünecek kadar gerçekçilikten uzak değilim.Ik ben niet zo onrealistisch te denken dat we kunnen leven in een afvalvrije wereld.
Çöplerin olmadığı bir dünyada yaşayabileceğimizi düşünecek kadar gerçekçilikten uzak değilim.Je ne suis pas irréaliste au point de penser que nous pouvons vivre dans un monde sans gâchis.
Çöplerin olmadığı bir dünyada yaşayabileceğimizi düşünecek kadar gerçekçilikten uzak değilim.살고 있다고 생각하는 비현실적인 사람이 아닙니다.
Çöplerin olmadığı bir dünyada yaşayabileceğimizi düşünecek kadar gerçekçilikten uzak değilim.Nejsem nerealistický, abych si myslel, že můžeme žít ve světě, kde se žádné jídlo nevyhodí.
Çöplerin olmadığı bir dünyada yaşayabileceğimizi düşünecek kadar gerçekçilikten uzak değilim.Nem hiszek abban én sem, hogy teljesen szemétmentes világban tudnánk élni.
Çöplerin olmadığı bir dünyada yaşayabileceğimizi düşünecek kadar gerçekçilikten uzak değilim.Nie som natoľko nerealistický, aby som veril, že je možné žiť vo svete bez odpadu.
Çöplerin olmadığı bir dünyada yaşayabileceğimizi düşünecek kadar gerçekçilikten uzak değilim.Non sono così idealista da pensare che lo sradicheremo.
Çöplerin olmadığı bir dünyada yaşayabileceğimizi düşünecek kadar gerçekçilikten uzak değilim.No soy tan iluso como para pensar que podríamos vivir en un mundo sin desperdicios.
Çöplerin olmadığı bir dünyada yaşayabileceğimizi düşünecek kadar gerçekçilikten uzak değilim.Nu sunt chiar așa de irealist să cred că putem trăi într-o lume fără mâncare irosită.
Çöplerin olmadığı bir dünyada yaşayabileceğimizi düşünecek kadar gerçekçilikten uzak değilim.Tôi không phi thực tế đến nỗi nghĩ rằng chúng ta có thể sống mà không có rác thải.
Çöplerin olmadığı bir dünyada yaşayabileceğimizi düşünecek kadar gerçekçilikten uzak değilim.Wiadomo, że nie da się zupełnie uniknąć odpadów.
Çöplerin olmadığı bir dünyada yaşayabileceğimizi düşünecek kadar gerçekçilikten uzak değilim.Δεν είμαι τόσο εκτός πραγματικότητας που να νομίζω ότι μπορούμε να ζούμε σε ένα κόσμο χωρίς σπατάλη.
Çöplerin olmadığı bir dünyada yaşayabileceğimizi düşünecek kadar gerçekçilikten uzak değilim.Не мисля чак толкова нереалистично, че да смятам, че можем да живеем в безотпаден свят.
Çöplerin olmadığı bir dünyada yaşayabileceğimizi düşünecek kadar gerçekçilikten uzak değilim.שנוכל לחיות בעולם שאין בו בזבוז.
Çöplerin olmadığı bir dünyada yaşayabileceğimizi düşünecek kadar gerçekçilikten uzak değilim.الذي يظن أننا يمكن أن نعيش في عالم خال من الفضلات.
Çöplerin olmadığı bir dünyada yaşayabileceğimizi düşünecek kadar gerçekçilikten uzak değilim.しかし この黒い線が 理想的な供給レベルで
Gerçekçilik derken, fotogerçekçiliği kastediyorum.Als ik realisme zeg, bedoel ik fotorealisme.
Gerçekçilik derken, fotogerçekçiliği kastediyorum.Amikor azt mondom "realizmus", fotó-realizmusra gondolok.
Gerçekçilik derken, fotogerçekçiliği kastediyorum.Când spun realism, mă refer la foto-realism.
Gerçekçilik derken, fotogerçekçiliği kastediyorum.Když říkám realismus, myslím foto-realismus.
Gerçekçilik derken, fotogerçekçiliği kastediyorum.Keď hovorím realizmu, myslím tým foto-realizmu.
Gerçekçilik derken, fotogerçekçiliği kastediyorum.Ketika saya menyebut realisme, maksudnya realisme foto.
Gerçekçilik derken, fotogerçekçiliği kastediyorum.Khi tôi nói tính chân thực, ý́ tôi là tính chân thực của ảnh.
Gerçekçilik derken, fotogerçekçiliği kastediyorum.Kiedy mówię realizm, mam na myśli foto-realizm.
Gerçekçilik derken, fotogerçekçiliği kastediyorum.제가 현실주의라고 할 때, 저는 포토 리얼리즘을 뜻하는 것입니다.
Gerçekçilik derken, fotogerçekçiliği kastediyorum.Ko rečem realizem, imam v mislih fotorealizem.
Gerçekçilik derken, fotogerçekçiliği kastediyorum.När jag säger realism så menar jag fotorealism.
Gerçekçilik derken, fotogerçekçiliği kastediyorum.Når jeg siger realisme, Mener jeg fotorealisme.
Gerçekçilik derken, fotogerçekçiliği kastediyorum.Quand je dis réalisme, je parle de photo-réalisme.
Gerçekçilik derken, fotogerçekçiliği kastediyorum.Quando dico realismo, intendo foto-realismo.
Gerçekçilik derken, fotogerçekçiliği kastediyorum.Quando digo realismo, quero dizer foto-realismo.
Gerçekçilik derken, fotogerçekçiliği kastediyorum.Wenn ich Realität sage, meine ich Foto-Realität.
Gerçekçilik derken, fotogerçekçiliği kastediyorum.Y cuando digo realismo digo foto-realismo.
Gerçekçilik derken, fotogerçekçiliği kastediyorum.Όταν λέω ρεαλισμό, εννοώ φωτορεαλισμό.
Gerçekçilik derken, fotogerçekçiliği kastediyorum.Когато казвам реализъм, искам да кажа фото-реализъм.
Gerçekçilik derken, fotogerçekçiliği kastediyorum.Когда я говорю о реализме, я подразумеваю фотореализм.
Gerçekçilik derken, fotogerçekçiliği kastediyorum.Під словом "реалізм" я маю на увазі фото-реалізм.
Gerçekçilik derken, fotogerçekçiliği kastediyorum.וכשאני אומר מציאותיות, אני מתכוון למציאות פוטוגרפית.
Gerçekçilik derken, fotogerçekçiliği kastediyorum.حين أقول واقعية أقصد واقعية الصورة
Gerçekçilik derken, fotogerçekçiliği kastediyorum.フォトリアリズム的ということです もちろんこのようなものを
Gerçekçilik derken, fotogerçekçiliği kastediyorum.當我講真實感嘅時候, 我嘅意思系相片嘅真實感。