Ana içeriğe geç
Sözlük

genişletme ile cümle

genişletme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Er ya da geç hayatı mavi-yeşil topun ötesine genişletmek zorunda kalacağız – ya da soyumuz tükenecek.”Рано или поздно наша жизнь должна будет выйти за пределы этого сине-зелёного шарика — или мы вымрем».
2008–2009'da, bitki yönetimi kendi üzüm bağlarının alanını genişletmek için 15 milyon ruble yatırım yaptı.В 2008—2009 годах руководство завода вложило 15 млн рублей в расширение площади собственных виноградников.
Japonya'da kariyerine genişletmek amacıyla, o da Japon ajansı Irving Entertainment ile anlaşma imzaladı.Он также подписал договор с японским агентством Irving Entertainment.
Bu spektral çizgi genişletmesi birçok farklı sebebiyetlere sahiptir.Ширина спектральной линии обусловлена разными причинами.
Diablo: Hellfire adlı genişletme paketi 1997'de Sierra Entertainment tarafından yayımlandı.Diablo: Hellfire — дополнение для Diablo, выпущенное в 1997 году сторонней фирмой Sierra Entertainment.
Kardeşinin topraklarını genişletme siyasetini devam ettirmiştir.Он попытался продолжить политику своего отца по расширению территории королевства.
Bunun için repertuarını genişletmesi gerekti.Необходимо было нарабатывать собственный репертуар.
Yol genişletme çalışmaları devam etmektedir.Прорабатывается вопрос расширения трассы.
İtfaiye binası Olle Qvarnström tarafından tasarlanan yoğun genişletme, onarım ve tamirata maruz kaldı.Пожарное депо пережило большую реконструкцию и расширение под руководством Олле Кванстрёма.
2011 yılında Kablosuz Güç Konsorsiyumu, Qi şartnamesini orta güce genişletmeye başladı.В 2011 году «Wireless Power Consortium» приступил к расширению спецификаций стандарта Qi для средних токов.
Kadının kariyer seçeneklerini anne ve rahibe dışında genişletmeyi önerir.Эстел предлагала сделать карьерные возможности для женщин более широкими, чем только мать или монашка.
Charlotte bir eğitmendi ve diğerlerini sanatsal yaratıcılıklarını genişletmek için cesaretlendirdi.Она была воспитателем и поощряла других к расширению художественного творчества.
Daha sonralarda kanalda geliştirmeler ve genişletmeler özellikle 1960'larda sürdü.Дальнейшее развитие и расширение имели место и в течение последующего столетия, особенно в начале 1960-х.
"11111111 11111111 111", ağ genişletme ön eki olarak adlandırılır.Репьюнит 11 111 111 111 111 111 111 является самопорождённым числом.
Zamanla, şirket ürün yelpazesini genişletmeye başladı.Со временем компания стала расширять ассортимент выпускаемой продукции.
Gazneli Mahmut devletini güneye doğru genişletmeye başlamıştır.Завоевание Тямпы начало экспансию на юг.
Gençlik hakları, gençlerin sivil haklarını genişletme amacı güden düşünce öbeğidir.Видение церкви также и в том, чтобы она занималась больше молодежним служением, это очень важно.
Grup albümde kendi müzikal aralığı genişletmek için çalıştı.Группа попыталась расширить свой музыкальный диапазон на этой пластинке.
1980 yılının Haziran ayında, Gorki Metrosu'nu üç satıra genişletme teklif edildi.В июне 1980 года было предложено на рассмотрение три линии Горьковского метрополитена.
KEİ’nin, düşük olan bu dış ticaret hacmini genişletmesi beklenmektedir.Он сказал: «Там будет нарастать давление со стороны бизнес-сообщества.
2001'de genişletme paketi Diablo II: Lord of Destruction yayımlanmıştır.صدر لها امتداد عام 2001 بعنوان ديابلو 2: لورد الدمار.
1938'de Türk hükümeti donanmasını genişletme planlarına başladı.وفي عام 1938م، شرعت الحكومة التركية في وضع خطط لزيادة القوات البحرية.
Er ya da geç hayatı mavi-yeşil topun ötesine genişletmek zorunda kalacağız – ya da soyumuz tükenecek.”عاجلا أو أجلا، يجب علينا أن نوسع الحياة خارج هذه الكرة الخضراء والزرقاء هذا وإلا فإننا سننقرض.
Her iki ülke de işbirliğini genişletme ve ilişkileri güçlendirme konusunda anlaştılar.واتفق البلدان على توسيع التعاون وتعزيز العلاقات.
Gençlik hakları, gençlerin sivil haklarını genişletme amacı güden düşünce öbeğidir.تسعى حركات حقوق الشباب إلى زيادة حقوق الشباب، وتؤيد بعضها الإنصاف العالمي.
Hatta altın çakal yayılımını genişletmeye devam etmektedir.والطاووس هو توسيع نطاقها.
"Apron genişletme çalışmaları başladı"."حكم توسعة المَسعى".
Kadının kariyer seçeneklerini anne ve rahibe dışında genişletmeyi önerir.Ela sugere estender as opções de carreira para mulheres para além de mãe e freira.
Khan "ücretsiz okulunu" İngilizce gibi konuları kaosıcak şekilde genişletmeyi planlıyor.Khan também planeja estender sua "escola livre" para abranger temas como o Inglês.
Prosopography of the Byzantine World projesinin amacı, içeriği 1265 yılına genişletmektir.O projeto da Prosopografia do Mundo Bizantino tem como objetivo ampliar a cobertura até o ano de 1265.
Panteon, 3 yıllık uzun bir restorasyon ve genişletme sürecinden sonra 2013 yılında yeniden açılmıştır.O Panteão foi reaberto em 2013, depois de um longo processo de expansão e restauração de três anos.
Bunun için repertuarını genişletmesi gerekti.Ele aumentou o repertório.
The Canucks 1970 yılında Buffalo Sabres ile ligi genişletme kapsamında 13. ve 14. takım olarak katılmıştır.Os Canucks entraram na liga em 1970 como um time de expansão junto com o Buffalo Sabres.
Zamanla, şirket ürün yelpazesini genişletmeye başladı.A empresa tem, desde então, concentrou-se em alargar a sua gama de produtos.
Cumhurbaşkanı olduktan sonra İlham Aliyev ABD ile ilişkileri genişletmeye çalışmıştır.No início de sua presidência, Obama buscou ampliar as relações com a Síria.
Ana hedef güney ve güney batıya doğru imparatorluğu genişletmekti.O principal objetivo dele era a expansão para o sul e para o sudoeste.
Binada Genişletme yapıldı.Depois disso foram construídas ampliações no interior do edifício.
Genişletme kartı soldadır.Cartão mais difundido no mercado.
Restorasyon ve genişletme çalışmaları Norman Foster'ın yönetiminde yapıldı.A estação de La Poterie e os seus viadutos foram projectados por Norman Foster.
"Kabe'deki üçüncü genişletme çalışmaları başladı".«UHF deram início a nova digressão em Almada».
2001'de genişletme paketi Diablo II: Lord of Destruction yayımlanmıştır.Een uitbreidingspakket, getiteld Diablo II: Lord of Destruction, verscheen in 2001.
Er ya da geç hayatı mavi-yeşil topun ötesine genişletmek zorunda kalacağız – ya da soyumuz tükenecek.”Vroeg of laat zullen we ons ras uitbreiden naar meer planeten dan alleen de aarde, of uitsterven."
NetBeans IDEsini genişletmek için çok sayıda modül bulunmaktadır.Er is ook een groot aantal modules beschikbaar om de NetBeans-IDE uit te breiden.
Sezar Forumu bir Forum Romanum genişletme çalışması olarak kabuledilebilir.Het Forum van Caesar werd gebouwd als uitbreiding van het Forum Romanum, waar het direct tegenaan ligt.
Kardeşinin topraklarını genişletme siyasetini devam ettirmiştir.Hij zette de expansiepolitiek van zijn vader voort.
Stadyum genişletme çalışmalarının ardından 33.000 kapasiteye ulaşmıştır.Uit dit plan werd bekend dat het stadion na een uitbreiding plaats kan bieden aan maximaal 33.000 mensen.
Üniversiteler arası iş birliği ile eğitim konularını sürekli genişletmektedir.De samenwerking met de scholengemeenschap blijf intensief.
Bu aralığı en az 40 mm'ye kadar genişletmek mümkündür.De schelp kan tot 40 mm hoog en 40 mm breed worden.
1936 yılında okulu genişletmek için yakınında yer alan bazı yapılar yıkılmıştır.Voor de bouw van een school in 1936 werd een groot stuk grond onteigend.
Tersine Atina, deniz ticaret etkinliğini genişletme stratejisini rahatlıkla sürdürme olanaklarına sahipti.Intussentijd moest Somalië zijn maritieme capaciteiten versterken.
Bunun için repertuarını genişletmesi gerekti.Daarvoor moesten de perrons worden verhoogd.
19. ve 20. yüzyıllarda eski dağılım alanını Güney Avrupa'dan kuzeye doğru genişletmeye başlamıştır.In de loop van de 19e en 20e eeuw breidde de bebouwing zich in noordelijke en zuidelijke richting uit.
Her iki ülke de işbirliğini genişletme ve ilişkileri güçlendirme konusunda anlaştılar.Ook werd gevraagd dat deze organisaties onderling samenwerkten en hun capaciteiten versterkten.
1881 yılında kocası, aile işlerini genişletmek için Japonya'ya taşındı.W 1891 wraz z mężem wyjechała do Japonii, by rozwijać rodzinny biznes.
DART’ı genişletme planları yapılmaktadır.Trwają plany, by znacznie rozszerzyć system DART.
İlk olarak Saltholm'a doğru genişletme kararı verildi fakat proje, Danimarka hükümeti tarafından reddedildi.Po wstępnym podjęciu decyzji o rozbudowie na Saltholm, projekt jest zablokowany przez duński parlament.
Bunun için repertuarını genişletmesi gerekti.Z czasem rozszerzył repertuar o własne kompozycje.
Yangın ve yol genişletme çalışmaları sebebiyle orijinalliğinden eser kalmamıştır.Nie sposób więc dociec jej źródeł i dróg ekspansji.
İzleyen dönemde krallığını genişletme çabasına girdi.Natychmiast postanowił rozszerzyć swe królestwo.
1931, 1934 ve 1948 yıllarında genişletme çalışmaları yapıldı.W latach 1930, 1934 i 1948 był kilkakrotnie modyfikowany.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod