Hâlâ da genişlemeye devam etmektedir.Также стремятся к экспансии.
Genişleme paketi olan ARMA 2: Operation Arrowhead ise 2010 yılında çıktı.Летом 2010 года вышло официальное дополнение ArmA 2: Operation Arrowhead.
Genişleme yaklaşık 700 yeni iş yaratacak.В рамках проекта будет открыто порядка 700 новых рабочих мест.
Ardından, bilinen genişleme hızı ile açısal genişleme karşılaştırılarak, bulutsu için mesafe hesaplanabilir.Затем, сравнив угловую скорость роста с линейной, можно рассчитать расстояние до туманности.
Battlefield 1942: The Road to Rome (kısaca BF 1942: RtR), Battlefield 1942'nin ilk genişleme paketidir.Battlefield 1942: The Road to Rome - первое официальное дополнение к видеоигре Battlefield 1942.
Başlangıçta 25 ulusal federasyondan oluşan UEFA, genişlemelerle birlikte şimdiki 54 üyeli hâlini almıştır.Первоначально УЕФА насчитывал 25 стран, сейчас их 55.
Genişleme paketinin genel özelliği budur.Это самая распространенная разновидность рюкзака.
SN 1006 Süpernova kalıntısı genişleme karşılaştırması.1006 — вспыхнула сверхновая звезда SN 1006.
Doğuya doğru genişleme plan ve rüyalarina erişme için hayatı yeterli kadar uzun olmadı ve zaman elvermedi."Планирование сна является бесполезным, поскольку сон неизменно будет длительным и неосвежающим."
Bu kısmı anlatan Yuri's Revenge (Yuri'nin İntikamı) adlı genişleme paketi çıkmıştır.Дополнение под названием Breaker's Revenge (яп.
Birincisi ile karşılaştırıldığında İkinci Suudi Devleti daha az genişleme göstermişti.И опечалился, ибо оказалась вторая гора куда меньше первой.
London 1969, PlayStation için çıkarılan ilk genişleme paketidir.Grand Theft Auto: London, 1969 — первое дополнение, выпущенное для PlayStation.
Günümüz modern orkestra eserlerinde üst sınır giderek genişlemektedir.В новейшее время формат грамот везде становится проще.
Güney Atlantik yeknesak biçimde genişlemese de güneyden kuzeye ayrıldı.В Атлантический океан овышли обогнув Шотландию с севера.
Bu meydan okuma, başka fiziksel özelliklerin diğer çiftlerinin genişlemesiyle olabilir.يمكن تمديد هذا التحدي إلى أزواج أخرى من الخصائص الفيزيائية.
1933 yılında, Adolf Hitler ve Nazi Partisi iktidara geldi ve askeri genişleme başladı.في عام 1933، جاء أدولف هتلر والحزب النازي إلى السلطة وبدأ في توسيع الجيش.
Müze, ikinci bir binaya genişleme ve ülkenin diğer şehirlerinde yerlere sahip olmayı planlamaktadır.والمتحف لديه خطط للتوسع في مرفق ثان وله مواقع في أجزاء أخرى من البلاد.
Göğüs muayenesi normal olabilir ancak etkilenen bölgede göğsün genişlemesinde azalma görülebilir.قد يكون فحص الصدر طبيعيا، ولكنه قد يُظهر تناقصا في توسّع الصدر في الجانب المصاب.
21. yüzyıla girerken Avrupa Birliği'nin genişlemesi süreci tekrar ivme kazandı.وعندما حل القرن الواحد والعشرين اكتسبت عملية اسهاب الاتحاد الأوروبي زخما مرة أخرى.
1995'te AB'nin genişlemesi Kuzeyli Yeşil Solu İttifakı'nın kurulmasına öncülük etti.في عام 1995، أدى اتساع الاتحاد الأوروبي إلى تأسيس مجموعة أحزاب اليسار الأخضر النوردي.
Bu dönemde İsveçlilerin, doğu İsveç'e genişlemeye başladığı ve güneyde Gotlar ile birleştiği düşünülmektedir.يعتقد أن السويديين خلال هذه الفترة قد توسعوا انطلاقاً من شرق السويد وضموا الجيتس جنوباً.
Ana madde: Britanya Hindistanı Britanya İmparatorluğu'nun Asya'daki genişlemesini East India Company yürüttü.قادت شركة الهند الشرقية عمليات توسيع الإمبراطورية البريطانية في آسيا.
Son buzul ilerlemesi en yüksek genişlemesine yaklaşık günümüzden 18,000 yıl önce erişmiştir.كان أقصى تقدم للتجلد منذ حوالي 18,000 عام.
Avrupa Birliği'nin genişlemesi, Avrupa Birliği'nin yeni üye devletleri kabul etme sürecidir.توسيع الاتحاد الأوروبي هي عملية تتم من خلال ضم مزيد من الدول لعضوية الاتحاد الأوروبي.
Arzu edilen güven düzeyini yükseltmek, güven aralığının genişlemesine yol açar.فالعلاقات التي تُرضي الرغبة في الحميمة تؤدي إلى تعلق أكثر أمنا.
Erişim tarihi: 20 Aralık 2008. ^ "Nokta'ya 'darbe günlükleri'nden beraat, soruşturmanın genişlemesine ret".«يوم الامتحان يوم الحقيقة» (الثانية في الجملة: خبر) «حانت لحظة الحسم» (لحظة: فاعل).
Bir yıl geçmeden Gell-Mann-Zweig modeli için birtakım genişlemeler önerildi.وفي أقل من سنة، ظهرت اقتراحات جديدة أضيفت لنموذج جيلمان-سويج.
Tam sayılar, doğal sayıların bir genişlemesidir.تعرف مجموعة الأعداد الصحيحة الموجبة بمجموعة الأعداد الطبيعية.
Genişleme paketinin genel özelliği budur.وهذا الشكل الأساسي للمخطط التكراري.
Genişleme, aynı zamanda tüm üyelerin Rus silahlarını Rusya ile aynı fiyattan satın almasına izin verecekti.A expansão também permitiria que todos os membros comprassem armas russas ao mesmo preço que a Rússia.
Genişleme paketi olan ARMA 2: Operation Arrowhead ise 2010 yılında çıktı.Um pacote de expansão intitulado ARMA 2: Operation Arrowhead foi lançado em 2010.
Daha sonra şehir, şimdiki boyutu olan 222 km²'ye ulaşana kadar üç büyük genişleme görmüştür.Depois, a cidade passou por três grandes expansões para atingir seu tamanho atual de 225 km².
Regus yeni iş merkezleri açarak genişleme politikasını devam ettirdi.A Regus tem mantido a sua política de expansão, abrindo novos centros de negócio.
Oyunun ilk genişleme paketi olan The Burning Crusade, 16 Ocak 2007'de yayınlandı.A primeira expansão do jogo, "The Burning Crusade", foi lançada em 16 de janeiro de 2007.
Takım, National Football League'e (NFL), "genişleme takımı" (expansion team) olarak, 1960 yılında katıldı.Os Vikings se juntaram à National Football League (NFL) como uma equipe de expansão em 1960.
Havalimanında 45,7 milyon dolarlık bir genişleme projesi tamamlandı.Um projeto de melhoria do aeroporto de 8,5 milhões de dólares está quase completo.
Bu genişleme paketinde yeni silahlar, yeni araçlar ve yeni haritalar bulunmaktadır.Nela estão incluídos três novos mapas, novas armas e novos veículos.
Bu takım Battlefield: 1942: The Road to Rome genişleme paketinde bulunmaktadır.«Battlefield 1942: The Road to Rome Review» (em inglês).
Claudius yönetiminde imparatorluk Augustus döneminden sonraki ilk büyük genişlemeleri kaydetti.Durante o reinado de Cláudio o império atravessou o seu período de maior expansão após a época de Augusto.
AB'nin Balkanların Batısında genişlemesini desteklemektedir.Em jogo, a expansão deste último nos Balcãs.
Genişleme usulleri bazen Avrupa bütünleşmesi olarak adlandırılır.O processo de alargamento é algumas vezes referido como Integração Europeia.
Diğer yakın gökadaların çoğu, evrenin genişlemesiyle birlikte hareket ediyor gibi gözükmektedir.Em vez disso, muitas das galáxias neste grupo aparentam ter se movido com a expansão do Universo.
İkinci genişleme paketi Wrath of the Lich King ise 13 Kasım 2008'de yayınlandı.Wrath of the Lich King foi lançado dia 13 de Novembro de 2008 na Europa.
Bu genişleme büyük bir etki yarattı.Essa ilustração gerou uma grande repercussão.
Dahası, genişleme oranı, karanlık enerji sebebiyle giderek artmaktadır.Nesta época, a expansão do Universo está se acelerando devido à energia escura.
1995'te AB'nin genişlemesi Kuzeyli Yeşil Solu İttifakı'nın kurulmasına öncülük etti.Em 1995, o alargamento da União Europeia levou à criação dos grupos de partidos da Esquerda Nórdica.
Diablo II: Lord of Destruction, Diablo II oyunu üzerine geliştirilmiş genişleme paketidir.Diablo II: Lord of Destruction: É utilizado por uma Assassina.
Böylelikle, genel göreliliğin öngördüğü Evren, statik olmamalıdır – ya genişlemeli, ya da daralmalıdır.Deve-se tomar cuidado para não estender ou encurtar essa vibração - ela deve ser média.
Genişleme sürecinde AB, 2007'de Bulgaristan ve Romanya'nın da katılımı ile 27 ülkeye çıktı.Já a ampliação da União Europeia em 2007 incluiu Romênia e Bulgária.
Olay örgüsü ve dalları yapım öncesi genişlemeye devam etti.O seu templo e arcada de entrada ainda sobrevivem.
II. Dünya Savaşı'nın genişlemesi çok çabuk oldu.A expansão da guerra foi muito rápida.
20. yüzyılın ilk yarısında liman, kent merkezinden Kuzey Denizine doğru batı yönünde genişlemeye başladı.Na primeira metade do século XX, as atividades portuárias deslocaram-se do centro-oeste para o Mar do Norte.
Genişleme yaklaşık 700 yeni iş yaratacak.A construção desse Empreendimento irá gerar mais de três mil empregos diretos.
Bankaların kredi tabanın genişlemesi de para arzının artmasına neden olur.Traduz a capacidade dos bancos de ampliar a base monetária através do crédito.
Metro ağı, 1980 yılından bu yana sürekli genişlemektedir.A linha da Rede se tornou oficialmente RER desde 1980.
Gerilim genişlemeyi, ya da uzaklıkta artışı üretir.Ou estouraria o progressismo, ou estouraríamos nós.
Bunun sonucunda duvar incelir, balon gibi şişerek damarın genişlemesine yol açar.No final, Chaves estoura o Nhonho como se ele fosse um balão.
Roma İmparatorluğu doğuda bir daha onun zamanındaki kadar genişlemedi.Nunca o Império Romano tinha avançado ou voltaria a avançar tão longe a oriente.
Ancak bu elektronlar dalga cephelerinin girdiği noktadan bütün yönlere genişlemesiyle açıklanabilir.Estes dispositivos podem entregar a posição absoluta do ângulo.
Dün Roma İmparatorluğu'nun genişlemesi üzerine bir belgesel izledim.Ontem, assisti a um documentário sobre a expansão do Império Romano.