Ana içeriğe geç
Sözlük

geniş çaplı ile cümle

geniş çaplı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Bu olaydan sonra ülkede geniş çaplı protestolar başladı.Ce meurtre déclenche alors de nombreuses manifestations dans tout le pays.
Failler yakalandı ve konuyla ilgili soruşturma geniş çaplı sürüyor." ifadelerini kullandı.Je vais le tuer moi-même." » Cette phrase provoqua une grande controverse, et le procureur fit appel.
FIFA 2005 soundtrack'inde dünyadan geniş çaplı müzik bulunmaktadır.FIFA Football 2005 incluye una gran variedad de música alrededor del mundo.
Bu dönemde genel formunu değiştirmeyen geniş çaplı bir restorasyon gerçekleştirildi.Además, el museo cuenta con una serie de exposiciones no permanentes que se van cambiando a lo largo del año.
Bunun üzerine tepede daha geniş çaplı araştırma yapılmasına karar verilmiştir.Esto permitió más investigación intensiva de la zona.
Alfredo Dugès, daha çok Meksika sürüngenbilimi üzerine yağtığı geniş çaplı araştırmalarla tanınır.Альфредо Дугес, в основном, известен за обширные исследования в области герпетологии Мексики.
IPsec kullanımı geniş çaplı yayılmamıştır.При всём этом SPKI не получила широкого распространения.
İlk uzay-kadınını belirlemek için geniş çaplı bir tarama başlatıldı.Да, я очень рад, что не ошибся в выборе первой женщины-космонавта.
Geniş çaplı polis soruşturması sonucunda Olof Palme'nin cinayetinden sorumlu olduğu anlaşılmıştır.Проходил одним из свидетелей по делу об убийстве Улофа Пальме.
Bu olaydan sonra ülkede geniş çaplı protestolar başladı.По стране с новой силой начались массовые протесты.
İlk icraat olarak kocasının katillerinin üzerine yürüyen Caterina çok geniş çaplı bir tutuklama başlatır.ومن اولى الخطوات الجدية التى اتخذتها كاترينا على نطاق واسع هى اعتقال كل من ساهم في قتل زوجها .
Daha az tehlikeli fırtınalar 1921’de ve 1960'ta geniş çaplı bir radyo kesintisi bildirildiğinde olmuştu .Tempestades menos graves ocorreram em 1921 e 1960, quando foi relatado a interrupção de transmissões de rádio.
Pratikte, Genç Avrupa, maddî sıkıntılar yaşadı ve kısa süreli varlığı süresince geniş çaplı destek görmedi.Na prática, à Jovem Europa faltava-lhe o dinheiro e o apoio popular para uma existência de curta duração.
Bunun sonucu olarak II. Dünya Savaşı'ndan sonraki en geniş çaplı askeri koalisyon gücü ortaya çıktı.Esta foi a maior coalizão militar reunida desde a Segunda Guerra Mundial.
Ne var ki bu iddialar geniş çaplı olarak kabul edilmiş değildir.Porém este fraccionamento não é universalmente aceite.
Bir ABD gözlemcisine göre, sarayın bombalanması, "Diệm'e karşı geniş çaplı entrikaları" teşvik etti.Volgens een Amerikaanse waarnemer leidde het paleisbombardement tot "grootschaliger weerstand tegen Diệm".
Darwin'in kitabı çok büyük bir ilgiyle karşılandı ve geniş çaplı bir tartışma başlattı.Darwins publicatie kreeg veel aandacht en leidde tot felle debatten.
Geniş çaplı polis soruşturması sonucunda Olof Palme'nin cinayetinden sorumlu olduğu anlaşılmıştır.Diezelfde inlichtingendienst zou ook achter de moord op Olof Palme hebben gezeten.
Bunun sonucu olarak II. Dünya Savaşı'ndan sonraki en geniş çaplı askeri koalisyon gücü ortaya çıktı.Op dat moment verscheen de veel grotere tweede golf van de Luftwaffe.
1946 yılında Dünyâ Sağlık Teşkilâtı sıtma eradikasyonunu geniş çaplı olarak ele almıştır.Omtrent 1964 beschreef hij de strijd tegen de een ernstige huidziekte aldaar.
Aynı yıl yargı alanında yapılan geniş çaplı bir reformla düzenli ve modern bir adli sistem kuruldu.In dat jaar vond een grote bestuurlijke en gerechtelijke hervorming plaats.
Ancak bu tür, yalnızca 1920'li yıllarda geniş çaplı üretildi.Hij was hierin zeer productief in de jaren 1920.
Bu durum dizinin geniş çaplı bir korsan yayınının varlığına yol açıyordu.Het programma probeerde de sfeer van een piratenzender uit te ademen.
Bunun üzerine tepede daha geniş çaplı araştırma yapılmasına karar verilmiştir.Zdecydowano się na przeprowadzenie szerzej zakrojonych badań w okolicy.
Fransızlara karşı geniş çaplı bir ittifak oluşturulur.Zbliża się wielka bitwa z Francuzami.
Geniş çaplı tutuklamalar yaşandı.Doszło do masowych aresztowań.
Ayrıca geniş çaplı bombalama ve suikast eylemlerinin de mimarıdır.NAL odpowiada również za zamachy bombowe i zabójstwa.
1891 yılında S. İ. Mosin’in piyade tüfeği geniş çaplı üretilmeye başladı.W roku 1853 US Army zaczęła stosować gwintowane lufy broni strzeleckiej.
İlk geniş çaplı deniz harekâtları Pers Savaşları sırasında görülmüştür.Det första stora sjöslaget utspelades under Persiska krigen.
Bu sebeple, 2. Dünya Savaşı'ndan itibaren geniş çaplı yeniden yapılanma gerçekleşmiştir.Efter andra världskriget skedde en stor avflyttning.
Zimbabve'nin uygulamayı bırakmasından sonra 1988'den itibaren geniş çaplı hayvan itlafı yapılmamaktadır.Sedan den 28 april 2015 är det inte tillåtet att tillsätta något socker alls till juice.
Geniş çaplı tutuklamalar yaşandı.Проходили також масові арешти.
Bu olaydan sonra ülkede geniş çaplı protestolar başladı.Після цих подій в країні почався великий міжетнічний конфлікт.
Ölen Türk askerlerinin cenazelerine katılım da oldukça geniş çaplı oldu.Похорони за межами Авреліанових стін також стали небезпечними.
Shagrat ayrıca geniş çaplı dövmeleriyle göze batar.Також Дейзі завжди носить широкі підбори.
Daha az tehlikeli fırtınalar 1921’de ve 1960'ta geniş çaplı bir radyo kesintisi bildirildiğinde olmuştu .Méně významné bouře se odehrály v letech 1921 a 1960, kdy bylo zarušeno rádiové spojení v celé šíři spektra.
Her iki ülkede geniş çaplı ekonomik reformlar yapıldı.V obou zemích probíhaly rozsáhlé nacionalistické kampaně.
Bu durum dizinin geniş çaplı bir korsan yayınının varlığına yol açıyordu.Důsledkem toho bylo ohromné rozšíření pirátství.
Şirketin ilk geniş çaplı yayılan oyunu aynı sene piyasaya sürülen PONG'du.První úspěšnou arkádovou hrou od této firmy se stal Pong, vydanou hned v roce vstupu Atari na trh.
Yahudilerin Filistin'e geniş çaplı göçü 1882'de başladı.Pe scară largă, imigrația evreilor în Palestina a început în 1882.
Shagrat ayrıca geniş çaplı dövmeleriyle göze batar.Botgrosul poate să spargă și sâmburi de cireșe cu ciocul său puternic.
Geniş çaplı popülerliğini 2006 yılında kendi ismi ile çıkardığı albüm ile kazandı.A devenit mai populară în anul 2005 cu albumul ei cu același nume.
Fotoğraflar ve videolar, depo çevresinde geniş çaplı hasar olduğunu göstermiştir."Există dovezi consistente ce arată defrișări masive și eroziuni pe toată suprafața Zonei Centrale.
Ancak; politik beklentilerin büyüklüğü nedeniyle geniş çaplı bir elçilik misyonu haline gelmiştir.A pártpropaganda szempontjából fontos pozíció politikai fontosságának növekedésével párosult.
Ne var ki bu iddialar geniş çaplı olarak kabul edilmiş değildir.Ezt a családnevet széles körben nem fogadták el.
Geniş çaplı tutuklamalar yaşandı.Sorozatos katonai puccsok következtek.
Çok geniş çaplı okunmadı fakat Kepler in çok yetenekli bir astronom olarak ün salmasını sağladı.Δεν έγινε ευρέως γνωστό αλλά εδραίωσε τη φήμη του Κέπλερ ως εξειδικευμένου επιστήμονα.
Geniş çaplı yağmalar, Sanayi Devrimi'nin en önemli finans kaynağı olmuştur.Η παραγωγή βαμβακερών υφασμάτων έγινε η σημαντικότερη βιομηχανία φορέας της Βιομηχανικής Επανάστασης.
Geniş çaplı polis soruşturması sonucunda Olof Palme'nin cinayetinden sorumlu olduğu anlaşılmıştır.Vasaløb da han hørte om mordet på Olof Palme.
Başkan olduktan sonra geniş çaplı reformlara girişti.Som Finansminister stod han bag en række reformer.
Bu olaydan sonra ülkede geniş çaplı protestolar başladı.Igjen brøt massive protester ut over hele landet.
Pratikte, Genç Avrupa, maddî sıkıntılar yaşadı ve kısa süreli varlığı süresince geniş çaplı destek görmedi.Pada praktiknya, Eropa Muda tidak memiliki uang dan dukungan rakyat selama masa berdirinya yang singkat.
Sosyal evrimin bu aşamasında geniş çaplı bir savaşın olduğuna dair herhangi bir arkeolojik kanıt yoktur.Tidak ada bukti arkeologi secara langsung pada saat perang saudara.
IPsec kullanımı geniş çaplı yayılmamıştır.LCMS tak ikut dalam seluruh diskusi.
Beyaz Kent'e ilişkin en geniş çaplı inceleme Nitza Metzger Szmuk tarafından yapıldı.Cuộc khảo sát kiến trúc lớn nhất ở Thành phố trắng đã được tổ chức bởi kiến trúc sư Nitza Metzger Szmuk.
IPsec kullanımı geniş çaplı yayılmamıştır.Tuy nhiên SCTP chưa được sử dụng rộng rãi.
Daha az tehlikeli fırtınalar 1921’de ve 1960'ta geniş çaplı bir radyo kesintisi bildirildiğinde olmuştu .1921年と1960年にも小規模な太陽嵐が発生し世界中で電波障害が発生したことが報告されている。
Geniş çaplı yağmalar, Sanayi Devrimi'nin en önemli finans kaynağı olmuştur.これらの資本家は産業革命への主要な力となった。
Bu olaydan sonra ülkede geniş çaplı protestolar başladı.これらの行為に対して、全世界で大規模な抗議運動が巻き起こった。
Grup albüm sonrası geniş çaplı bir dünya turuna çıktı.アルバム発売後には大規模なワールド・ツアーを開催する。
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod