Aslında üçte biri genetikle ilgili.Треть его зависит именно от генетики.
Aslında üçte biri genetikle ilgili.למעשה, שליש מזה הוא גנטיקה.
Aslında üçte biri genetikle ilgili.في الحقيقة ثلثه جيني
Aslında üçte biri genetikle ilgili.それに対してできることはあまりありません
Aynı zamanda kendi internet sitesi genetik kodunda yazılı olan ilk tür.C'est aussi la première espèce à avoir son propre site internet codé dans son code génétique.
Aynı zamanda kendi internet sitesi genetik kodunda yazılı olan ilk tür.E' anche la prima specie ad avere il suo sito web codificato nel proprio codice genetico.
Aynı zamanda kendi internet sitesi genetik kodunda yazılı olan ilk tür.Este de asemenea prima specie care are propriul web site înscris în codul său genetic.
Aynı zamanda kendi internet sitesi genetik kodunda yazılı olan ilk tür.Het is ook de eerste soort die een eigen website heeft, in de genetische code opgeslagen.
Aynı zamanda kendi internet sitesi genetik kodunda yazılı olan ilk tür.또한 이 종은 세계 최초로 유전자 코드안에 암호화된 웹사이트 주소를 담고 있습니다.
Aynı zamanda kendi internet sitesi genetik kodunda yazılı olan ilk tür.Nó cũng là loài đầu tiên có trang web của riêng mình mã hóa trong mã di truyền của nó.
Aynı zamanda kendi internet sitesi genetik kodunda yazılı olan ilk tür.Szintén ez az első olyan faj, amelynek saját webhelye a genetikai kódjában van kódolva.
Aynı zamanda kendi internet sitesi genetik kodunda yazılı olan ilk tür.También es la primera especie que tiene su propio sitio web codificado en su código genético.
Aynı zamanda kendi internet sitesi genetik kodunda yazılı olan ilk tür.To także pierwszy gatunek, którego stronę internetową wpisano w jego własny kod genetyczny.
Aynı zamanda kendi internet sitesi genetik kodunda yazılı olan ilk tür.Είναι επίσης το πρώτο είδος που έχει τη δική του ιστοσελίδα κωδικοποιημένη στο γενετικό του κώδικα.
Aynı zamanda kendi internet sitesi genetik kodunda yazılı olan ilk tür.Това също така е първият вид, който има своя собствена интернет страница, кодирана в неговия генетичен код.
Aynı zamanda kendi internet sitesi genetik kodunda yazılı olan ilk tür.Это также первый вид с собственным сайтом, адрес которого закодирован внутри его генетического кода.
Aynı zamanda kendi internet sitesi genetik kodunda yazılı olan ilk tür.זהו גם המין הראשון שיש לו אתר אינטרנט משלו המקודד בתוך הקוד הגנטי שלו.
Aynı zamanda kendi internet sitesi genetik kodunda yazılı olan ilk tür.كما إنها أول صنف لديها موقعها الخاص على شبكة الانترنت مسجلا في شفرتها الجينية.
Aynı zamanda kendi internet sitesi genetik kodunda yazılı olan ilk tür.エンコードした遺伝情報を公開した 初めての種でもあります それでは少し
Ayrıca, bu genetik farklılıkların tüm dünyaya nasıl yayıldığını da anlatabilirisiniz."Ako sú tieto genetické rozdiely rozložené po svete?"
Ayrıca, bu genetik farklılıkların tüm dünyaya nasıl yayıldığını da anlatabilirisiniz.A potem możecie także zacząć określać jak te różnice genetyczne są rozdystrybuowane po świecie.
Ayrıca, bu genetik farklılıkların tüm dünyaya nasıl yayıldığını da anlatabilirisiniz.A potom se také můžete začít ptát: "Jak jsou tyto genetické rozdíly rozšířeny po celém světě?"
Ayrıca, bu genetik farklılıkların tüm dünyaya nasıl yayıldığını da anlatabilirisiniz.A seguir podemos também começar a dizer como essas diferenças genéticas se distribuem pelo mundo.
Ayrıca, bu genetik farklılıkların tüm dünyaya nasıl yayıldığını da anlatabilirisiniz.Aztán azt is megkérdezhetik, ezek a genetikai különbségek hogyan oszlanak meg a világon.
Ayrıca, bu genetik farklılıkların tüm dünyaya nasıl yayıldığını da anlatabilirisiniz.Kemudian yang juga mulai dicoba adalah menjelaskan bagaimana perbedaan genetis ini tersebar di seluruh dunia.
Ayrıca, bu genetik farklılıkların tüm dünyaya nasıl yayıldığını da anlatabilirisiniz.우리는 이제 전세계 각곳에 걸쳐 현생 인간의 유전자적 차이점들이 어떻게 퍼져나갔는지도 알 수 있죠.
Ayrıca, bu genetik farklılıkların tüm dünyaya nasıl yayıldığını da anlatabilirisiniz.Magari mi potreste dire: "Come sono distribuite queste differenze genetiche nel mondo?".
Ayrıca, bu genetik farklılıkların tüm dünyaya nasıl yayıldığını da anlatabilirisiniz.Og man kan nu også begynde at spørge: "Hvordan er disse genetiske forskelle fordelt hen over verden ?"
Ayrıca, bu genetik farklılıkların tüm dünyaya nasıl yayıldığını da anlatabilirisiniz.Ook wordt het mogelijk om te zeggen hoe deze genetische verschillen verspreid zijn over de hele wereld.
Ayrıca, bu genetik farklılıkların tüm dünyaya nasıl yayıldığını da anlatabilirisiniz.Puteți și dvs. să începeți să întrebați: "Cum sunt aceste diferențe genetice distribuite în populație?"
Ayrıca, bu genetik farklılıkların tüm dünyaya nasıl yayıldığını da anlatabilirisiniz.Và như vậy các bạn cũng có thể bắt đầu hỏi xem sự khác biệt di truyền này được phân phối trên thế giới.
Ayrıca, bu genetik farklılıkların tüm dünyaya nasıl yayıldığını da anlatabilirisiniz.Y luego también uno puede empezar a describir la distribución de estas diferencias genéticas en el mundo.
Ayrıca, bu genetik farklılıkların tüm dünyaya nasıl yayıldığını da anlatabilirisiniz.И потом, что вы можете также сделать, это спросить: "Как эти генетические различия распределены по миру?"
Ayrıca, bu genetik farklılıkların tüm dünyaya nasıl yayıldığını da anlatabilirisiniz.Можем също да се опитаме да обясним как всички тези генетични различия са се разпространили по света.
Ayrıca, bu genetik farklılıkların tüm dünyaya nasıl yayıldığını da anlatabilirisiniz.ואז, מה שעוד אפשר לעשות, זה לומר איך ההבדלים הגנטיים האלה הופצו מסביב לעולם.
Ayrıca, bu genetik farklılıkların tüm dünyaya nasıl yayıldığını da anlatabilirisiniz.و من ثم ما يمكن القيام به هو القول ان هذه الاختلافات الجينية .. موزعة حول العالم
Ayrıca, bu genetik farklılıkların tüm dünyaya nasıl yayıldığını da anlatabilirisiniz.このような遺伝上の違いが どのように 世界に分布しているかということです 実際調べてみると
Ayrıca genetik ve sinirbilim, her geçen gün beynin içiçe geçmiş, çapraşık biçimde yapılandığını gösteriyor.De asemenea, genetica şi neuroştiinţa demonstrează din ce în ce mai des structura complexă a creierului.
Ayrıca genetik ve sinirbilim, her geçen gün beynin içiçe geçmiş, çapraşık biçimde yapılandığını gösteriyor.Genauso zeigen Genetik und Neurologie zunehmend, dass das Gehirn kompliziert aufgebaut ist.
Ayrıca genetik ve sinirbilim, her geçen gün beynin içiçe geçmiş, çapraşık biçimde yapılandığını gösteriyor.또한, 유전학과 신경과학은 두뇌가 복잡한 구조로 이루어졌다는 것을 보여주고 있습니다.
Ayrıca genetik ve sinirbilim, her geçen gün beynin içiçe geçmiş, çapraşık biçimde yapılandığını gösteriyor.La genética y la neurociencia muestran cada vez más que el cerebro es intrincado.
Ayrıca genetik ve sinirbilim, her geçen gün beynin içiçe geçmiş, çapraşık biçimde yapılandığını gösteriyor.Még a genetika és idegtudomány is egyre inkább azt mutatja, hogy az agy bonyolultan strukturált.
Ayrıca genetik ve sinirbilim, her geçen gün beynin içiçe geçmiş, çapraşık biçimde yapılandığını gösteriyor.Ngoài ra, di truyền học và khoa học thần kinh đang ngày càng cho thấy rằng não có cấu trúc phức tạp.
Ayrıca genetik ve sinirbilim, her geçen gün beynin içiçe geçmiş, çapraşık biçimde yapılandığını gösteriyor.Ook genetica en neurowetenschappen tonen steeds meer aan dat het brein heel ingewikkeld in elkaar zit.
Ayrıca genetik ve sinirbilim, her geçen gün beynin içiçe geçmiş, çapraşık biçimde yapılandığını gösteriyor.Rovnako genetika a neuroveda nám čoraz viac odhaľujú, že mozog je zložito štruktúrovaný.
Ayrıca genetik ve sinirbilim, her geçen gün beynin içiçe geçmiş, çapraşık biçimde yapılandığını gösteriyor.Επίσης, η γενετική και η νευρολογία ολοένα και περισσότερο δείχνουν ότι ο εγκέφαλος είναι πολύπλοκα δομημένος.
Ayrıca genetik ve sinirbilim, her geçen gün beynin içiçe geçmiş, çapraşık biçimde yapılandığını gösteriyor.Също така, генетиката и неврологията все повече показват, че мозъкът е сложно структуриран.
Ayrıca genetik ve sinirbilim, her geçen gün beynin içiçe geçmiş, çapraşık biçimde yapılandığını gösteriyor.Также генетика и нейробиология всё чаще показывают, что мозг замысловато устроен.
Ayrıca genetik ve sinirbilim, her geçen gün beynin içiçe geçmiş, çapraşık biçimde yapılandığını gösteriyor.גם מדעי המוח והגנטיקה מראים יותר ויותר שהמוח הוא מבנה מורכב.
Ayrıca genetik ve sinirbilim, her geçen gün beynin içiçe geçmiş, çapraşık biçimde yapılandığını gösteriyor.أيضاً، الوراثة و علم دراسة العقل تظُهر لنا بإزدياد مستمر أن العقل له هيكل معقد جداَ .
Ayrıca genetik ve sinirbilim, her geçen gün beynin içiçe geçmiş, çapraşık biçimde yapılandığını gösteriyor.脳の構造は複雑であることを 立証する研究が増えています これは 神経科学者ポール トンプソンらの
Bakteri bu genetik kodu okumaya başladı ve virüs parçacıkları üretti.Bakteria zaczęła czytać kod genetyczny, produkując cząsteczki wirusa.
Bakteri bu genetik kodu okumaya başladı ve virüs parçacıkları üretti.박테리아는 이 유전자 코드를 읽고 바이러스 입자들을 만들어냈습니다.
Bakteri bu genetik kodu okumaya başladı ve virüs parçacıkları üretti.la bactérie a commencé à lire le code génétique, et à fabriquer des particules virales.
Bakteri bu genetik kodu okumaya başladı ve virüs parçacıkları üretti.והחיידק התחיל לקרוא את הקוד הגנטי, ויצר את החלקיקים הוויראליים
Bakteri bu genetik kodu okumaya başladı ve virüs parçacıkları üretti.وبدأت الباكتريا في قراءة هذه الشفرة الجينية، وصنعت الجسيمات الفيروسية.
Bakteri bu genetik kodu okumaya başladı ve virüs parçacıkları üretti.産生された時でした このウイルス粒子は細胞外に放出され
Başka hayvanlarda, özellikle bizim de dahil olduğumuz memelilerde, cinsiyet genetiktir. -E noutros tipos de animais, em especial nos mamíferos, dos quais somos um exemplo, tem origem genética.
Başka hayvanlarda, özellikle bizim de dahil olduğumuz memelilerde, cinsiyet genetiktir. -그리고 다른 종류의 동물 특히 우리 사람이 속하는 포유류에서는 유전적 특성이 성별을 결정합니다
Başka hayvanlarda, özellikle bizim de dahil olduğumuz memelilerde, cinsiyet genetiktir. -U innych zwierząt, zwłaszcza u ssaków, których jesteśmy przykładem, determinacja płci jest genetyczna.