Ana içeriğe geç
Sözlük

genetik ile cümle

genetik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Ancak bunlar bilim adamları tarafından seçici eşleştirme ve genetik teknoloji kullanılarak üretilmiştir.Namun ini diciptakan oleh para ilmuwan menggunakan pembiakan selektif dan teknologi genetik.
Ancak bunlar bilim adamları tarafından seçici eşleştirme ve genetik teknoloji kullanılarak üretilmiştir.Nhưng mấy con ở đây được các nhà khoa học tạo ra sử dụng cả lai giống chọn lọc và kĩ thuật di truyền.
Ancak bunlar bilim adamları tarafından seçici eşleştirme ve genetik teknoloji kullanılarak üretilmiştir.Pero estos fueron creados por científicos mediante cría selectiva y tecnología genética.
Ancak bunlar bilim adamları tarafından seçici eşleştirme ve genetik teknoloji kullanılarak üretilmiştir.Te były stworzone przy użyciu selektywnego rozmnażania i genetyki.
Ancak bunlar bilim adamları tarafından seçici eşleştirme ve genetik teknoloji kullanılarak üretilmiştir.Но они были созданы учеными с помощью селекции и генных технологий.
Ancak bunlar bilim adamları tarafından seçici eşleştirme ve genetik teknoloji kullanılarak üretilmiştir.Но тези тук са създадени от учените, с помощта на селективно развъждане и генетични технологии.
Ancak bunlar bilim adamları tarafından seçici eşleştirme ve genetik teknoloji kullanılarak üretilmiştir.אבל הם נוצרו בידי מדענים בעזרת טיפוח בררני יחד עם טכנולוגיה גנטית.
Ancak bunlar bilim adamları tarafından seçici eşleştirme ve genetik teknoloji kullanılarak üretilmiştir.لكن هذه تم إنشاؤها من طرف العلماء باستخدام الاستيلاد الانتقائي مع التكنولوجيا الجينية.
Ancak bunlar bilim adamları tarafından seçici eşleştirme ve genetik teknoloji kullanılarak üretilmiştir.選択的交配と遺伝子技術で作り出されたものです 最後にみんなの人気者
Anlayacağınız, bir genetikçi olarak eğitim gördüm ve hayatımı自分のキャリアを DNA を操作することに費やしていました
Aralarındaki genetik ilişki oldukça yakın.As relações genéticas são muito próximas.
Aralarındaki genetik ilişki oldukça yakın. Bu çok eğlenceli.거기의 그 유전적인 관계는 매우 밀접합니다. 매우 흥미롭죠.
Aralarındaki genetik ilişki oldukça yakın. Bu çok eğlenceli.הייחוס הגנטי כאן הוא מאד קרוב. זה כיף גדול.
Aralarındaki genetik ilişki oldukça yakın. Bu çok eğlenceli.هناك علاقة مرتبطة بالجينات.. هذا مثير جداً
Aralarındaki genetik ilişki oldukça yakın. Bu çok eğlenceli.今まで
Aralarındaki genetik ilişki oldukça yakın.De genetische relaties liggen zeer dicht bij elkaar.
Aralarındaki genetik ilişki oldukça yakın.Die genetischen Beziehungen sind hier sehr dicht.
Aralarındaki genetik ilişki oldukça yakın.I rapporti genetici sono molto stretti.
Aralarındaki genetik ilişki oldukça yakın.La parenté génétique est très proche là.
Aralarındaki genetik ilişki oldukça yakın.Legăturile genetice sunt foarte apropiate aici.
Aralarındaki genetik ilişki oldukça yakın.Pokrewieństwo genetyczne jest tu bardzo bliskie.
Aralarındaki genetik ilişki oldukça yakın.Генетическая связь между ними очень тесна.
Aralarındaki genetik ilişki oldukça yakın.Генетичните връзки са много близки тук.
Artık, tarih öncesini öğrenmek için elimizde fosillere ek olarak bir de genetik deliller varAquí, además de fósiles, Tenemos genética para ayudarnos a encontrar nuestro kin prehistóricos.
Artık, tarih öncesini öğrenmek için elimizde fosillere ek olarak bir de genetik deliller varHere, in addition to fossils, we have genetics to help us find our prehistoric kin.
Artık, tarih öncesini öğrenmek için elimizde fosillere ek olarak bir de genetik deliller varHier helpt, naast de fossielen, de genetica bij het vinden van onze prehistorische verwanten.
Artık, tarih öncesini öğrenmek için elimizde fosillere ek olarak bir de genetik deliller var화석 뿐만 아니라, 유전자를 통해 선사시대의 동족을 찾을 수 있습니다
Artık, tarih öncesini öğrenmek için elimizde fosillere ek olarak bir de genetik deliller varKromě fosilí nám se zkoumáním prehistorie pomáhá genetika.
Artık, tarih öncesini öğrenmek için elimizde fosillere ek olarak bir de genetik deliller varỞ đây, ngoài hoá thạch, chúng ta còn có di truyền học giúp chúng ta tìm ra họ hàng thời tiền sử của con người.
Artık, tarih öncesini öğrenmek için elimizde fosillere ek olarak bir de genetik deliller varWracając do skamielin - dzięki nim genetycy są w stanie wyśledzić naszych prehistorycznych krewnych.
Artık, tarih öncesini öğrenmek için elimizde fosillere ek olarak bir de genetik deliller varНа додачу до інформації з викопних решток, нам допомагає генетика, аби відшукати наших доісторичних родичів.
Artık, tarih öncesini öğrenmek için elimizde fosillere ek olarak bir de genetik deliller varТук,освен фосилите, генетиката също може да ни помогне да намерим праисторическите си родственици.
Artık, tarih öncesini öğrenmek için elimizde fosillere ek olarak bir de genetik deliller varهنا,بالإضافة للحفريات, لدينا علم الوراثة ليساعدنا لنجد أقاربنا في عصر ما قبل التاريخ.
Artık, tarih öncesini öğrenmek için elimizde fosillere ek olarak bir de genetik deliller var今日の人類はみな、DNAを アフリカの小さな集団から受け継いでいます。
Aslında, hastelık bulaştırdığı hücrenin genetik makyajını karıştırıyor. .Así que realmente mete con la composición genética de lo que está infectando.
Aslında, hastelık bulaştırdığı hücrenin genetik makyajını karıştırıyor. .Czyli wirus zmienia informację genetyczną w infekowanej komórce.
Aslında, hastelık bulaştırdığı hücrenin genetik makyajını karıştırıyor. .Então ele realmente bagunça com a composição genética do que ele infectar.
Aslında, hastelık bulaştırdığı hücrenin genetik makyajını karıştırıyor. .In realta' si lega alla composizione genetica di cio' che sta infettando.
Aslında, hastelık bulaştırdığı hücrenin genetik makyajını karıştırıyor. .Takže to vlastně zmatky s genetické výbavy z toho, co je to napadá.
Aslında, hastelık bulaştırdığı hücrenin genetik makyajını karıştırıyor. .І воно фактично псується геномом. Це те, що являє собою інфікування.
Aslında, hastelık bulaştırdığı hücrenin genetik makyajını karıştırıyor. .الحقيقة انه يعبث بالمادة الوراثية بما يصيبه
Aslında, hastelık bulaştırdığı hücrenin genetik makyajını karıştırıyor. .それが感染です。 私は言った、おいの細菌のビデオをしたとき、すべて
Aslında üçte biri genetikle ilgili.Część to geny - 1/3.
Aslında üçte biri genetikle ilgili.De hecho, una tercera parte es de origen genético.
Aslında üçte biri genetikle ilgili.Die Veranlagung macht übrigens ein Drittel aus.
Aslında üçte biri genetikle ilgili.Een derde is genetisch.
Aslında üçte biri genetikle ilgili.En fait c'est pour un tiers génétique.
Aslında üçte biri genetikle ilgili.En tredjedel er faktisk genetisk.
Aslında üçte biri genetikle ilgili.In parte, in realtà, è una questione genetica.
Aslında üçte biri genetikle ilgili.삼분의 일은 사실 유전적입니다.
Aslında üçte biri genetikle ilgili.O treime depinde de gene.
Aslında üçte biri genetikle ilgili.Sebenarnya sepertiga dari hal itu adalah keturunan.
Aslında üçte biri genetikle ilgili.Thậm chí, một phần ba là yếu tố di truyền.
Aslında üçte biri genetikle ilgili.Um terço é, de facto, genética.
Aslında üçte biri genetikle ilgili.Valójában egyharmad arányban genetikus.
Aslında üçte biri genetikle ilgili.Ve skutečnosti jedna třetina je dána geneticky.
Aslında üçte biri genetikle ilgili.V skutočnosti genetika tvorí jednu tretinu.
Aslında üçte biri genetikle ilgili.Το ένα τρίτο στην πραγματικότητα οφείλεται στη γενετική.
Aslında üçte biri genetikle ilgili.В действителност, една трета от него е генетично.
Aslında üçte biri genetikle ilgili.Власне, одна третя успіху залежить від генетики.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod