Ama genetik olarak %99.9 eşitiz.Siamo tutti geneticamente uguali al 99,9%.
Ama genetik olarak %99.9 eşitiz.Somos todos 99,9% geneticamente iguais.
Ama genetik olarak %99.9 eşitiz.Suntem 99,9% egali din punct de vedere genetic.
Ama genetik olarak %99.9 eşitiz.Tất cả 99,9% gen của chúng ta là giống nhau.
Ama genetik olarak %99.9 eşitiz.Todos somos 99.9% genéticamente iguales.
Ama genetik olarak %99.9 eşitiz.We zijn allemaal ongeveer 99,9% identiek.
Ama genetik olarak %99.9 eşitiz.Мы все на 99.9% генетически идентичны.
Ama genetik olarak %99.9 eşitiz.Ние сме около 99,9% генетически еднакви.
Ama genetik olarak %99.9 eşitiz.גזעים שונים, תרבויות. כולנו 99.9% זהים גנטית.
Ama genetik olarak %99.9 eşitiz.ننتمي لأعراق وثقافات مختلفة. نحن نتشابه بنسبة ٩٩.٩٪ على مستوى الجينات
Ama genetik profesörü Steve JonesDe a genetikus Steve Jones profeszor
Ama genetik profesörü Steve JonesDoch der Genetiker Professor Steve Jones beschreibt wie Unilever das Problem dann löste --
Ama genetik profesörü Steve JonesEl profesor de genética, Steve Jones describe cómo resolvieron el problema en Unilever.
Ama genetik profesörü Steve Jones하지만 유전학자인 스티브 존스 교수가
Ama genetik profesörü Steve JonesMais le professeur de génétique Steve Jones décrit comment Unilever a en fait résolu le problème.
Ama genetik profesörü Steve JonesНо генетикът проф.
Ama genetik profesörü Steve Jonesאבל הפרופסור לגנטיקה סטיב ג'ונס
Ama genetik profesörü Steve Jonesولكن من ثم استطاع عالم الوراثة ستيف جونز
Ama genetik profesörü Steve Jonesユニリーバがこの問題をどう解決したか説明しています
Ama şimdi biliyoruz ki genetik kalıtım böyle işlemiyor.Acum ştim că nu aşa se transmit genele.
Ama şimdi biliyoruz ki genetik kalıtım böyle işlemiyor.하지만 지금 우리는 유전 형질이 그렇게 작동하는 것이 아니라는 걸 알고 있습니다.
Ama şimdi biliyoruz ki genetik kalıtım böyle işlemiyor.Maar nu weten we dat genetische overerving zo niet werkt.
Ama şimdi biliyoruz ki genetik kalıtım böyle işlemiyor.Ma noi sappiamo che non è così che funziona l'ereditarietà genetica.
Ama şimdi biliyoruz ki genetik kalıtım böyle işlemiyor.Mas hoje sabemos como funciona a herança genética.
Ama şimdi biliyoruz ki genetik kalıtım böyle işlemiyor.Nhưng chúng ta giờ đây biết rằng di truyền thừa kế không hoạt động như thế.
Ama şimdi biliyoruz ki genetik kalıtım böyle işlemiyor.Nie tak działa genetyka.
Ama şimdi biliyoruz ki genetik kalıtım böyle işlemiyor.Nous savons aujourd'hui que la génétique ne fonctionne pas comme ça.
Ama şimdi biliyoruz ki genetik kalıtım böyle işlemiyor.Pero sabemos que la herencia genética no funciona así.
Ama şimdi biliyoruz ki genetik kalıtım böyle işlemiyor.Но сегодня мы знаем, что генетическое наследование работает совсем не так.
Ama şimdi biliyoruz ki genetik kalıtım böyle işlemiyor.אבל אנחנו יודעים עכשיו שלא ככה גנטיקה תורשתית עובדת
Ama şimdi biliyoruz ki genetik kalıtım böyle işlemiyor.لكننا نعرف الآن كيف تشتغل الوراثة الجينية.
Ama virüs dediğin, bir proteinin içindeki genetik bilgidenn başka bir şey değil. .Aber alle Viren sind, sie sind nur ein Bündel genetische Information in einem Protein.
Ama virüs dediğin, bir proteinin içindeki genetik bilgidenn başka bir şey değil. .Ale všechny viry jsou..., jsou vlastně skupina genetických Informací uvnitř proteinu.
Ama virüs dediğin, bir proteinin içindeki genetik bilgidenn başka bir şey değil. .하지만 바이러스는 단백질 캡슐 안에 유전 물질을 몇 개 포함하고 있는
Ama virüs dediğin, bir proteinin içindeki genetik bilgidenn başka bir şey değil. .Mas todos os vírus são, apenas um monte de genética informações dentro de uma proteína.
Ama virüs dediğin, bir proteinin içindeki genetik bilgidenn başka bir şey değil. .Mas todos os vírus são, são apenas um amontoado de informação genética dentro de uma proteína.
Ama virüs dediğin, bir proteinin içindeki genetik bilgidenn başka bir şey değil. .Wszystkie wirusy to materiał genetyczny zamknięty wewnątrz białek.
Ama virüs dediğin, bir proteinin içindeki genetik bilgidenn başka bir şey değil. .Але всі віруси - це просто низка генетичної інформації всередині білка.
Ama virüs dediğin, bir proteinin içindeki genetik bilgidenn başka bir şey değil. .אני מבלבל טיפה את ה-טַקְסוֹנוֹמְיָה פה, אבל בכלליות, אנחנו נוטים לזהות חיים כשאנו נתקלים בהם.
Ama virüs dediğin, bir proteinin içindeki genetik bilgidenn başka bir şey değil. .ولكن كل الفيروسات عبارة عن مجموعة من المعلومات الوراثية داخل مركب بروتيني
Ama virüs dediğin, bir proteinin içindeki genetik bilgidenn başka bir şey değil. .蛋白質の内部情報です。 蛋白質のカプセルの中。
Ancak, Afrika'ya bakarsanız, kıta dışında yakın akrabası olmayan genetik çeşitin bir elemanı var.Ale ak sa pozriete do Afriky, nájdete časť genetickej rozmanitosti, ktorá nemá blízkych príbuzných mimo nej.
Ancak, Afrika'ya bakarsanız, kıta dışında yakın akrabası olmayan genetik çeşitin bir elemanı var.Ale jeśli poszukacie w Afryce, jest składnik wariancji genetycznej, który nie ma bliskich krewnych poza nią.
Ancak, Afrika'ya bakarsanız, kıta dışında yakın akrabası olmayan genetik çeşitin bir elemanı var.Ale v Africe jsou komponenty genetických odchylek, které nemají žádné blízké příbuzné mimo ni.
Ancak, Afrika'ya bakarsanız, kıta dışında yakın akrabası olmayan genetik çeşitin bir elemanı var.De ha Afrikát nézzük, létezik a genetikai változatnak egy olyan komponense, aminek nincs közeli rokona kívül.
Ancak, Afrika'ya bakarsanız, kıta dışında yakın akrabası olmayan genetik çeşitin bir elemanı var.In Afrika gibt es jedoch eine Komponente der genetischen Variation, die keine nahen Verwandten außerhalb hat.
Ancak, Afrika'ya bakarsanız, kıta dışında yakın akrabası olmayan genetik çeşitin bir elemanı var.그런데 아프리카 안에 있는 사람들의 유전자 변이 중에는 아프리카 밖에서는 볼 수 없는 유전적 요소가 있죠.
Ancak, Afrika'ya bakarsanız, kıta dışında yakın akrabası olmayan genetik çeşitin bir elemanı var.Ma in Africa c'è una componente della variazione genetica che non ha parentele strette al di fuori.
Ancak, Afrika'ya bakarsanız, kıta dışında yakın akrabası olmayan genetik çeşitin bir elemanı var.Mas se olharmos para África, existe uma componente da variação genética que não tem familiares próximos fora.
Ancak, Afrika'ya bakarsanız, kıta dışında yakın akrabası olmayan genetik çeşitin bir elemanı var.Pero si vemos en África hay una componente de variación genética que no tiene parientes cercanos fuera.
Ancak, Afrika'ya bakarsanız, kıta dışında yakın akrabası olmayan genetik çeşitin bir elemanı var.אבל אם תסתכלו באפריקה, תמצאו מרכיב בשונות הגנטית שאין לו קרובי משפחה מחוצה לה.
Ancak, Afrika'ya bakarsanız, kıta dışında yakın akrabası olmayan genetik çeşitin bir elemanı var.ولكن إن نظرت الى الاختلافات الجينية الموجودة في افريقيا فانك لن تجد لها شبيها خارجها
Ancak, Afrika'ya bakarsanız, kıta dışında yakın akrabası olmayan genetik çeşitin bir elemanı var.他の地域とは密接な共通性がない 遺伝上の違いが見られます この説明としては
Ancak bunlar bilim adamları tarafından seçici eşleştirme ve genetik teknoloji kullanılarak üretilmiştir.Ale tito byli vytvořeni vědci za použití selektivního chovu i genetické biologie.
Ancak bunlar bilim adamları tarafından seçici eşleştirme ve genetik teknoloji kullanılarak üretilmiştir.Dar aceștia au fost creați de cercetători folosind atât împerechere selecționată, cât si tehnologie genetică.
Ancak bunlar bilim adamları tarafından seçici eşleştirme ve genetik teknoloji kullanılarak üretilmiştir.De ezeket itt tudósok hozák létre szelektív szaporítással és géntechnológiával.
Ancak bunlar bilim adamları tarafından seçici eşleştirme ve genetik teknoloji kullanılarak üretilmiştir.그러나, 이것들은 과학자들에 의해 창조된 것으로 이를 위해 선별적인 양육과 유전 기술이 사용되었습니다.
Ancak bunlar bilim adamları tarafından seçici eşleştirme ve genetik teknoloji kullanılarak üretilmiştir.Maar deze werden gemaakt door wetenschappers met behulp van zowel selectief fokken als gentechnologie.
Ancak bunlar bilim adamları tarafından seçici eşleştirme ve genetik teknoloji kullanılarak üretilmiştir.Ma queste sono state create dagli scienziati usando l'allevamento selettivo e la tecnologia genetica.
Ancak bunlar bilim adamları tarafından seçici eşleştirme ve genetik teknoloji kullanılarak üretilmiştir.Mas estes foram criados pelos cientistas usando simultaneamente a criação e a tecnologia genética.