Tom akşam yemeği için genellikle bira içer.Tom usually drinks beer for supper.
Tom akşam yemeği için genellikle bira içti.Tom usually drank beer for supper.
Uzay yürüyüşleri genellikle işe bağlı olarak, beş ve sekiz saat arasında sürer.Spacewalks usually last between five and eight hours, depending on the job.
Temmuz ayı genellikle sıcaktır.It is usually hot in July.
Ben genellikle erken kalkarım.I usually get up early.
Ben genellikle erken uyanırım.I usually wake up early.
Ben genellikle yalan söylemem.I usually don't lie.
Ben genellikle geç uyanırım.I usually wake up late.
Genellikle erken uyanırım.Usually I wake up early.
100 metre yarışının kazananına genellikle dünyanın en hızlı adamı denir.The winner of the 100m race is often called the world's fastest man.
Tom genellikle giysileri internet üzerinden satın alır.Tom often buys clothes online.
Maria okula genellikle bisikletle gider.Maria usually goes to school on bike.
Çok konuşanlar genellikle seslerini kaybederler.Those who talk a lot often lose their voices.
Genellikle, sabah ışığından önce gitmiş olurum.Usually, I'll be gone before the morning light.
Öğle yemeğini genellikle nerede yersin?Where do you usually eat lunch?
Profesyonel bisikletçiler genellikle ana grupta bisiklet kullanırlar.Professional cyclists usually ride in pelotons.
Profesyonel bisikletçiler genellikle bacaklarını tıraş ederler.Professional cyclists usually shave their legs.
O genellikle bundan çok daha güzel.She's usually a lot nicer than this.
O öğleden sonraları genellikle buradadır.She's usually here in the afternoons.
Pancar çorbası genellikle dereotu ve ekşi krema ile süslenir.Borscht is often garnished with dill and sour cream.
Tom genellikle eşiyle öğle yemeği yemez.Tom doesn't often eat lunch with his wife.
Tom bugün genellikle göründüğünden daha samimi görünüyor.Tom looks more friendly today than he usually does.
En basit çözüm, genellikle en iyisidir.The simplest solution is often the best.
Tom genellikle kırmızı şarap içer.Tom usually drinks red wine.
Tom akşam yemeğinden sonra genellikle bir süre için okur.Tom often reads for a while after dinner.
Tom ve Mary akşam yemeğini genellikle altıda yer.Tom and Mary usually eat dinner at six.
Biz genellikle ona Tom deriz.We usually call him Tom.
Genellikle nereye park edersin?Where do you usually park?
Tom bu gece genellikle söylediğinden daha iyi şarkı söyledi.Tom sang better tonight than he usually does.
Hindi genellikle Şükran gününde yenilir.Turkey is usually eaten on Thanksgiving.
Mary'nin genellikle nereye alışverişe gittiğini Tom biliyordu.Tom knew where Mary usually went shopping.
Tom genellikle okula bisikletle gider.Tom usually goes to school by bicycle.
Tom genellikle eve gece yarısından sonra gelir.Tom usually comes home after midnight.
Tom genellikle gece yarısından sonra gelir.Tom usually comes home after midnight.
Tom genellikle Fransızca konuşmayacak.Tom usually won't speak French.
Tom genellikle 6.30'da kalkar.Tom usually gets up at 6:30.
Tom genellikle eve geç gelirTom usually comes home late.
Küçük şeyler genellikle büyük sonuçlar doğurabilir.Little things often have big consequences.
Küçük şeyler genellikle büyük sonuçlara sahiptir.Little things often have big consequences.
Tom genellikle zamanında geliyor.Tom usually comes on time.
Genellikle ne zaman işe gidersin?What time do you usually leave for work?
Tom'un iş yeri genellikle Mary'ninkinden daha düzenlidir.Tom's workstation is usually tidier than Mary's.
Genellikle Tom'la aynı fikirdeyim.I usually agree with Tom.
Buralarda insanlar genellikle işten sonra ne yaparlar?What do people usually do around here after work?
Küçük çocukların genellikle kısa dikkat süreleri var.Young children usually have short attention spans.
Cumartesi günleri genellikle ne zaman kalkarsın?What time do you usually get up on Saturday?
Uykuya dalman genellikle ne kadar sürer?How long does it usually take you to fall asleep?
Ben genellikle işe kendim giderim.I usually drive myself to work.
Tom, Mary'nin genellikle nerede alışveriş yaptığını bilmiyordu.Tom didn't know where Mary usually went shopping.
Tom, Mary'nin genellikle nerede kayak yaptığını bilmiyor.Tom doesn't know where Mary usually goes skiing.
Genellikle ayda sekiz kitap okuyabilirim.I am usually able to read eight books in a month.
Köknar ağaçları genellikle Noel ağaçları olarak kullanılır.Fir trees are often used as Christmas trees.
Çocuklar genellikle Noel'de erken kalkarlar.Children usually get up early on Christmas.
Tom'un kur yapma girişimleri genellikle başarısız olur.Tom's attempts to woo usually fail.
Genellikle Noel için ne yaparsın?What do you usually do for Christmas?
Noel gününde genellikle ne yaparsınız?What do you usually do on Christmas Day?
Talimatlar genellikle çok ayrıntılı değildir.The instructions aren't usually so detailed.
Ayyaşlar genellikle oldukça komiktirler.Drunkards are often quite amusing.
Tom genellikle motosikletle seyahat eder.Tom usually travels by motorcycle.
Tom genellikle motosikletle yolculuk eder.Tom usually travels by motorcycle.