Doktorlar anne sütü ile beslenen çocukların genellikle daha sağlıklı olduğunu söylüyor.Doctors say that children who were breastfed are usually healthier.
O genellikle İngilizcesini benim üzerimde pratik yapmak istiyorHe usually wants to practise his English on me.
Tom bugün genellikle geldiğinden daha erken geldi.Tom came a little earlier today than he usually does.
Yaşlı insanlar genellikle kendileriyle konuşurlar.Old people often talk to themselves.
Tom okula sınıfındaki diğer öğrencilerden daha erken gelir genellikle.Tom usually gets to school earlier than any other student in his class.
Kızıl Kmerler çelişkili eylemlerini meşrulaştırmak için genellikle meseller kullanır.The Khmer Rouge often used parables to justify their contradictory actions.
Tom ayın sonunda genellikle beş parasızdır.Tom is usually broke by the end of the month.
Tom genellikle hız limitinin biraz üzerinde araç kullanır.Tom usually drives slightly over the speed limit.
Yeni yıl bahanesiyle ocakta alınan kararlar genellikle şubatta bozulmuş olur.New Year's resolutions made in January are often broken by February.
İnsanlar genellikle anlamadıkları şeyden hoşlanmazlar.People usually don't like what they don't understand.
Tom bunu genellikle yapan biri.Tom is the one who usually does this.
O, Tom'un genellikle yaptığı şey.That's what Tom usually does.
Tom genellikle hata yapmaz.Tom usually doesn't make mistakes.
Yazarlar genellikle bir takma ad kullanır.Writers often use a pseudonym.
Tom genellikle öğle yemeğini yalnız yer.Tom usually eats lunch alone.
Komedyenler genellikle kendi esprilerine gülmez.Comedians don't usually laugh at their own jokes.
Görsel öğrenenler kendi notlarında genellikle görsel temsillerden yardım görürler.Visual learners are often helped by visual representations in their own notes.
Tom genellikle okula erken gider.Tom usually gets to school early.
Ben genellikle sadece öğle yemeğinden sonra kısa bir yürüyüş için dışarı çıkarım.I often go out for a short walk just after lunch.
O genellikle bu kadar yoğun değildir.It's not usually this busy.
İnsanlar genellikle anlayamadıkları şeyleri sevmezler.People usually don't like what they can't understand.
Genellikle olan bu.That's what usually happens.
Bir bilgisayar, genellikle bir insan beyni ile karşılaştırılır.A computer is often compared to a human brain.
Bir kamyon, genellikle bir arabadan daha fazla benzin kullanır.A truck typically uses more gas than a car.
Bir arazi aracı genellikle bir arabadan daha fazla benzin kullanır.An SUV typically uses more gas than a car.
Ben genellikle eğlenmek için konser ya da kongrelere giderim.I usually go to concerts or conventions for fun.
Ezberleme yöntemleri genellikle efektiftir.The methods of forced memorization are often effective.
Hukuk terminolojisi uzman olmayanlar için genellikle anlaşılmazdır.Legal terminology is usually incomprehensible to non-specialists.
Genellikle internetten bir şey satın almam.Usually I don't buy anything on the Internet.
Genellikle öğle yemeği ile iki fincan kahve içerim.Usually I drink two cups of coffee with lunch.
Dalgalar, kıyıya vardıklarında genellikle kırılırlar.The waves usually break when they reach the shore.
Babam akşam yemeğinden sonra genellikle TV izler.My father usually watches TV after dinner.
Tom genellikle siyah bir şapka giyer.Tom often wears a black hat.
Zor iş genellikle başarıya götürür.Hard work often leads to success.
Algı genellikle gerçekten daha önemli.Perception is often more important than reality.
Genellikle bisiklet kaskı takar mısın?Do you usually wear a bike helmet?
Tom genellikle okuldan eve yürür.Tom usually walks home from school.
O genellikle övünmez.He usually doesn't brag.
Google'ın arama sonuçları, genellikle Yahoo'nunkilerden daha yararlıdır.Google's search results are usually more useful than those of Yahoo's.
O genellikle onun ödevlerinde ona yardım etti.She generally helped him with his homework.
Kocam genellikle ne demek istediğimi anlamıyor.My husband usually doesn't understand what I mean.
Tom yirmibir oyununda genellikle kaybeder.Tom usually loses at blackjack.
Genellikle eve varır varmaz televizyonu açar mısın?Do you usually turn on the TV as soon as you get home?
Ben genellikle kahvemi süt ile içerim.I usually drink my coffee with milk.
Genellikle yürüyerek okula giderim.Usually I go to school on foot.
Tom genellikle insanların isimlerini yanlış telaffuz eder.Tom often mispronounces people's names.
Tom'un fikirleri genellikle muhafazakâr.Tom's opinions are generally conservative.
Genellikle yazın kırsala gider misin?Do you usually go to the country in the summer?
Dün gece genellikle uyuduğumdan daha fazla uyudum.I slept last night more than I usually do.
Genellikle ne kadar içersin?How much do you usually drink?
Genellikle Tom ne isterse alabilir.Usually Tom can get whatever he wants.
İkizler genellikle çok benzer.Twins often are very similar.
Ben genellikle kahvaltıyı burada yerim.I usually eat breakfast here.
Genellikle hafta sonları çalışmıyorum.I don't usually work on weekends.
Ben genellikle faturalarımı zamanında öderim.I usually pay my bills on time.
Ben buraya seyrek olarak gelirim. Ben genellikle caddenin karşısında alışveriş yaparım.I come here infrequently. I usually shop across the street.
Tom genellikle evde yemez.Tom doesn't often eat at home.
"Evet" demek genellikle "hayır" demekten daha kolaydır.It's often easier to say "yes", than to say "no".
Mary genellikle ne isterse alır.Mary usually gets what she wants.
Tom genellikle babasının arabasını kullanır.Tom often drives his father's car.