Oyuncular genelde erkektir.De actieheld is meestal een man.
Genelde erkek pantolonları içerir.Onder de broek wordt meestal een onderbroek gedragen.
İçerisindeki tavuk genelde haşlanmış ve soslanmış olarak bulunur.De wortelstok is meestal gedrongen en vertakt.
İlk evre genelde formalite içeren ilk okuma evresidir.Meestal is heesheid de eerste klacht die optreedt.
Eskiden genelde evin içinde oynanırdı.Hij speelde meestal rechtsbinnen.
Köy insanları genelde mutlu ve neşeli insanlardır.Landschappelijk zijn ze meestal afwisselend en mooi.
Genelde komedi filmlerinde oynar.Meestal doet hij zijn eigen stunts in zijn films.
Kendisine, çalışanlarına ve genelde tüm evrene zararlıdır.Hij heeft het beste voor met iedereen maar werkt zichzelf en het bedrijf vaak in de nesten.
Genelde bir dağın yamacında bulunan küçük buzullardır.Ze worden meestal in de buurt van kleine bergstroompjes aangetroffen.
Genelde tüm adreslere açık olarak ve gereksiz adresler gider.Het zal ook vaak andere, specifieker adressen opzoeken.
Haru’nun yön duygusu berbattır ve genelde kaybolur.Het doseren van GHB is moeilijk en gaat vaak mis.
Aile olarak yaşarlar ve genelde Kanto Bölgesinde yaşarlar.Ze woonden en overleden meestal in Krakau.
Bu mezarlar genelde küçük el yapımı mağaralar biçimindedir.De begraafplaats kenmerkt zich door kleine graven in diverse vormen.
Eleştirmenlerin şarkı hakkındaki tutumları genelde olumlu yönde oldu.Zijn oordeel over de moslims was overwegend positief.
Böyle bir yolculuk genelde üç ila dört gün sürer.Deze fase duurt meestal 3 tot 14 dagen.
Fakat genelde çok düz olan bu adalar sıklıkla sular altında kalır.Nadeel was wel dat deze weilanden vaak onder water stonden.
Friedrich genelde peyzajlar çiziyordu.Meestal opteerde Frédéric voor bonte kleuren.
Japonlar genelde sıkı çalışan işçilerdir.Japanners zijn in het algemeen harde werkers.
Kore yemekleri genelde çok baharatlıdır.Koreaans eten is meestal erg gekruid.
O genelde iyiye gidiyor.Dat gaat in het algemeen wel goed.
Mısır'da Talmud okullarının açılması genelde bu döneme denk gelir.Założenie szkół talmudycznych w Egipcie zwykle datuje się na ten okres.
Dikkat edin g'nin büyük olmasına gerek yoktur, ve pratikte genelde 2, 3 veya 5 kullanılır.Zauważmy g nie musi być duże, i w praktyce wybiera się 2 lub 5.
Zehirlenmesi genelde ölümcül değildir.Zatrucia nie są zazwyczaj śmiertelne.
İnananları genelde ona refah ya da sağlık konularında yakarır.Wzywał do wiernych do zgody, miłości i cierpliwości.
Arada bir soru da sorarlar, fakat genelde konuşmazlar.Nazwa ta została im przypisana, lecz oni sami jej nie używali.
Anafilakside genelde dakikalar veya saatler içerisinde birçok farklı semptom görülmektedir.Anafilaksja powoduje zazwyczaj wystąpienie wielu różnych objawów w ciągu kilku minut lub godzin.
Tek bir doz genelde yeterlidir ve genellikle bunun güvenli olduğu kabul edilmektedir.Pojedyncza dawka jest zazwyczaj wystarczająca i uważana za bezpieczne rozwiązanie.
Eğlence için genelde 8 veya 6 sonla oynanır.W finale startuje zwykle ośmiu lub dziesięciu zawodników.
Genelde desen veya resim motiflidir.Czasem tylko wyglądu albo motywu.
MiniDisc (kısaca MD), genelde ses için kullanılan, dijital veri depolama ortamıdır.MiniDisc (MD) – dyskowy nośnik danych cyfrowych, zwykle stosowany do zapisu dźwięku.
Genelde 48 saat içinde kendiliğinden iyileşir.Zazwyczaj uzdrowienie następuje w ciągu 48 godzin.
Bu vakalar genelde meningokok sebebiyle olur.Przypadki te są głównie spowodowane przez meningokoki.
Genelde sorunları düzeltmek yerine daha kötü eder.Często sprawia więcej kłopotów niż pożytku.
Bu oda, genelde doğumla ilişkilendirilen mavi renkte döşenmiştir.Pomieszczenie to ma kolor niebieski, najczęściej kojarzony z narodzinami.
Genelde vurmak amaçtır.Najczęściej lata na Strzałce.
Genelde mavimsi bir ışık olur bu.Najczęściej stosuje się światło niebieskie.
Ve genelde aperatife destek olarak kullanılır.Zwykle jest używany jako hamulec wspomagający.
Gidemiyorum— çünkü genelde gittiğim zaman bilirsiniz, bir buçuk şişe viski ve sonra yine işe dönmem gerekiyor.Nie wychodzę i dlatego zazwyczaj, jeśli mi się to uda, (...) wystarczy whiskey i muszę wracać do pracy."
Genelde tüm ev işleri kadına aittir.Dom był zazwyczaj domeną kobiet.
Genelde 3 gün sürmektedir.Zazwyczaj trwają trzy dni.
Genelde bir ya da birkaç konuşmacı olur.Najczęściej odnotowuje się jednego bądź kilka osobników.
Ciddi şekilde ameliyat sonrası ağrı görülür ve iyileşme genelde 2–4 hafta gibi bir zaman alır.Wiąże się ona z dużym bólem pooperacyjnym, a rekonwalescencja zwykle trwa od 2 do 4 tygodni.
Youmaların genelde isimleri yoktur.Na mapach zazwyczaj nie ma nazwy.
Sınavı tamamlamak genelde dört saat sürer.Czas trwania egzaminu wynosi 4 godziny.
Genelde ev temizler ve yemek yapar.Często też gotuje i sprząta.
Astım hastalarının genelde kaşınma veya mide ya da barsak semptomları yoktur.U osób cierpiących na astmę zazwyczaj nie występuje swędzenie i objawy żołądkowe lub jelitowe.
Bunlar genelde kısadır.Jest zazwyczaj krótkotrwała.
Genelde iyi korunmuşlardır.Zwykle są dobrze wysłane.
Genelde öğrenciler tarafından kullanılmaktadır.Wykorzystywana jest głównie przez studentów.
Genelde koloniler halinde bulunur.Usadawiają się zawsze koloniami.
Sadıçlara karşı genelde Almancı Üsen'in yanında yer alır.W jego kronikach Bóg stał zawsze po stronie niemieckiej.
Genelde Samet Aybaba ile beraber çalışır.Budowa zazwyczaj ABA.
Genelde meyvecilik yapılmaktadır.Pożywienie Zazwyczaj owoce.
Semptomlar genelde gebelikten sonra ortadan kalktığı için; aktif tedavi çoğu zaman doğum sonrasına ertelenir.Objawy zwykle ustępują po ciąży, dlatego często aktywne leczenie rozpoczyna się dopiero po porodzie.
Genelde baskınlık kurmak için sesler ve duruşlar kullanılır ama dövüşler de olur.Zazwyczaj ustalają dominację za pomocą odgłosów i postaw ciała, aczkolwiek obserwuje się też walki.
Kısa süreli verilerden elde edilecek yorumlar genelde yanıltıcıdır.Rokowanie ze względu na późne rozpoznanie zwykle jest złe.
Genelde 6 ay ile 5-6 yaşları arasındaki çocukların yaklaşık % 15'inde krup gözlenir.Krup przechodzi około 15% dzieci, zazwyczaj w wieku od 6 miesięcy do 5-6 lat.
Tüm dünyadan oyuncuların katılımını sağlamak için genelde yılda 1 kez düzenlenirler.Corocznie gromadzi ono uczestników z całego świata.
Friedrich genelde peyzajlar çiziyordu.Sanford malował głównie pejzaże.
Jüri genelde üç kişi olarak bulunmaktadır.Najczęściej w jury zasiadało 6 osób.