Ana içeriğe geç
Sözlük

genel ile cümle

genel kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Tom genellikle haklı.Tom is usually right.
Biz genellikle sadece mesaj atarız.We usually just text.
Biletler genel giriş için 30 dolar ve öğrencilerle yaşlılar için 20 dolardır.Tickets are $30 for general admission and $20 for students and seniors.
Tom ve ben genellikle birbirlerimizle anlaşırız.Tom and I usually agree with each other.
Genellikle hangi marka tuvalet kağıdı satın alırsın?Which brand of toilet paper do you usually buy?
Et genellikle sadece kapanış saatinden önce iskonto alır.Meat often gets discounted just before closing time.
Tom buraya genellikle pazartesi gelir.Tom usually comes here on Monday.
Çiftler burada halk içinde genellikle el ele tutuşmazlar.Couples don't usually hold hands in public here.
O genellikle olmaz.That usually doesn't happen.
Ben genellikle kendim sürerim.I usually drive myself.
Biz yazın genellikle dışarıda sundurmada yemek yeriz.We usually eat outside on the porch in the summer.
Ben bir genel liseye gittim.I went to a public high school.
Bu tür şey genellikle uzun bir zaman alır.This kind of thing usually takes a long time.
Bu tür bir şey genellikle uzun zaman alır.This kind of thing usually takes a long time.
Tom genellikle gözlük takar.Tom usually wears glasses.
Genellikle hepimiz masada birlikte yemek yeriz.Generally we all eat together at the table.
Tom genellikle çöpü çıkaran kişidir.Tom is the one who usually takes out the garbage.
Genellikle arabayı yıkayan kişi Tom'dur.Tom is the one who usually washes the car.
Genellikle ne tür ekmek yersin?What kind of bread do you usually eat?
Genellikle kimle takılırsın?Who do you usually hang out with?
İsveçlilerin ne söylediğini Norveçlilerin anlaması genellikle kolaydır.It's usually easy for Norwegians to understand what Swedes are saying.
Tom ülke genelinde otostop yaptı.Tom hitchhiked across the country.
Tom her üç yılda genellikle yeni bir araba aldığını söylüyor.Tom says he usually buys a new car every three years.
Ben genellikle sevmediğim kitapları okumaya devam etmem.I usually don't continue reading books that I don't like.
Ben genellikle sıkıcı bulduğum kitapları okumayı asla bitirmem.I usually never finish reading books that I find boring.
Kurtlar genellikle insanlara saldırmazlarWolves usually don't attack people.
Sıkılman için bir neden yok. Telaffuzun genel olarak doğru.There's no reason to feel embarrassed. Your pronunciation is generally correct.
Gerçek dünya genellikle kurgusal dünyadan daha tuhaftır.The factual world is often weirder than the fictional world.
Tom bugün sınıfta genellikle göründüğünden daha fazla dikkat ediyor gibi görünüyorTom seems to be paying more attention in class today than he usually does.
Tom genellikle kalktığı kadar bugün erken kalkmak zorunda değildi.Tom didn't have to get up as early today as he usually does.
Tom ve ben birbirlerimizle genelde Fransızca konuştuk.Tom and I usually talked to each other in French.
Tom bu tür filmi genellikle izlemez.Tom doesn't usually watch this kind of movie.
Tom genellikle gece geç saatlere kadar ayakta kalmaz.Tom doesn't usually stay up late at night.
Tom genellikle gece geç saatlerde dışarı kalmaz.Tom doesn't often stay out late at night.
Tom'la genellikle Fransızca mı konuşursun?Do you usually talk to Tom in French?
Tom pazartesi günleri genellikle çalışmaz.Tom usually doesn't work on Mondays.
Tom genellikle kahvaltı yapmaz.Tom doesn't usually eat breakfast.
Tom genellikle işe arabayla gitmez.Tom doesn't usually drive to work.
Tom ve ben genellikle aynı fikirde değiliz.Tom and I don't usually agree.
Genellikle bunu yapma yöntemimiz budur.That's how we usually do it.
Bizim genellikle yaptığımız budur.That's what we usually do.
Çok uzun boylu insanlar genellikle hantal olabiliyor.Very tall people can often be ungainly.
Genellikle, Avrupalılar Amerikalılardan daha fazla yabancı dil biliyor.Generally, Europeans know more foreign languages than Americans.
Tom genelde pazar günleri evde olur.Tom is usually home on Sundays.
Tom genelde çok hızlı sürer.Tom usually drives too fast.
Ben genellikle kahvaltıyı iyi yaparım, öğle yemeğini ise hafif.I usually eat a big breakfast and a light lunch.
Tom genellikle saat yedide evden ayrılır.Tom usually leaves home at seven.
Doktorlar anne sütü ile beslenen çocukların genellikle daha sağlıklı olduğunu söylüyor.Doctors say that children who were breastfed are usually healthier.
O genellikle İngilizcesini benim üzerimde pratik yapmak istiyorHe usually wants to practise his English on me.
Tom bugün genellikle geldiğinden daha erken geldi.Tom came a little earlier today than he usually does.
Yaşlı insanlar genellikle kendileriyle konuşurlar.Old people often talk to themselves.
Tom okula sınıfındaki diğer öğrencilerden daha erken gelir genellikle.Tom usually gets to school earlier than any other student in his class.
Tom yapacağını söylediği şeyi genelde yapar.Tom usually does what he says he'll do.
Tom pazartesileri okula genelde geç kalır.Tom is often late for school on Mondays.
Kızıl Kmerler çelişkili eylemlerini meşrulaştırmak için genellikle meseller kullanır.The Khmer Rouge often used parables to justify their contradictory actions.
Tom ayın sonunda genellikle beş parasızdır.Tom is usually broke by the end of the month.
Tom genellikle hız limitinin biraz üzerinde araç kullanır.Tom usually drives slightly over the speed limit.
Genel Merkezimiz Boston'da kalacak.Our headquarters will remain in Boston.
Bu Paris şehrine ait sanat eserlerinin genel stokudur.It is the general inventory of art works belonging to the City of Paris.
Yeni yıl bahanesiyle ocakta alınan kararlar genellikle şubatta bozulmuş olur.New Year's resolutions made in January are often broken by February.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod