Ana içeriğe geç
Sözlük

genel ile cümle

genel kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Genellikle bunu nasıl yaparsın?How do you usually do this?
Bu genellikle ne kadar sürer?How long does this usually take?
Tom okuldan sonra genellikle tenis oynar.Tom often plays tennis after school.
Genellikle bu kadar sessiz misin?Are you usually this quiet?
Genellikle burada biri var.There's usually someone here.
Tom genellikle akşam yemeğinden sonra mı ders çalışır?Does Tom usually study after dinner?
Tom genellikle iki ya da üç saat çalışır.Tom usually studies two or three hours a day.
Genel olarak kadınlar erkeklerden daha uzun yaşar.In general, women live longer than men.
Politikacılar genellikle sorulara net yanıt vermeyip gerçeklerin etrafında dolanır.Politicians often skirt around the truth and don't give direct answers to questions.
İnsanlar yazın genellikle buralarda ne yapar?What do people usually do in the summer around here?
On yedi yaşında bir oğlanın boyu genellikle babası kadardır.A boy of seventeen is usually as tall as his father.
Ne tür yemekler yersin genellikle?What kind of food do you usually eat?
Öğle yemeğinde genellikle ne yersin?What do you usually eat for lunch?
Tom genellikle beyaz tenis ayakkabısı giyer.Tom usually wears white tennis shoes.
Kendine zarar verme genellikle cinnetin bir göstergesi olarak kabul edilir.Self-harm is often regarded as an indicator of insanity.
Tom ev ödevini genellikle akşam yemeğinden önce yapmaz.Tom doesn't often do his homework before dinner.
Tom genelde ev ödevini akşam yemeğinden önce yapmaz.Tom doesn't often do his homework before dinner.
Mary akşam yemeği pişirirken genellikle birkaç bardak şarap içer.Mary usually has a few glasses of wine while cooking dinner.
Çocuklarım genellikle bana yalan söylemez.My kids don't usually lie to me.
Sen ve senin erkek arkadaşın genellikle ön sevişme için ne yaparsınız?What do you and your boyfriend usually do for foreplay?
Bu Tom'un genellikle arabasını park ettiği yer.This is where Tom usually parks his car.
O genellikle nerede yaşıyor? Doğu Avrupa'nın bir kesiminde.Where does he live, generally? In some part of Eastern Europe.
Penis başı genellikle çok duyarlıdır.The glans of the penis is generally very sensitive.
Mary genellikle takı takmaz.Mary doesn't usually wear jewelry.
Ben genellikle kahvaltı için sadece bir muz yemem.I usually don't eat just one banana for breakfast.
Okul için genellikle ne tür elbiseler giyersin?What kind of clothes do you usually wear to school?
Ben genellikle çalışmak için bir kravat takmam.I don't usually wear a tie to work.
Bu genellikle alışverişlerimizin çoğunu yaptığımız süpermarket.This is the supermarket where we usually do most of our shopping.
Tom genellikle bu tür şey yapmaz.Tom doesn't usually do this kind of thing.
Genellikle çayına kaç kaşık şeker koyarsın?How many spoonfuls of sugar do you usually put in your tea?
Tele pazarlamacılara nefretim o kadar büyük ki genellikle onlara kaba davranırım.My antipathy toward telemarketers is so strong that I am often rude to them.
Tek çocuklar genellikle şımarıktır.Single children are often spoiled.
Tom genellikle sana Fransızca mı yazar?Does Tom usually write to you in French?
Ben genellikle bu tür şarkı yazmam.I don't usually write this kind of song.
Genellikle ne tür yemek pişirirsin?What kind of food do you usually cook?
Ben genellikle "Veja" okurum ama geçen hafta başka bir dergi okudum.I often read "Veja", but last week I read another magazine.
Yazın, kızlar genellikle ya nehirde ya da parkta yüzmeye gider.In summer, the girls usually go swimming either at the river or at the park.
O, genellikle yaptığı gibi, anahtarını masaya bıraktı.He left his key on the desk, as he usually did.
İsveççe fiiller genellikle dört çekime ayrılır.Swedish verbs are generally divided into four conjugations.
Dolmalık biberin genellikle tatlı bir tadı vardır.Bell peppers generally have a sweet taste.
Biz uzun zaman önce genel bakışı kaybetmiştik.We had lost the overview a long time ago.
Ben genellikle onun gibi insanları rahatsız etmem.I usually don't bother with people like him.
Genellikle onun gibi insanlara dikkat etmiyorum.Usually I don't pay attention to people like him.
Genellikle, erkekler duyguları hakkında konuşmayı kadınlardan daha zor bulurlar.Generally speaking, men find it more difficult to talk about their feelings than women.
İnsanlar genellikle aptaldır.People are generally stupid.
Rusça'da yabancı kökenli isimler genellikle bütünleşmeye dayanamaz.In Russian, nouns of foreign origin generally don't succumb to integration.
Mary genellikle saçını iki örgü yapar.Mary often wears her hair in pigtails.
İnsanlar genellikle içlerini barmenlerinine dökerler .People often spill their guts to bartenders.
Kore yemeği genellikle baharatlıdır.Korean food is generally spicy.
Genelde camilerde seccade bulunur.At the mosques, prayer rugs are generally found.
Ben genellikle komedileri trajedilere tercih ederim.I generally prefer comedies to tragedies.
Boşanma genellikle acı bir ayrılıktır.Divorce is generally a painful parting.
O ve ben genellikle aynı görüşte oluruz.She and I usually agree with each other.
Tom ve ben genellikle böyle şeylerde anlaşırız.Tom and I usually agree on things like this.
İnsanlar genelde cenazelerde fıkra anlatmaz.People don't usually tell jokes at funerals.
Ben genellikle dışarıda yemek yerim.I usually eat outside.
Konser biletleri genellikle oldukça pahalıdır.Concert tickets are quite often expensive.
Tom genellikle Mary'den çok daha meşguldür.Tom is usually much busier than Mary.
Parolalar genellikle küçük harfe duyarlıdırlar.Passwords are usually case sensitive.
İkizler genellikle erken doğumludur.Twins are usually premature.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
genel ile cümle - Sayfa 19 - genel kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App